İran’dan Hürmüz Boğazı’nda tatbikat hazırlığı: Tahran’dan “elimiz tetikte” mesajı
ABD–İran hattında tansiyon, karşılıklı askeri hamleler ve iddialarla tırmanıyor. Washington’un bölgeye çok sayıda savaş gemisi sevk ettiğini duyurması, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda tatbikat kararı alması ve “elimiz tetikte” mesajı vermesiyle gerilimi daha da artırdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı alarm seviyesini yükseltirken, ABD basınında olası bir saldırı senaryoları tartışılmaya başlandı, İsrail basını ise askeri hazırlıkların henüz tamamlanmadığına dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik çok sayıda geminin bölgeye sevk edildiğini belirterek Tahran'la olası bir anlaşmaya işaret etti. Trump, "Şu anda İran'a çok fazla sayıda gemi gönderiyoruz. Umarım bir anlaşma yapabiliriz. Anlaşma yaparsak bu iyi olur, anlaşma yapamazsak neler olacağını göreceğiz." dedi.
Trump: İran’a çok sayıda gemi gönderiyoruz (Fotoğraf Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
İRAN'A DOĞRU BÜYÜK FİLO
Beyaz Saray'daki başkanlık kararnamesi imza töreninde İran gündemini değerlendiren Trump, İran'a doğru ilerleyen Amerikan filosunun, Venezuela için Karayipler'e gönderilenlerden daha büyük olduğunu söyledi.
Trump: İran’a çok sayıda gemi gönderiyoruz
İRAN'DAN HÜRMÜZ'DE TATBİKAT
ABD Tahran'ı tehdit ederken İran, dünya enerji sevkiyatının en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda iki gün sürecek kapsamlı bir askeri tatbikat başlatacağını duyurdu.
İran'ın hamlesinin ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölgedeki tüm birimlerini teyakkuza geçirdi.CENTCOM tarafından yapılan açıklamada "ABD güçleri, bölgesel ortaklar veya ticari gemiler yakınındaki her türlü güvensiz ve profesyonellikten uzak davranış, çarpışma, tırmanma ve istikrarsızlık riskini artırır" ifadeleri kullanıldı. Tatbikatın seyrüsefer özgürlüğünü ve uluslararası ticari deniz taşımacılığını aksatmaması gerektiğini vurgulayan ABD ordusu, İran'dan boğazdaki kritik geçişi tehlikeye atacak adımlardan kaçınması gerektiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, "ABD ordusu dünyanın en iyi eğitimli ve en caydırıcı gücüne sahiptir ve en yüksek profesyonellik standartlarıyla, uluslararası normlara uygun şekilde faaliyet göstermeye devam edecektir. İran'ın IRGC'si de aynı şekilde davranmalıdır" ifadeleri kullanıldı.
"İRAN GERÇEKTEN ANLAŞMAK İSTİYOR"
Trump, İran'la temasların sürdüğünü belirterek, geçen hafta çok sayıda infazın durdurulmasını sağladıklarını ifade etti. Bu çerçevede, "Şunu söyleyebilirim ki, İran gerçekten bir anlaşma yapmak istiyor." ifadesini kullandı.
Trump: İran’a çok sayıda gemi gönderiyoruz
SÜRE VERİLDİ Mİ?
Tahran yönetimine herhangi bir süre verilip verilmediğine ilişkin bir soruya yanıt veren Trump, bunun yalnızca İran yönetimi tarafından bilindiğini kaydetti.
Trump: İran’a çok sayıda gemi gönderiyoruz
ASKERİ SEÇENEK SORUSU
ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği askeri "operasyonun" benzerinin İran'da da yapılıp yapılmayacağına yönelik bir soruyu ise Trump, "Bunu söylemek istemem. Askeri olarak faaliyette bulunduğum herhangi bir şeyle ilgili konuşmak istemiyorum ancak oraya doğru giden büyük bir filomuz var." sözleriyle yanıtladı.
ABD'ni pazar günü İran'a saldıracağı iddia edildi
ABD İRAN'A PAZAR GÜNÜ SALDIRABİLİR!
Drop Site News'in birden fazla kaynağa dayandırdığı haberine göre, üst düzey ABD askeri yetkilileri, Ortadoğu'daki önemli bir ABD müttefikinin liderliğini bilgilendirerek, Başkan Donald Trump'ın bu hafta sonu İran'a yönelik bir ABD saldırısına izin verebileceğini iletti. Müttefike aktarılan bilgilere göre, Washington'un bu yönde karar alması halinde saldırıların en erken pazar günü başlayabileceği öne sürüldü.
İran'a saldırıların amacı rejim değişikliği
"REJİM DEĞİŞİKLİĞİ" VURGUSU
Haberde görüşlerine yer verilen eski bir üst düzey ABD istihbarat yetkilisi Arap hükümetlerine danışmanlık yapan ve Trump yönetimine Ortadoğu politikası konusunda gayri resmi danışmanlıkta bulunan bir isim olası harekatın amacına ilişkin, "Bu nükleer silahlar veya füze programıyla ilgili değil. Bu rejim değişikliğiyle ilgili" değerlendirmesinde bulundu.
İran'a saldırıların amacı rejim değişikliği
HEDEFLER VE PLANLAMA
Aynı kaynak, ABD savaş planlamacılarının İran çevresindeki nükleer, balistik ve diğer askeri tesisleri hedef alan saldırılar öngördüğünü; bununla birlikte İran hükümetini ve özellikle İslam Devrim Muhafızları Ordusu liderliğini ve yeteneklerini etkisizleştirmeyi amaçladıklarını söyledi.
İran'a saldırıların amacı rejim değişikliği
PROTESTO SENARYOSU VE İSRAİL
Kaynağa göre, Trump yönetimindeki değerlendirme, İran liderliğine yönelik başarılı bir saldırının ardından ülkede protestoların başlayabileceği ve bunun da hükümetin devrilmesine yol açabileceği yönünde. Eski istihbarat yetkilisi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun "bir saldırı umduğunu ve Trump'a İsrail'in Batı ile dostane yeni bir hükümet kurmaya yardımcı olabileceği konusunda güvence verdiğini" aktardı.
İran'a saldırıların amacı rejim değişikliği
ARAP İSTİHBARAT KAYNAKLARI
Drop Site News'e konuşan iki üst düzey Arap istihbarat yetkilisi de ABD'nin "yakında" bir saldırı düzenleyebileceği yönünde bilgi aldıklarını belirtti.
ARABULUCULUK GİRİŞİMLERİ
ABD'nin kilit bir Arap müttefikine yaptığı bu bilgilendirmenin, bölge ülkelerinin ABD ile İran arasında savaşı önlemek için son dakika arabuluculuk girişimlerini sürdürdüğü bir döneme denk geldiği ifade edildi. Cuma günü İran Dışişleri Bakanı'nın olası bir diplomatik çözüm için Türk liderlerle bir araya geldiği, ayrıca İran, ABD ve Türkiye'nin katılımıyla üçlü bir toplantı da dâhil olmak üzere gizli görüşmeler için format arayışlarının bulunduğu belirtildi.
İran'a saldırıların amacı rejim değişikliği
HAVA SAHASI VE DENİZLER
Suudi devlet haber ajansı SPA'ya göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında salı günü gerçekleşen telefon görüşmesinde, ABD'nin İran'a yönelik olası bir saldırısında Suudi hava sahasının kullanılması ihtimali reddedildi. Birleşik Arap Emirlikleri de pazartesi günü, İran'a karşı herhangi bir askeri eylemde hava sahası veya karasularının kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı.
İran'a saldırıların amacı rejim değişikliği
RESMİ TEPKİLER
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti. Beyaz Saray ise Drop Site News'i, Trump'ın cuma günü Oval Ofis'te yaptığı açıklamalara yönlendirdi. Trump, burada ABD'nin "şu anda İran'a doğru ilerleyen büyük bir donanması, filosu, ne derseniz deyin" olduğunu söylemiş, İran'a savaştan kaçınmak için bir anlaşmaya varması amacıyla süre verilip verilmediğine ilişkin soruya ise yanıt vermekten kaçınmıştı.
ABD-İran gerilimi (Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
7 EKİM SONRASI İRAN–ABD GERİLİMİ VE BÖLGESEL HESAPLAŞMA
İran ile ABD arasında savaş çanları çalarken, Milli İstihbarat Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Hakkı Uygur, iki ülke arasında tırmanan gerilimi ve olası senaryoları ele aldı.
1979 devriminden bu yana genel olarak hasmane bir seyir izleyen Tahran–Washington ilişkileri, İran'ın nükleer faaliyetlerini ileri aşamaya taşıdığı 2010'lu yılların başından itibaren daha sancılı bir sürece girdi. 2015'te P5+1 ülkeleri ile İran arasında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP), ilişkilerde kısa süreli bir iyimserlik yaratsa da Donald Trump'ın Kasım 2016'da ABD Başkanı seçilmesi, Mayıs 2018'de anlaşmadan çekilmesi ve Ocak 2020'de İran'ın bölgesel politikalarının mimarlarından General Kasım Süleymani'nin öldürülmesi, ilişkileri yeniden sert bir hatta taşıdı. Bu süreçte, ABD'nin uyguladığı ağır yaptırımlar nedeniyle İran ekonomisi ciddi şekilde daraldı; 2010–2020 döneminde ortalama büyüme hızı, Kovid-19'un da etkisiyle sıfıra yakın seyretti.
Biden yönetimi döneminde nükleer anlaşmaya dönüş beklentileri oluşsa da Tahran'ın müzakereleri ağırdan alması, Mahsa Emini olayları ve Şubat 2022'de başlayan Rusya–Ukrayna Savaşı bu beklentileri boşa çıkardı. İran'ın Rusya'ya silah sevkiyatı iddiaları, Tahran'ı Ukrayna ile de diplomatik gerilimin içine çekti. Ancak dengeleri esas değiştiren gelişme, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırılar oldu. Bu saldırılar, İsrail ve ABD'nin bölgeye yönelik yaklaşımında zincirleme değişikliklere yol açtı.
ABD ile İran arasında gerilim yükseldi
BÖLGESEL KIRILMA: 7 EKİM SONRASI
Analize göre, 7 Ekim'den sonra İsrail'in İran ve bölgesel müttefiklerine yönelik stratejisi köklü biçimde değişti. Uzun yıllar "kontrol edilebilir gerginlik" çerçevesinde yürütülen angajman kuralları terk edildi. Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik geniş çaplı saldırılarla örgütün liderliği ve askeri kapasitesi ağır darbeler aldı. Tel Aviv, İran'ın Suriye'deki askeri varlığıyla birlikte siyasi temsilciliklerini de hedef almaktan kaçınmadı. Aralık 2024'te Beşşar Esed yönetiminin devrilmesi ve Haziran 2025'te İran ile İsrail arasında 12 gün süren çatışmalar, bölgesel dengeleri daha da sarstı. Bu çatışmalarda İran'ın üst düzey askeri komuta kademesi zarar gördü, hava savunma sistemleri büyük ölçüde devre dışı kaldı.
ABD-İran gerilimi (Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
TAHRAN'IN ADAPTASYON SORUNU
Uygur'a göre İran, 7 Ekim sonrası gelişmelerin bölgesel bir kırılmaya yol açacağının farkındaydı ve krizin ilk aşamasında Hizbullah başta olmak üzere müttefiklerini düşük yoğunluklu angajmana yönlendirdi. Ancak çatışmaların zamana yayılarak sönümlenmesi beklentisi karşılık bulmadı ve savaş İran topraklarına sıçradı. Bunun ardından KOEP'te kalan Batılı ülkelerin tetik mekanizmasını devreye sokmasıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımları yeniden yürürlüğe girdi.
Ekonomik baskıların artması, ülke genelinde protestolara yol açtı. Döviz kurlarındaki sert yükseliş, Tahran'da başlayan gösterilerin kısa sürede ülke geneline yayılmasına neden oldu. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle binlerce kişinin hayatını kaybettiği olaylar yaşandı. Buna rağmen analizde, İran yönetiminin kitlesel protestolar konusunda 1979'dan bu yana ciddi bir tecrübe birikimine sahip olduğu ve mevcut koşullarda gösterilerin rejimi kısa vadede tehdit etmediği vurgulandı.
ABD ile İran arasında gerilim yükseldi
TRUMP FAKTÖRÜ VE ARTAN RİSK
Analizde, Trump'ın ikinci dönemine girilirken Tahran'ın Washington'daki değişimi doğru okuyamadığı ve Haziran 2025 itibarıyla İsrail ile ABD'nin İran karşısındaki pozisyonlarının büyük ölçüde örtüştüğü ifade edildi. Trump'ın geçmişte Venezuela örneğinde görülen öngörülemez hamleleri ve "hızlı sonuç alma" yaklaşımı, askeri çatışma riskini artıran unsurlar arasında gösterildi. Buna karşılık, ABD'nin İran üzerindeki baskıyı zamana yayma geleneğinin de tamamen terk edilmediğine dikkat çekildi.
ABD ile İran arasında gerilim yükseldi (Takvim.com.tr grafik ekibi tarafından hazırlanmıştır)
TÜRKİYE'NİN YAKLAŞIMI
Analizde, ABD–İsrail hattındaki askeri hareketliliğin diplomatik baskı mı yoksa doğrudan askeri hazırlık mı olduğu konusunda belirsizlik sürerken, İran–ABD–İsrail ilişkilerinin geri dönüşü zor bir noktaya ulaştığı belirtildi. Bu çerçevede Ankara'nın, bir yandan en kötü senaryonun gerçekleşmemesi için diplomatik ve arabuluculuk girişimlerini sürdürdüğü, diğer yandan olası güvenlik risklerine karşı tedbirlerini artırdığı kaydedildi. Uygur'a göre, İran'da Venezuela benzeri hızlı ve kalıcı bir dönüşüm ihtimali düşük; olası bir askeri çatışmanın, Türkiye'nin önümüzdeki yıllardaki dış politika gündeminde belirleyici bir başlık haline gelmesi kuvvetle muhtemel.

İRAN'DAN ABD'YE HARİTALI YANIT
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran'ın askeri faaliyetlerine yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi.
Arakçi, yaptığı açıklamada, ABD'nin Batı Yarımküre'de, İran'ın ise gezegenin diğer tarafında yer aldığını vurgulayarak, Washington yönetiminin İran'ın kendi topraklarındaki askeri faaliyetlerine müdahale etmeye çalıştığını savundu. ABD ordusunun İran kıyıları açıklarında faaliyet yürüttüğünü belirten Arakçi, buna rağmen Tahran'ın nasıl hareket etmesi gerektiğinin dikte edilmeye çalışıldığını ifade etti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM), bir yandan "terör örgütü" olarak nitelendirdikleri yapılarla askeri işbirliğini meşru görürken, diğer yandan ABD hükümetinin "terör örgütü" listesinde yer alan ulusal bir orduya yönelik "profesyonellik" çağrısında bulunduğunu dile getiren Arakçi, bu yaklaşımı çelişkili olarak nitelendirdi.
Açıklamasında, bu tutumun küresel düzeyde kabul gördüğünü ve bazı Avrupalı hükümetler tarafından da benimsendiğini öne süren Arakçi, Devrim Muhafızları Ordusu'nun Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda uzun yıllardır barış ve istikrarın korunmasında rol oynadığını savundu.
Arakçi, Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgede hem terör örgütlerine hem de "işgalci ordulara" karşı sahada kendini kanıtlamış bir güç olarak bilindiğini belirtti. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü ile ticari gemilerin güvenli geçişinin, komşu ülkeler kadar İran için de hayati önemde olduğunu vurguladı.
Bölgede bulunan dış güçlerin varlığının, iddia edildiğinin aksine, gerilimi azaltmak yerine artırdığını savunan Arakçi, bu durumun bölgesel istikrarı olumsuz etkilediğini kaydetti.

TRUMP'TAN İRAN AÇIKLAMASI
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e verdiği mülakatta İran'la yürütülen temaslara ve olası askeri senaryolara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Trump, Körfez ülkelerindeki müttefiklerle ABD'nin planlarını paylaşmadıklarını belirterek, "Planımızı bölgedeki müttefiklere söyleyemeyiz. Eğer onlara planı söyleseydim, bu planı size söylemek kadar kötü olurdu; hatta daha da kötü olabilirdi." ifadelerini kullandı.
İran'la temasların sürdüğünü kaydeden Trump, "Plan şu ki İran bizimle konuşuyor. Bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde neler olacağını göreceğiz." dedi.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığına da değinen Trump, İran'a doğru ilerleyen büyük bir donanmanın bulunduğunu belirterek, "Oraya doğru giden büyük bir filomuz var. Venezuela'da sahip olduğumuzdan bile daha büyük." ifadesini kullandı.

"MÜZAKERE EDİYORLAR GÖRECEĞİZ"
Fox News'te yöneltilen bir soruya yanıt veren Trump, Körfez ülkelerinin İran'ın her zaman müzakere etmek istediğini ancak bunun neyi hedeflediğinin net olmadığını ve somut bir sonuca varılacağına dair beklentilerinin düşük olduğunu aktardığı hatırlatmasına "Bu doğru." yanıtını verdi.
Trump, İran'la görüşmelerin sürdüğünü vurgulayarak, "Ama müzakere ediyorlar, dolayısıyla ne olacağını göreceğiz." dedi.
Önceki müzakerelere de değinen Trump, "En son müzakere ettiklerinde nükleer programlarını devre dışı bırakmak zorunda kaldık. Ancak bu işe yaramadı." ifadelerini kullandı.

ABD SALDIRACAK AMA ZAMANA İHTİYACI VAR
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberine göre, İsrail ordusu, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik bir saldırı düzenleme konusunda kararlı olduğunu, ancak Washington yönetiminin Orta Doğu'ya askeri unsurlarını yönlendirme sürecinin tamamlanmasının zaman alacağını değerlendiriyor.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde de, İsrail ordu komuta kademesinde yapılan değerlendirmelerde, ABD'nin Orta Doğu'ya ilave askeri unsurlar konuşlandırma sürecini tamamlama aşamasında olduğuna işaret edildi.
Haberde, İsrail ile ABD arasında üst düzey koordinasyonun sürdüğü, ancak Washington yönetiminin olası bir saldırıdan saatler önce Tel Aviv'i bilgilendireceği yönünde değerlendirmeler yapıldığı aktarıldı.
Öte yandan Fox News'e verdiği röportajda Trump, Tahran yönetiminin Washington ile temas kurduğunu belirterek, "Ama bakın, plan şu ki (İran) bizimle konuşuyor. Bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde neler olacağını göreceğiz." ifadelerini kullandı.
ABD'nin İran'a doğru yaklaşan "büyük bir filosu" olduğunu söyleyen Trump, bunun Venezuela'dakinden daha büyük olduğunu dile getirdi.
Trump, İran ile ilgili planlarını Orta Doğu'daki müttefik ülkelere bildirmenin doğru olmadığını savunarak, söz konusu hazırlıklara ilişkin gelişmeleri bölge müttefikleriyle paylaşmanın "medya ile paylaşmaktan daha kötü olabileceğini" ifade etti.

İRAN MECLİSİ'NDEN AB'YE TEPKİ: AVRUPA ORDULARI TERÖR LİSTESİNE ALINDI
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Devrim Muhafızları Ordusu'nun terör listesine alınmasına karşılık olarak, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ordularının İran tarafından terör listesine alındığını açıkladı.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Kalibaf, Meclis Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitap etti. Kalibaf, "Mütekabiliyet yasası gereğince, Devrim Muhafızları'nın terör örgütü ilan edilmesine karşı, Avrupa ülkelerinin orduları terörist grup olarak kabul edilmektedir. Bu adımın sonuçlarının sorumluluğu Avrupa Birliği'ne ait olacaktır." ifadelerini kullandı.
Kalibaf, AB'nin söz konusu kararı ABD'nin etkisiyle aldığını savundu. Genel kurulda Devrim Muhafızları Ordusu'na ait askeri kıyafetlerle yerlerini alan bazı milletvekilleri ise ABD ve AB karşıtı sloganlar attı.
"ASKERİ ATAŞELER ÜLKEDEN ÇIKARTILSIN" ÇAĞRISI
Tesnim Haber Ajansı'na göre, Kalibaf'ın konuşmasının ardından söz alan İran Meclisi Divan üyesi Alirıza Selimi, Stratejik Eylem Yasası'na atıfta bulunarak, AB üyesi ülkelerin İran'daki büyükelçiliklerinde görev yapan askeri ataşelerin "terörist hükmünde" olduğunu ve sınır dışı edilmeleri gerektiğini söyledi.
Selimi, "Bu yasa uyarınca Avrupa ülkelerinin ordularının terör örgütleri kapsamında ilan edildiğini ve bunun da resmen duyurulup yasalaştığını siz ifade ettiniz. Bu çerçevede, söz konusu ülkelerin büyükelçiliklerinde ülkemizde bulunan askeri ataşelerinin en kısa sürede sınır dışı edilmesi gerekir, çünkü bunlar teröristtir." dedi.
"Teröristlere barınak sağlamak yürürlükteki yasalara aykırıdır" ifadesini kullanan Selimi, terörizme ülkede sığınma imkanı tanınamayacağını ve bu kişilerin askeri ataşe sıfatıyla görev yapamayacağını vurguladı. Selimi, Dışişleri Bakanlığı'nın bu konuda derhal harekete geçmesi gerektiğini belirtti.
Meclis Başkanı Kalibaf ise Selimi'nin uyarısına cevaben, konunun Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu tarafından takip edilmesi gerektiğini, komisyonun Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle birlikte süreci izlemesini istedi.
Öte yandan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 29 Ocak'ta X hesabından yaptığı paylaşımda, AB dışişleri bakanlarının İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör örgütü olarak tanımladığını duyurmuştu. Kallas, İran'daki gösterilere işaret ederek, "Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim, kendi sonunu hazırlamaktadır." değerlendirmesinde bulunmuştu.
İran Meclisi, 2023 yılında AB'nin Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör listesine alması halinde Avrupa ordularının "terör örgütü" olarak tanımlanmasını öngören bir yasayı kabul etmişti. İran, 2019'da da ABD'nin Devrim Muhafızları Ordusu'nu "yabancı terör örgütü" ilan etmesinin ardından ABD ordusunu "terör örgütü" olarak tanımlamıştı.
İran dini lideri Ali Hamaney
HAMANEY: "ABD SALDIRIRSA SAVAŞ BÖLGESEL OLUR"
İran dini lideri Ali Hamaney, ABD'nin İran'a saldırması halinde çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşeceğini söyledi.
İran devlet televizyonuna ait internet sitesi iribnews'in haberine göre Hamaney, İslam Devrimi'nin 47'nci yıl dönümü dolayısıyla Tahran'daki konutunda halka hitap etti. Hamaney, "Amerikalılar şunu bilsin ki, eğer bir savaş başlatırlarsa bu kez savaş bölgesel olacaktır." dedi.
Washington yönetiminin zaman zaman savaş tehdidinde bulunduğunu belirten Hamaney, ABD'li yetkililerin uçaklar ve savaş gemilerinden söz etmelerinin yeni olmadığını vurguladı. Hamaney, "Geçmişte de Amerikalılar defalarca söylemlerinde tehdit etmiş, 'tüm seçenekler masada' demişlerdi. Buna savaş seçeneği de dahildi." ifadelerini kullandı.
İran'ın savaş başlatan taraf olmak istemediğini ve hiçbir ülkeye saldırma niyetinde olmadığını söyleyen Hamaney, "İran halkı, kendisine saldıran ve zarar veren olursa, ona çok sert bir karşılık verir." diye konuştu.
Ülkede yaşanan sokak gösterilerine de değinen Hamaney, bu olayları bir darbe girişimine benzetti. Hamaney, "Yaşanan fitne, bir darbeye benziyordu. Bu darbe bastırıldı. Amaçları, ülkenin yönetiminde etkili ve kritik merkezleri tahrip etmekti. Bu nedenle polise, devlet kurumlarına, Devrim Muhafızları merkezlerine, bankalara ve camilere saldırdılar, Kur'an yaktılar. Ülkeyi yöneten merkezleri hedef aldılar. Bu, darbe girişimine benzer bir durumdu." değerlendirmesinde bulundu.
İran ordusu komutanlarından Hatemi
İRAN ORDUSU: ELİMİZ TETİKTE
İran basınında yer alan haberlere göre, İran ordusu komutanlarından Hatemi, İran Ordusu Genç Askerler Töreni'nde yaptığı konuşmada, ülkesinin ABD ile yaşadığı gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ordusunun ülkenin savunulması konusunda tam hazırlık içinde olduğunu belirten Hatemi, "Elimiz tetikte bölgedeki düşmanın hareketlerini yakından izliyoruz. İran ortadan kaldırılabilecek bir ülke değil." dedi.
Hatemi, İran'a yönelik olası bir saldırının İsrail'in güvenliğini de tehlikeye atacağını vurgulayarak, "Eğer düşman bir hata yaparsa, kendi güvenliğini, bölgenin güvenliğini ve siyonist rejimin güvenliğini tehlikeye atacaktır." ifadelerini kullandı.
Komşu ülkelerin, İran'a yönelik bir saldırıda kendi topraklarının ve hava sahalarının kullanılmasına izin vermeyeceklerini hatırlatan Hatemi, "Bu takdire şayan bir davranıştır. Çünkü İran'a karşı bir girişimin tüm bölgeyi güvensizliğe sürükleyeceğinin farkındalar." diye konuştu.
İran'ın hiçbir ülkeye saldırma niyetinde olmadığını savunan Hatemi, İran gibi büyük bir ülkeyi tehdit etmenin telafisi mümkün olmayan bir hata olacağını ileri sürdü. Hatemi, "Savaş tecrübesine sahip komutanlarımız tehditlere karşılık vermeye hazır. Düşman sorunları çözmek istiyorsa İran halkına saygıyla yaklaşmalı." uyarısında bulundu.