Bakan Şimşek'ten enflasyon mesajı: "Bu yıl da düşmeye devam edecek"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Orta Doğu'daki savaşa ilişlin konuşan Bakan Şimşek, Hürmüz Körfezi'nin kapanması nedeniyle Brent petrol fiyatlarının yüzde 40'tan fazla arttığını, eşel mobil sistemi sayesinde mazot fiyatının 83 lira yerine 67 lira, benzin fiyatının 71 lira yerine 62 lira olduğunu belirtti. Bakan, enflasyonun bu yıl düşmeye devam edeceğini ancak savaş nedeniyle hedeflenen boyutta olup olmayacağını söylemenin henüz erken olduğunu vurguladı. Şimşek, "Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde tecrübeli bir ekip var. İyi programımız var. Programın aksayan yönleri olabilir gereken tedbirleri alırız." dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Bakan Şimşek'ten enflasyon mesajı: "Bu yıl da düşmeye devam edecek"
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ortadoğu'daki savaşın Türkiye'ye maliyetini sınırlamak için Finansal İstikrar Kurulu'nu toplayarak eşel mobil sistemi dahil proaktif tedbirler aldıklarını açıkladı.
  • Şimşek, Hürmüz Körfezi'nin kapanması nedeniyle Brent petrol fiyatlarının yüzde 40'tan fazla arttığını, eşel mobil sistemi sayesinde mazot fiyatının 83 lira yerine 67 lira, benzin fiyatının 71 lira yerine 62 lira olduğunu belirtti.
  • Bakan, terörün Türkiye'ye fırsat maliyeti dahil toplam 2 trilyon dolar zarar verdiğini, Terörsüz Türkiye süreci ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin yeni büyüme motorları haline geleceğini söyledi.
  • Şimşek, bölgeye ihracatın 30 milyar dolar, ithalatın 19 milyar dolar, turizm gelirinin 10 milyar dolar olduğunu, savaşın uzaması halinde cari açık konusunda kaygılı olduğunu ifade etti.
  • Bakan, enflasyonun bu yıl düşmeye devam edeceğini ancak savaş nedeniyle hedeflenen boyutta olup olmayacağını söylemenin henüz erken olduğunu vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bölgede savaş istemediklerini belirterek,"Türkiye, bölgesinde eğer istikrar varsa, huzur varsa, barış varsa bölgesel olarak refaha yükselir. Dolayısıyla yani şu anda yaşananlar bizi üzüyor." dedi.

Şimşek, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Süregelen ABD-İsrail-İran savaşının dünyanın en kritik enerji ve ticaret koridorlarından birinde cereyan ettiğinin altını çizen Şimşek, bu nedenle çatışmanın yalnızca bölge ülkeleri için değil, küresel ekonomi için de ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı.

Şimşek, burada en önemli sorunun savaşın ne kadar süreceği ve çatışmaların daha da yayılıp yayılmayacağı olduğunu kaydederek,"Kısa süreceğini düşünürsek, dünya ekonomisi geçen sene 12 günlük İsrail ve İran Savaşı'na karşı büyük bir direnç göstermişti. Bahsettiğimiz bölge, küresel petrol tedarikinin neredeyse beşte birini karşılıyor. Tedarik zincirlerinde bir kırılma var. Petrol fiyatlarındaki yükseliş kalıcı olursa, ciddi şekilde küresel enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Şu ana kadar Brent petrol fiyatları, savaş öncesi cuma kapanışına göre yüzde 40'tan daha fazla artmış durumda. Mesela doğal gazdaki artış Avrupa'da yüzde 56'dan fazla. Jet yakıtındaki artış neredeyse yüzde yüze yakın. Hürmüz Körfezi, küresel ticaret ve küresel enerji akışında çok kritik bir bölge. Ve o nedenle bu savaşın etkileri çok güçlü bir şekilde hissedilmeye başlandı." diye konuştu.

Hem Kızıldeniz hem de Hürmüz Körfezi'nde eş zamanlı aksaklıklar yaşandığına dikkat çeken Şimşek, Asya'dan Avrupa'ya ve Avrupa'dan Asya'ya uzanan sevkiyatların sürelerinin uzadığını ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (Haberin fotoğrafları AA'ya aittir)

Şimşek, küresel ticaret ve büyümenin de bu gelişmelerden olumsuz etkileneceğini vurgulayarak küresel piyasalarda risk iştahının gerilediğini aktardı.

Bir korku ve riskten kaçınma olduğunun altını çizen Şimşek,"Şu anda finansal koşullar da sıkılaştı. Bu da tabii sermaye akışının yönünü değiştiriyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerden veya riskli alanlardan daha az riskli gibi algılanan bölgelere veya alanlara fon akışı oluyor. Savaş uzarsa, küresel ekonomi açısından ciddi bir enflasyon, finansal koşullarda sıkılaşma ve büyümede yavaşlama riskinin yanı sıra küresel enerji fiyatları ve tedarik zincirindeki kırılmalar uzun sürerse bir resesyon, bir stagflasyon riski de söz konusu." dedi.

"SAVAŞIN ETKİLERİNİ SINIRLAMAK İÇİN PROAKTİF TEDBİRLER ALDIK"

Şimşek, çatışmaların başlamasının hemen ardından Finansal İstikrar Kurulunu toplayarak ilgili kurumlarla senaryo analizleri yaptıklarını, hangi tedbirlerin alınması gerektiği hususunu da netleştirdiklerini anlattı.

Piyasaların sağlıklı işlemesi ve bölgesel çatışmanın Türkiye ekonomisine yansımalarını sınırlamak için birtakım tedbirler aldıklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

"Aldığımız proaktif tedbirler sayesinde savaşın piyasalarımıza yansımasını sınırlandırdık. Bölgede yer almamıza karşın, bölgeyle doğrudan bağlantısı olmayan ülkeler bile büyük çaplı etkilerle karşılaştı. Endonezya, Güney Kore ve Güney Afrika gibi ülkelerin borsalarındaki düşüş, savaşın başından bu yana yüzde 10 ve üzerinde seyrederken Türkiye'de bu oran yüzde 5,5 ile sınırlı kaldı. Tedbirlerimize karşın, çatışmanın yarattığı belirsizlik ortamında ikincil piyasadaki tahvil faizlerimiz ve risk primlerimiz yükseldi. Bunun temel nedeni açık: Biz de bölgedeyiz ve bu coğrafyada yaşanan gelişmelerden bağımsız kalmak mümkün değil. Petrol, doğal gaz ve petrokimya ürün fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde olumsuz etki yaratma potansiyeline karşılık eşel mobil sistemini devreye aldık. İran dahil bölgeye ihracatımız yaklaşık 30 milyar dolar, bölgeden ithalatımız ise yaklaşık 19 milyar dolar düzeyinde. Bölgeden gelen turist sayısı yaklaşık 10 milyon kişi, turizm geliri ise yaklaşık 10 milyar dolar civarında."

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

⁠EŞEL MOBİL SİSTEMİ

Şimşek, geçen yılki İsrail-İran Savaşı'nı anımsatarak, Hürmüz Körfezi'nin kapanması ve dünya enerji ve emtia ticaretinin bu kadar büyük ölçekte etkilenmesinin Türkiye'de bir miktar etki yaratacağını söyledi.

Bu şoku şu ana kadar iyi yönettiklerine dikkati çeken Şimşek, şu bilgileri paylaştı:

"Merkez Bankamızın aldığı tedbirler var, özellikle döviz ve TL likiditesini yönetmek üzere önemli adımlar attı. TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri başlatıldı. Sermaye Piyasası Kurulumuz borsada, sermaye piyasalarında spekülatif hareketlere karşı önemli tedbirler aldı, borsada açığa satışı geçici olarak yasakladık. Borsa İstanbul adımlar attı. Emir işlem yoğunluğunu düşürdük, böylece piyasadaki oynaklığı yani iniş çıkışları, dalga boyunu azalttık. Bakanlık olarak eşel mobil sistemine geçtik. Enerji fiyatlarında ciddi bir tepki bekliyorduk. Körfez'in kapanması riskinin fiyatlara nasıl yansıyabileceğini oturduk değerlendirdik. Eşel mobil sistemini uygulamasaydık, bugün itibarıyla örneğin Ankara'da mazotun litresi 83 lira 10 kuruş olacaktı. Petrol fiyatlarındaki bu yükselişle 83 lira 10 kuruş olacak olan mazot fiyatı, eşel mobil sayesinde şu an 67 lira 10 kuruş. Benzinde de bugün itibarıyla fiyat 62 lira 30 kuruş, halbuki biz bu eşel mobili devreye almasaydık 71 lira 11 kuruş olacaktı. Bunu niye yaptık? Tabii ki vatandaşımıza yansımalarını sınırlamak istedik. Bunun geçici olduğuna inanıyoruz. Kalıcı olursa bu sürdürülebilir değil. Geçici olacağı varsayımıyla biz bu sistemi devreye aldık. Çünkü bunun bütçe etkisi çok büyük, bizim önemli bir gelir kalemimiz."

⁠"BÖLGENİN İSTİKRAR ADALARINDAN BİRİYİZ"

Şimşek, uyguladıkları programla enflasyonu kalıcı şekilde aşağı çekmeyi hedeflediklerini, enflasyonu ideal olarak yüzde 20'nin altına düşürmeyi istediklerini bildirdi.

Petrol şokunun geçici olarak dezenflasyon programını rayından çıkarma gibi bir riski olduğunu vurgulayan Şimşek, eşel mobille vatandaşın alım gücünün yanı sıra ihracatçının, üreticinin, esnafın rekabet gücünü de korumaya çalıştıklarını aktardı.

Savaşın kazananının olmayacağının altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:

"Biz bölgemizde savaş istemiyoruz. Türkiye, bölgesinde eğer istikrar varsa, huzur varsa, barış varsa bölgesel olarak refaha yükselir. Dolayısıyla yani şu anda yaşananlar bizi üzüyor. Bir an önce de bu savaşın bitmesini ve bu bölgedeki kardeş ülkelerin fazla yıkımı olmadan bu krizi atlamalarını arzuluyoruz. Biz şu anda bölgenin istikrar adalarından biriyiz. Bölgemizde 20-30 yılda çok çatışma oldu ancak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu çatışmaların dışında kaldık. Şunu anlatmaya çalışıyorum. Tedarik zincirlerindeki kırılmalar her defasında küresel firmalara diyor ki, sizin çeşitlendirmeye gitmeniz lazım. Çeşitlendirmeye gideceklerse bence en önemli ülkelerden biri Türkiye'dir. Türkiye hem istikrarlı hem büyük bir ekonomi ve bu anlamda bence önemli bir alternatif olarak ön plana çıkıyor."

Dünyada birçok jeopolitik gerginlik olduğunu aktaran Şimşek, Türkiye'nin savunma sanayisinin çok güçlü olduğuna dikkati çekti.

Şimşek, bir ülkenin savunma sanayii güçlüyse, dışa bağımlılığı azsa ve savunma sanayisinde önemli bir atılım gerçekleştirmişse caydırıcılığının da arttığını belirterek, Türkiye'nin bu niteliklerin tamamını taşıdığını vurguladı.

Savunma sanayisinde başarılı olan ülkelerin aynı zamanda sivil teknolojilerde de başarılı olabileceğini ifade eden Şimşek,"Bugün eğer siz savunma sanayisinde çok ileriyseniz, sağlık teknolojilerinde, tarım teknolojilerinde, yenilenebilir enerji teknolojilerinde, yani birçok alanda aslında özellikle katma değeri yüksek sanayiye geçişi de sağlayabiliyorsunuz. Bence bu da önemli bir faktör. Savunma sanayinin güçlü olması bakımından Türkiye bölgesinde önemli bir aktör." dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

TERÖRÜN MALİYE 2 TRİLYON DOLAR

"Terörsüz Türkiye
" sürecine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Bakan Şimşek, terörün Türkiye'ye toplam maliyetinin bir araştırma sonucuna göre fırsat maliyeti dahil yaklaşık 2 trilyon dolar olduğunu belirtti. Bu rakamın Türkiye'yi ciddi biçimde geri çeken en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Şimşek, şöyle konuştu:

"Çok büyük teşvikler veriyoruz ancak terör nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yatırım şimdiye kadar sınırlı kaldı. Terörsüz Türkiye ile bu bölgeler ülkemizin yeni büyüme motorları haline gelecek. Türkiye'nin çevresindeki çatışmaların bir kısmı etnik veya mezhep eksenli. Oysa Türkiye, etnik ve mezhepsel farklılıklarını bir çatışma kaynağı olarak değil, birer zenginlik olarak görüyor. Bu zenginlik ülkemizin gelişmesi ve kalkınması açısından olduğu kadar bölgesel entegrasyon açısından da büyük önem taşıyor. Bölgemizin tamamında istikrara, barışa ve refaha dayalı bir coğrafyanın oluşması Türkiye'nin doğrudan lehinedir. Zira Türkiye, bu bölgenin en gelişmiş sanayi ve hizmet üssüdür."

Alışveriş

⁠"ENFLASYON BU SENE DE DÜŞMEYE DEVAM EDER"

Geçen yıl ekonomi programının rüştünü ispat ettiğini belirten Şimşek, iç gelişmeler ve ticaret savaşları ile zirai don ve tarımsal kuraklığa rağmen enflasyonun düşmeye devam ettiğini aktardı.

Bütçe açığındaki iyileşmenin sürdüğünü ve açığın daraldığını vurgulayan Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye'nin rezervleri artmaya devam etti. Kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Savaş şu an önemli bir belirsizlik kaynağı. Cari açık, enflasyon, büyüme ve bütçe üzerinde ciddi potansiyel etkileri olabilecek büyük bir dış şokla karşı karşıyayız. Yine de şokun geçici olacağı varsayımıyla konuşuyorum. Enflasyon bu yıl da düşmeye devam eder ancak hedeflediğimiz boyutta olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Bütçede ilk iki ayda iyi bir başlangıç yaptık. Savaşın etkileri önümüzdeki aylarda bir ölçüde hissedilecek. Cari açık konusunda biraz kaygılıyım, zira petrol fiyatları doğrudan cari açığı artırıyor. Programın hangi boyutuyla en çok tedirginsiniz diye sorarsanız, şu an için cari açık derim ancak yönetilebilir düzeyde kalacağına inanıyorum."

⁠"TASARRUF KONUSUNDA GEREKEN MAKSİMUM HASSASİYETİ GÖSTERMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Kamuda 2025'te sözleşmesi sona eren kiralık taşıtların sayısında yüzde 21 azaltmaya gittiklerine işaret eden Şimşek, "Tasarruf şuuru çok güçlü ve Maliye Bakanlığının denetimi, raporlamasıyla devam ediyor. Bu sene de tasarruf konusunda gereken maksimum hassasiyeti göstermeye devam edeceğiz."dedi.

Şimşek, program döneminde yüksek gelir grupları ile sermaye kesimine yönelik vergi yükünü artırdıklarını, vergide adaleti sağlamaya yönelik çok ciddi çaba içerisine girdiklerini belirterek, bu alandaki çalışmalarını anlattı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının yüzde 66'dan yüzde 62 civarına gerilediğine dikkati çeken Şimşek, faiz giderlerinin bütçe içindeki payını kontrol altına almak için faiz dışı fazla vermeye çalıştıklarını ve harcamaları da disiplin altında tuttuklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

"Bu yılın özellikle ilk çeyreğindeki faiz giderlerindeki artışın, son iki-üç yıldaki borçlanmayla neredeyse hiçbir ilgisi yok. İlk iki aydaki faiz giderlerinin yüzde 38'i, aslında 10 yıl önce ihraç ettiğimiz enflasyona endeksli tahvilin faizidir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 iken bu yıl yüzde 3,5'e gerilemesini öngörüyoruz. Orta Vadeli Program dönemi sonu olan 2028'de bu oranın yüzde 3,3'e düşeceğini öngördük çünkü faiz dışı fazla vermeye başladık. Geçen yıl uzun bir aranın ardından ilk kez faiz dışı fazla verdik. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı 2002'de yüzde 86 iken 2002-2025 döneminde bu oran yüzde 26 civarına geriledi. 2026'da ise yüzde 20'ye düşmesini bekliyoruz. Program döneminin sonunda bu oranın yüzde 18 civarına gerilemesini öngörüyoruz."

⁠"VATANDAŞIMIZ MÜSTERİH OLSUN"

Gelirleri, kayıt dışılıkla mücadele ederek artırmaya çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

"Milletimiz müsterih olsun. Sıkıntılar yok değil, bölgemiz şu anda bir savaş içinde. Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı var. Bunların etkileri olacak. Normalde biz faiz düşüşü beklerken şimdi geçici olarak ikincil piyasa faizlerinde bir yükselme var. Dış şokları kontrol edemeyiz ama vatandaşımız müsterih olsun. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde tecrübeli bir ekip var. İyi programımız var. Programın aksayan yönleri olabilir gereken tedbirleri alırız. Program önemli ölçüde Türkiye'yi dış şoklara karşı dirençli hale getirdi. Kırılganlıklarımızı azalttık."

Türkiye'nin konumunu nasıl güçlendirebileceklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, son iki haftada Bakanlık ekiplerini bir araya getirdiğini belirterek, "Bölgede transit ticarette önemli bir yere sahip olan bazı ülkelerde şu an ciddi bir kırılma yaşanıyor. Türkiye olarak transit ticarette nasıl bir üs haline gelebiliriz? Ekiplerimiz bunu vergi politikalarından diğer politika araçlarına kadar tüm boyutlarıyla çalışıyor." dedi.

⁠"TÜRKİYE'NİN DOĞRUDAN YATIRIM ÇEKME POTANSİYELİ BÜYÜK"

İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) önemli avantajlar barındırdığına dikkati çeken Şimşek, yeni dönemde İFM'yi çok daha güçlü bir konuma taşımak için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Küresel doğrudan yatırımlar için önemli bir cazibe merkezi olan Türkiye'nin komşularının toplam milli gelirinin 1,3 trilyon dolar olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye'nin milli gelirinin ise 1,6 trilyon dolara ulaştığını belirtti.

Şimşek, Türkiye'nin nüfusunun 86 milyon ve kişi başına milli gelirinin 18 bin dolar olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu özellikleri itibarıyla Türkiye'nin doğrudan yatırım çekme potansiyeli büyük. Özellikle Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında 'yatırım ortamını nasıl iyileştiririz', 'büyük yatırımların hukuk güvenliğini nasıl pekiştiririz', 'nasıl artırırız' gibi birtakım konuları çalışıyoruz. Özellikle ihracata dayalı imalat sanayisinde mesela kurumlar vergisini arkadaşlara çalışın dedim. Bunların hepsini şu anda çalışıyoruz."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler