BDDK düzenlemesi sonrası dikkat: Kullanılmayan kredi kartlarının limitinizi sınırlayabilir
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine sınırlandırma getirdi. Artık gelir ve kart limitleri birbiriyle uyumlu hale getirilerek bankalar ve vatandaş rahat bir nefes alacak, fakat bu durum bazı sorunları beraberinde getirdi. Daha önce kredi çektiğiniz banka size kredi kartı tanımlamış ve bu kartı aktif hale getirmemenize rağmen her yıl limit artırımı yapmış olabilir. Bu durum aktif kullandığınız kartınızın limitini sınırlayabilir.

Hızlı Özet Göster
- BDDK'nın kredi kartı limitlerine sınırlandırma getireceği açıklamasının ardından vatandaşların haberdar olmadığı eski kredi kartlarının toplam limit kullanımını bloke ettiği ortaya çıktı.
- Geçmişte ihtiyaç kredisi kullanılan veya maaş müşterisi olunan bankaların aktifleştirmeyen kredi kartları otomatik limit artırımıyla yüksek limitlerde kalmaya devam ediyor.
- Kullanılmayan ancak şifresi oluşturulan kredi kartlarında aidat ücreti biriktiği ve bu borcun takibe hatta icraya kadar gittiği belirtildi.
- Vatandaşlar e-devlet üzerinden Risk Merkezi Raporu Başvurusu yaparak tüm kredi kartı ve borç bilgilerine ulaşabilir, ardından kullanmadıkları kartların kapatılmasını talep edebilir.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocakta gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin yüzde 53'ünün 10 yıl önce ihraç edilen TÜFE'ye endeksli senetlerin vadesinde ödenen enflasyon farkından kaynaklandığını açıkladı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kredi kartı limitlerine sınırlandırma getireceği açıklamasının ardından vatandaşın gündemine kredi kartı limitleri oturdu. Birçok kişi kart limitlerini araştırırken bu süreçte başka bir sorun ortaya çıktı. Öyle ki, sizden habersiz verilen kredi kartları, toplam kart limitlerinizi bloke etmiş olabilir. Yani siz toplam kredi kartı limitinizi 100 bin TL olarak bilirken, sizin adınıza kayıtlı kredi kartlarının toplam limiti 1 milyon TL'yi bulmuş olabilir. Hal böyle olunca aktif kullandığınız kredi kartınızda limit artırım talebiniz limitleriniz dolu olduğu gerekçesiyle ret yiyebilir.
Sizden habersiz verilen kredi kartları, toplam kart limitlerinizi bloke etmiş olabilir (Fotoğraf: AA ve Takvim Foto Arşiv)
BİR DÖNEM KREDİ ÇEKEN...
Peki, bu nasıl oluyor? Örneğin 10 yıl önce bir bankadan ihtiyaç kredisi kullandınız. Bu banka size krediyle birlikte kredi kartı da verdi. Ancak siz bu kredi kartını hiç aktifleştirmediniz ve kullanmadınız. Kredinizin ödemesi bittikten sonra da bankadaki hesabınızı kapattınız. Ancak kredi kartınız kapanmadığı için bu kart hala açık durumda. Banka da otomatik limit artırımına gittiği için yıllar içinde sizin haberinizin olmadığı kredi kartınızın limiti de yükselmiş. İşte bu durum sizin halihazırda aktif olarak kullandığınız kredi kartı limitini de etkiliyor. Kullandığınız kredi kartınızın limitini artırmak isterseniz eliniz boş dönebilirsiniz.
ESKİ MAAŞ MÜŞTERİSİ
Bu duruma benzer bir süreci eski maaş müşterisi olduğunuz bankayla da yaşayabilirsiniz. Örneğin bir dönem X bankasının maaş müşterisi oldunuz. Ya iş değiştirdiniz ya da kurumunuz başka bankayla anlaştı. Bir dönem maaş müşterisi olduğunuz için adınıza tanımlı kredi kartını hiç kullanmasanız dahi eğer o kartı kapatmadıysanız kartınız aktif olarak devam ediyor. Bu da mevcut kullandığınız kredi kartı limitlerinizi sınırlandırıyor.
Kart limitinin beşte biri kullanılıyor (Fotoğraf: Takvim Foto Arşiv)
KART ÜCRETİ DE ÇIKABİLİR!
Bazı vatandaşlar daha önce kendi adlarına çıkarılan kredi kartları nedeniyle haciz işlemiyle dahi karşılaşabiliyor. Örneğin bir banka size kredi kartı gönderiyor. Bu kartı kullanmıyorsunuz ancak şifre oluşturuyorsunuz. Kredi kartını aktif hale getirdiğiniz için kullanmasanız dahi kart aidat ücreti oluşuyor. Siz bu kartı kullanmadığını düşündüğünüz için bu borçtan da habersiz oluyorsunuz. Bu borç bir süre sonra takibe ve hatta icraya kadar gidiyor. Bu sorunu yaşayan binlerce vatandaş bulunuyor.
Vatandaş, hangi bankada hesabı ya da kredi kartı olduğunu nasıl öğrenecek
PEKİ NE YAPMALI?
Peki vatandaş, hangi bankada hesabı ya da kredi kartı olduğunu naslı öğrenecek? e-devlet üzerinden arama butonuna "banka" yazarak hangi bankada hesabınız olduğunu görebilirsiniz. Ancak adınıza açılan kredi kartı ya da borç bilgisine ulaşamazsınız. Bunu öğrenmek içinse "Risk Merkezi Raporu Başvurusu" butonuna tıklayarak gerekli bilgileri doldurup rapor talep edebilirsiniz. SABAH'tan Betül Alakent'in haberine göre, bu sistem üzerinden kredi limiti, kredi kartı, borç, çek, senet, bireysel kredi başvurusu gibi tüm işlemlerinizin dökümü paylaşılabiliyor. Ardından haberiniz olmadan size kredi kartı çıkaran bankalardan, kullanmadığınız kartların kapatılmasını talep edebilirsiniz. Ya da geçmişte kullandığınız bankaların şubelerinden tüm hesap ve kartların kapatılmasını talep edebilirsiniz.
POS cihazı ve kredi kartı
HAZİNE: OCAKTAKİ FAİZ ÖDEMESİNİN YARISI ENFLASYON FARKI KAYNAKLI
Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocakta gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin, borçlanma maliyetlerindeki ani artış veya program dönemindeki faiz artışından kaynaklanmadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada "Ocakta yapılan faiz ödemesinin yüzde 53'ü, 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE'ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır" denildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocakta gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin, borçlanma maliyetlerindeki ani artış veya program dönemindeki faiz artışından kaynaklanmadığını bildirdi
Açıklamada, TÜFE'ye endeksli senetlerin özelliğinin, kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılarak, "Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla ocaktaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin bütçeye yansımasına işaret etmektedir"değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:"Nitekim göstergeler, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı, 2002- 2025 döneminde yüzde 4.4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026'da yüzde 3.5'e gerilemesi, OVP sonunda yüzde 3.3'e düşmesi öngörülmektedir."
