Yardım konvoyu katliamında cezasızlık isyanı: İngiltere, Avustralya ve Kanada'dan İsrail'e tepki
İngiltere, Avustralya ve Kanada dışişleri bakanlıkları, İsrail ordusunun Nisan 2024'te Gazze'de 7 Dünya Merkez Mutfağı (WCK) çalışanının ölümüne yol açan saldırıya ilişkin cezai soruşturmayı sonlandırma kararını "utanç verici" olarak nitelendirdi.
İngiltere, Avustralya ve Kanada, İsrail ordusunun Gazze'de Nisan 2024'te yürütülen bir insani yardım operasyonu sırasında Dünya Merkez Mutfağı (World Central Kitchen-WCK) araçlarına ateş açarak, 7 çalışanın ölümüne neden olan saldırılarla ilgili soruşturmayı sonlandırmasının "utanç verici" olduğunu bildirdi.
İNGİLTERE, AVUSTRALYA VE KANADA'DAN İSRAİL'E TEPKİ
İngiltere, Avustralya ve Kanada dışişleri bakanları yaptıkları ortak yazılı açıklamada, İsrail'in 1 Nisan 2024'te Gazze'de WCK konvoyuna yönelik saldırılarla ilgili soruşturmayı sonlandırmasına tepki gösterdi.
Açıklamada, İsrail ordusunun, 1 Nisan 2024'te Gazze'deki sivillere gıda yardımı dağıtan WCK konvoyuna ateş açtığı hatırlatılarak, İHA saldırıları sonucunda aralarında İngiltere ve Avustralya vatandaşları ile Kanada-ABD çifte vatandaşının da olduğu 7 insani yardım çalışanının hayatını kaybettiği belirtildi.
İsrail ordusunun, o dönem bu olayı "ciddi bir hata ve başarısızlık" olarak savunduğu hatırlatılan açıklamada, geçen iki yılı aşkın sürede İsrail'in bu vakayı hızlı ve kapsamlı değerlendirmesinin ve sorumluların hesap vermeye zorlamasının ısrarla talep edildiği vurgulandı.
İsrail yardım konvoyuna da saldırdı. Fotoğraflar: Takvim
"CEZAİ SORUŞTURMA AÇMAMALARI UTANÇ VERİCİ"
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"İsrail ordusunun, 19 Ağustos'ta herhangi bir ek açıklama yapmadan bu saldırıya ilişkin cezai soruşturma açmayacağını duyurması utanç verici. Dünya İnsani Yardım Günü'nde, tüm dünya insani yardım çalışanlarının cesaretini ve fedakarlığını onurlandırırken, bu kararın açıklanması özellikle de büyük utanç kaynağıdır. WCK'ye yönelik saldırı, Gazze'de hiçbirinin hesabının sorulmadığı sayısız olaydan biri."
Açıklamada, Gazze'de insani yardım çalışanlarının, acil yardıma muhtaç sivillere destek olmak için yorulmak bilmeden çalışmaya devam ettiğinin ve en tehlikeli koşullarda görev yaparken hayatlarını tehlikeye attığının altı çizildi.
Kırılgan ateşkesin varlığına rağmen Gazze'nin yardım ulaştırmak için en ölümcül yer olmaya devam ettiği, geçen yıl 186 insani yardım çalışanının hayatını kaybettiği aktarıldı.
"YARDIM ÇALIŞANLARININ AİLELERİ ADINA ÖFKELİYİM"
İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, soruşturmanın kapatılmasına tepki gösterdi.
Bakan Doughty, paylaşımında şunları kaydetti:
"İsrail makamlarının, Gazze'deki bir konvoya yönelik ölümcül saldırılarla ilgili herhangi bir cezai işlem başlatmama kararı almasının ardından John Chapman, James Henderson ve James Kirby'nin aileleri adına dehşete kapıldım ve öfkeliyim. 2 yılı aşkın süredir, İsrail hükümetine ailelerin hak ettiği adaleti ve hesap verebilirliği sağlaması için baskı yapıyoruz. Bu yeterli değil. Bugün, bu konuyu İsrail makamlarına ilettik ve acil yanıtlar alınması için baskı yapmaya devam edeceğiz."
İSRAİL YARDIM KONVOYUNA SALDIRMIŞTI
İsrail ordusu, 29 Ocak 2024'te dünyadan büyük tepki çeken 6 yaşındaki Hind Receb ile 15 sağlık çalışanının öldürülmesi, Dünya Merkez Mutfağı (World Central Kitchen-WCK) ve Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) saldırılarına ilişkin değerlendirmesini yayımlamıştı.
Söz konusu değerlendirmede, Gazze'de Nisan 2024'te yürütülen bir insani yardım operasyonu sırasında WCK araçlarına ateş açarak 7 çalışanın ölümüne neden olan İsrail ordusu, olaya ilişkin "eksikliklere" rağmen, komutanların kararlarının "ceza hukuku sınırlarını aşmadığını" iddia etmişti.
İsrail ordusu, WCK ve MSF çalışanlarının hayatını kaybettiği saldırılarda askerlerin hiçbir suçu olmadığını ileri sürdü.
İsrail'in incelediği olaylar, Gazze Şeridi'nde İsrail'in yoğun saldırılarının sürdüğü ve büyük bir insanlık krizinin yaşandığı dönemdeki olayların çok küçük bir kısmını teşkil ediyor.
Birleşmiş Milletler (BM) raporları, İsrail'in Gazze'de ağır insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve uluslararası hukuk ihlalleri işlediğini ve "bir cezasızlık ortamı" yarattığını kaydediyor.