CANLI | Enerjinin kalbi Turkuvaz Medya zirvesinde atıyor | Bakan Bayraktar açıkladı: "Türkiye krizleri hem yerli hem de yenilebilir enerjiyle aşıyor"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya'nın düzenlediği İNRES 2026 Zirvesi Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleşiyor. Başkan Erdoğan'ın katılacağı zirvede enerji arz güvenliğinde Türkiye'nin rolü masaya yatırılıyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan katılacağı zirveye 45 ülkeden enerji ve madencilik sektörü temsilcilerinin yanı sıra 9 ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısını bir araya getiriyor. Türkiye'nin kapsamlı bir enerji stratejisine sahip olduğunu vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elimizdeki ilk araçlardan birisi de bu sorunları ve zorlukları aşmak için kendi yenilenebilir enerji kaynaklarımızı, yani hem yerli hem yerel hem de yenilenebilir enerji kaynaklarımızı kullanıyoruz" şeklinde konuştu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
CANLI | Enerjinin kalbi Turkuvaz Medya zirvesinde atıyor | Bakan Bayraktar açıkladı: "Türkiye krizleri hem yerli hem de yenilebilir enerjiyle aşıyor"

Hürmüz krizi başta olmak üzere küresel enerji dengelerini etkileyen bölgesel gerilimlerin arttığı kritik bir dönemde, dünyanın doğal kaynak gündemi İstanbul'da şekilleniyor.

Takvim.com.tr zirvedeki gelişmeleri dakika dakika aktarıyor...

Ses İkonu CANLI ANLATIM

“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN YENİ YOL HARİTASI” MASAYA YATIRILDI

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde Turkuvaz Medya Grubu tarafından “Değişen Dünyanın Merkezinde Enerji ve Doğal Kaynaklar” ana temasıyla düzenlenen II. Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin son oturumunda enerji geçişi konuşuldu.

İkinci Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES) İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde dokuz ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla hayata geçirildi. Zirvenin son oturumu Daily Sabah Yayın Koordinatörü Mehmet Çelik moderatörlüğünde “Enerji Geçişini Tasarlamak: Zorluklar ve Fırsatlar” ana temasıyla gerçekleştirildi. Panele Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Temelkov, Romanya Enerji Bakanlığı Müsteşarı Cristian Silviu Buşoi, Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas, EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar ve EPİAŞ CEO’su Taha Arvas katıldı.

Panelde öne çıkan ortak mesaj ise enerji dönüşümünün yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı olmadığı güçlü şebeke altyapıları, enterkonneksiyon projeleri, kritik mineral tedariki, enerji depolama sistemleri ve bölgesel iş birliklerinin dönüşümün temel yapı taşları olduğu yönünde oldu.

 

“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN YENİ YOL HARİTASI” MASAYA YATIRILDI-1

ENTERKONNEKSİYON VE ÇEŞİTLENDİRME KRİTİK

Panelde ilk sözü alan Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Temelkov, enerji dönüşümünün yalnızca karbonsuzlaşma süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirterek enerjiye bakış açısının değiştiğini söyledi. Geçmişte enerjinin çoğunlukla fiyat üzerinden değerlendirildiğini ifade eden Temelkov, bugün ise arz güvenliği, tedarik güvenilirliği, erişilebilirlik, bağımlılıkların azaltılması ve çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Enerji altyapılarının artık küresel krizlerin ilk hedeflerinden biri haline geldiğini söyleyen Temelkov, enerji sistemlerinin güvenliğinin toplumlar açısından kritik önemde olduğunu belirtti. Enerji güvenliğinin sağlanmasında enterkonneksiyon ve çeşitlendirmenin temel rol oynadığını ifade eden Temelkov, komşu ülkeler arasında kurulacak güçlü bağlantılar sayesinde alternatif tedarik güzergahlarının oluşturulabileceğini kaydetti.

Farklı enerji kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Temelkov, doğalgaz, nükleer, hidroelektrik ve rüzgar gibi kaynakların birlikte kullanılmasıyla hem güvenilir hem de çevre dostu sistemler kurulabileceğini söyledi. Şebeke altyapılarının enerji dönüşümünün merkezinde yer aldığını vurgulayan Temelkov, Bulgaristan’ın Türkiye, Romanya ve Yunanistan ile enerji iş birliklerini güçlendirdiğini ifade etti.

 

“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN YENİ YOL HARİTASI” MASAYA YATIRILDI-2

ROMANYA’NIN DOĞALGAZ ÜRETİM KAPASİTESİ ARTACAK

Panelde ikinci sözü alan Romanya Enerji Bakanlığı Müsteşarı Cristian Silviu Buşoi ise enerji dönüşümünün artık yalnızca çevresel bir hedef değil; dayanıklılık, rekabetçilik ve stratejik güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Avrupa’da Ukrayna Savaşı ve enerji krizinin ardından enerji politikalarında önemli değişiklikler yaşandığını belirten Buşoi, Avrupa Birliği’nin artık enerji güvenliği ve arz çeşitliliğine daha fazla odaklandığını ifade etti. Romanya’nın yenilenebilir enerjiye büyük yatırımlar yaptığını belirten Buşoi, Türk şirketlerinin de Romanya’da enerji üretimi, iletim ve dağıtım projelerinde aktif rol üstlendiğini söyledi. Hidroelektrik kapasitesini büyütmeyi hedeflediklerini ifade eden Buşoi, nükleer enerji alanında da yeni yatırımlar planladıklarını kaydetti.

Romanya’nın doğalgaz üretiminde Avrupa’nın en büyük üreticisi konumunda olduğunu belirten Buşoi, Karadeniz’deki Neptune Deep sahasının devreye girmesiyle üretim kapasitesinin daha da artacağını açıkladı. Güney Gaz Koridoru ve dikey koridor projelerinin bölgesel enerji güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Buşoi, Türkiye’nin Avrupa’nın enerji arz güvenliği açısından kritik bir aktör olduğunu söyledi.

Elektrik enterkonneksiyonlarının artırılmasının Avrupa’nın temel önceliklerinden biri olduğunu belirten Buşoi, Azerbaycan-Gürcistan-Romanya-Macaristan yeşil elektrik kablosu projesinin bölgesel enerji entegrasyonu açısından önemli olduğunu ifade etti. Türkiye’nin liderlik ettiği projelerde yer almak istediklerini de sözlerine ekledi.

 

“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN YENİ YOL HARİTASI” MASAYA YATIRILDI-3

CLAIRE NICOLAS: “ENERJİDE DÖNÜŞÜM ÜÇ AYAKLI TABURE GİBİ”

Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas ise enerji dönüşümünde düzenleyici reformlar, şebeke yatırımları ve finansmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Nicolas, enerji dönüşümünün “üç ayaklı bir tabureye” benzediğini ifade ederek, eksik kalan her unsurun sistemi zayıflatacağını söyledi.

Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde sermaye maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Nicolas, yatırımcı güveni oluşturmanın en önemli unsurunun güçlü ve güvenilir enerji planlaması olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 2035 hedefleri ve düzenli gerçekleştirilen yenilenebilir enerji ihalelerinin yatırımcılar açısından güçlü bir güven mesajı verdiğini belirten Nicolas, kamu hizmeti şirketlerinin finansal yapılarının güçlendirilmesinin de kritik olduğunu ifade etti. Nicolas, şebeke yatırımları, garanti mekanizmaları ve finansal risk azaltma araçlarının aynı anda devreye alınmasının özel sektör yatırımlarını artıracağını söyledi.

EN BÜYÜK DARBOĞAZ ŞEBEKE ALTYAPISI

Panelde söz alan EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar da enerji dönüşümündeki en büyük darboğazın şebeke altyapısı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli ilerleme kaydettiğini belirten Yaşar, bugün temel sorunun proje geliştirmek değil, projeleri hayata geçirmek olduğunu söyledi. YEKA ihalelerinin yatırımcı ilgisini artırdığını belirten Yaşar, şebeke altyapısının proje geliştirme süreçleriyle paralel ilerlememesi halinde izin süreçlerinin uzadığını ve bunun yatırımları geciktirdiğini kaydetti. Türkiye’de yenilenebilir enerji finansmanı açısından ciddi likidite bulunduğunu belirten Yaşar, kaliteli projelerin yatırımcı çekmeye devam ettiğini söyledi. Kritik minerallerin enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade eden Yaşar, yenilenebilir enerji sistemleri, bataryalar ve depolama teknolojilerinin güvenilir kritik mineral tedariki olmadan mümkün olmayacağını vurguladı.

 

ŞEBEKE YATIRIMLARI ÖNCELİKLİ

EPİAŞ CEO’su Taha Arvas ise enerji dönüşümünde şebeke altyapısı, finansman ve düzenleyici çevikliğin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Şebeke yatırımlarının zamanında tamamlanamaması halinde enerji dönüşüm hedeflerinin risk altına girebileceğini belirten Arvas, yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunduğu her noktaya kısa sürede şebeke ulaştırmanın teknik açıdan kolay olmadığını ifade etti.

Paris İklim Anlaşması hedeflerinin gerçekleşmesi için önümüzdeki 15-20 yılda insanlık tarihindeki toplam bakır üretiminden daha fazla bakır çıkarılması gerektiğini söyleyen Arvas, kritik minerallerin enerji dönüşümünde belirleyici rol oynayacağını kaydetti. Batarya depolama teknolojilerinin önemine dikkat çeken Arvas, enterkonneksiyon yatırımlarının da enerji güvenliği açısından kritik olduğunu söyledi. Türkiye’nin zaman zaman komşu ülkelerden elektrik ithal ettiğini hatırlatan Arvas, bölgesel şebeke entegrasyonunun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Elektrik talebinin yapay zeka ve dijitalleşme ile birlikte hızla artacağına dikkat çeken Arvas, enerji üretiminde çeşitliliğin zorunlu hale geldiğini ifade etti. Nükleer enerjinin bu süreçte kritik rol oynayacağını belirten Arvas, Avrupa’da nükleer enerjiye yönelik yaklaşımın da değişmeye başladığını söyledi.

GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ

Sektörün üst düzeylerini ağırlayan zirve güçlü sponsor desteği ile gerçekleşti. Platin Sponsorlar; Borsa İstanbul, Cengiz Enerji, Demirören, Emlak Katılım, EPİAŞ, Fiba Yenilenebilir Enerji, Halkbank, Kalyon, Limak, SOCAR, ŞA-RA Enerji, Tekfen Holding, Tera, Turkcell, Türk Hava Yolları, Türk Altın, Türkiye Sigorta, Türk Telekom, Vakıfbank, Ziraat Bankası olurken,  Altın Sponsorlarİ Çalık Holding, Esan, Girişim Elektrik, GOE, Kromder, Mig Malaklar, Miryıldız Madencilik ve Gümüş Sponsorlar ise BORDRILL, Dentaş, Etimet, Hasyılsan, Subsea 7, Tuğran Enerji, Şişecam ve Tüprag oldu.

"TÜRKİYE YERLİ VE YENİLEBİLİR ENERJİYLE KRİZLERİ AŞIYOR"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel enerjide karşı karşıya kalınan zorlukların çözümü için çeşitlendirme ve enterkonneksiyonun iki temel unsur olduğunu belirtti.

Bakan Bayraktar, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin "Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İşbirliği" başlıklı Bakanlar Oturumu'nda konuştu.

 

 

Enerji arzını güvence altına almanın her geçen gün son derece zor ve karmaşık hale geldiğini vurgulayan Bayraktar, Kovid-19 salgını süreciyle başlayan ve farklı bölgelerdeki çatışmalarla devam eden krizlerin yol açtığı tedarik zinciri kırılmalarına dikkati çekti.

Bayraktar, tüm bu belirsizliklerin enerji güvenliği açısından çok ciddi sorunlar oluşturduğunu belirterek, "Tüm bu zorluklarla küresel enerji görünümünde yaşanan büyük bir tektonik dönüşümün tam ortasında mücadele ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

"TÜRKİYE YERLİ VE YENİLEBİLİR ENERJİYLE KRİZLERİ AŞIYOR"-1

İLK ARAÇ YERLİ VE YENİLENEBİLİR KAYNAK

Enerji güvenliği, erişilebilir enerji ve iklim hedeflerinin karşılanmasında Türkiye'nin izlediği yola değinen Bayraktar, "Türkiye olarak son derece kapsamlı ve geniş bir enerji stratejisine sahibiz. Bu konulara yaklaşımımızdaki ilk ve en temel araç, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın kullanımı. Çünkü yenilenebilir enerjinin tüm bu zorluklara çözüm sunduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

Bayraktar, Türkiye'nin artan enerji talebinin karşılanmasında yenilenebilir enerjinin rolüne, güneş ve rüzgar enerjisinde 2035 için belirlenen 120 gigavat kurulu güç hedefine dikkati çekerek, "Bu yıl ise 2035 için daha da büyük ve iddialı bir hedef üzerinde çalışıyoruz. COP31 sürecinde Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan bu hedefi dünya kamuoyuna duyuracak. Güneş, rüzgar, deniz üstü rüzgar, jeotermal ve biyokütle dahil olmak üzere tüm yenilenebilir potansiyelimizi kullanacağız." dedi.

 

"TÜRKİYE YERLİ VE YENİLEBİLİR ENERJİYLE KRİZLERİ AŞIYOR"-2

Enerji verimliliğine yönelik çalışmalara değinen Bayraktar, "Ulaşımdan binalara, sanayiden ekonominin tüm sektörlerine kadar uzanan çok kapsamlı bir enerji verimliliği planımız var ve ekonominin her alanında enerjiyi daha verimli kullanacağız." ifadesini kullandı.

Bayraktar, Türkiye'nin 2016'da hayata geçirdiği "Milli Enerji ve Maden Politikası" kapsamında petrol ve doğal gaz faaliyetlerini artırdığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bugün Türkiye'nin açık denizlerinde, özellikle de Karadeniz'de oldukça aktif durumdayız. Sakarya Gaz Sahası'nda büyük doğal gaz rezervleri keşfettik ve şu anda üretim yapıyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye açık denizlerinde yeni arama faaliyetleri ve alternatif sahalar üzerinde de çalışıyoruz. Türkiye dışında da milli şirketimiz Türkiye Petrollerinin son derece aktif olduğunu görüyorsunuz. Şu anda Somali'de faaliyet yürütüyoruz. Bu son derece zorlu ve teknik açıdan ileri düzey bir operasyon. Bununla birlikte bu faaliyetleri Libya'ya, Pakistan'a ve dünyanın farklı bölgelerine de taşımak istiyoruz. Dolayısıyla petrol ve doğal gaza yaklaşımımız oldukça pragmatik. Çünkü bu kaynakların belirli bir süre daha piyasada var olacağına inanıyoruz."

Türkiye'nin enerji güvenliğinde nükleer enerjinin konumuna da değinen Bayraktar, Türkiye'nin 2050'ye kadar 20 gigavat nükleer kurulu güç hedefini hatırlattı.

 

"TÜRKİYE YERLİ VE YENİLEBİLİR ENERJİYLE KRİZLERİ AŞIYOR"-3

Bayraktar, Türkiye'nin kritik minerallerin üretimine ve katma değerli madenciliğe de odaklandığına işaret ederek, "Bu son derece önemli. Hem ülke içinde hem de Türkiye dışında fırsatları değerlendiriyoruz." dedi.

Tüm bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde ise işbirliğinin önemini vurgulayan Bayraktar, "Tüm bu iddialı hedefleri tek başımıza gerçekleştirmemiz mümkün değil. Buradaki kilit unsur daha geniş kapsamlı bir işbirliği. Bölgesel bağlantısallık, komşu pazarlar, Afrika, Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu ile işbirliği bunlar temel unsurlar. Bugün her zamankinden daha fazla işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

ENERJİDE KARŞI KARŞIYA KALINAN ZORLUKLARLA İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bayraktar, enerjide karşı karşıya kalınan zorluklarla ilgili çözüm önerilerine ilişkin de "Her şeyden önce belirsizliklerin hakim olduğu bir çağda yaşadığımız gerçeğini kabul etmeli ve bununla yüzleşmeliyiz. Gerçek bu. Bunun enerji sektörü ve küresel ekonomi için yeni normal olduğunu anlamamız gerekiyor. Bu sorunu nasıl ele alabiliriz? Daha fazla çeşitlendirme ve daha fazla enterkonneksiyon; bunlar kullanmamız ve hayata geçirmemiz gereken iki temel unsur." diye konuştu.

Bazı somut önerilerde de bulunan Bayraktar, "Mevcut altyapımızın tamamını enterkonneksiyonlar için kullanmalıyız. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'mız var, harika bir proje ama inanın bana hala günlük 400 bin varil yedek kapasite mevcut. Bugün 600 bin varilden 1 milyon varile çıkabiliriz. Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı'nın (TANAP) atıl kapasitesini kullanmalıyız. Dolayısıyla, ilk olarak mevcut kapasiteyi tam olarak kullanmak, ikinci olarak da bu altyapıyı genişletmek ya da elektrik, gaz ve petrol için yeni bir altyapı kurmak." ifadelerini kullandı.

Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkmenistan'dan gelen doğal gazı Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı üzerinden Azerbaycan'a, oradan da Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırmamız gerekiyor. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nı Türkiye'den Basra'ya kadar uzatmayı ve Ceyhan'a en az 1,5 milyon varil petrol aktarmayı çok kez önerdik. Sanırım bunu birçok farklı vesileyle dile getirdim: Ya Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışında bir aksaklık olursa, Irak'ın ve diğer ülkelerin ihracatı için B planı nedir? Dolayısıyla bu alternatifi ve çeşitlendirme projelerini önerdik. Bu boru hattını Basra'ya kadar kolayca uzatabiliriz, kapasiteyi artırabiliriz."

Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye arasında olan elektrik ve doğal gaz enterkonneksiyon kapasitelerinin artırılması gerektiğini belirten Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu sayede hacmi artırabileceğiz ve daha bol kaynaklar piyasalara daha rekabetçi fiyatlar getirecektir. Şu anda Suudi hükümetiyle birlikte Ürdün ve Suriye üzerinden Suudi Arabistan ile Türkiye arasında devasa bir enterkonneksiyon oluşturmak üzere çalışıyoruz. Ayrıca, Azerbaycan, Gürcistan ve Bulgaristan ile de üç enterkonneksiyon projesi konusunda görüşmelerimiz sürüyor. Dolayısıyla Türkiye, tüm bu projeleri hayata geçirmek için adımlar atmaya ve inisiyatifler almaya hazır ve istekli. Ancak burada en önemli unsur, güçlü liderlik, siyasi irade ve kararlılık. Bunlar olmadan bu Güney Gaz Koridoru projesini ve diğer projeleri hayata geçiremezdik. Dolayısıyla Türkiye, enerjiyi bölgedeki barış, refah ve istikrarın bir aracı olarak görüyor."

 

 

 

BAKANLAR OTURUMU BAŞLADI

İkinci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) bugün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde başladı. 

 

BAKANLAR OTURUMU BAŞLADI-1

Daily Sabah iş editörü Amina Ali'nin moderatörlüğünde enerji güvenliğini tartışılıyor. Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanısıra Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova, Gürcistan Ekonomisi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Halife Rajab Abdulsad, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Katı Maden Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake ve Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed katılıyor. 
 

 

SAKARYA GAZ SAHASI’NDA HEDEF 45 MİLYON METREKÜP

İkinci Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES) İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde dokuz ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla başladı. Zirvede küresel enerji güvenliğinden stratejik yatırım modellerine, hidrokarbonlardan kritik minerallere kadar sektörün geleceği ele alındı.

 

SAKARYA GAZ SAHASI’NDA HEDEF 45 MİLYON METREKÜP-1

TÜRKİYE’NİN ENERJİ VİZYONU MASAYA YATIRILDI

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar, enerji güvenliği, kritik mineraller, yenilenebilir enerji yatırımları ve Türkiye’nin küresel enerji vizyonuna ilişkin önemli mesajlar verdi.

Küresel enerji sisteminin tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayan Çonkar, artan enerji talebi, jeopolitik gelişmeler, arz güvenliği riskleri, iklim hedefleri ve teknolojik dönüşümün enerji politikalarını her zamankinden daha önemli hale getirdiğini belirtti.

Enerji güvenliğinin artık yalnızca kaynak çeşitliliğiyle sınırlı olmadığını belirten Çonkar; altyapı güvenliği, tedarik zinciri dayanıklılığı, kritik minerallere erişim, şebeke modernizasyonu ve teknolojik kapasitenin de bu kavramın ayrılmaz parçaları haline geldiğini kaydetti.

YERLİ KAYNAK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DÖNÜŞÜM VURGUSU

Türkiye’nin enerji güvenliğini çok boyutlu ve stratejik bir perspektifle ele aldığını ifade eden Çonkar, temel hedeflerinin kaynak çeşitliliğini artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak, yerli kaynakları ekonomiye kazandırmak ve sürdürülebilir enerji dönüşümünü güçlü bir şekilde sürdürmek olduğunu dile getirdi.

Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Çonkar, Türkiye’nin elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 60’ının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu söyledi.

Hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal ve biyokütle alanlarında önemli kapasite artışları sağlandığını ifade eden Çonkar, önümüzdeki dönemde güneş ve rüzgâr enerjisinde 120 GW seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımların hızlandırılacağını belirtti. Yenilenebilir enerji dönüşümünün güçlü bir şebeke altyapısını zorunlu kıldığını vurgulayan Çonkar, iletim altyapısının güçlendirilmesi, enerji depolama kapasitesinin artırılması, dijitalleşme, akıllı şebeke uygulamaları ve daha esnek bir elektrik sistemi oluşturulmasının enerji politikalarının temel başlıkları arasında yer aldığını söyledi.

 

SAKARYA GAZ SAHASI’NDA HEDEF 45 MİLYON METREKÜP-2

SAKARYA GAZ SAHASI’NDA 2028 HEDEFİ

Petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çonkar, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası keşfinin Türkiye enerji tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın üç yıl gibi kısa bir sürede üretime alınarak milyonlarca haneye ulaştırıldığını belirten Çonkar, günlük 9,5 milyon metreküp seviyesindeki üretimin 2028 itibarıyla 45 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiye’nin yalnızca kendi denizlerinde değil, yurt dışında da aktif bir enerji oyuncusu haline geldiğini belirten Çonkar, Somali’de devam eden derin deniz petrol ve gaz arama faaliyetlerinin bu vizyonun önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Pakistan ve Libya deniz alanlarında da Türkiye’nin teknik kapasitesini ve operasyonel tecrübesini kullanmaya yönelik çalışmaların hız kazandığını belirtti.

Enerji dönüşümünün başarısında kritik minerallerin stratejik önemine dikkat çeken Çonkar, temiz enerji teknolojilerinin güvenli ve sürdürülebilir mineral tedarikine bağlı olduğunu belirtti. Güneş panelleri, rüzgâr türbinleri, elektrikli araçlar ve batarya depolama sistemlerinin lityum, nikel, kobalt, bakır ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çonkar, enerji dönüşümü ile madencilik sektörünün artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

Türkiye’nin kritik mineraller alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Çonkar, hedeflerinin yalnızca kaynak üretmek değil; madencilikten işleme teknolojilerine, rafinajdan ileri sanayi uygulamalarına kadar uzanan entegre bir değer zinciri oluşturmak olduğunu söyledi. Geleceğin rekabetinin yalnızca kaynağa sahip olmakla sınırlı kalmayıp, o kaynağı teknolojiye, üretime ve yüksek katma değere dönüştürmekte olduğunu kaydetti.

 

SAKARYA GAZ SAHASI’NDA HEDEF 45 MİLYON METREKÜP-3

BELİRSİZLİK ORTAMINDA YOL HARİTASI

İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin ilk oturumu “Belirsizlik Ortamında Yol Almak: Hidrokarbonlar ve Mineraller İçin Yatırım Stratejileri” başlığıyla gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü Daily Sabah Gazetesi Kıdemli Ekonomi Editörü Alen Lepan üstlendi. Panelin konuşmacıları Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, Cezayir'in ulusal petrol ve doğal gaz şirketi Sonatrach CEO’su Noureddine Daoudi, Subsea 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem ve TÜPRAG Metal Madencilik A.Ş.  CEO’su Mehmet Yılmaz katıldı.

Panelde enerji güvenliği ile düşük karbonlu dönüşüm arasında dengeli bir yaklaşım kurulmasının önemine dikkat çekildi. Katılımcılar, doğal gazın geçiş sürecindeki rolü, yeşil hidrojen yatırımları, kritik mineral tedariki, yerelleşme stratejileri ve tedarik zinciri güvenliği gibi başlıklarda görüşlerini paylaştı. Enerji sektöründe uluslararası iş birliklerinin, yerel kapasite geliştirilmesinin ve sürdürülebilir yatırım modellerinin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağı vurgulandı.

SURİYE’DE ENERJİ SEKTÖRÜNÜN YENİDEN İNŞASI

Panelde ilk sözü alan Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, enerji güvenliğini güçlü bir şekilde artırmanın yolunun siyasi ve ekonomik değişimlere uyum sağlama yeteneğine de bağlı hale geldiğini vurgulayarak, Suriye açısından enerji sektörünün yeniden inşasının sadece teknik bir mesele olmadığını, aksine kurumsal ve ekonomik bir mesele haline geldiğine işaret etti.

“Yatırımcıların ancak netlik, şeffaflık ve istikrar ortamında gelecektir” diyen Diab, sözlerine şöyle devam etti: “Bu doğrultuda, enerji sektörünü inşa etmedeki önceliğimiz, devletin sektör üzerindeki düzenleme ve denetleme rolünü, yatırımcı ve şirketlerin ise işletme ve geliştirme rolünü belirleyen net bir düzenleyici ortam sağlamaktır. Ayrıca fiyatlandırma, piyasa düzenlemesi ve lisanslama konularında net mevzuat oluşturulması için çalışıyoruz.

Böylece yatırımcının, yatırımlarında karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar karşısındaki vizyonu netleşecek. Neticede devlet ile özel sektör arasındaki ilişkinin daha istikrarlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelmesini amaçlıyoruz.”

SONATRACH’TAN DOĞAL GAZ VE DÜŞÜK KARBON VURGUSU

Sonatrach CEO’su Noureddine Daoudi ise enerji sektöründe uzun vadeli yatırım stratejilerinin temelinde dayanıklılık, stratejik önem ve uyarlanabilirlik olduğunu söyledi. Daoudi, enerji güvenliği ile enerji dönüşümünün birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek doğalgazın önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa enerji güvenliği açısından kritik önem taşımaya devam edeceğini ifade etti.

Sonatrach’ın yalnızca hidrokarbon üretimine değil, aynı zamanda düşük karbonlu enerji yatırımlarına da odaklandığını vurgulayan Daoudi, doğal gaz, rafineri, petrokimya, güneş enerjisi, yeşil hidrojen ve dijital dönüşüm alanlarında yatırımlarını sürdürdüklerini belirtti. Şirketin aynı zamanda metan emisyonlarının azaltılması ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda önemli projeler yürüttüğünü kaydetti.

 

SAKARYA GAZ SAHASI’NDA HEDEF 45 MİLYON METREKÜP-4

OFFSHORE PROJELERDE ÇEVİKLİK VE YEREL KAPASİTE ÖNE ÇIKTI

Subsea 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem ise offshore enerji projelerinde belirsizlik ortamına karşı en önemli unsurun “çeviklik” olduğunu belirtti. Şirketin dünya genelinde yaklaşık 12 bin çalışanı ve 40 gemiyle faaliyet gösterdiğini ifade eden Blaringhem, müşteriler için en önemli kriterin projelerin zamanında teslim edilmesi olduğunu belirtti.

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların enerji projelerini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Blaringhem, bu nedenle müşteriler ve tedarikçilerle mümkün olan en erken aşamada iş birliği kurduklarını belirtti. Yerel tedarik zinciri ve yerel insan kaynağı oluşturmanın enerji projelerinde dayanıklılığı artırdığını belirten Blaringhem, Türkiye’de yürütülen Sakarya Gaz Sahası projelerinin bu yaklaşımın başarılı örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

MADENCİLİK ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN TEMELİ OLARAK ÖNE ÇIKTI

TÜPRAG CEO’su Mehmet Yılmaz ise madencilik sektörünün enerji dönüşümünün görünmeyen ancak vazgeçilmez altyapısını oluşturduğunu söyledi. Kritik minerallere yönelik talebin küresel ölçekte hızla arttığını belirten Yılmaz, madencilik olmadan yenilenebilir enerji, savunma sanayi, elektrikli araçlar ve teknoloji dönüşümünün mümkün olmayacağını ifade etti.

Madencilik yatırımlarının kısa vadeli değil, uzun soluklu bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, yatırım kararlarında yalnızca finansal kriterlerin değil, sürdürülebilirlik, çevresel hassasiyetler, iş güvenliği ve sosyal etkilerin de belirleyici hale geldiğini söyledi.

GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ

Sektörün üst düzeylerini ağırlayan zirve güçlü sponsor desteği ile gerçekleşti. Platin Sponsorlar; Borsa İstanbul, Cengiz Enerji, Demirören, Emlak Katılım, EPİAŞ, Fiba Yenilenebilir Enerji, Halkbank, Kalyon, Limak, SOCAR, ŞA-RA Enerji, Tekfen Holding, Tera, Turkcell, Türk Hava Yolları, Türk Altın, Türkiye Sigorta, Türk Telekom, Vakıfbank, Ziraat Bankası olurken,  Altın Sponsorlarİ Çalık Holding, Esan, Girişim Elektrik, GOE, Kromder, Mig Malaklar, Miryıldız Madencilik ve Gümüş Sponsorlar ise BORDRILL, Dentaş, Etimet, Hasyılsan, Subsea 7, Tuğran Enerji, Şişecam ve Tüprag oldu.

ENERJİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATACAK

İkinci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) bugün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu tarafından düzenlenen zirvede ana gündem enerji güvenliği olacak.

 

ENERJİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATACAK-1

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın ev sahipliğinde düzenlenecek zirveye Başkan Recep Tayyip Erdoğan katılacak. Zirvede, 45 ülkeden enerji ve madencilik sektörü temsilcilerinin yanı sıra 9 ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısı bir araya gelecek.

 

ENERJİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATACAK-2

SEKİZ BAKANLI OTURUM

Zirve, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar'ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Ardından "Hidrokarbon ve Mineraller İçin Yatırım Stratejileri" paneli yapılacak. Daily Sabah kıdemli işletme editörü Alen Lepan tarafından yönetilecek panelde Suriye Petrol İşlerinden Sorumlu Enerji Bakan Yardımcısı Ghiath Diyab, Sonatrach CEO'su Noureddine Daoudi, Subsea 7 Konvansiyonel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Olivier Blaringham, TÜPRAG CEO'su Mehmet Yılmaz ve Edison Başkan Yardımcısı Fabrizio Mattana konuşacak. Panelde, hidrokarbon ve minerallerdeki finansman fırsatları, yatırım riskleri ile küresel ekonomik gelişmeler masaya yatırılacak.

ENERJİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATACAK-3

Daha sonra konuk bakanlar Daily Sabah iş editörü Amina Ali'nin moderatörlüğünde enerji güvenliğini tartışacak. Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanısıra Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova, Gürcistan Ekonomisi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Halife Rajab Abdulsad, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Katı Maden Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake ve Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed söz alacak.

ENERJİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATACAK-4

BAŞKAN ERDOĞAN MESAJ VERECEK

Zirvenin öğleden sonraki bölümünde Başkan Recep Tayyip Erdoğan açılış konuşmasını yapacak. Daha sonra da "Geçişleri Toplama: Zorluklar ve Fırsatlar" başlıklı üçüncü oturum, Daily Sabah'ın editör koordinatörü Mehmet Çelik'in moderatörlüğünde gerçekleşecek. Konuşmacılar arasında Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Temelkov, Romanya Enerji Bakanlığı Dışişleri Bakanı Cristian Silviu Buşoi, EPIAŞ CEO'su Taha Arvas, Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar yer alıyor.