Netanyahu Kudüs’ün peşinde! BM Zirvesi öncesi Rubio’yu yanına aldı Başkan Erdoğan’ı hedef gösterdi | 27 yıl sonra gelen itiraf

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu ay düzenlenecek olan BM Liderler Zirvesi öncesi Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelerek Filistin’i tanımayı planlayan ülkelere mesaj verdi. Netanyahu ise Rubio ile birlikte yaptığı konuşmada “Kudüs bizimdir” dedi ve açıkça Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef gösterdi. Netanyahu 27 yıl sonra yaptığı itirafta ise dönemin Türkiye başbakanı Mesut Yılmaz ile pazarlıklarını o dönem belediye başkanı olan Erdoğan'ın engellediğini söyledi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Netanyahu Kudüs’ün peşinde! BM Zirvesi öncesi Rubio’yu yanına aldı Başkan Erdoğan’ı hedef gösterdi | 27 yıl sonra gelen itiraf

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu açıkça Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Kudüs'te İsrail'in yayılmacılık projelerinden"Hacılar Yolu"nun açılışına katıldı.

Rubio ile birlikte katıldığı etkinlikte söz alan Netanyahu, "Burası bizim şehrimiz Erdoğan" ifadesiyle skandal bir konuşmaya imza attı.

Netanyahu’dan küstah çıkış: “Kudüs bizimdir” diyerek Başkan Erdoğan’ı hedef aldı

Netanyahu ve Rubio, Reuters

KUDÜS'Ü SAHİPLENDİ BAŞKAN ERDOĞAN'I HEDEF ALDI

Netanyahu,"İkinci Tapınağın yıkılmasından iki bin yıl sonra geçmişimizi yeniden keşfediyor ve geleceğimizi, 2 bin yıl önceki Kudüs'e dayanarak inşa ediyoruz." dedi. ABD'den büyük destek gördüklerini belirten Netanyahu "Burası bizim şehrimiz Sayın Erdoğan. Sizin şehriniz değil. Bizim şehrimiz. Her zaman bizim şehrimiz olacak. Bir daha bölünmeyecek. Bu nedenle [ABD] Başkanı [Donald] Trump'ın bu alandaki liderliğini de çok takdir ediyorum."diye devam etti.

İsrail Başbakanı'ndan 27 yıl sonra ise kritik bir itiraf geldi. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile yapmaya çalıştığı bpazarlığı anlatan Netanyahui bunu o dönem Belediye Başkanı olan Başkan Erdoğan'ın engellediğini söyledi.

Netanyahu'nun 27 yıl sonra gelen itirafı şu şekilde:

"1998'de Türkiye'nin başbakanını ağırladım. Adı (Mesut) Yılmaz'dı. O zamanlar Türkiye ile harika ilişkilerimiz vardı. Son zamanların sınavına dayanamadılar ama o dönemde çok iyiydiler.

Başbakanlık konutunda güzel bir akşam yemeğinin ardından salonda kahve içiyorduk ve dedim ki: 'Sayın Başbakan, sizden bir ricam olacak.' O da 'Evet, buyurun' dedi.

Ben de şöyle dedim: 'Burada, az önce gezdiğimiz tünelde bulunan bir tablet var, İbranice bir taş tablet. 2700 yıl önce Kral Hizkiya tarafından kazdırılmış'. 'Bakın,' dedim, 'size bir önerim var. Bizim müzelerimizde binlerce Osmanlı eseri var. İstediğinizi seçin, size verelim. Bir değiş tokuş yapalım.' Ama o, 'Hayır, üzgünüm, bunu yapamam' dedi.

Ben de 'Peki, müzelerimizdeki tüm eserleri alın' dedim. O yine, 'Hayır, yapamam' dedi. 'O hâlde fiyatınızı söyleyin' dedim.

O da 'Başbakan Netanyahu, bunun bir fiyatı yok' dedi. 'Neden?' dedim.

Şöyle yanıtladı: 'O dönemde İstanbul'un belediye başkanı olan birinin başını çektiği büyüyen bir İslamcı taban var. İsmini biliyorsunuz. Türk halkının bu kesiminden, Kudüs'ün 2700 yıl önce Yahudi kenti olduğunu gösteren bir tableti İsrail'e vermemize tepki gelir.'

Şimdi, 2000 yıl sonra, şehrimizi geri aldık. Bağımsızlığımızı geri aldık. Egemen bir devlet kurduk; bir ordu kurduk, dünyada eşi olmayan bir ülke inşa ettik.

Bu bizim şehrimiz, Sayın Erdoğan. Bu sizin şehriniz değil; bizim şehrimiz. Hep bizim şehrimiz olacak. Bir daha bölünmeyecek. İşte bu yüzden, Başkan Trump'ın bu alandaki liderliğine çok değer veriyorum. Kudüs'ü başkentimiz ilan etti; dünyanın her liderinin kabul etmesi gereken bir şeyi yaptı ve ardından Amerikan Büyükelçiliği'ni buraya taşıdı. O, apaçık olan şeyleri yaptı ama bütün o hükümetlere, dışişleri bürolarına, 'Bunu yapamazsınız' diyen uzmanlara rağmen yaptı.'dedi.

Netanyahu BM Zirvesi öncesi Rubio’yu yanına aldı Başkan Erdoğan’ı hedef gösterdi

Rubio ve Netanyahu, Reuters

TRUMP 2017'DE BÜYÜKELÇİLİĞİ TAŞIDI

ABD'de Trump yönetimi 2017 yılında Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımıştı. Trump bu hamlesiyle Kudüs'ün statüsünün İsrail-Filistin müzakereleriyle belirlenmesi gerektiği yönündeki onlarca yıldır uygulanan Amerikan politikasından büyük bir sapma olarak ön plana çıktı.

İsrail’in 27 yıllık kuyruk acısı: Şiloam Anıtı! Mesut Yılmaz ile pazarlığı Başkan Erdoğan engelledi

BM ÖNCESİ SKANDAL HAMLE

Ziyaret, bu ay New York'taki Birleşmiş Milletler'de yapılacak dünya liderleri toplantısı öncesinde gerçekleşti. Toplantıda İngiltere, Fransa, Kanada, Avustralya ve Belçika'nın Filistin devletini resmen tanıması beklenirken İsrail bunu reddediyor.

Rubio, bu adımın İsrail'i Filistin devletinin kurulmasını engellemek için kendi eylemlerini yapmaya teşvik edeceğini söyledi.

Başkan Erdoğan, Katar dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlıyor, Takvim

BAŞKAN ERDOĞAN: İSRAİL SAPKIN BİR İDEOLOJİYE HİZMET ETMEKTEDİR

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi sonrası uçakta gazetecilere değerlendirmelerde bulundu, sorularını yanıtladı ve İsrail'in Gazze ile Batı Şeria'ya yönelik saldırıları hakkında şöyle konuştu:

Bir defa şunu çok açık net ortaya koyalım. İsrail, bir dine değil bir sapkın ideolojiye hizmet etmektedir. Bu özelliğini bir defa gözden geçirelim. Netanyahu ve çetesi, dünyaya sadece Siyonizm'in uyduruk masallarını anlatıyor. BM şartı, devletlerin toprak bütünlüğünü, egemen eşitliliğini ve sınırlarının zorla değiştirilmemesini emreder. Bunu görmemiz lazım. Dolayısıyla "vadedilmiş topraklar" kavramıyla oluşturulan senaryolar, hukuken geçersiz ve meşruiyetten yoksundur. İsrail'i yönetenler kendi radikal anlayışlarını, faşist bir ideolojiye dönüştürmüş bir cinayet şebekesinden başka bir şey değil. Bu yönüyle Netanyahu, Hitler ile ideolojik açıdan adeta akrabadır. Böyle bir özelliği var. Nasıl Hitler, kaydettiği ilerlemenin etkisiyle kendini bekleyen hezimeti göremediyse, Netanyahu da aynı nihai akıbeti yaşayacaktır. Ben buna inanıyorum. İsrail, Müslümanlara, Hristiyanlara olduğu kadar Musevilere de zarar vermektedir. İsrail'in soykırımlarına karşı çıkan Musevilere kulak verdiğinizde Siyonizm'in nasıl tehlikeli bir ideoloji olduğunu net bir şekilde görürsünüz. Siyonist İsrail, illa bir yerle irtibatlandırılacaksa o, terörizm ve faşizmdir. İsrail, inancımıza göre bizim peygamberlerimiz olan Hazreti Musa ve diğer peygamberlerin mübarek hatıralarını ve taşıdıkları ilahi mesajları kirletemez. İslam dünyası, peygamberlerine yönelik bu alçak saldırıya ilimle, irfanla karşılık vermelidir. İslam ülkelerinin kendi aralarında güvenlik, iş birliği, istihbarat paylaşımı ve kriz yönetimi mekanizmaları geliştirmeleri de hayati önemdedir. Ben özellikle Peygamberimizin 'Ey Allah'ın kulları kardeş olun' çağrısına uyarak kardeşliğimizi pekiştirelim diyorum.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler