Suriye’deki Arap aşiretleri PKK/YPG baskısını A haber'e anlattı!
Rakka, Haseke ve Bukemal’deki Arap aşiretleri, YPG/SDG’nin yıllarca süren baskı ve tehditlerini anlattı. Suriye ordusu’nun bölgeye girmesiyle rahatladıklarını söyleyen aşiret liderleri, “Gitmezsen öldürürlerdi” sözleriyle yaşadıkları zulmü A haber muhabiri Mehmet Geçgel'e anlattı.

Suriye'nin Rakka, Bukemal ve Haseke bölgelerindeki bazı Arap aşiretleri, terör örgütü YPG/SDG'ya karşı Suriye hükümetine desteklerini açıklamıştı.
Suriye ordusunun ülkenin tüm bölgelerinde kontrolü sağlama adımları atması çağrısı yapan aşiretler, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin de YPG/SDG'ye sağladıkları korumayı kaldırması talebinde bulunmuştu. Öte yandan Haseke bölgesindeki bazı Arap aşiretler de yaptıkları yazılı açıklamayla, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve halkın birliğine bağlılıklarını teyit etmişti.
Suriye’deki Arap aşiretleri PKK/YPG baskısını A haber'e anlattı!AŞİRETLER A HABER'E KONUŞTU
Suriye'de YPG terörünü bitiren aşiretler A Haber muhabiri Mehmet Geçgel'e çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.
Suriye'nin terörden temizlenen bölgelerinde halk ve yerel aşiretler yeni dönemi kutluyor. A Haber muhabiri Mehmet Geçgel, Rakka bölgesinde Suriye hükümetine desteklerini açıklayan önemli aşiret liderleriyle bir araya geldi. Ebu Şaban, Ebu Recep, El-Valde ve El-Afatle aşiretleri, YPG'nin yıllar süren baskı ve zulmünden kurtulmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
"SURİYE ORDUSU GELDİ, MUTLULUK İÇİNDEYİZ"
A Haber muhabiri Mehmet Geçgel'in "Suriye ordusu burada, bu özgürlük altında neler hissediyorsunuz?" sorusuna El-Valde aşireti lideri Halit El-Muhsin El-Arude şu yanıtı verdi:
"Çok şükür mutlu olduk. Çok şükür Suriye ordusu bizim memlekete geldi, fethetti memleketi. Bayağı mutluluk içindeyiz, hissediyoruz."
"PKK/YPG KÜRTLERİ TEMSİL ETMİYOR"
YPG'nin bölge halkına yaşattığı zorluklara değinen El-Arude, terör örgütü ile Kürt vatandaşların ayrı tutulması gerektiğini vurguladı:
"Bayağı berbat oldu onlar, PKK terör örgütleri. Milleti korkutuyorlardı, yolları hiç yapmadı. Ve biz bunu söylemek istiyoruz diyor; Kürt kardeşlerimiz kardeştir ama bunlar terördür, bunlar Kürtleri temsil etmiyor. Bunu söylemek istiyor."
ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR HAPİSHANELERDE
Bölgedeki sistematik kaçırılma ve tutuklama olaylarına şahitlik ettiklerini belirten aşiret lideri, "Yaşlıları kaçırmışlar, hala hapislerin içindeler. Yani Kamışlı'ya da sokmuşlar, oraya götürmüşler o PKK terör örgütleri" diyerek yaşanan mağduriyeti dile getirdi.
YPG terörünü bitiren aşiretler A haber'e konuştu.
"GİTMEZSEN ÖLDÜRÜRLERDİ"
Mehmet Geçgel'in "Bazı aşiretler neden YPG'ye destek vermek zorunda kaldı? Silah zoruyla mı?" sorusuna El-Arude şu sarsıcı cevabı verdi:
"Güç altında aşiretleri alıyorlardı. Yani bizi tehdit ederek öyle alıyorlardı. Bizleri götürüyorlardı, zorla götürüyorlardı; gitmezsen de bitirirler insanı yani öldürürler."
"BÜYÜK BİR HAPİSHANENİN İÇİNDEYDİK"
Suriye'nin Rakka kentinde YPG/PKK işgalinin sona ermesinin ardından bölgenin en güçlü yapılarından olan El-Valde aşiretinin liderlerinden Ahmet Mahmut El-Halef, terör örgütü döneminde yaşanan zulmü ve Suriye ordusuyla sağlanan yeni dönemi A Haber muhabiri Mehmet Geçgel'e anlattı. El-Halef, bölgenin bir terör kıskacından kurtulduğunu vurgulayarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"KADINLAR VE YAŞLILAR BİLE ZULÜMDEN KURTULAMADI"
YPG'nin bölgedeki baskıcı yönetimini "büyük bir hapishane" olarak tanımlayan Ahmet Mahmut El-Halef, yaşanan insani dramı şu sözlerle aktardı:
"Çok kötü davranışları vardı. Hiç Kürtleri temsil etmezler. Kendileri temsil ediyorlar ancak. Biz bir büyük hapishanenin içindeydik. Bizi hiç kimse bilmiyordu, görmüyordu Arap olarak. Yaşlıları kaçırıyorlardı, kadınları kaçırıyorlardı. Yani kadınlar bile bunların teröründen hiç kurtulmadı."
"TÜNELLER ŞEHRİ MAHVETTİ, TARLALAR GASP EDİLDİ"
Şehrin altına kazılan tünellerin sivil hayatı felç ettiğini ve bölgenin kaynaklarının yağmalandığını belirten El-Halef, ekonomik yıkımı şöyle özetledi:
Tünel Zorbalığı: "Tüneller şehri mahvetti. Tehdit altında buradaki insanları kullanıyorlardı tünelleri çizmek için, tünelleri yapmak için."
Ekonomik Yağma: "Hırsızlık yapıyorlardı, her şeyi çalıyorlardı. Rakka şehri iki barajı var ama elektrik zaten hiç gelmiyordu. Tarlaları da zorla onlar alıyorlardı. Buğdayı da alıyorlardı komple. Vermeyince de mahvediyorlardı tarlaları."
Eğitim ve Uyuşturucu: "Okullar yasaktı YPG varken. İnsanları cahillik içinde bırakıyorlardı. Uyuşturucu tüccarlığı her yerde vardı; yasal olarak sanki herkes satıyordu burada. Gençliği mahvetmişler."
YPG terörünü bitiren aşiretler A haber'e konuştu.
"KÜRT KARDEŞLERİMİZE 'SİZİ ÖLDÜRECEKLER' DİYEREK YALAN SÖYLEDİLER"
Terör örgütünün bölgeden çekilirken Kürt sivillere yönelik kara propaganda yaptığını ifade eden aşiret lideri, Kürt-Arap kardeşliğinin sürdüğünü belirtti:
"Kürt ırkı olarak hiç problem yoktu aramızda. Biz birbirimizi seviyorduk tarihten beri. Ama PKK bizimle bayağı uğraşıyordu. Suriye ordusu Rakka'ya girerken PKK, Kürt sivil vatandaşlara 'O ordu sizi katledecek, bizimle gelin' diye yalan söyledi. Ama biz Arap aşireti olarak Kürt kardeşlerimizi 'Burada kalın, kimse size zarar vermeyecek' diyerek ikna ettik. Şu an emin evlerinde oturuyorlar. Bir kişi bile ölmedi Kürt kardeşlerimizden."
"ORDUMUZLA BİR OLDUK, ÜLKEYİ FETHETTİK"
Suriye ordusunun bölgeye girişinin aşiretlerin desteğiyle hızlandığını kaydeden El-Halef, gelecekten umutlu olduklarını söyledi:
"Buranın insanları bir kalkınma bekliyorlardı. Devlet sağ olsun aşiretlerle bir oldu. Cezire'yi komple aşiretler fethetti orduyla beraber. Biz emindik ki Suriye bir olacak ama bu kadar hızlı olacağını beklemiyorduk. Cumhurbaşkanımız Ahmet Şara'nın Ramazan ayında petrol fiyatlarının düşeceğine dair sözü bizim için çok önemli. Devlet demokratik olsun, herkes özgürce yaşasın istiyoruz."
"TÜRK BAYRAĞINI GÖRÜNCE HUZUR HİSSEDİYORUZ"
Suriye'nin Rakka kentinde terör örgütü YPG/PKK işgalinin sona ermesinin ardından, bölgedeki aşiretlerin Türkiye'ye ve Suriye'nin geleceğine dair çarpıcı açıklamaları devam ediyor. A Haber muhabiri Mehmet Geçgel, Ebu Recep aşireti lideri Halaf El Casim ile bir araya gelerek bölgedeki son durumu ve halkın duygularını aktardı.
"TÜRK BAYRAĞI İLE SURİYE BAYRAĞI YAN YANA DURSUN"
Röportajın en dikkat çekici anlarından biri, Halaf El Casim'in Türk bayrağına olan sevgisini dile getirdiği anlar oldu. Türkiye'nin 14 yıldır yanlarında olduğunu belirten El Casim, duygularını şöyle ifade etti:
"Türk devleti sağ olsun, Türk milleti de sağ olsun. Bu devrim boyunca, bu 14 yıl boyunca bizimle birdi; dostumuzdu, arkadaşımızdı. Biz bu bayrağı görünce rahatlığın içinde hissediyoruz Türk bayrağını. Türk milleti Müslümandır ve ortak bir tarihimiz var. Bize sağlık verdi, eğitim verdi, her şeyi verdi. Sağ olsunlar."
YPG terörünü bitiren aşiretler A haber'e konuştu.
YPG'NİN "KEFİL" ZULMÜ VE İFTİRA HAPİSHANELERİ
El Casim, terör örgütünün bölgeyi adeta bir yabancı gibi yönettiğini ve Suriyelileri kendi topraklarında "kefil" şartına bağladığını anlattı:
Seyahat Engeli: "Suriyeli vatandaş Rakkalı olmazsa buraya gelirken kefil gerekiyordu. İkisi de Suriyeli ama kendi vatanında geçemiyordu bu YPG dolayısıyla."
DEAŞ İftirası: "Herhangi biri YPG'ye karşı ses çıkarsa direkt 'Bu DEAŞ' diyerek iftira atıp içeri atıyorlardı. 9-10 yaşında çocuklar bile vardı içlerinde."
Sosyal Yıkım:"Uyuşturucu ve fuhuşu yaymışlar. Biz eskiden uyuşturucu kelimesini bile bilmiyorduk."
"PETROLÜ VE ALTINLARI ÇALIP ERBİL'E KAÇTILAR"
Terör örgütü komutanlarının bölgenin yer altı kaynaklarını yağmalayarak kaçtığını belirten El Casim, ekonomik sömürgeyi şu sözlerle dile getirdi:
"Altınları almışlar, kaçtılar. İnsanları sokakta bıraktılar. Şu an kendileri Erbil'de, o komutanlar. 9 yıldır petrolü Erbil'e, Irak kuzeyine ucuza satıyorlardı, biz kullanamıyorduk. Şimdi çok şükür ülkemiz ve servetlerimiz bizim elimize geri döndü."
50 YIL SONRA GELEN ORDU SEVGİSİ
Aşiret lideri, Suriye ordusunun bölgeye girişiyle birlikte halkın askere bakışının değiştiğini vurguladı:
"50 yıldır biz orduyu sevmiyorduk rejim varken, Esad rejimi varken. Ama şimdi bu ordu bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz. Çok kibar ve saygılıydı askerler. Hiçbir şekilde ne Kürde ne Araba ne Çerkese ırkçılık yapmadılar. Profesyonel bir orduydu; devlet düşüncesiyle girdiler buraya."
