CIA gölgesinde Maduro operasyonu: “İçeriden iş” iddiası
ABD’li yetkililere göre, ABD güçleri tarafından düzenlenen operasyon kapsamında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi gözaltına alındı. Aylar süren hazırlıkların ardından gerçekleştirilen operasyonda, Venezuela ordusu ve yönetimi içinden bazı unsurların da sürece destek verdiği öne sürüldü.
ABD güçleri tarafından düzenlenen operasyon kapsamında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi gözaltına alındı. Operasyonun, ABD Başkanı Donald Trump'ın onayıyla ve aylar süren hazırlıkların ardından gerçekleştirildiği bildirildi.
Cumartesi sabahı Truth Social hesabından açıklama yapan Trump, operasyonun başarıyla tamamlandığını duyurdu. Kaynaklar, planlamanın aylar öncesinden başlatıldığını, sahada ayrıntılı tatbikatlar yapıldığını ve çok katmanlı bir istihbarat çalışması yürütüldüğünü belirtti.

AYLAR SÜREN HAZIRLIK VE GİZLİ PLANLAMA
Kaynaklara göre, ABD Ordusu'nun seçkin birlikleri arasında Delta Force'un da yer aldığı ekipler, Maduro'nun kaldığı belirtilen yapının birebir kopyası üzerinde giriş senaryoları çalıştı. Hazırlıklar kapsamında CIA'nin yaz aylarından itibaren Venezuela'da sınırlı bir ekip bulundurduğu ve Maduro'nun günlük rutinine ilişkin istihbarat topladığı ifade edildi.

"İÇERİDEN İŞ" İDDİASI
Reuters'a konuşan iki kaynak, istihbarat servisinin Maduro'ya yakın bir ajan aracılığıyla son günlerdeki hareketleri izlediğini, ayrıca Venezuela ordusu içinden bazı unsurların operasyon sürecinde ABD ile işbirliği yaptığı yönünde bilgi verdi. Venezuela muhalefetine yakın ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak ise süreci "içeriden bir iş" olarak tanımladı.
Kaynaklara göre Trump, operasyonu dört gün önce onayladı; ancak askeri ve istihbarat yetkilileri daha elverişli hava koşullarının beklenmesini önerdi. ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in gazetecilere yaptığı açıklamada, operasyon için nihai onayın Cuma günü geç saatlerde verildiğini söylediği aktarıldı.

CNN'İN AKTARDIĞI AYRINTILAR
Öte yandan CNN'e konuşan ve planlara aşina olduğu belirtilen kaynaklara göre, CIA yaz aylarında Venezuela'ya gizlice küçük bir ekip yerleştirdi. Bu ekibin, Maduro'nun hareketlerini ve günlük alışkanlıklarını takip ederek operasyon günü tam olarak nerede bulunduğunun tespit edilmesine katkı sağladığı belirtildi.

CNN'e bilgi veren kaynaklar, operasyon kapsamında Venezuela hükümeti içinde faaliyet gösterdiği öne sürülen bir CIA ajanının da yakalanan unsurlar arasında bulunduğunu aktardı. Aynı kaynaklara göre, Venezuela dosyasını yürüten çekirdek ekip; Stephen Miller, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve CIA Direktörü John Ratcliffe'ten oluştu ve ekip aylar boyunca düzenli toplantılarla Trump'ı bilgilendirdi.CIA ise konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

HALK BÖYLE BİR MÜDAHALEYİ BEKLEMİYORDU
AA Kolombiya Muhabiri Sinan Doğan A Haber ekranlarından, Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun yakalanmasının ardından ülkede ciddi bir panik havasının oluştuğunu belirterek, operasyonun zamanlaması ve yöntemiyle dikkat çektiğini söyledi.
Venezuela'nın Karayip Denizi'ne bakan kuzey kıyılarına yakın bir noktadan gelişmeleri aktaran Doğan, operasyonun, Latin Amerika genelinde tatil dönemine denk gelen 24–31 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirildiğini ve bu nedenle halkın böyle bir müdahaleyi beklemediğini ifade etti.
Doğan, ABD'nin haftalardır Karayipler'de sürdürdüğü askeri yığınak nedeniyle bir harekât ihtimalinin konuşulduğunu ancak operasyonun bu denli hızlı ve düşük dirençle sonuçlanmasının Venezuela kamuoyunda şaşkınlık yarattığını kaydetti.

SİLAH SİSTEMLERİ BEKLENEN DİRENCİ GÖSTEREMEDİ
Venezuela'nın askeri anlamda üst düzey güvenlik önlemleri aldığını, hava savunma sistemleri ve ağır silahların stratejik noktalara konuşlandırıldığını belirten Doğan, buna rağmen sistemlerin beklenen direnci gösteremediğini ve bunun daha önce askeri uzmanlarca da dile getirildiğini aktardı.
Operasyonun, Trinidad ve Tobago ile Porto Riko hattından gerçekleştirildiğini hatırlatan Doğan, bu güzergâhın Karakas'a yakınlığı nedeniyle Miraflores Sarayı'na kısa sürede ulaşma imkânı sunduğunu vurguladı. Doğan, böyle bir operasyonun ancak içeriden istihbarat desteğiyle mümkün olabileceğine dikkati çekerek, Maduro'nun muhtemelen ihbar edildiğini ifade etti.
Maduro'nun son ana kadar kamuoyunda görünür olduğunu ve yakalanmadan kısa süre önce yabancı bir devlet temsilcisiyle görüştüğünü belirten Doğan, "Maduro'nun kendiliğinden teslim olmasını kimse beklemiyordu. Bu kadar kolay sonuçlanması Venezuela'da hayal kırıklığı yarattı" dedi.

SOKAKTA PANİK HAKİM
Doğan, yaşananların ardından Karakas'ta bombaların merkeze düşmesiyle halkın büyük korku yaşadığını, marketlerde yoğunluk oluştuğunu ve sokaklarda panik hâlinin sürdüğünü söyledi. Buna karşın ülkede kontrolün tamamen kaybedilmediğini vurgulayan Doğan, Bolivarcı devrime bağlı milis güçler ve güvenlik birimlerinin hâlen sahada olduğunu ifade etti.
Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi'nin önde gelen isimlerinden Diosdado Cabello'nun ülkedeki birçok noktada fiili kontrolü elinde tuttuğunu aktaran Doğan, kara sınırlarının kapatıldığını, hava trafiğinin ise daha önce durdurulduğunu söyledi.
Kolombiya boyutuna da değinen Doğan, operasyon sonrası tehdidin Kolombiya halkına değil, Kolombiya hükümetine yönelik olduğunu belirterek, ABD yönetiminin Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'nun izlediği ABD karşıtı politikalardan rahatsızlık duyduğunu dile getirdi.
Petro'nun, uyuşturucuyla mücadelede askeri bombardıman yerine istihbarat ve iş birliğine dayalı bir yaklaşımı savunduğunu belirten Doğan, Kolombiya liderinin son aylarda Venezuela'ya yönelik bir müdahalenin yaklaştığını açık şekilde dile getirdiğini kaydetti.
Doğan, Maduro'nun yakalanmasının "Chavizm" ideolojisinin sona erdiği anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Maduro'nun yerine başka bir isim gelse dahi sistem aynı şekilde devam eder. Zorla bir yönetim değişikliği Venezuela'yı iç savaş riskiyle karşı karşıya bırakabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel uzmanların da Venezuela'da silahlı gruplar ve kartellerin varlığı nedeniyle ciddi bir kırılma noktasına girildiği uyarısında bulunduğunu aktaran Doğan, ülkede önümüzdeki dönemin yüksek riskler barındırdığına dikkat çekti.