
ATV'nin yeni dizisi Aynadaki Yabancı'da Emirhan karakterini canlandıran Onur Tuna, verdiği röportajda samimi ve önemli açıklamalarda bulundu. Dizideki rolü ve karakterinin derinliklerine değinen Tuna, gençlere yönelik çarpıcı mesajlar da verdi.

Popülerlik algısının yanıltıcı olabileceğine vurgu yapan oyuncu, "Birinin çok popüler olması, onun her zaman en bilgili ya da en yetenekli kişi olduğu anlamına gelmez" diyerek, gençlerin gerçek ve sağlam değerlere odaklanmaları gerektiğini belirtti. İşte Sabah'tan Merve Yurtyapan'a konuşan Onur Tuna'nın samimi açıklamaları...

- Aynadaki Yabancı sezonun en farklı dizilerinden biri. İlk bölümüyle de izleyiciyi etkisi altına aldı. Senaryoyu ilk okuduğunuzda izleyici üzerinde böyle bir etki yapacağını tahmin etmiş miydiniz?
İlk okuduğumda eşini arayan bir adamın hikayesi, çocuk ve anne hikayesi, kendi içinde bir aile hikayesi, bodrum katı hikayesi... Yani her biri kendi içinde farklı bir ok hikayesi olan gizemli ve cevapları hemen vermeyen bir iş olduğunu gördüğümde oynamak istedim açıkçası.
Böyle bir iş okuduğum için de mutlu oldum. Ama tabii ki izleyici gözündeki algoritmayı bu aralar çok tahmin edemiyoruz. Elimizden geldiğince insanların da ilgisini çekebilecek konuları bulmaya çalışıyorum kendi adıma. Oynarken eğleneceğim şeyleri bulmaya çalışıyorum. Eğer bunu yaparsam izleyiciyle de doğru yerden buluşabileceğime inanıyorum. O yüzden izleyiciyi etkileyeceğine inanıyordum.

- Emirhan Karaaslan, iş dünyasında çok başarılı, kusursuz bir görünümü var ama bu görüntünün altında nasıl acılar yatıyor?
Her insanın bence kusursuz görüntüsünün altında büyük acılar yatıyor. Çünkü hayatın mutluluk üzerine kurulu olduğunu çok düşünmüyorum.
Emirhan için de baktığımızda ailevi acıları, geçmişe dair sıkıntıları olan bir adam olduğunu biliyoruz. Kimse kusursuz değil, Emirhan da değil. Ama Emirhan'ın acıları tabii ki ortalamanın belki de üstünde acılar olabilir.

- Çocuğunuz yok ama bir babayı canlandırmak nasıl bir duygu?
Çocuğum yok evet ama baba olarak ilk kez oynamıyorum. Hem ana akımda hem de dijital platformda birçok projede baba rollerinde oynadım.
Çocuklarla ilişkimi iyi buluyorum, çocukları çok seviyorum ve onlarla oyun oynuyorken ya da onlarla ilişki kuruyorken kendimi iyi hissediyorum. O yüzden baba rolündeyken de olabildiğince bu iyi ilişkilere yaslanıyorum ve buradan bir şey çıkarmaya çalışıyorum.
O yüzden bence çok güzel bir deneyim.







