Takvim Gazetesi'nden Mehmet Çetingüleç'in haberine göre; Türkmen tapularını 'kurtaran' Süleymaniye timi, 'çuval baskınına' silahlı yanıt vermedi. Çünkü asıl operasyon başarıyla tamamlanmış, tapuların mikro film ve dijital kaydı çoktan Ankara'ya ulaşmıştı.
10 Nisan 2003 Kerkük-11 Nisan 2003 Musul Tapu ve nüfus idareleri peşmergeler tarafından yağmalanıyor. Demografik yapıyı değiştirmek için Türkmen ve Araplara ait kayıtlar yakılıp yok ediliyor. Bu sırada Irak birlikleri Kuzey'i terk etmiş, bölge tamamen Amerikan birlikleri ve peşmergelerin hakimiyetine geçmiş durumda.
Süleymaniye'de konuşlanan Türk özel harekat timi gelişmeleri yakından izliyor. Türk istihbaratı bölgede etkin. Meydana gelebilecek olaylar hakkında önceden haber alma kabiliyetine sahip. Türkmenler de Türk askerine yardımcı oluyor, rehberlik yapıyor. Nitekim, Türkmenlere ait tapu kayıtlarını yok etme hazırlıkları istihbaratçıların başarılı çalışmasıyla önceden öğreniliyor ve Süleymaniye'de görevli özel birlik bu kayıtların tamamını kopyalayarak Türkiye'ye gönderip, güvence altına alıyor.
Türkiye'nin Kuzey Irak'taki etkinliği sadece bu kritik operasyonla sınırlı kalmıyor. Bölgedeki Türkmenlere, Türkiye'den yardım malzemeleri ulaştırılıyor: İlaç, yiyecek...
Bu sırada peşmergeler, bölgede Türkmenleri ve Arapları yok sayarak her istediğini yapabilmek için Amerikalıları kışkırtıyor ve Süleymaniye'deki birliğin etkisiz hale getirilmesine karar veriliyor. Çuval olayından önce, 22 Nisan 2003'te Türkmenlere gıda ve ilaç götüren Türk timi, "Silah taşıyorsunuz" iddiasıyla ABD birlikleri tarafından durduruluyor. Yardım konvoyundaki Türk askerleri 2 gün süreyle alıkonuluyor. ABD'liler "Misafir ettik" diye açıklama yapıyor ama asıl amaç Türk birliğini caydırıp, hareket kabiliyetini kısıtlamak ve peşmergeleri bölgenin tek hakimi haline getirmek...