Koltuk için vatan pazarlığı: Pehlevi ve Machado’dan Trump’a sadakat yarışı!

Kendi halklarının iradesi yerine Washington’ın müdahalesinden medet uman Pehlevi ve Machado, Donald Trump’ın gözüne girmek için sınır tanımıyor. Nobel ödülünden ulusal yer altı kaynaklarına kadar her şeyi masaya süren iki muhalif ismin açıklamaları ve vaatleri, adeta “pes” dedirtti.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Koltuk için vatan pazarlığı: Pehlevi ve Machado’dan Trump’a sadakat yarışı!

Dünyanın iki farklı ucunda, İran ve Venezuela'da yükselen tansiyon, sürgündeki ve muhalefetteki liderlerin yüzünü yeniden Beyaz Saray'a çevirmesine neden oldu. Kendi ülkelerindeki iktidarları devirmek için ABD desteğini ve müdahalesini meşru gören İranlı Rıza Pehlevi ile Venezuelalı Maria Corina Machado, Donald Trump'ın kapısında adeta "sadakat yarışına" girdi.

Rıza Pehlevi

PEHLEVİ'DEN "İRAN'I BİRLİKTE BÜYÜK YAPALIM" TEKLİFİ

İran'da riyalin değer kaybıyla başlayan ve 538 kişinin hayatını kaybettiği protestolar, 1979 devriminden bu yana sürgünde olan Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi'yi hareketlendirdi. FOX News ekranlarından doğrudan ABD Başkanı Donald Trump'a seslenen Pehlevi, iş birliği teklifinde bulundu.

Pehlevi, Trump'ın seçim sloganına atıfta bulunarak, "Sayın Başkan… Hem biz hem de siz İran'ı yeniden büyük yapabilelim. Bu yolda ortak olalım. İlk fırsatta İran'a dönmeye hazırım." dedi. Kendisini geçiş sürecinin doğal lideri olarak tanımlayan Pehlevi, "Daha önce de söylediğim gibi, liderlik etmeye hazırım. Ancak nihai tercih halka aittir. Benim şu anki görevim, geçiş sürecinin gerçekleşmesini sağlamaktır. İnsanların adımı anmasının nedeni de bana güven duymalarıdır." ifadelerini kullandı.

Ancak Trump, Pehlevi'nin bu hevesli çıkışına karşı temkinli bir kapı aralayarak, "Bunun şu aşamada uygun olup olmayacağından emin değilim. Kimin öne çıkacağını izlememiz gerektiğini düşünüyorum." yanıtını verdi.

Muhalif lider Maria Corina Machado, AA

VENEZUELA'DA "NOBEL" PAZARLIĞI: MACHADO'NUN TRUMP GÜZELLEMESİ

Benzer bir tablo Güney Amerika hattında, Venezuela'da yaşanıyor. ABD'nin operasyonuyla ülkesinden kaçırılan Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun alıkonulmasının ardından yeniden sahneye çıkan muhalif lider Maria Corina Machado, Trump'ın gözüne girebilmek için çıtayı bir adım daha yukarı taşıdı. Machado, aldığı Nobel Barış Ödülü'nü Trump ile paylaşmaya hazır olduğunu duyurdu.

Sean Hannity'ye konuşan Machado, 3 Ocak'taki operasyonu "adaletin tiranlığı yendiği gün" olarak tanımlarken, ödül hakkında şu ifadeleri kullandı: "Bu ödül Venezuela halkının ödülüdür. Elbette onu Trump'a vermek ve onunla paylaşmak isteriz."

Muhalif lider Maria Corina Machado, ABD’ye ülkesinin kaynaklarını vaat etti, AA

MACHADO'NUN 1,7 TRİLYON DOLARLIK PEŞKEŞ VAADİ

Maria Corina Machado, iktidara gelebilmek için adeta ülkesinin kaynaklarını ABD'ye sunmaya hazır olduğunu ilan ederken adeta bir "sömürge valisi" gibi hareket ederek Trump yönetimine şu vaatlerde bulunmaktan geri durmadı:

"Trump beni iktidara taşırsa Venezuela'da büyük bir özelleştirme başlatacağım. Petrol, gaz, altın ve altyapı dahil yaklaşık 1,7 trilyon dolarlık tüm ulusal varlıkları özel sektöre açacağım."

Trump, AA

"ÜLKESİNDE SAYGI GÖRMÜYOR"

Machado, iktidara gelmeleri halinde Venezuela'yı ABD'nin "ana müttefiki" ve kıtanın enerji merkezi yapma sözü verdi. Ancak bu "açık çek", Washington'da beklendiği gibi karşılık bulmadı. Trump'ın, Machado için kullandığı "Onun lider olması zor. Ülke içinde destek ve saygı görmüyor. İyi bir kadın ama ülkesinde saygı görmüyor" sözleri, muhalif liderin planlarını altüst etti. Hatta Washington kulislerinde, Machado'nun Nobel'i bizzat kabul etmesinin, bu ödülü uzun süredir arzulayan Trump'ı öfkelendirdiği ve bunun stratejik bir hata olduğu konuşuldu.

Muhalif isimler iktidara gelebilmek için dış müdahale çağrısında bulundu, AA

DIŞ MÜDAHALEDEN MEDET UMUDULAR

Gerek Pehlevi gerekse Machado, kendi ülkelerindeki siyasi dönüşümü halkın dinamiklerinden ziyade, Washington'dan gelecek bir "onaya" bağlamış durumda. Her iki ismin de kendi ülkelerindeki seçilmiş ya da mevcut yönetimlerin devrilmesi için ABD müdahalesini meşru gören, hatta bu uğurda ödüllerini ve unvanlarını feda etmeye hazır tavırları, uluslararası kamuoyunda "pes" dedirten bir siyasi bağımlılık tablosu çizdi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler