ŞOK Marketler’den biber ürünüyle ilgili iddialara yanıt: Hukuki süreç başlatıldı

ŞOK Marketler, satışa sunulan biber ürünüyle ilgili olarak sosyal medyada ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, kamuoyunu yanıltmaya yönelik paylaşımlar hakkında hukuki süreç başlatıldığını duyurdu.

Giriş Tarihi:
ŞOK Marketler’den biber ürünüyle ilgili iddialara yanıt: Hukuki süreç başlatıldı

Şirketten yapılan açıklamada, kötü niyetli olduğu ilgili çevrelerce bilinen bir sosyal medya hesabının, mevzuat bilgisi olmaksızın ve kamuoyunu yanlış yönlendirecek şekilde iddialar ortaya attığı ifade edildi. Bu paylaşımlara karşı gerekli hukuki adımların atıldığı ve dava sürecinin başlatıldığı bildirildi.

Açıklamada, müşterilerin doğru bilgilerle bilgilendirilmesinin temel sorumlulukları olduğu vurgulanarak, ŞOK Marketler tarafından gerçekleştirilen pestisit analiz raporlarının şeffaf biçimde erişime açık olduğu belirtildi. Ancak bu raporların mevzuata uygun şekilde yorumlanmasının teknik uzmanlık gerektirdiğine dikkat çekildi.

Şirket, Türkiye'de piyasaya sunulan tüm gıda ürünlerinin bağlayıcı mevzuatının Türk Gıda Kodeksi olduğunu hatırlatarak, söz konusu biber ürününün Türk Gıda Kodeksi'ne eksiksiz şekilde uygun olduğunu ve satışına engel teşkil eden herhangi bir hukuki ya da sağlık sorunu bulunmadığını kaydetti.

Açıklamada, ürünü Avrupa Birliği mevzuatına aykırıymış gibi göstermeye yönelik iddiaların da asılsız olduğu vurgulanarak, biber ürününün Avrupa Birliği Maksimum Kalıntı Limitleri (MRL) açısından da uygun olduğu ifade edildi.

Ürün kasalarında yer alan "Pestisit tespit edilmedi" ibaresinin, mevzuatta tanımlı analitik tespit ve ölçüm limitleri (LOD/LOQ) esas alınarak yapılan analizlerde, sağlık açısından risk oluşturan herhangi bir kalıntıya rastlanmadığını ifade ettiği belirtildi.

ŞOK Marketler, ilgili paylaşımlarda kasıtlı olarak Türk Gıda Kodeksi'nin bağlayıcılığının yok sayıldığını, AB mevzuatının yanlış ve eksik yorumlandığını ve teknik kavramların bilinçli şekilde çarpıtılarak kamuoyunda korku ve endişe yaratılmaya çalışıldığını savundu. Bu yaklaşımın tüketici sağlığını korumaya yönelik bir hassasiyet değil, bilinçli bir dezenformasyon ve algı operasyonu olduğu ifade edildi.

Şirket, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına ve Türk Gıda Kodeksi'ne tam uyumla hareket ettiklerini, gıda güvenliğini şeffaf ve denetlenebilir bir anlayışla yönettiklerini vurgulayarak, tüketici sağlığının bilime, denetime ve hukuka emanet olduğunu belirtti. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik paylaşımlara ilişkin tüm hukuki hakların saklı olduğu da kaydedildi.

Murat Üker konuya ilişkin açıklamada bulundu (Sosyal medya görüntüsü)

MURAT ÜLKER: "BİLİM VARKEN KORKU ÜRETMEK NİYET MESELESİDİR"

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Murat Ülker ise, sosyal medyada yürütülen tartışmalara tepki gösterdi.

"Üzüm yemek mi, yoksa bağcı dövmek mi?" sorusunu yönelten Ülker, bilim varken korku üretmenin bilgi eksikliğinden değil, niyetten kaynaklandığını ifade etti. Türkiye'nin gıda güvenliği standartlarının güçlü olduğunu vurgulayan Ülker, denetim ve bilimin mevcut olduğu bir ortamda algı yaratılmasının farklı bir amacı işaret ettiğini belirtti.

Ülker, on binlerce çalışanın emeğinin ve devlet otoritesinin hor görüldüğünü, ülkenin haksız şekilde aşağılandığını savunarak,"Türkiye bunu hak etmiyor"ifadelerini kullandı.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler