Şehirlerin ecesine ayrılık hiç yakışmıyor
Bağdat’ta binlerce yıldır birlikte yaşayan Sünni ve Şiiler artık mahalle, sokak ve evlerini ayırmışlar. Yemeklerini bile seçiyorlar. Dicle’de avlanan Cürri balığını Şiiler yiyor Sünniler ise ağızlarına koymuyor
Fişliyorlar
6 milyon nüfusun neredeyse yarısından çoğu Şii olduğu için kentin her tarafına Hz. Ali posterleri asılmış. Sünnilerin yaşadığı Dora, Azamiye, Diyala içinse “El- Kaide cennetleri” deniyor Iraklılar arasında. “Gerçekten bu kadar keskin mi aranızdaki ayrılık?” diye soruyorum, adını vermek istemeyen Sünni bir Iraklı gence: “Evet. Benim Şiilerin oturduğu mahallede evim vardı. Ölüm tehditleri yüzünden bırakıp çıkmak zorunda kaldım. Artık ailemle Azamiye’de yaşıyorum” diyor. Sonra da trajikomik bir örnekle durumu özetliyor: “Bizi öyle böldüler ki balığımız bile ayrı biliyor musun? ‘Cürri’ diye bir balık var. Onu Şiiler yer Sünniler yemez. Daha neler göreceğiz bakalım.
Güvenlik paranoyası ranta dönüştü
Ayda 100 bin dolar alan güvenlikçilerin koruduğu yabancı gazeteciler odalarından hiç çıkmıyor. Tüm işi ise parayla tuttukları Iraklı gazeteciler yapıyor Irak’ta savaşın en büyük nedeninin petrol olduğu biliniyor. Evet belki petrol şirketleri pastanın çok büyük bir payını kapmış durumda, ancak gözardı edilmemesi gereken bir gerçeği de Bağdat’ta yaşarken gördük: