Spor yazarları Konyaspor - Galatasaray maçını yorumladı! Ofsayt kararı doğru mu?
Trendyol Süper Lig'in 23. haftasında Konyaspor'a konuk olan Galatasaray, rakibine 2-0 yenilerek kritik bir 3 puan kaybetti. Sarı kırmızılılar, Fenerbahçe'nin kendisine yaklaşmasına engel olamazken yarışta büyük yara aldı. Ayrıca Juventus sonrası oluşan coşkuyu da kaybetti. Spor yazarları, Okan Buruk ve öğrencilerini eleştirip verilmeyen golü değerlendirdi. İşte o yorumlar...

Galatasaray, Süper Lig'de Konyaspor'a 2-0 yenildi. Cimbom, şampiyonluk yarışında Fenerbahçe ile olan farkı kaybetme ihtimali ile karşı karşıya geldi. Spor yazarları da sert eleştirilerde bulunarak özellikle rehavet üzerinde durdu.

EVREN TURHAN: BU MAÇTAN DERS ALINMALI
Okan Buruk ,Juventus maçı sonrası rotasyona gitti. Alternatifli kadro oluştu ama maçın ilk yarısı bunu göremedik. Tempo çok düşük ve süre almayan oyuncularda yorgun gözüktü. İcardi çok hareketsiz önde baskıda yok, Yunus yine hareketsiz ve etkisizdi. Sane çok basit top kayıpları yaptı. Üretkenlik yok ve herkes duruyordu. Abdülkerim çok yorgun gözüktü ve Okan Buruk radikal bir kararla devre arası 3 değişiklik yaptı ve Icardi'yi alarak Barış Alper'i santrfora çekti. Hakem Atilla Karaoğlan ve Var verdiği skandal kararla maça damga vurdular 2.yarı Galatasaray daha etkili oynadı, Lang ve Toriera girince takım canlandı. Lemina stopere geçerek geriden çıkışlar biraz daha hızlandı.

Verilmeyen golden sonra Galatasaray oyundan düştü. Yenilen golden sonra iyice dağıldılar. Galatasaray dün gece kötü oynadı evet ama hakemde maçın sonucuna etki etti yaptığı hatalar yüzünden.Bazen fazla özgüven bu sonuçları getiriyor Kocaelispor maçı da aynı oldu ve Galatasaray çok önemli bir 3 puan kaybetti. Juventus önünde alınan 5-2'lik galibiyetin ardından kimse böyle bir skor beklemiyordu. Galatasaray bu sonuçla şampiyonluk yarışında önemli bir yara aldı ama bunu telafi edecek gücü var. Yeter ki bu maçtan çıkaracak dersler almalı. Galatasaray bu yenilgiyi unutarak Juventus'la oynanacak rövanş maçına odaklanmalı.

ZEKİ UZUNDURUKAN: OKYANUSU GEÇTİN DEREDE BOĞULDUN
Juventus'u Rams Park'ta ezip geçen Galatasaray, Konya'daki maçın ilk yarısında pozisyon bulmakta zorlandı. Kanatları kullanamadı. Orta saha zayıf kaldı. Lemina stoperlerin arasına çok girdi. Orta alan Sara'ya kaldı. Sane ve Yunus, İcardi'yi besleyemedi. Koca ilk yarıda Yunus'un pasında sadece bir kez pozisyona girebildi İcardi. O pozisyonda da çok açısı daraldığı için etkili bir vuruş yapamadı.

Okan Buruk, Juventus maçının rövanşını düşünerek Barış Alper, Torreira, Lang gibi silahları ile maça başlamadı. Galatasaray üst düzey yıldızları sahada olmayınca tempoyu yakalayamadı. Osimhen de olmayınca ön alan baskısı yapamadı sarı-kırmızılılar. Hücum bölgesindeki oyuncular birbirinden uzak oynadılar.

Konyaspor da Galatasaray'ın temposunu ilk yarıda düşürmeyi başardı. Yunus ilk yarıda çok etkisiz kaldı. Yunus'ta büyük bir düşüş var. Okan Buruk, ilk yarıda işler iyi gitmeyince ikinci yarıya üç değişiklikle başladı. Torreira, Barış Alper ve Lang oyuna dahil oldu. Galatasaray'ın Sane ile bulduğu golün başlangıcında ofsayt vardı. Ben ilk izlediğimde bunu gördüm.

Var neden bu kadar geç süzdü pozisyonu? Neden Atilla Karaoğlan'ı monitöre çağırdı?
İkinci yarıda Konyaspor, Muleka ile kale önünde net bir pozisyondan yararlanmadı. Sara'nın etkili serbest vuruşunu Bahadır iyi çıkardı. Ardından Galatasaray kornerden golü yedi. Korner sırasında Galatasaraylı oyuncular, sadece topa baktılar. Topa bakarken arkada pozisyon alan Konyasporlu oyuncuları unuttular. Adil de topu ağlara gönderdi. Geriye düştükten sonra Galatasaray'dan bir geri dönüş reaksiyonu gelmedi. Konyaspor daha etkili oynamaya başladı ve Bardhi'nin ortasında Kramer durumu 2-0 yaptı.

Konyaspor'da sonradan giren oyuncular fark yaratırken; Galatasaray'da ikinci yarının başında maça dahil olan üç oyuncu, sarı-kırmızılı takıma hayat veremedi.
Şampiyonlar Ligi maçından sonra lige dönüş her zaman zor olmuştur. Dün bunu bir kez daha gördük. Koca Galatasaray, Konya'da 'bu da kaçar mı?' diyebileceğimiz bir gol pozisyonuna dahi giremedi. Zafer sarhoşu olarak maça çıkarsan; ayakların yere basmazsa kaybedersin. Buna okyanusu geçip, derede boğulmak da denir. Galatasaray, şampiyonluk yarışında ağır bir yara aldı.

LEVENT TÜZEMEN: OSIMHEN'SİZ OLMUYOR
Osimhen'in Galatasaray için hayati değer taşıdığını bir kez daha Konya'da gördük.
Osimhen'siz Galatasaray, kanatsız kuşa benziyor. Osimhen, enerjisiyle çalışkanlığıyla, mücadelesiyle tüm takımı ateşliyor. Osimhen'siz Galatasaray, bol rotasyonlu kadroyla Konya'da tat vermedi. Keşke Osimhen Konya'ya getirilse yedek kulübesinde oturtulsaydı.

Okan hoca, İcardi ile başladı olmadı. Çünkü Arjantinli yıldız, önde baskı yapmadığı için Konya defansı rahatsız bile olmadı. Osimhen ekmeğini taştan çıkaran bir golcü.
Ayrıca kendi fırınında arkadaşlarına da ekmek yapıyor. İcardi, ceza alanı golcüsü çünkü ayağına top bekliyor.
İlk 45'te keyif vermeyen, sabır çektiren bir G.Saray vardı. Defansta ve hücumda yapılan derin rotasyon uyum sorunu yarattı.

Okan hoca, ilk kez 3 kaptan, İcardi, Abdülkerim ve Yunus'u oyundan çıkarıp hücuma ve orta alana dinamizm kazandıracak Barış, Lang ve Torreira'yı sahaya sürdü.
Bu hamleler G.Saray'ın daha etkili olmasını sağladı. Ancak Konya'nın dirençli, dikkatli ve ciddi oyunu, G.Saray'ın rahat hareket etmesini, net pozisyon bulmasını engelledi.
İlhan Palut, G.Saray'ı iyi etüt etmiş, savunmasını çok öne çıkarmadı, orta alanı kalabalık tuttu, Deniz Türüç'ün tecrübesinden faydalandı.

Juventus galibiyetinden sonra G.Saraylı bazı oyuncular, İtalyanlara kazanılmış zafer sarhoşluğunun içindeydi ve ruh halleri, 'Biz bu maçı rahat alırız' şeklindeydi. Ama evdeki hesap Konya'da tutmadı. Bir duran top sonrası kaptanı Adil'le golü bulan Konyaspor, kazanamama orucunu G.Saray'ı yenerek bozdu. G.Saray, bu yenilgiyle büyük yara aldı.

MUSTAFA ÇULCU: GOL İPTALİ DOĞRU
Galatasaray'ın sahaya sürdüğü rotasyonlu 11'i bile göz kamaştırıyor. Savunma dörtlüsü ilk defa bir arada. Boey'e süre vermek adına Sallai sol önde.
Fazla rotasyonlu kadro olunca o görmeye alıştığımız şiddetli ön alan baskısı, ileriye çıkış ve etkili pas trafiğini yapmakta zorlandılar.

Konyaspor yaptığı transferlerle yeniden bir takım oluşturmuş. İlhan Palut'un kontrollü, temkinli ve istekli oyun planı tuttu. Sakatlıktan dönen Sane'ye süre tanımak gerekiyor.
Singo etkiliydi. İzlerken keyif aldığımız İcardi'nin o eski ritmini yakalayabilmesi için biraz daha kilo vermesi gerekiyor. Pozisyonu olmayan vasat ilk yarı sonrası Okan hoca Barış, Lang ve Torreira'yı oyuna alarak 4-2-4'ye döndü. Konyaspor konsantrasyonunu hiç bozmadı.
Juventus maçından yorgun çıkan Galatasaray yorgunluğun ve fazla rotasyonun bedelini ağır ödedi.
Atilla Karaoğlan maçı saatinde başlattı. Oyuncuların gözüne tutulan lazer karşısında yetkilileri uyardı, önlem aldı. 1 nolu yardımcı Furkan Ürün elindeki bayrakla sanki çayda çıra oynar gibiydi, hatalı faul ve taç kararları oldu.

Galatasaray'ın iptal edilen golünde Sane vurdu kaleye giden topta Boey coğrafi ofsayt Olaigbe'nin koşu yolunda ve temaslı oynayınca dikkatsiz faul sebebiyle VAR yorum için hakemi izlemeye çağırdı.
Karaoğlan izledi. Boey için 'rakibe etki ediyor aktif dedi' golü iptal etti. Doğru uygulama doğru karar.
Eren-Muleka pozisyonunda çaldığı uydurma faule Eren koşarak itiraz edince sarı gördü. 60'da Muleka net ofsayt.

2. yardımcı Samet Çavuş farkında değil, bayrak kalkmadı top aut oldu kurtardı. Sara'ya ve Arif'e sarıları pas geçti. Balans yaptı. Gol iptalinden sonra maalesef hakem sahada sallandı.

SERKAN KORKMAZ: N'OLUYOR?
Yazıya ikinci yarıyla birlikte başladım keza ilk yarıda yan ağlara giden bir İcardi şutu dışında aklımda fazla bir şey kalmadı. Okan Buruk'un ikinci yarıya Yunus, Abdülkerim ve İcardi'yi çıkarıp Lang, Torreira ve Barış ile başlaması bir anda herkeste tokat etkisi yaptı. İcardi ve iki yakın arkadaş Yunus ile Abdülkerim'in kenara alınmaları bana pek sportif bir karar gelmedi. Sanırım devre arasında maçın önüne geçecek bir şeyler yaşanmış olabilir.

Devrenin hemen başında, Lang olağanüstü bir pasla Boey'i topla buluşturdu ve Sane topu filelere gönderdi. Bu pozisyondaki ofsayt kararı her ne kadar tartışılsa da Boey'in ofsayttayken bir savunmacıyı etkilediğine dair yapılan yorum kitaba uygundu.

Fakat Boey'in aynı pozisyonda ofsaytta olmadığı sırada, bir penaltılık faule maruz kalıp kalmadığı tam olarak anlaşılamadı. Juventus zaferi sonrası rotasyon, yorgunluk normal karşılanabilir. Fakat ilk yarıdaki futbol ve devredeki ilginç üç oyuncu değişikliği Torino seferi öncesi puan kaybından da çok kafa karıştırıcı. On iki maçtır kazanamayan Konya'yı deplasmanda yenemiyor olmak, Spaletti'yi heyecanlandırmış olabilir.

Okan Buruk'un Singo - Lemina tandemi dün akşam itibarıyla sınıfta kaldı. Skor 2-0'a geldikten sonra 85. dakikada İlkay Gündoğan'ı oyuna almak, tek kelimeyle garipti. Öylesine büyük bir zaferden sonra böylesine bir hezimet Galatasaray'a yakışmadı.

BÜLENT TİMURLENK: TARİHİ ZAFERE GÖLGE DÜŞTÜ
Dün Galatasaray'dan 3 saat önce evinde Como karşısına çıkan yaralı Juventus, sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. Onlar kötü gidişe bir halka daha eklerken Galatasaray'ın yüksekten uçuşuna engel olacak şey, rehavetti. Okan Buruk, ilk sezonunda aralarında Kadıköy'de 3-0 kazandığı derbi de olmak üzere 14 maçlık galibiyet serisiyle Avrupa mesaisinin olmadığı sezonda Konya deplasmanına geldiğinde beklentilerin ötesinde kadroda rotasyon yapmıştı. 9 maçtır kazanamayan Konya o gün sahadan 2-1 galip ayrıldı.

Tüm bunlardan ders çıkarmak lazım!
Dün Galatasaray ilk yarıyı isabetli şut çekemeden tamamlarken futbol adına sahaya hiçbir şey koyamadı. İcardi'yi neden devrede oyundan aldığını Okan Buruk açıklayacaktır. 3 değişikliğe rağmen yeterli baskıyı kuramadığı oyunda önce kornerden gelen gol, ardından Sallai'nin hatası sonrası Konya'nın 2'nci sayısı. Şampiyonlar Ligi'nin yüksek temposu çok takımı zorluyor. Ama dünkü kötü futbolu ve 3 puan kaybını yorgunlukla açıklayabilmek mümkün değil. 3 puan kaybın sorumlusu 4 gün önce Juventus'a 5 gol atan takımın hocası Okan Buruk'tur. Kafaları hiç eğmeden Torino'daki rövanşa ilk maç 0-0'mış gibi başlamak zorundalar. Galatasaray tarihinin en büyük zaferlerinin ardına bu gölgeyi düşürdüler.

AHMET ÇAKAR: VERİLMEYEN GOLDE OFSAYT VARDI
G.Saray, salı gecesi Avrupa fatihiydi. Perşembe gecesi F.Bahçe karalar bağladı ama belki de bugün lig tam anlamıyla kafa kafaya geldi. Önce şunu söyleyelim, G.Saray en kötü maçlarından birini oynadı. İlk devre kötülerdi, ikinci yarı çok daha kötülerdi. Bu maça 6-7 rotasyonla başlamanın manası ne? Mamafi devre arasında Barış, Lang ve Torreria oyuna girmelerine rağmen tablo ilk yarıdan da beter oldu. G.Saray'ın yakaladığı pozisyon yok. Belki ilk yarıda İcradi'nin çaprazdan vurduğu top ve ikinci yarıda G.Saray'ın verilmeyen golü. İşte bu ofsayt golden sonra her şey Konya lehine değişiverdi. Daha çok çıkmaya başladılar, G.Saray inanılmaz top kayıpları yaptı, takımın boyu uzadı.

İşte bu arada da bir duran topta Konya, Adil ile öne geçti. Çevirir mi çevirmez mi diye düşünürken G.Saray, ikinci golü de yiyiverdi. Konyaspor göstere göstere geldi, soldan sağa sağdan sola oynadılar ve Kramer işi bitiriverdi. Kabul edilebilir, Avrupa maçlarından sonra kötü maçlar olabiliyor ama bu maç sadece kötü bir maç değil, sadece kaybedilen 3 puan değil, aynı zamanda yaralı, kederli F.Bahçe'ye hayat öpücüğüdür. Hakem Atilla Karaoğlan, VAR yardımıyla G.Saray'ın golünü iptal etti, kesinlikle doğru. Çünkü ofsayttaki Boey, hem topa hamle yapacak Konyalı oyuncuyu engelliyor hem de faul yapıyor. Diğer bir deyimle golde hem ofsayt hem de faul var. Fakat bu gol iptalinden sonra ciddi faul yanlışları içine girdi. Eren'in ceza alanı dışında topa dokunuşunu faul olarak değerlendirmesi inanılmaz yanlıştı.
