Sumud Filosu'ndaki İtalyan aktivistler İsrail'in işkencesini anlattı: “Kemiklerimiz kırılmış halde dönüyoruz”
İsrail tarafından Küresel Sumud Filosu'nda hukuksuz biçimde alıkonulan İtalyan aktivistler, Roma’ya döndü. Aktivistler, “Kemiklerimiz kırılmış halde dönüyoruz” diyerek maruz kaldıkları işkenceyi anlattı.
Hızlı Özet Göster
- İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu'ndaki 29 İtalyan aktivist serbest bırakılarak Roma'ya döndü.
- Aktivistler İsrail güçlerinin kendilerini dövdüğünü, kelepçeleyerek konteynerlerde tuttuğunu ve keskin nişancıların ateş ettiğini belirtti.
- Aktivist Luca Poggi, bu müdahalede önceki seferlere göre çok daha ağır şiddet gördüklerini ve kemiklerinin kırılmış halde döndüklerini söyledi.
- Aktivistler, Türkiye'ye ulaşana kadar İtalya hükümetinden hiçbir diplomatik destek alamadıklarını ifade etti.
- İtalya Temsilciler Meclisi Milletvekili Dario Carotenuto ve gazeteci Alessandro Mantovani da Atina üzerinden Roma'ya ulaştı.
İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yönelik müdahalesinin ardından uluslararası sularda hukuksuz şekilde alıkonulan ve dün serbest bırakılan İtalyan aktivistlerin bir bölümü Roma'ya ulaştı. Havalimanında Filistin destekçileri tarafından karşılanan aktivistler, maruz kaldıkları ağır şiddeti ve sistematik hak ihlallerini anlattı.
Toplam 29 İtalyan aktivistin yer aldığı filodan bir kısmı Türk Hava Yolları'nın İstanbul-Roma seferiyle ülkeye dönerken, Fiumicino Havalimanı'nda toplanan kalabalık Filistin bayraklarıyla aktivistlere destek verdi. "Özgür Filistin" sloganlarının atıldığı karşılamada, İsrail'e yönelik tepkiler dikkat çekti.
Küresel Sumud Filosu aktivistleri İtalya'ya döndü. (Haberin fotoğrafları AA'dan alınmıştır)
"KEMİKLERİMİZ KIRILMIŞ HALDE DÖNÜYORUZ"
Aktivist Luca Poggi, yaşadıkları şiddetin önceki müdahalelere kıyasla çok daha ağır olduğunu belirterek, "Aslında biraz da beklediğimiz gibi şiddet çok arttı ve kendimizi ilk seferdekinden çok daha ağır bir durumda bulduk. Geçen sefer aşağılanmıştık ama esasen sağlam dönmüştük. Bu kez kelimenin tam anlamıyla kemiklerimiz kırılmış halde dönüyoruz." dedi.
Poggi, İsrail'in uygulamalarına sessiz kalan Avrupa hükümetlerini de eleştirerek, "Onların başka öncelikleri olduğunu biliyoruz. Soykırımdaki suç ortaklıklarını gizlemeye devam etmeleri de açık. Bizim yaptığımız şeyi sürdürmemizin nedeni de bu; özellikle İtalyan hükümeti başta olmak üzere Avrupa hükümetlerinin suç ortaklığını da ortaya koymak." ifadelerini kullandı.
Sumud Filosu aktivistlerinden Luca Poggi.
"ÖNCE DÖVÜLÜYORSUNUZ, SONRA İÇERİ GİRİYORSUNUZ"
Martina Comparelli ise alıkonulma sürecinde yaşananları, İsrail'in sistematik şiddet politikalarının bir parçası olarak anlattı. "İnsanları teknelerden kaçırıp, kendi gemilerine götürüyorlar, bütün kişisel eşyalarımızı alıyorlar, bize sadece numaralı bir bileklik veriyorlar, bizi dövüyorlar ve orada bırakıyorlar. Ne olacağını bilmiyorduk. Konteynerlerde içeri girmek için prosedür şöyleydi; önce dövülüyorsunuz, sonra içeri giriyorsunuz." sözleriyle süreci aktardı.
Comparelli ayrıca, Türkiye'ye ulaşana kadar hiçbir İtalya hükümetinden diplomatik destek alamadıklarını vurguladı.
Sumud Filosu aktivistlerinden Martina Comparelli.
"FİLİSTİNLİLERE YAPILANIN AYNISINI BİZE YAPTILAR"
Marco Orefice ise yaşadıklarının, Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı uygulamaların bir yansıması olduğunu söyledi: "Onlarca yıldır, yüz binlerce Filistinliye yaptıkları şeyi bize de yaptılar. Belki bu sefer daha görünür oldu çünkü canlı yayınlayabildik ve bazı insanlar şimdi şiddetin görünür izleriyle geri dönüyorlar. Ne yazık ki, bu şiddet Filistin halkının günlük yaşamının bir parçası. İşkence, şiddet, baskı, istismar, insanlıktan çıkarma, açlık; aklınıza ne gelirse, hepsini bizi korkutmak, hayatımızı tehlikeye atmak, bize zarar vermek için yaptılar."
Sumud Filosu aktivistlerinden Marco Orefice.
"24 SAAT BOYUNCA SÜREKLİ KÖTÜ MUAMELE GÖRDÜK"
Orefice, alıkonuldukları gemiyi "yüzen bir toplama kampı" olarak tanımlayarak, "50 kişi bir konteynerin içinde tıka basa yaşamaya zorlandık. Isınmanın tek yolu birbirimize sardalya gibi yakın durmaktı ve soğuktan korunacak yer bile yoktu. Dikenli teller, üzerimize yöneltilmiş projektörler ve keskin nişancılar vardı ve parmağımızı kıpırdattığımız anda bize ateş ediyorlardı. Nereye nişan alacaklarını biliyorlardı çünkü profesyonellerdi, bu denizde oldu. Gemiden indiğimiz andan itibaren ve tüm nakil boyunca, bizi tuttukları hapishanede şiddet başladı. Neredeyse 24 saat boyunca ellerimiz kelepçeliydi, su veya yiyecek görmedik ve bu 24 saat boyunca sürekli kötü muamele gördük, her türlü şekilde dövüldük. Bazı insanlar keskin nişancılar tarafından vuruldu." diyerek maruz kaldıkları şiddeti anlattı.

Diğer taraftan, Küresel Sumud Filosu kapsamında hareket eden "Kasr-i Sadabada" isimli tekneden alıkonulan İtalya Temsilciler Meclisi Milletvekili Dario Carotenuto ile İtalyan gazeteci Alessandro Mantovani'nin de sabah saatlerinde Yunanistan'ın başkenti Atina üzerinden aktarmalı olarak Roma'ya ulaştıkları bilgisi paylaşıldı.