Trump'tan Çin ziyareti sonrası tehdit: "İran'da her şeyi iki günde yerle bir edebiliriz"

Orta Doğu'da askeri ve diplomatik hareketlilik tırmanıyor. ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyareti ardından İran’a saldırı başlatabileceği iddiaları üzerine İsrail ordusu en üst düzey alarm seviyesine alındı. Diploması trafiğinde İran’ın 14 maddelik önerisine Washington’dan yanıt gelirken, İsrail ile Lübnan arasındaki silahlara geçici duraklama süresi 45 gün daha uzatıldı. Trump, İran'a yönelik "iki günde yok edebileceklerini" tehdidine karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Amerikan halkı üzerinde artan ekonomik maliyetlerine dikkati çekti.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Trump'tan Çin ziyareti sonrası tehdit: "İran'da her şeyi iki günde yerle bir edebiliriz"

ABD ve İran arasında ateşkes devam ederken ABD Başkanı Donald Trump 8 buçuk yıl sonra ilk kez yaptığı Çin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın nükleer sahibi olmaması konusunda anlaştıklarını duyurdu.

Beyaz Saray, İsrail ve Lübnan arasında 45 günlük yeni ateşkesi duyururken Trump, yine İran'ı tehdit etti.

Takvim.com.tr dakika dakika gelişmeleri aktardı.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK

ABD ile İran arasındaki askeri ve siyasi gerilim tırmanırken, ABD Başkanı Donald Trump’tan bölgedeki tansiyonu zirveye çıkaracak nitelikte şifreli bir mesaj geldi.

ABD medyasında, Washington’ın Tahran’a yönelik askeri operasyonlara her an yeniden başlayabileceğine dair iddialar geniş yer bulurken; Trump, sosyal medya platformundan yapay zekayla hazırlanmış sıra dışı bir görsel paylaştı. Söz konusu görselde, fırtınalı ve dalgalı bir denizde yol alan İran bayraklı savaş gemilerinin önünde Trump’ın silüeti yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kendisinin ve İran bayraklı savaş gemilerinin yer aldığı görseldeki "Bu, fırtına öncesi sessizlikti" ifadesi dikkat çekti.

SAVAŞ YENİDEN BAŞLIYOR

İsrail ile İran arasında tansiyon yeniden zirveye çıktı. İsrailli yetkililer, “İran ile savaşa hazırız” mesajı verirken, Tahran yönetiminden sert yanıt geldi. İran cephesi, “Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya karşılık vermeye hazır” açıklamasını yaptı. 

Gerilimi küresel boyuta taşıyan iddia ise The New York Times’dan geldi. Gazeteye göre ABD’nin, İran’daki nükleer tesislere yönelik olası saldırı planlarını değerlendirdiği öne sürüldü.


 

İSRAİL'DEN LÜBNAN'A YENİ HAVA SALDIRISI

İsrail ordusu, ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyine yeni bir hava saldırısı başlattığını bildirdi.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki "Hizbullah altyapısını hedef alan" geniş çaplı hava saldırıları düzenlendiği ifade edildi.

Lübnan resmi ajansı NNA'da yer alan habere göre de İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentinde yer alan bazı beldeleri hedef aldı.

Yahmer eş-Şakif, Kefr Tebnit, Ernun, Kevseriyye ve Mervaniyye beldelerini hedef alan İsrail ordusu, beldelere ulaşan bazı yolları da bombaladı.

İsrail ordusu Sayda kentindeki Babiliyye ve Gassaniyye beldelerini de hava saldırısıyla vurdu.

İsrail ordusuna ait insansız hava araçları (İHA) ise Sur kenti ve beldeleri üzerinde alçak uçuş gerçekleştirdi.

İSRAİL'DEN SALDIRI TEHDİDİ

İsrail ordusu, ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyindeki bazı bölgeler için saldırı tehdidinde bulundu.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etti.

Bu nedenle Lübnan'ın güneyindeki Kefr Kila, Erzi, Babiliyye, Ensar, Tebna, Gassaniye, Maruniyye, Kuteriyet es-Siyad ve Bissariye beldelerine saldırı düzenleneceğini belirten Adraee, buralarda yaşayanların evlerini derhal terk etmelerini istedi.

Söz konusu bölgelerde yaşayanlardan köy ve beldelerden en az 1 kilometre metre uzaklaşarak açık alanlara gitmeli gerektiğini ifade eden Adraee, Hizbullah unsurları ile tesislerinin yakınında bulunanların hayatlarını tehlikeye atacağını ileri sürdü.

ERAKÇİ'DEN ABD'LİLERE ÇAĞRI: 30 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin ülkesine yönelik "tercih savaşının" Amerikan halkı üzerinde artan ekonomik maliyetlerine dikkati çekerek, "Bunların hepsi önlenebilirdi." ifadelerini kullandı.

Erakçi, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Washington yönetiminin İran'a karşı politikalarının Amerikan ekonomisine yansımalarına değindi.

GERÇEK ACI BORÇLAR YÜKSELMEYE BAŞLADIĞINDA BAŞLAYACAK

"Amerikalılara, İran’a karşı tercih savaşının hızla yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor." ifadelerini kullanan Erakçi, "Benzin fiyatlarındaki artış ve borsa balonunu bir kenara bırakın. Gerçek acı, ABD borçları ve mortgage faiz oranları yükselmeye başladığında başlayacak. Otomobil kredisi gecikmiş borçları zaten 30 yılın en yüksek seviyesinde. Bunların hepsi önlenebilirdi." değerlendirmesinde bulundu.

Erakçi, paylaşımında ABD hazine tahvil getirilerindeki yükselişi gösteren bir grafiğe de yer verdi.

TRUMP'TAN İRAN'A TEHDİT: İKİ GÜNDE YOK EDEBİLİRİZ

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın direncini hafife almadığını, ancak isterse İran'ın altyapısını "iki günde yok edebileceklerini" iddia etti.

Çin ziyaretinin yansımaları devam eden ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran gündemini değerlendirdi.

İran'ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını vurgulayan Trump, yine de istemesi halinde İran'a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu.

İran'ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, "Her şeyi iki günde yok edebiliriz." dedi.

 

TRUMP'TAN İRAN'A TEHDİT: İKİ GÜNDE YOK EDEBİLİRİZ-1

ABD Başkanı, İran ile diplomaside tekrarlanan aksaklıklara atıfta bulunarak, "Tahran'ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez" olduğunu savundu.

BEŞ KEZ OLDU

Trump, "Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var." dedi.

Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran'ın tutumuna bağlı olacağını kaydederek, "Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim." diye konuştu.

3 Kasım'da ABD'de yapılacak Kongre seçimleri hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Trump, "Seçimlerin İran konusunda ne olacağına karar vermesine izin vermeyeceğim." diyerek Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki söylemini yineledi.

ABD: ÇİN İRAN'DA GERİ ADIM ATTI

ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, Trump-Şi zirvesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Waltz, görüşmenin en önemli sonucunun Çin’in İran konusunda geri adım atmayı kabul etmesi olduğunu belirtti.

Çin’in İran’ın nükleer faaliyetlerine karşı olduğunu ifade eden Waltz, Pekin yönetiminin Hürmüz Boğazı’nın askerileştirilmesine ve boğazdan geçişler için ücret alınmasına da karşı çıktığını söyledi.

ATEŞKES 45 GÜN SÜREYLE UZATILDI

ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki görüşmeler sonucunda İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin 45 gün daha uzatıldığını ve siyasi görüşmeler için tarafların 2-3 Haziran'da bir araya geleceğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Washington'da 2 gündür süren İsrail-Lübnan 3. tur doğrudan müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı.

Sözcü Pigott, "ABD, 14-15 Mayıs tarihlerinde İsrail ile Lübnan arasında 2 gün süren son derece verimli görüşmelere ev sahipliği yaptı. Daha fazla ilerleme sağlanabilmesi için 16 Nisan'da ilan edilen ateşkes 45 gün daha uzatılacak." ifadesini kullandı.

Pigott, müzakerelerin siyasi ayağının 2-3 Haziran'da yeniden başlayacağını ve 29 Mayıs'ta Pentagon'da her iki ülkenin askeri heyetlerinin katılımıyla güvenlik toplantısı yapılacağını belirtti.  Dışişleri Sözcüsü, görüşmelerin, iki ülke arasında kalıcı barışın sağlanması ve karşılıklı egemenlik ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınmasına katkı sağlayacağına inandıklarını vurguladı.

ERAKÇİ: ASKERİ BİR ÇÖZÜM YOLU YOK ABD ANLAMALI

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, askeri girişimlerin sorunları çözmede etkili olmadığını belirterek “Askeri bir çözüm yolu yok ve ABD bu gerçeği anlamalı.” dedi.

İran Dışişleri Bakanı’nın sosyal medya hesabına göre Erakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ikinci gününde, Hindistan basınına değerlendirmelerde bulundu.

ABD ve İsrail’in İran’ı en az iki kere "test ettiğini" dile getiren Erakçi, “Askeri bir çözüm yolu yok ve ABD bu gerçeği anlamalı. Askeri eylemlerle hedeflerine ulaşamazlar ancak diplomasi yolu takip ederlerse konu farklı olacak.” ifadelerini kullandı.

Erakçi, müzakereler sırasında İran ile ABD arasındaki en temel sorunun ABD’li yetkililerin açıklamaları, röportajları ve ilettikleri çelişkili mesajlar olduğunu dile getirdi.

Hürmüz Boğazı’nda ilişkin de açıklama yapan Erakçi, “Hürmüz Boğazı dost ülkelere kapalı değil. Sınırlamalar düşman gemileri içindir. Önceki günlerde birçok gemi deniz kuvvetlerimizin yardımıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçti ve bu süreç devam edecek. Dost ülke gemileri ile diğer gemilerin silahlı kuvvetlerimizle koordinasyon sağlaması gerek. Tek çözüm, saldırgan savaşın tamamen sona erdirilmesidir ve bundan sonra her geminin güvenli geçişini garanti altına alacağız.” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, saldırıya uğrayan tarafın kendileri olduğunu ve meşru müdafaa hakkı kapsamında kendilerini savunduklarını vurguladı.

İSRAİL ATEŞKESE RAĞMEN LÜBNAN'A SALDIRIYOR

İsrail ordusu, Washington’daki görüşmelere ve ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine saldırılar düzenledi.

İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese karşın Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail topçuları güneyde Bint Cubeyl ilçesine bağlı Kunin, Braşit ve Beyt Yahun beldelerini hedef aldı.

İsrail savaş uçakları ise Bint Cubeyl ilçesindeki Mecdel Silm ve Furun beldelerine hava saldırıları düzenlerken, insansız hava araçları (İHA) da Sur kentine bağlı Şuhur beldesini hedef aldı.

Güneydeki Yukarı Nebatiye beldesini hedef alan İsrail İHA'ları, Sur'daki Mecedil beldesinde bir motosiklete saldırı düzenledi.

ABD'nin başkenti Washington'da, Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin 3. turu dün başlarken görüşmeler bugün de devam edecek.

HİZBULLAH'TAN AÇIKLAMA

Öte yandan Hizbullah, ateşkes ihlallerine karşılık, Lübnan'ın güneyindeki işgal altındaki bölgelerde İsrail ordusuna yönelik misillemeler düzenlediğini duyurdu.

Hizbullah'tan yapılan açıklamalarda, Reşaf ile Hadasa beldeleri arasında ilerleyen İsrail ordusuna ait iki D9 buldozerin patlayıcılarla imha edildiği ifade edildi. Ayrıca Reşaf'ta bir Merkava tankının da hedef alındığı kaydedildi.

Bayyada beldesinde İsrail askerleri ile bir Merkava tankının roket ve topçu atışlarıyla hedef alındığı, Tayba beldesindeki bir İsrail birliğinin de roketle hedef alındığı belirtildi.

İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES

İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

Lübnan Sağlık Bakanlığının dünkü verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında 2 bin 880'den fazla kişi hayatını kaybetti.

Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.

İSRAİL'İN LÜBNAN'DA İLHAK PLANI

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal ettikleri Lübnan'ın güneyinde yasa dışı Yahudi yerleşim yerleri kurma planları olduğunu belirtti.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre Ben-Gvir, İsrail ordusunun 1967’de Doğu Kudüs'ü işgal etmesini kutlamak için düzenlenen törene katıldı.

Burada konuşan Ben-Gvir, işgal ettikleri Lübnan'ın güneyinde yasa dışı Yahudi yerleşim yerleri kurmayı planladıklarını söyledi.

Aşırı sağcı Bakan, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde de "gönüllü göç" adı altında bölgedeki Filistinlileri topraklarından sürmeye yönelik planlarının olduğunu dile getirdi.

Ben-Gvir, "Lübnan'da yerleşim için bir planımız var ve ayrıca (Filistinlilerin) Gazze ve Batı Şeria’dan göçünü teşvik etme planlarımız da var.” ifadelerini kullandı.

İsrail hükümetinin aşırı sağcı isimlerinden Bakan Ben-Gvir, işgal altında tuttukları Batı Şeria’nın tümüyle ilhak edilmesini ve Gazze Şeridi'nde yasa dışı Yahudi yerleşim yerleri kurulmasını savunuyor.

Ben-Gvir ayrıca sık sık Gazze'deki Filistinlilerin "gönüllü göç" adı altında topraklarında sürülmesinden yana olduğunu dile getiriyor.

BAE HÜRMÜZ BOĞAZI'NI BYPASS ETMEYE ÇALIŞIYOR

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), Hürmüz Boğazı'nı baypas eden ve 2027'de faaliyete geçmesi planlanan yeni "Batı-Doğu Boru Hattı" projesini hızlandırma kararı aldı.

Abu Dabi Medya Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan şirketin yönetim kurulu toplantısına başkanlık etti.

Prens Al Nahyan, ADNOC'un güvenli operasyonları sürdürme ve güvenilir enerji tedarik etme kararlığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Al Nahyan, ADNOC'un Fuceyra üzerinden ihracat kapasitesini ikiye katlayacak olan yeni Batı-Doğu Boru Hattı projesi hakkında bilgi aldı.

Halihazırda inşa aşamasında olan ve 2027'de faaliyete geçmesi beklenen hatta ilişkin Al Nahyan, ADNOC'un küresel talebi karşılamak için dünya çapında proje gerçekleştirmesi nedeniyle projenin hızlandırılması talimatını verdi.

BAE'nin Batı-Doğu Boru Hattı olarak da bilinen "Habshan–Fuceyra Boru Hattı", Hürmüz Boğazı'nı baypas ederek petrol ihracatı imkanı sağlıyor.

Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'na uzanan hat günlük 1,5-1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Ancak kullanılabilir kapasitenin günlük 700 bin varil olduğu değerlendiriliyor.

İRAN HÜRMÜZ'Ü KAPATTI ABD ABLUKAYA ALDI

İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü.

ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.

İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı.

ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.

İSRAİL'DE İRAN ALARMI

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Çin ziyaretinin ardından İran'a saldırıları yeniden başlatma olasılığı nedeniyle İsrail yönetimi ve ordu komuta kademesinin hafta sonu yüksek alarm durumunda olacağı öne sürüldü.

ABD merkezli Axios haber platformuna konuşan adı açıklanmayan İsrailli yetkili, Trump'ın İran'a saldırıları yeniden başlatma kararı alması halinde bunun İsrail ordusuyla koordineli gerçekleştirileceğini belirtti.

İsrailli yetkili, Trump'ın hafta sonu söz konusu kararı alabileceğini, İsrail yönetimi ve ordusunun yüksek alarm durumunda olacağını öne sürdü.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın ismi açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile geçen hafta görüşen İsrailli üst düzey askeri yetkililer, Tel Aviv yönetiminin İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği mesajını iletti.

Görüşmelerde İran'ın özellikle yakıt ve enerji tesislerine saldırı ihtimalinin de ele alındığı belirtilen haberde, saldırılarla İran'ın müzakerelerde nükleer programını sonlandırmayı kabul etmesinin hedeflendiği kaydedildi.

İsrail'de bu senaryoya ilişkin özellikle İran'da olası misillemelere karşı hazırlıkların yapıldığı bildirildi.

Çin ziyareti sonrası İran'a ilişkin karar vermesi beklenen Trump’ın önünde yeniden saldırı veya Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ticari gemilerin çıkarılmasına ilişkin "Özgürlük Projesi"ni yeniden başlatmak olmak üzere iki seçeneğin bulunduğu öne sürüldü.

Haaretz'e konuşan İsrailli yetkililer ise Tel Aviv'de olağanüstü alarm durumu olmamasına rağmen gelecek günlerde saldırıların yeniden başlaması olasılığının bulunduğunu savundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, perşembe yaptığı açıklamada, "İran'daki görevimiz sona ermedi, yakında harekete geçmemizin gerekebileceği ihtimaline karşı hazırlıklıyız." ifadesini kullanmıştı.