
Annals of Neurology dergisinde yayımlanan bulgular, bu artmış ses hassasiyetinin beyindeki ölçülebilir aktivite değişiklikleriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Araştırma, kronik sırt ağrısının omurganın ötesine uzanan, daha geniş kapsamlı beyin değişiklikleriyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.

"KRONİK AĞRI HASTALARINDA GÜNLÜK SESLER DAHA SERT VE YOĞUN ALGILANIYOR"
İç Hastalıkları Yardımcı Doçenti ve Ağrı Bilimi Programı Eş Direktörü olan Yoni Ashar, bulguların hastaların yıllardır dile getirdiği şikayetleri doğruladığını belirtti.
Ashar,"Günlük sesler gerçekten daha sert ve yoğun hissedilebiliyor. Bu durum, beynin hem sesin şiddetini hem de duygusal etkisini işleyen bölgelerindeki farklı tepkilerle ilişkili" dedi.

BEYİN GÖRÜNTÜLEME ÇALIŞMASI: 193 KATILIMCI İNCELENDİ
Araştırma kapsamında kronik bel ağrısı bulunan 142 yetişkin ile ağrısı olmayan 51 yetişkin karşılaştırıldı. Tüm katılımcılar manyetik rezonans (MR) görüntülemesinden geçirildi.
Tarama sırasında katılımcılardan çeşitli sesleri dinlemeleri ve bu sesleri ne kadar rahatsız edici bulduklarını değerlendirmeleri istendi. Aynı anda, ses ve duygu işleme ile ilişkili beyin bölgelerindeki aktivite ölçüldü.
Sonuçlar dikkat çekiciydi: Kronik bel ağrısı olan bireyler, ortalama olarak ağrısız katılımcıların yüzde 84'ünden daha güçlü beyin tepkileri gösterdi.

Araştırmacılar, farklılıkların beynin en erken işitsel merkezlerinde değil, daha üst düzey bölgelerde ortaya çıktığını vurguladı. Kronik ağrı grubunda:
-Sesi yorumlayan işitsel kortekste artmış aktivite
-Duygusal ve bedensel farkındalıkla ilişkili insula bölgesinde artmış aktivite
-Duygusal tepkileri düzenleyen medial prefrontal kortekste ise azalmış aktivite saptandı
Bu tablo, kronik ağrının beyinde genel bir"duyusal amplifikasyon" (güçlendirme) etkisi yaratabileceğini düşündürüyor.

EN GÜÇLÜ ETKİ AĞRI YENİDEN İŞLEME TERAPİSİNDE
Araştırmacılar, artan duyusal hassasiyetin tedaviyle değişip değişmediğini de test etti. Kronik bel ağrısı olan katılımcılar üç gruba ayrıldı:
1) Ağrı Yeniden İşleme Terapisi (PRT)
Bu terapi, ağrıyı yalnızca yapısal bir sırt problemi olarak değil, beynin güçlendirdiği bir deneyim olarak ele almayı öğretiyor.
2) Plasebo tedavisi
Destekleyici bir klinik ortamda uygulanan tuzlu su enjeksiyonundan oluştu.
3) Olağan bakım
Katılımcılar mevcut tedavilerine devam etti.




