Türk tiyatrosu, sineması ve televizyonunun usta oyuncularından Suna Selen'in, geçmiş yıllarda gerçekleştirdiği ilk evliliğine dair çarpıcı açıklamaları sosyal medya platformlarında yeniden gündeme geldi. 1957 yılında ressam Cem Kabaağaç ile nikah masasına oturan usta sanatçı, üç buçuk yıl süren bu ilk evliliğinde çok ağır ihanetler yaşadığını paylaştı. İlk eşinin kendisini defalarca aldattığını ifade eden Selen, yaşadığı süreci aktarırken çarpıcı bir sayı verdi. Sosyal medyada kullanıcılar arasında en çok konuşulan ve dikkat çeken bölüm ise usta oyuncunun evde gerçekleştirdiği ihanet baskını anı ve o esnada sergilediği soğukkanlı yaklaşım oldu.
Yaşanan o sıra dışı baskın anını İzzet Çapa'nın sunduğu programda anlatan Suna Selen, eşini başka bir kadınla yakalamak üzere eve gittiği günü tasvir etti. Kendisini engellemeye çalışan eşine rağmen yatak odasına girmeyi başardığını belirten sanatçı, içeride karşılaştığı kadına gösterdiği sakin tavırla izleyenleri şaşırttı.
"SÜTYENİNİ İLİKLEDİM"
İlk eşi için "Beni üç buçuk yılda yaklaşık 35 kez aldattı" ifadelerini kullanan Selen, baskın anını ise şöyle anlattı:
Eşim kapıyı açtı, ben içeriye girmeye niyetlendim. Koridorda önümde durdu. 'Yok o tarafa gitme' dedi. Önümde dururken bacaklarını yana doğru açtı. Ben de bacaklarının arasından balıklama yatak odasına atladım. İçerideki hanımefendi bana 'Gideceğim, şu sütyenimi ilikleyeyim de gideyim' dedi, ben de sütyenini ilikledim.
MÜNİR ÖZKUL İLE OLAN EVLİLİĞİN PERDE ARKASI
Suna Selen'in özel yaşantısına dair yaptığı açıklamalar son dönemde peş peşe gündem maddesi olmaya devam ediyor. Katıldığı bir yayında ikinci evliliğini yaptığı eski eşi Münir Özkul ile olan evliliğine dair yıllardır saklı kalan detayları paylaşan usta oyuncu, aktardığı bilgilerle o dönem de büyük bir yankı uyandırmıştı.
İlişkilerinin dışarıdan algılandığı gibi büyük bir aşk barındırmadığını belirten Selen, şu ifadeleri kullanmıştı:
Münir bana, 'Benim taze kana ihtiyacım var. Sen çok ciddisin' dedi. Biz aslında sadece arkadaştık. Hiçbir zaman gerçek anlamda sevgili olmadık. Bir bakıma karı koca da değildik.