Ozan Güven, katıldığı bir programda hayatına dair bilinmeyenleri anlattı. Çocukluk yıllarında yaşadığı baba kaybının kendisini derinden etkilediğini belirten Güven, bu durumun hem aile kurma isteğini hem de babalığa bakış açısını şekillendirdiğini söyledi.
BABASIZ BÜYÜME HİKAYESİ VE BABALIK ANLAYIŞI
Çocuk sahibi olduğunda önceliğinin ona gerçek anlamda babalık yapmak olduğunu vurgulayan Güven, şu ifadeleri kullandı:
"Ben babasız büyüyen bir çocuk olarak hep şunu düşünüyordum: Çok küçük yaşta bir çocuğum ve bir ailem olsun istiyordum. Nitekim Allah kısmet etti, bir çocuğumuz oldu. Hep ona babalık yapmak ve babası olmak istedim. Abisi ya da arkadaşı olmak istemedim."
Oğlunun büyümesiyle birlikte aralarındaki ilişkinin de zamanla değiştiğini anlatan Güven, babalık serüveninde yaşadığı dönüşüme değindi.
OĞLUYLA ZAMANLA DEĞİŞEN İLİŞKİSİ
Oğlunun 17 yaşında üniversiteye başladığını, şimdi ise 22 yaşına geldiğini söyleyen oyuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Fakat zamanla, çocuk büyüdükçe durum değişiyor. Mesela 17 yaşında üniversiteye başladı. Küçükken bebeğinizi, sonra çocuğunuzu bir yere giderken uğurluyorsunuz. Şimdi 22 yaşına geldi; Türkiye'ye geliyor, sonra dönüyor. Onu uğurlarken sanki bir arkadaşımı uğurluyormuşum gibi hissediyorum."
Programda çocukluğuna dair duygusal bir anısını da paylaşan Ozan Güven, küçük yaşta hayatını kaybeden babasının cenaze törenine katılamadığını açıkladı. Annesinin, yaşının küçük olması nedeniyle kendisini cenazeye götürmediğini düşündüğünü belirten Güven, bu durumun yıllar boyunca kendisini etkilediğini söyledi.