Spor yazarları Juventus-Galatasaray maçını değerlendirdi
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu play-off rövanş maçında temsilcimiz Galatasaray, Juventus ile deplasmanda karşı karşıya geldi. Sarı-kırmızılılar mücadeleden 3-2'lik mağlubiyetle ayrılsa da adını üst tura yazdırdı. Spor yazarları, Juventus-Galatasaray maçını dikkat çeken ifadelerle değerlendirdi. İşte o yazılar...

ZEKİ UZUNDURUKAN-KORKU FİLMİ
Allianz Stadı'ndaki maça iyi başladık. Juventus'u elimizden geldiği kadar kalemizden uzak tuttuk. Az pozisyon verdik. Böylesine maçlarda oyunun ilk 15 dakikası çok önemlidir. Bu dakikaları iyi atlattık. Kalecimiz Uğurcan Çakır, Localetti'nin ve Kenan Yıldız'ın şutlarını muazzam çıkardı. İyi oynuyorken, Davinson Sanchez'in top kaybı, Torreira'nın Thuram'a ceza sahasındaki müdahalesi sonucunda Juventus'a penaltıyı ikram ettik. Ah Davinson ah! Böylesine bir maçta Davinson seviyesindeki bir oyuncu nasıl böyle bir hata yapar! Juventus, Locatelli'nin penaltı golü ile öne geçti. Bu gol, Juventus'u ve tribünlerini oyuna soktu. Ama ilk yarıda pahalıya mal olan bir hata dışında iyi oynadık.

Maçın başında Osimhen ile yakaladığımız bir gol pozisyonu vardı. Osimhen çok iyi bir şut çıkardı ama kaleci Perin de topu iyi çeldi. İkinci yarının başında bizim adımıza harika bir gelişme oldu. Portekizli hakem Pinheiro, Kelly'in Barış Alper'in bileğine acımasızca bastığı müdahaleye ikinci sarıyı çıkarmıştı. Kelly ikinci sarıdan atılacakken, VAR Odası, Pinheiro'yu monitöre davet etti. Hakem Pinheiro pozisyonu izledi ve Kelly'e direkt kırmızı kart gösterdi. Juventus, 49'da 10 kişi kaldı. Rams Park'taki maçta da Barış Alper, Cabal'ın kırmızı kart görmesinde başrol oynamıştı. Bravo Barış Alper! Kim durdurabilir seni!

Juventus 10 kişi kaldıktan sonra Okan Buruk'tan iki hamle birden geldi. Lang ve Sallai çıkarken; Boey ve Sane oyuna dahil oldu. Rakip eksik kalmışken, daha fazla öne gidip, hücum yapabilirdik. Bunu yapmayınca Juventus son kozlarını oynayıp, kalemize geldi. Baskı yedik ama gol pozisyonu da vermedik Juventus'a. Baskıyı kırdıktan sonra Osimhen'in bir füzesi vardı çaprazdan. Perin yine müthiş çıkardı. Hızlı geçişlerle Juventus kalesinde pozisyonlar bulmayan başladık. Bu ataklardan birinde Sane'nin harika pasında golle burun buruna gelen Sara, topu ağlara gönderemedi.

Sara kaçırdı, Juventus attı. Kalemizde ikinci golü gördük. Bu kez Uğurcan'ın çabası yetmedi. Gatti, Juventus'u 2-0 öne geçirdi. Bu gol, Juventus'u iyice havaya soktu. Tribünlerin tura olan inancı arttı. Gereksiz yere stres yaptık, çok top kaybı ile oynamaya başladık. Neden bu kadar panik yaptık! Çok rahat pozisyonlara girdik. Perin'in koruduğu kaleyi art arda şutlarımızla dövdük! Çok zor bir maç oldu bizim adımıza! Juventus 10 kişi kalınca çok daha iyi oynadı.

Juventus, McKennie ile 3. golü buldu. Aman Allahım! Bu bir kabus olmalı! 10 kişi kalan Juventus'tan peş peşe goller yemek de neyin nesidir! Uzatma anlarında gol canavarı Osimhen ve Barış Alper'in golleri ile turu geçtik. Osimhen ve Barış Alper yıldızlaştı, Uğurcan Çakır da muazzam kurtarışları kalesinde duvar ördü. İlk maçtaki büyük avantaj, bizi Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya taşıdı! İyi ki Juventus'u Rams Park'ta paramparça etmişiz!

MUSTAFA ÇULCU-HELAL OLSUN
Galatasaray ilk maçın skor avantajı ile öz güvenli ve iyi başladı. Osimhen liderliğinde ön alan baskısını iyi yaptı. Kenan Yıldız müthiş oynadı. Uğurcan ilk yarıda çok iyiydi. Galatasaray geçişlerde final paslarında başarısız olunca bir türlü beklediği golü bulamadı. Rakip 10 kişi kaldı ama panikleyen Galatasaray olunca Juventus her şeyi göze aldı, yüklendikçe yüklendi, maçı uzatmaya taşıdı. Okan hocayı uzatmalarda attığı golle Osimhen ipten aldı. Barış Alper turu getirdi. Aldığı transfer ücreti Osimhen'e anasının ak sütü gibi helal olsun.

Joao Pinheiro'nun ismi açıklandığı andan itibaren İtalyanlar hakeme baskı kurdu. Demek ki bu psikolojik saha dışı harp ve baskı iklimi sadece bizde yokmuş. Maçta Spalletti 4. hakem ve hakem üzerinden baskıya hep devam etti. 2026 Dünya Kupasında görev alacak UEFA'nın güven duyduğu isim 38 yaşında 10 yıllık FİFA hakemi Pinheiro bu tecrübeye rağmen maç kızışınca kontrolde zorlandı.

Gatti önce Osimhen'e sonra Sara'ya sonra Barış'a sonra Lemina'ya karşı gladyatör gibiydi, kart görmemesi mucizeydi! 35'de Torreira'nın ceza alanı içinde Thuram'a faulünde verdiği penaltı net doğruydu, Torreira'ya sarıyı pas geçti. Sarısı olan Kelly'in Barış'a gaddarlık içeren ciddi faulünde hakem önce ikinci sarıdan kırmızı gösterdi, VAR müdahalesi yedi. Pinheiro'nun karizması çizildi. Direkt kırmızı kart kararı doğruydu. Normal sürede 25 faul, 6 sarı kart, 1 kırmızı karta rağmen çok kart hatası yaptı. Uzatmalar sonrası maç toplam 31 faul, 7 sarı kart, 1 kırmızı kart ile tamamlandı.

LEVENT TÜZEMEN-OSIMHEN BÜYÜK KARAKTER KOYDU
Galatasaray, Torino'da zafere imza atarken nabızları yükseltti, tansiyonları fırlattı ama sonunda mutlu etmesini bildi. Osimhen'in, Galatasaray'ın kalbi olduğunu bir kez daha gördük. Nijeryalı yıldız, 120 dakika sahada kalırken yenilgiyi kabullenmeyen ve tüm arkadaşlarına ortak olacak bir mücadele ortaya koydu.

Osimhen bir kez daha büyük bir karakter olduğunu, kazandığı paranın anasının ak sütü gibi hak ettiğini sadece G.Saray'lılara değil, golcü arayan kulüplere de gösterdi. Savunmaya geldi, top çıkardı, ikili mücadelelere girdi, top kazandı. İtalya'da Juventus'a karşı evinde atamadığı golü G.Saray formasıyla gerçekleştirdi. Bu zaferi anlatırken 90 dakikalık bölümdeki G.Saray'lı insanların tansiyonunu yükselten, ruh haline de değinmek lazım.

Sanchez'in laubali davranmasıyla kaptırdığı top sonucu penaltı kazandırması olmasaydı Juve bu kadar istekli oynamazdı. İkinci yarıda rakip 10 kişi kalmasına rağmen G.Saraylı oyuncular, donup kalmışçasına oynadılar. Art arda yenilen iki gol 'yazık tur gitti' yorumlarına yol açtı ama Osimhen kadar sahaya karakter koyan oyuncu Barış Alper'di.

Barış, yine Juve'yi 10 kişi bıraktı. Sahada gücü ve kalbiyle oynadı. Pas hataları yaptı ama kazanma duygusundan kopmadı. Osimhen'e asist yapmasının yanı sıra attığı golle de zafere nokta koydu. G.Saray bu turu İstanbul'da hak etmişti. Eğer Torino'da kaybetseydi büyük bir kaosun içine girerdi. Bu zafer, tüm camia için çok ciddi bir moral olacağı gibi Avrupa da G.Saray'ı bir kez daha alkışladı.
