Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın sunumu ile yılın 3. Enflasyon Raporu açıklandı. Fatih Karahan, "Önceki raporda 2025 yıl sonu enflasyon tahminimiz olan %24 değerini 2025 yılı ara hedefimiz olarak koruyoruz. 2026 ve 2027 yılları için ise enflasyon hedefimizi sırasıyla %16 ve %9 olarak belirledik." ifadelerini kullandı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın 3. Enflasyon Raporu'nu sundu.

22 Mayıs'taki enflasyon sunumunda, 2025 için %24, 2026 için %12 ve 2027 için %8 enflasyon tahmini yapılmıştı.

Yeni raporda da önümüzdeki 3 yıla ilişkin enflasyon tahminleri de paylaşıldı.

Merkez enflasyon raporunu açıkladı

MERKEZ BANKASI BAŞKANI KARAHAN YENİ TAHMİNİ AÇIKLADI
Karahan, yılın 3. Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu.

Bu enflasyon raporu itibarıyla orta vadeli tahminlerin sunulmasına ilişkin çerçevede bir değişikliğe gitme kararı aldıklarını açıklayan Karahan, "Yeni yaklaşımımızda kullanacağımız iki ana kavramın altını çizmek isterim: Enflasyon raporlarımızda açıklayacağımız tahminler ile taahhüt ve çıpa işlevi görecek olan yıl sonu odaklı ara hedeflerimiz."dedi.

Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"-2

Karahan, "Bir diğer ifadeyle bundan böyle, veri akışına bağlı olarak revize edebileceğimiz enflasyon tahminlerimizin yanı sıra rapor dönemleri arasında olağanüstü gelişmeler olmadığı sürece değiştirmeyeceğimiz ara hedeflerimizle karşınıza çıkacağız." ifadelerini kullandı.

Bu ara hedeflerin, orta vadede enflasyonun yüzde 5'e gittiği dezenflasyon sürecinde, daha kısa bir vadede ulaşılması taahhüt edilen yıl sonu enflasyon düzeyleri olduğuna dikkati çeken Karahan, bu bağlamda, ara hedeflerin içsel para politikası patikasını belirlerken referans olarak alınacağını kaydetti.

Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"-3

Karahan, böylece, kontrol ufku içerisinde enflasyonun ara hedeflere yakınsamasının sağlanacağını bildirdi.

Bu noktada para politikası kararlarının enflasyona nihai etkisinin en yüksek seviyeye ulaştığı döneme işaret eden "kontrol ufku"kavramının önemini de hatırlatan Karahan, para politikasının gecikmeli etkileri de düşünüldüğünde Türkiye için kontrol ufkunun şu andan itibaren 12 ile 24 ay arasındaki dönem olarak tanımlayabileceğini söyledi.

Karahan, son dönemde küresel ticarette tarife oranlarının açıklanmasıyla azalan belirsizliğin, küresel büyüme beklentilerini sınırlı bir miktar iyileştirdiğine işaret ederek, bu nedenle, dış talebe ilişkin varsayımları yukarı yönlü güncellediklerini aktardı.

Jeopolitik gerilimlerle tırmanan emtia fiyatlarına bağlı olarak, ham petrol ve ithalat fiyatlarına dair varsayımları da yukarı yönlü güncellediklerini bildiren Karahan, gıda fiyatları varsayımlarının bir önceki rapora kıyasla 2025 yılı için sabit kaldığını ve 2026 yılı için ise yukarı güncellendiğini belirtti.

"2025 YIL SONUNDA ENFLASYONUN YÜZDE 25 İLE YÜZDE 29 ARALIĞINDA OLACAĞINI TAHMİN EDİYORUZ"
Fatih Karahan, tahminleri ve ara hedefleri oluştururken, fiyat istikrarı sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşu sürdüreceklerini esas aldıklarının altını çizdi.

Ayrıca ekonomi politikalarındaki eş güdümün de devam edeceği varsayımını yansıttıklarını dile getiren Karahan, "Bu çerçevede, 2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 25 ile yüzde 29 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2026 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor." dedi.

Karahan, küresel belirsizliklerin azalmasının ve enflasyonun daha düşük seviyelere gelmesinin etkisiyle tahmin aralığını önceki rapor dönemine göre daralttıklarını söyleyerek, bu değerlerin daha önce de paylaşılan enflasyon tahminlerini ve ilgili aralıkları yansıttığını belirtti.

Bu raporda farklı olarak, enflasyon ara hedeflerini de paylaşan Karahan, "Önceki raporlarda 2025 yıl sonu enflasyon tahminimiz olan yüzde 24 değerini, 2025 yılı ara hedefimiz olarak koruyoruz. 2026 ve 2027 yılları için ise enflasyon ara hedeflerimizi sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirledik. Enflasyonun 2027 yılında yüzde 9'a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz."diye konuştu.

Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"-4

Karahan, geçen dönemde enflasyon tahminlerinde bir değişim olması durumunda güncellemenin kaynaklarını paylaştıklarını anımsatarak, bu rapordan itibaren ise bu iletişimi yıl sonu enflasyon gerçekleşmesinin "ara hedeften farklılaşması" durumunda yapacaklarının altını çizdi. Karahan, bir farklılaşma olması halinde sapmanın kaynaklarını, takip eden yılın ilk Enflasyon Raporunda paylaşacaklarını söyledi.

Öte yandan önceki raporda, 2026 yılı "enflasyon tahminini" yüzde 12 olarak paylaştıklarını hatırlatan Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeni yaklaşımımız çerçevesinde, 2026 yılı "enflasyon ara hedefini" yüzde 16 olarak belirledik. Aradaki 4 puanlık farkın detaylarına baktığımızda, daha yüksek gıda fiyatları varsayımının ara hedefi 0,9 puan yukarı çektiğini görüyoruz. Ara hedef üzerinde, enflasyon ana eğilimi ve ataleti 1,9 puan, büyük oranda petrol fiyatı varsayımındaki güncellemeye bağlı olarak da TL cinsi ithalat fiyatları 1,2 puan yukarı yönlü etki yaptı. Dezenflasyon sürecinde, ara hedeflerimize ulaşmak için sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz."

Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"-4

"TEMKİNLİ DURUŞUMUZUN SÜRMESİYLE ENFLASYONUN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE İSTİKRARLI OLARAK GERİLEYECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ"
TCMB Başkanı Karahan, para politikasında aldıkları önlemler ile yurt içi talebin dezenflasyonist seviyelerde seyretmesinin en kritik hususlardan biri olduğunu vurguladı.

Atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceklerine dikkati çeken Karahan, "Temkinli duruşumuzun sürmesiyle, enflasyonun önümüzdeki dönemde istikrarlı olarak gerileyeceğini öngörüyoruz. Nitekim para politikasındaki kararlı duruşumuz, yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerindeki düzelme vasıtasıyla dezenflasyon sürecini desteklemeye devam edecek." dedi.

Karahan, beklentilerin düşüş eğilimini sürdürmesi ve hizmet enflasyonundaki düşüşün de devam etmesiyle birlikte, enflasyonun ana eğilimindeki gerilemenin 2025 yılının geri kalanında da süreceğini belirterek, maliye politikalarının eşgüdümünün de bu sürece katkı sağlayacağını söyledi.

Özetle, para politikasındaki sıkı duruşu, fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizen Karahan, politika faizini, öngördükleri dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlediklerini belirtti.

Karahan, bu süreçte enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimi ve enflasyon beklentilerini göz önünde bulundurduklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Politika faizine ilişkin atılacak adımları ve bunların büyüklüğünü, enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla aldığımızın altını bu vesileyle çizmek isterim. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörmemiz durumunda, tüm para politikası araçlarını etkili bir şekilde kullanacağız."

Fatih Karahan, bilgilendirme toplantısında başkan yardımcıları Hatice Karahan ve Osman Cevdet Akçay ile soruları yanıtladı.

TCMB Başkanı Karahan, işsizlik oranının en son veride 8,6 olduğunu ve tarihsel olarak epey düşük seviyelerde bulunduğunu belirterek, atıl iş gücünün neredeyse yüzde 33 olduğunu ve ciddi bir seviyeye ulaştığını söyledi.

Geçen yıldan başlayarak 2025 yılında da devam eden işsizlikte aşağı yönlü ya da yatay bir seyir ama atıl iş gücünde dönem dönem yukarı yönlü bir seyir gördüklerini ifade eden Karahan, "Farklı dinamikler var ama yani 2024'teki dinamiklerle 2025'teki dinamikler farklı. Mesela 2024'e baktığımızda oransal olarak en büyük artış zamana bağlı eksik istihdamda." dedi.

Karahan, zamana bağlı eksik istihdamla yarı zamanlı istihdamı birbirine karıştırmamak gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Mesela 2024 yılında zamana bağlı eksik istihdamda olanlara baktığımızda bunların yüzde 60'ının tam zamanlı çalıştığını görüyoruz. Yani tam zamanlı çalışan insanlar farklı bir iş istiyorlar. Tabii işleri olduğu için manşet işsizlikte işsiz olarak sayılmıyorlar ama geniş kapsamlı göstergelerde atıl iş gücüne dahil oluyorlar. Ama bunların yüzde 60'ı tam zamanlı çalışanlar. Bu neden oluyor? Aslında pandemi döneminde ortaya çıkan bir trendin biraz devamı, çalışma koşullarını değiştirme isteği gibi. Burada farklı sebepler de olabilir tabii. Esnek çalışma modelleri de buna olanak veriyor. 2025 yılına baktığımızda farklı bir bileşen aslında buradaki artışı sürüklüyor.

2025 yılında bugüne kadar olan süreçte en yüksek artışın potansiyel iş gücünden kaynaklanıyor. Potansiyel iş gücü nedir? O da çalışmak isteyen ancak çeşitli sebeplerle iş aramayan insanlar. Bunu biz detaylı inceledik. Burada da iki ana grup öne çıkıyor bu yıl. Bir tanesi kendi vasfına uygun iş bulamayacağını düşünenler bu nedenle aramıyorlar. Burada daha çok lise altı eğitime sahip insanlar ön plana çıkıyor demografi olarak. İkinci grupta çalışmak isteyen ancak çocuk bakımı, ev işleri nedeniyle iş arayamayan kadınlar. Gördüğünüz gibi son 1,5 yıldaki bu sürükleyicilere baktığımızda aslında bu atıl iş gücündeki artışın döngüsel nedenler yerine daha çok yapısal unsurlardan kaynaklandığını değerlendiriyoruz."

"SON DÖNEMDE 500 MİLYAR LİRAYA YAKIN BELKİ DE ONUN BİRAZ ÜZERİNDE BİR LİKİDİTE FAZLASI OLUŞTU"
Fatih Karahan, son dönemde 500 milyar liraya yakın belki de onun biraz üzerinde bir likidite fazlası oluştuğunu ifade ederek, bunun da temel nedeninin döviz pozisyonumuzdaki iyileşme olduğunu dile getirdi.

ürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın 3. Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında Başkan Yardımcıları Hatice Karahan ve Osman Cevdet Akçay ile soruları yanıtladı (Fotoğraf: AA)

Hazine işlemleri kaynaklı bir miktar likidite çekilmesinin gerçekleştiğini ifade eden Karahan, şöyle devam etti:

"Ortalamada likidite fazlası var, bu doğru. Fakat likiditenin bankalar nezdindeki dağılımı homojen değil. Bazı bankalar, bazı günler itibarıyla likidite açığına düşebiliyorlar. Tabii bunu bankalar arası piyasadan da bulabilirler ama faizlerde oynaklığa sebep olabileceği için biz bir taraftan sterilizasyon araçlarımızla para çekerken bir taraftan da likidite ihtiyacı olan bankalara bunu veriyoruz. Aynı faizden de yaptığımız için bir maliyet unsuru olmuyor. Ama neticesinde para piyasasındaki faizlerin politika faizine yakın olmasını sağlamış oluyoruz."

Karahan, OVP'de de enflasyon hedefleri ve tahminleri verilirken kendi görüşlerinin de dikkate alındığını belirterek, "Bu sene de süreç benzer şekilde ilerliyor. Burada çok sağlıklı bir eş güdüm içinde ilerliyoruz. Bu yıl konusuna gelince aslında burada bir tahmin ara hedef ayrıştırması neden yapmamız gerektiğini anlatmıştım onu tekrar etmeyeceğim. Ama bu seneki görünüm itibarıyla politika ufkunu da dikkate aldığınızda bu sene yapılacak aksiyonların sene sonu hedefine etkisi oldukça kısıtlı." diye konuştu.

Şu anki durum itibarıyla enflasyonun yüzde 75 ihtimalle 24'ün üstünde olduğunu değerlendirdiklerini bildiren Karahan,"Bunu da şeffaflık gereği iletişimini kurmamız gerekiyor. Ara hedefi bir daha değiştirmeyeceğimizi söylediğimiz için buna bu seneden başlamak istedik. Bu sene tabii ki 24'ü, 27 yaptık diyebilirdik. Sonra da işte bandın içinde kaldı diyebilirdik. Ama burada bir taahhüdün parçası olarak, bundan sonra önümüzdeki senede uç gelişmeler olmadığı halde durumu değiştirmeyeceğiz."ifadelerini kullandı.

"STOPAJ DEĞİŞİKLİĞİ SONRASINDA DOLARİZASYONDA BİR ARTIŞ GÖRMEDİK"
Fatih Karahan, stopaj değişikliği sonrasında dolarizasyonda bir artış görmediklerini dile getirerek, gerçek kişi yabancı para mevduatlarının yatay seyrettiğini ifade etti.

Türk lirası mevduat payının da nisan sonundan itibaren yani düzenlemenin başladığından itibaren neredeyse 2,5 puana yakın bir artış gösterdiğini belirten Karahan,"Yüzde 60'ı gördük orada. Bu konuda neden bir bozulma beklemiyoruz? Burada makro ihtiyacı çerçevemiz aslında sigorta işlevi görüyor. Çünkü bankalara verdiğimiz Türk lirası hedefleri var. Bu hedefler bir taraftan algının değişebildiği durumlarda Türk lirasında ters bir hareketin olmasını engelliyor. Burada bankalar üzerinden verdiğimiz hedeflerle olumsuz durumların önüne geçmiş oluyoruz. Önümüzdeki dönemde de olumsuz bir hareket beklemiyoruz Şu anki veriler de bunu teyit eder nitelikte. Ama tabii ki daha önce de söylediğimiz gibi bu bizim politika bileşenimizin önemli bir parçası dolarizasyonu artırmak, Türk lirasını mevduatlarda ve kredilerde ön plana çıkarmak. Bir risk ortaya çıkacak olursa para politikası duruşumuzu bu doğrultuda ayarlamaya hazırız." açıklamasını yaptı.

Karahan, bir basın mensubunun"Dezenflasyon sürecinin daha hızlı işlemesi açısından kira artış oranının belirlenme usulünde bir değişiklik söz konusu olsa nasıl olur?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bu tarz önlemler kısa vadede etkili olabiliyor. Bunu gördük. Yani anladığım kadarıyla belli limitlerden bahsediyorsunuz kira artışları konusunda. Ama bunun orta vadede konut ve kira piyasasının bozucu olduğunu düşünüyoruz. Zaten geçen sene de bu yüzde 25'lik sınır kaldırılmıştı. Sebep olduğu geçici bir enflasyon var, bu doğru ama orta vadede bunun piyasadaki arz talep dengelenmesine katkı sağlayacağını ve enflasyonu daha makul seviyelere indireceğini düşünüyoruz. Kirada biraz daha öne çıkan diğer sebepleri de vurgulamak lazım. Çünkü tek unsur bu değil. Diğer unsurlar dediğim gibi deprem, kentsel dönüşüm gibi yapısal unsurlar. Bunların sebep olduğu arz talep dengesizlikleri var. Bunların da dengelenmesi zaman alıyor."

"GIDA ENFLASYONU YUKARI YÖNLÜ BİR RİSK OLARAK DURUYOR"
Fatih Karahan, gıdada zirai don olduğunda belli ürünlerin etkilendiğini ifade ederek, diğer ürünlerin enflasyonda biraz daha düşük geldiği için şu ana kadar tahminlerle uyumlu bir gıda enflasyonu gördüklerini ve gıda enflasyonunun bu yıl için de, gelecek yıl için de yukarı yönlü bir risk olarak durduğuna işaret etti.

OVP'deki varsayımların faiz dışı harcamaların milli gelir oranının azalması doğrultusunda olduğunu ifade eden Karahan, "Gelen verilere baktığımızda aslında harcama disiplinin korunduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu tarafta katkı alıyoruz. Öte yandan diğer bir boyut, bütçe açığı tarafı. Burada tabii bütçe gelirlerinin öngörülenden bir miktar düşük gerçekleşmesi durumu var. Burada bütçe açığında milli geliri oranına bir azalma devam edecek. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların belirlenmesi bizim için oldukça önemli. Bunlar da özellikle enerji fiyatlarında enflasyon hedefleriyle uyumlu olarak gerçekleşti. Bunları da olumlu olarak değerlendiriyoruz."diye konuştu.

TCMB Başkanı Karahan, küresel merkez bankalarında olduğu gibi TCMB'nin faiz tarafında nötr bir hedefi olup olmadığına yönelik soruya,"Nötr faiz iletişiminin çok sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Ciddi bir belirsizlik var, tahvil piyasasındaki likiditenin düşük olması gibi çeşitli sebeplerle, enflasyon beklentilerinin farklı kesimler için çok farklı olması gibi nedenlerle nötr faizi düşük bir aralıkla ölçmek oldukça zor. Öyle olduğu zaman da bu iletişim faydadan çok zarar verebiliyor. Aslında başka ülkelerde de bunun yansımalarını görüyoruz. Dolayısıyla şu aşamada bunun üzerinden bir iletişim yapmamayı tercih ediyoruz." yanıtını verdi.

Merkez Bankası enflasyon tahminini açıkladı! "Sıkı para politikası devam edecek"-6

TL mevduat rasyosu ve makro ihtiyati tedbirlerde ileriye dönük olarak gevşetilme ihtimaline ilişkin soru üzerine Karahan, şunları kaydetti:

"Dediğim gibi TL mevduat rasyosu hedefleri ve KKM (Kur Korumalı Mevduat) hedefleri, bunlar makro ihtiyati çerçevemizin önemli bir birleşimi. Yani üç birleşimden bir tanesi. Burada tabii KKM'de belli bir seviyeye geldik. 10 milyar dolar civarına, 12 milyar dolara indiğini sunumda bahsettim. Burada bu yıl içinde bunu sonlandırmayı düşünüyoruz. Dolayısıyla burada zaten bir sadeleşme, ciddi bir sadeleşme olmuş olacak. TL mevduat hedefleri tarafında tabii önümüzde önemli bir süreç var, bir taraftan indirim yapıyoruz, burada enflasyon görünümü bize alan veriyor.

Enflasyon beklentilerine, ekonomik aktiviteye, toplam talep koşullarına baktığımızda, bu süreci bir miktar indirerek sıkılığı bozmadan devam ettirebileceğimizi düşünüyoruz ama bu süreçte riskler de var. Bu sürecin önemli bir şekilde hassas yönetilmesi, sorunsuz bir şekilde gitmesi çok önemlidir. Burada da TL mevduat payının özellikle KKM hedeflerinin kalkacağı bir ortamda bir süre daha devam etmesi, TL tarafındaki algının oturması açısından önemli diye düşünüyoruz. Dolayısıyla kısa vadede böyle bir planımız, böyle bir takvimimiz yok."

"HİSSEDİLEN ENFLASYON BU KALEMLER İÇİNDE EN ÇOK NEYİ HİSSETTİĞİNİZLE ALAKALI"
Karahan, hissedilen enflasyona yönelik bir soru üzerine şu yanıtı verdi:

"Burada enflasyonda aslında bunu birçok ülkede de benzer gelişmeleri görüyoruz, enflasyon dediğimiz mesela yüzde 33, bu şu demek değil, ekonomide gördüğümüz her ürünün, hizmetin, emtianın fiyatı yüzde 33 artıyor demek değil, ortalamada yüzde 33 artıyor. Bunun içinde temel mallar da var, burada biraz daha düşük. Enerji kalemleri var, son dönemde biraz daha yüksek. Gıda manşetin altında, hizmet manşetin üstünde. Özellikle kira mesela manşetin oldukça üstünde seyrediyor. Şimdi böyle olunca hissedilen enflasyon sizin bu kalemler içinde en çok neyi hissettiğinizle alakalı oluyor.

Mesela otomotivde, mobilyada, giyimde enflasyon çok düşük ama mesela arabanızı her sene yenilemediğinizi varsayıyorum. Böyle olunca oradaki enflasyonun düştüğünü her zaman hissetmiyorsunuz ama neyi hissediyorsunuz? Sürekli yaptığınız harcamaları ve bunun içinde biraz daha yekun olarak çok tutanları hissediyorsunuz. Mesela kira, kira enflasyonu yüksek seyrettiği için burada hissedilen enflasyon gerçekleşen enflasyonun üzerinde olabiliyor. Dünyada birçok ülkede de var, bizim ülkemizde de çeşitli sebeplerle benzer bir durum söz konusu. Enflasyon beklentilerini de bu etkiliyor, hane halkı enflasyon beklentilerinin bir miktar daha geriden gelmesinin sebebi de bu."

Geçen yıl gecelik borçlanma faizinin 150 baz puan indirildiği hatırlatılarak kısa vadede yeniden 150 baz puan simetrik hale getirilip getirilmeyeceğine ilişkin soru üzerine Karahan, şunları kaydetti:

"Her zaman söylediğimiz gibi temel fonlama aracımız bir hafta vadeli repo oranı. Temel iletişimi de zaten para politikası faizi üzerinden yapıyoruz, bu da bir hafta vadeli repo oranı oluyor ama konjonktürel gelişmelere göre de üst bandı kullanma ihtiyacı ortaya çıkabiliyor, birkaç ay boyunca bunu yaptık ve faydasını da gördük. Bunu ne zaman yapıyoruz? Geçici gelişmeler olduğunda ve bunlar beklentileri bozabilecek, enflasyon görünümünü bozabilecek bir risk teşkil ettiği durumda yapıyoruz ama geçici olması önemli. Eğer kalıcı bir bozulmaya sebep olması söz konusuysa zaten para politikası faizini artırarak buna yanıt veriyoruz. O dönemde, birkaç ay önce biliyorsunuz asimetrik koridora geçtik. Şu anda bunu kullanmıyoruz ama bize belli anlarda bir esneklik de sağlıyor. Dolayısıyla şu anda ihtiyacımız yok ama bir süre daha esnekliği koruma gerektiğini değerlendiriyoruz, bir süre daha kalacak. Önümüzdeki toplantıda tekrar değerlendireceğiz."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler