
atv'nin iddialı yapımı Kuruluş Orhan ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Faslı oyuncu Mahassine Merabet, verdiği bir röportajda Türkiye'ye geliş sürecinin hayatında bir dönüm noktası olduğunu anlattı. Başlangıçta yalnızca yüksek lisans yapmak için geldiğini belirten Merabet, oyunculukla tanışmasının tüm planlarını değiştirdiğini söyledi.

Sabah'tan Ömer Karahan'a konuşan oyuncu, "T Ben Türkiye'de yaşamayı hep çok istedim. Ne mutlu ki hayalim gerçek oldu" dedi. İşte o röportaj...
Nilüfer Hatun'u ilk okuduğunuzda karakterde sizi en çok çeken şey ne oldu?
'Nilüfer Hatun', dışarıdan bakıldığında çok nahif duran ama aslında kale gibi güçlü bir kadın. Bu durum bence oyuncu için çok avantajlı ve gizemli. İçime döndüğümde benzer özellikleri taşıyor olmak beni, onu yaşamaya itti.

Karakteri oluştururken tarihsel verilerden yararlandınız mı?
Ben bir oyuncu olarak biyografi içerikli projeleri seyretmekten her zaman keyif almışımdır. Yaşamış ve tarihe imza atmış bir kadını canlandırmak apayrı bir keyif ve sorumluluk oldu. Salt rolü çözümlemek elbette yeterli değildi. Bu sebeple onu anlatan kaynaklara ulaşıp, dönemini, kültürünü, ilişkilerini okuyarak bağ kurmaya çalıştım.

"ÖNCE HİSLERİME ODAKLANDIM"
Nilüfer Hatun'un duygusal derinliği çok güçlü. Bu kırılganlığı ve gücü aynı anda sunmak sizin için nasıl bir süreç?
Aslında hepimiz bazen içimizde fırtınalar koparken dışarıya sakin görünmeye çalışırız. Onun o kırılgan ve güçlü tarafını ortaya çıkarmak için hep hislerine yoğunlaşmaya çalıştım. Önce fırtınalar koparan duygusuna ulaşıp, sonra nasıl başa çıkacağına odaklanıyorum. Arada incecik bir çizgi var ve bu hisle oynamak bana çok iyi geliyor.

Karakterinizle benzediğiniz veya tamamen zıt olduğunuz yönler neler?
Birbirimize benzediğimiz yer, yeniliklere açık olmak, yeni bir yere uyum sağlamak ve konsantrasyon gücü... Tamamen zıt olduğumuz yer ise sabrı... Yaşım ve yaşayacaklarım eminim sabrı da gün gelecek bana öğretecek.












