Eşinin izni yoksa kefil olamazsın

Evlilerin kefil olmasıyla ilgili Yargıtay’dan emsal bir karar geldi: Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak eşin yazılı rızasıyla kefil olunabilir. Bu rızanın en geç sözleşme kurulurken verilmiş olması şarttır.

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Eşinin izni yoksa kefil olamazsın
Çiftlerden birinin kefil olduğu borçtan dolayı ailelerde sıkıntıların yaşanmaması için, yapılan düzenlemelerle eş onayı şartı getirildi. Bazı istisnalar hariç, eş onayı olmadan kefil olunamıyor. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de içtihat metni özelliğindeki emsal kararıyla, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya kanunen ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğine hükmetti. Bu rızanın da sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu belirtilen kararda, "Eşin rızası alınmadan kefil olunmaz. Eşin rızasını almayan kefilin taahhüdü geçersiz olur" denildi. Bir dava üzerine alınan kararda, şunlar kaydedildi:


SÖZLEŞME ÖNCESİ OLMALI
"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Dosya içerisinde mevcut nüfus kaydına göre taahhüt tarihinde evli olan sanığın eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında rızasının alınıp alınmadığının belirtilmemesi nedeniyle geçerli bir kefalet işlemi, dolayısıyla hukuken geçerli bir ödeme taahhüdü bulunmamaktadır. Dosya içerisinde mevcut nüfus kaydına göre taahhüt tarihinde evli olan sanığın eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında rızasının alınıp alınmadığının belirtilmemesi karşısında, sanığın icra kefilliğinin ve icra kefalet sözleşmesine dayanılarak verilen taahhüdün geçersiz olduğu gözetilmeden, sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir."

ekonomi@takvim.com.tr

FARUK ERDEM SORULARINIZI CEVAPLIYOR -TAKVİM'E SORUN

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler