Kaybın ardından geliştirdiği travma ile uzun süre "anne" diyemediğini belirten başarılı oyuncu, erken yaşta büyümenin getirdiği zorlukları ve ailesinin desteğini anlattı.
"O GÜNDEN SONRA BU KELİMEYİ LÜGATIMDAN SİLDİM"
Bugün ekranların en sevilen yüzlerinden biri olan İlayda Alişan, hayatının en derin yarasını 9 yaşında annesini kaybetmesiyle aldı. Bu kaybın ardından zihninin acıyla başa çıkmak için bir "korunma" yöntemi geliştirdiğini belirten Alişan, o yılları şu sözlerle tarif etti:
Fotoğraf: İlayda Alişan'ın bebekliği, annesi ve babası ( Takvim Fotoğraf Arşivi)
"BİR DAHA ANNE DİYEMEDİM"
Çok zor zamanlardı. Şimdi daha mantıklı bir yerden dönüp o küçük kız çocuğuna bakabiliyorum. Ama o dönem ailem bana terapi desteği aldırdı çünkü bu durumu tamamen reddettim. Bir savunma mekanizması oluşturdum. O kayıptan sonra bir daha 'Anne' bile demedim. Kendimle savaştığım, gerçeği görmezden geldiğim çok zamanım oldu.
Erken Büyüyen Bir Çocukluk
Annesinin hastalık sürecinde ve vefatı sonrasında çocukluğunu yaşayamadığını dile getiren oyuncu, evdeki sorumlulukları erken yaşta üstlendiğini belirtti. Ablasının kendisine 18 yaşından itibaren annelik yaptığını vurgulayan Alişan, "Küçük annem" dediği ablası ve babasının desteğiyle hayata tutunduğunu söyledi. Oyuncu, hasta bir ebeveynle büyümenin kendisinde hala hastalıklara karşı aşırı bir tetikte olma hali bıraktığını da ekledi.
Fotoğraf: İlayda Alişan'ın erken yaşta kaybettiği annesi
ABLASI 18 YAŞINDAYKEN ONA ANNE OLDU
Annesinin hastalık sürecinde ve vefatı sonrasında çocukluğunu yaşayamadığını dile getiren oyuncu, evdeki sorumlulukları erken yaşta üstlendiğini belirtti. Ablasının kendisine 18 yaşından itibaren annelik yaptığını vurgulayan Alişan, "Küçük annem" dediği ablası ve babasının desteğiyle hayata tutunduğunu söyledi. Oyuncu, hasta bir ebeveynle büyümenin kendisinde hala hastalıklara karşı aşırı bir tetikte olma hali bıraktığını da ekledi.
Fotoğraf Soldan Sağa: İlayda Alişan'ın ablası, vefat eden annesi ve kendisi