Serhat Kılıç'ın ölümüyle büyük bir yıkım yaşayan Eren Vurdem, cenaze töreninin tamamlanmasının ardından sosyal medya hesabından duygularını dile getirdi. Kılıç'ın mezarını paylaşan Eren Vurdem, yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı:
"KALBİ TIPKI BİR ÇOCUĞUNKİ GİBİYDİ"
Bugün canım abimi, yoldaşımı, mentorumu; Serhat Kılıç'ı toprağa verdim. Onu kelimelere sığdırmak çok zor ama bilmeyenler için biraz anlatayım: 51 yaşındaydı ama kalbi tıpkı bir çocuğunki gibiydi. 10 yılı aşkın abi-kardeşliğimiz boyunca bir kez bile birinin arkasından kötü düşündüğünü, birisi için kötü bir laf ettiğini duymadım.
Aklının fitneye, fesata çalıştığını bir an bile görmedim. İçi sadece merhamet doluydu. Senaryomu yazıp filmimi çekmek için çabalarken hep omuz başımdaydı. "Filminde tek kuruş almadan oynarım" demekle kalmayıp, kendi cebindeki parayı bana teklif edecek kadar büyük, yüce gönüllü bir adamdı.
CENAZE BAŞINDA OMUZ OMUZA VERDİK
Ölüm haktır ve gidenin ardından yapılacak en güzel, en doğru şey isyan etmek veya gösteriş yapmak değil; Yüce Allah'tan rahmet dilemektir. Adli tıpta, merhum abimin babası Mehmet Ali amcayla beraber omuz omuza verip cenazeyi teslim almaya gittiğimizde, resmi işlemler için bizden bedeni son kez teşhis edip onaylamamızı istediler.
Bunun için yanına girdiğimizde, o an çok net bir şeyle yüzleştim: Gördüğüm şey sadece bir bedendi, içindeki o güzel ışık çoktan gitmişti. Beden sadece bir kafesti; kafesin kapısı açılmış ve ruh bir kuş gibi uçup gitmişti. Geriye yalnızca boş bir kafes kalmıştı. İşte o an Koca Yunus'un ne demek istediğini çok daha iyi anladım: Âşıklar ölmez, ölen hayvandır...