İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'de! Yaşadıklarını anlattılar: Gözlerin Filistin'e çevrilmesi gerekiyor
İsrail, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na bütün teknelere el koyduğunu ve aralarında 78 Türk vatandaşının olduğu 428 aktivisti kaçırdı. İsrail'in Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in kaçırılan aktivistlere işkence edilen görüntüleri paylaşmasının ardından dünya kamuoyundan peş peşe tepkiler geldi. Sınır dışı işlemlerinin tamamlanmasının ardından 78'i Türk olmak üzere 420'den fazla aktivist, Ramon Havalimanı'na gelen 3 ayrı THY uçağına alındı. İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerini taşıyan ve İsrail'den kalkan 3 uçak İstanbul'a geldi.
İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerini taşıyan ve İsrail'den kalkan 3 uçak İstanbul'a geldi.
Yaralı olan aktivistler, havalimanında hazır bekleyen ambulanslara alındı. İsrail tarafından alıkonulan aktivistler yaşadıklarını anlattı.
Takvim.com.tr tarihi yolculuktaki tüm son dakika gelişmeleri aktardı. Canlı yayınımız burada sona ermiştir. Gelişmeleri Takvim.com.tr'den takip edebilirsiniz...
CANLI ANLATIM
İTALYAN AKTİVİSTLER ROMA'YA DÖNDÜ
İsrail'in Küresel Sumud Filosu'nda hukuksuz şekilde alıkoyduğu ve dün tamamını serbest bıraktığı aktivistlerden İtalyan vatandaşlarının bir kısmı dün gece saatlerinde ülkelerine ulaştı.
Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 29 İtalyan aktivistten 2'si dün sabah, 16'sı da dün akşam geç saatlerde Türk Hava Yollarının (THY) tarifeli İstanbul-Roma seferiyle Roma Fiumicino Havalimanı'na geldi.
İtalyan aktivistleri, aralarında ailelerinin de bulunduğu 50'yi aşkın Filistin destekçisi, ellerindeki Filistin bayrakları ve tezahüratlarla coşkulu şekilde Fiumicino Havalimanı’nın 3 numaralı terminalinin geliş katında karşıladı.
Aileler ve destekçiler, aktivistleri beklerken sık sık "Özgür Filistin", "Hepimiz antisiyonistiz", "Nehirden denize özgür Filistin", "İtalya hangi tarafta yer alacağını biliyor" şeklinde slogan attı.
Havalimanında aktivistlerin yakınlarıyla buluşmasında büyük sevinç yaşandı.

Aktivistlerden Luca Poggi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu son seferde, bir önceki sefere nazaran daha fazla kötü muameleye maruz kaldıklarını belirterek, "Aslında biraz da beklediğimiz gibi şiddet çok arttı ve kendimizi ilk seferdekinden çok daha ağır bir durumda bulduk. Geçen sefer aşağılanmıştık ama esasen sağlam dönmüştük. Bu kez kelimenin tam anlamıyla kemiklerimiz kırılmış halde dönüyoruz." dedi.
Kendileri İsrail güçlerinin kötü muamelesine maruz kalırken İtalyan hükümetinin yaklaşımını nasıl bulduğu sorulan Poggi, "Onların başka öncelikleri olduğunu biliyoruz. Soykırımdaki suç ortaklıklarını gizlemeye devam etmeleri de açık. Bizim yaptığımız şeyi sürdürmemizin nedeni de bu; özellikle İtalyan hükümeti başta olmak üzere Avrupa hükümetlerinin suç ortaklığını da ortaya koymak." diye konuştu.

Poggi, Gazze'de soykırım sona erene dek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Aktivist Martina Comparelli, böyle bir misyona katıldığı için neler hissettiği sorusuna, "Bu, benim için bir onur meselesi değil, yapabileceğim ve yapacağım meselesi idi. 80 yıldır buna direnen insanlar var ve kendimi bir şey yapabilecek bir konumda bulduğum anda, bunu basit bir görev duygusuyla yapıyorum." ifadelerini kullandı.
İsrail güçlerinin kendilerini hukuksuz şekilde alıkoymasıyla ilgili olarak da Comparelli, "İnsanları teknelerden kaçırıp, kendi gemilerine götürüyorlar, bütün kişisel eşyalarımızı alıyorlar, bize sadece numaralı bir bileklik veriyorlar, bizi dövüyorlar ve orada bırakıyorlar. Ne olacağını bilmiyorduk. Konteynerlerde içeri girmek için prosedür şöyleydi; önce dövülüyorsunuz, sonra içeri giriyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.
İtalyan hükümetini, İsrail’in suç ortağı olmakla itham eden Comparelli, Türkiye'ye gelene kadar bir İtalyan diplomatı görmediğini de ifade etti.
"ONLARCA YILDIR YÜZ BİNLERCE FİLİSTİNLİYE TAPTIKLARI ŞEYİ BİZE DE YAPTILAR"
Aktivist Marco Orefice de İsrail güçlerinin kendilerini hukuksuz alıkoymasına ilişkin, "Onlarca yıldır, yüz binlerce Filistinliye yaptıkları şeyi bize de yaptılar. Belki bu sefer daha görünür oldu çünkü canlı yayınlayabildik ve bazı insanlar şimdi şiddetin görünür izleriyle geri dönüyorlar. Ne yazık ki, bu şiddet Filistin halkının günlük yaşamının bir parçası.İşkence, şiddet, baskı, istismar, insanlıktan çıkarma, açlık; aklınıza ne gelirse, hepsini bizi korkutmak, hayatımızı tehlikeye atmak, bize zarar vermek için yaptılar." yorumunu yaptı.
Orefice, uluslararası sularda kaçırılmalarının akabinde yüzen bir "toplama kampını" andıran gemiye alındıklarını belirterek, işkenceye varan kötü muameleyi şöyle anlattı:

"50 kişi bir konteynerin içinde tıka basa yaşamaya zorlandık. Isınmanın tek yolu birbirimize sardalya gibi yakın durmaktı ve soğuktan korunacak yer bile yoktu. Dikenli teller, üzerimize yöneltilmiş projektörler ve keskin nişancılar vardı ve parmağımızı kıpırdattığımız anda bize ateş ediyorlardı. Nereye nişan alacaklarını biliyorlardı çünkü profesyonellerdi, bu denizde oldu. Gemiden indiğimiz andan itibaren ve tüm nakil boyunca, bizi tuttukları hapishanede şiddet başladı. Neredeyse 24 saat boyunca ellerimiz kelepçeliydi, su veya yiyecek görmedik ve bu 24 saat boyunca sürekli kötü muamele gördük, her türlü şekilde dövüldük. Bazı insanlar keskin nişancılar tarafından vuruldu."
Orefice, İtalyan hükümetinin tarihe soykırıma ortak olan hükümet olarak geçeceğini kaydetti.
Diğer yandan, Küresel Sumud Filosu'ndaki "Kasr-i Sadabada" teknesinden alıkonulan İtalya Temsilciler Meclisi Milletvekili Dario Carotenuto ve İtalyan gazeteci Alessandro Mantovani de bu sabah Yunanistan’ın başkenti Atina üzerinden Roma'ya ulaşmıştı.
SUMUD FİLOSU AKTİVİSTLERİ HASTANEYE VE ADLİ TIP KURUMU’NA GÖTÜRÜLDÜ
İsrail’in Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi sonrası alıkonulan 422 aktivist, özel uçaklarla İstanbul’a getirilmişti.
Aktivistlerden yaralı olanlar ve kendilerini iyi hissetmeyen 53 kişi ambulanslara alınarak Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Diğer aktivistler ise sağlık kontrolü için Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Aktivistler hastanede ve Adli Tıp Kurumu’nda çok sayıda vatandaşın yoğun katılımıyla karşılandı.
İSRAİL'DE ALIKONULAN KÜRESEL SUMUD FİLOSU'NUN İRLANDALI AKTİVİSTLERİ, YAŞADIKLARINI ANLATTI
İsrail'in uluslararası sularda saldırarak alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'nun İrlandalı aktivistleri, Türkiye'ye varışlarının ardından AA muhabirine, gözaltında yaşadıklarını aktardı.
İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly'nin kardeşi 67 yaşındaki pratisyen hekim Margaret Connolly, Gazze'ye yiyecek, yakıt ve tıbbi yardım teslim etmeyi hedefleyen bir filo olarak uluslararası sularda seyrettiklerini belirtti.
Barışçıl bir misyon üstlendiklerinin ve silahsız olduklarının altını çizen Connolly, şunları söyledi:
"Üç gündür askeri güçler tarafından alıkonuluyorduk. (Üstümde) Sadece bir kazak ve bir süveterim vardı. Daha önce hiç gemi yolculuğu yapmamıştım. Benim için büyük, muazzam bir deneyimdi. Hayatımın beş yıl gibi gelen üç günü."
Yaklaşık 50 kişinin 3 gün boyunca yiyecek ve su olmadan "pis bir konteynerde yan yana uyuduğunu" dile getiren Dr. Connolly, kendilerine sabun ve tuvalet kağıdı dahi verilmediğini ifade etti.
"TEK BİR AĞRI KESİCİM BİLE YOKTU"
Son 3 günde yaşadıklarını "barbarca, acımasız ve çirkin" şeklinde nitelendiren Connolly, şunları kaydetti:
"Kalbimden konuşuyorum. Bir ordunun bu kadar çirkin, iğrenç bir kontrolünü hiç görmemiştim. Koşullar korkunçtu. Yaraları temizleyecek hiçbir şey yoktu. Sırtımızda ve organlarımızda sayısız elektroşok yanığı oluştu. Diyabet, tansiyon ve astım ilaçlarım alıkonuldu. Bu yaralanmalar için tek bir ağrı kesicim bile yoktu."
Çıktıkları seferde ulaşmak istedikleri toprakların "binlerce yıldır Filistinlilere ait olduğunu" vurgulayan Dr. Connolly, "Siyonist İsrail devletinin cezasız kalmasına ve hiçbir yanlış yapmamış Filistin milletine bu kadar acımasız davranmasına öfkeliyim. Bebeklerin öldürülmesine, hastanelerin yıkılmasına, kuvözdeki küçük bebeklerin oksijen yetersizliğinden ölmesine nasıl göz yumabilirsiniz? İnsanların kucaklarında çocuklarıyla yaşadığı çadırları nasıl yakabilir?" diye konuştu.
İRLANDA HÜKÜMETİNE TEPKİ
İrlanda hükümetinin İsrail yanlısı politikalar izlediğini ve kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyleyen Connolly, "soykırıma ortak olmakla" itham ettiği hükümet liderlerine yönelik "Yazıklar olsun" ifadesini kullandı.
Connolly, İsrail'den tahliye edilmeleri sürecinde Türk hükümetinden destek gördüklerini anımsatarak Türkiye'ye teşekkür etti.
"İYİLEŞECEĞİZ, EVİMİZE DÖNECEĞİZ VE TEKRAR DENEYECEĞİZ"
İrlandalı aktivist Michael Cullen de uluslararası hukuka uygun ve şiddet içermeyen bir insani yardım misyonu üstlendiklerini ancak İsrail ordusunun "uluslararası sularda ve gün ışığında" bulundukları tekneye "plastik mermi ateşlediğini" ve bu sırada bazı arkadaşlarının vurulduğunu belirtti.
Müdahale sonrası İsrail ordusuna ait hapishane gemisine götürüldüklerini anlatan Cullen, "Çok korkutucu bir durumdu. Vardığımızda hepimiz dövüldük." diyerek, metal konteynerde gecelediklerini söyledi.
Karaya ulaştıklarında İsrail kolluk kuvvetlerince "kadınların dahi dövüldüğünü" aktaran Cullen, şunları söyledi:
"Hiç bu kadar çok insanın çığlık attığını ve ağladığını duymamıştım ve İsraillilerin insanlara acı çektirirken gözlerindeki o sevinci de görmemiştim. Böylesine kötülüğü görmek gerçekten mide bulandırıcı."
Filistin meselesini dünyanın gözü önüne tekrar getirmeyi umduklarını aktaran Cullen, "İyileşeceğiz, evimize döneceğiz ve tekrar deneyeceğiz ancak Filistin halkı medyada yeterince yer almıyor." dedi.
İsrail'in gittikçe daha fazla "cesurlaşarak saldırganlaştığını" kaydeden Cullen, "İsrail hesap vermeli ve dünyadaki her insan İsrail'i adalete teslim etmek için elinden gelenin en iyisini yapmalı." diye konuştu.
"GÖZLERİN FİLİSTİN'E ÇEVRİLMESİ GEREKİYOR"
İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulduktan sonra Türk Hava Yollarına (THY) ait 3 uçakla İstanbul Havalimanı'na getirilen Küresel Sumud Filosu aktivistleri, alıkonuldukları süreçte yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.
Kanadalı aktivist Ehab Lotayef, elinin sargıya alındığını gösterdi.
Oradayken İsrailli bir askerin tercüme konusunda kendisinden yardım istediğini aktaran Lotayef, diğer bir İsrailli askerin ise bu durumdan "hoşlanmadığını" söyledi.
Lotayef, "İsrailli asker, insanlara su vermemden hoşlanmadı, bu yüzden geldi ve beni elimden bıçakladı." dedi.
Yaralandığı elinde his kaybı olduğunu aktaran Lotayef, aktivistlerin ağır şiddete maruz kaldığını ve kaburgalarının kırıldığını kaydetti.
Lotayef, "Çok kötü dövüldük. Bizi nefsi müdafaa amacıyla dövmediler. Ceza amaçlı dövdüler. Bizi cezalandırıyorlardı." ifadelerini kullandı.
"GÖZLERİN FİLİSTİN'E ÇEVRİLMESİ GEREKİYOR"
Kanadalı aktivist Michael France, hapishaneye dönüştürülmüş iki tekneden birinde yaklaşık 160 kişiyle nakliye konteyneri içinde götürüldüğünü anlattı.
Bu süreçte metal zeminde uyuduklarını dile getiren France, kendilerine karşı elektroşok cihazlarının kullanıldığını belirtti.
France, yüzündeki ve başındaki yaraların, yerde şiddet görmesinden kaynaklandığını ifade ederek, İsrailli askerlerin ayrıca çıplak ayaklarına asker botlarıyla bastığını söyledi.
Ameliyat geçirdiği her iki dizinde ve vücudunun pek çok yerinde yaralar olduğuna işaret eden France, "Şunu da söylemek gerekir ki bize yapılan muamele, Filistin halkına yapılan muamelenin yanında bir hiç. İşte bu nedenle bu insanlık krizi hakkında bir şeyler yapmaya çalışmak için buradayız." dedi.
France, gözlerin Filistin'e çevrilmesi gerektiğine dikkati çekerek, İsrail'den gördükleri muameleyi sadece Filistin bağlamında değerlendirebileceklerinin altını çizdi.
"ASKER, 'ONUNLA GEÇİRDİĞİM HER DAKİKA CANIMI YAKACAĞINI' SÖYLEDİ"
Yeni Zelanda'nın yerli halkı Maori kökenli aktivist Hahona Ormsby, İsrail'in teknelerine saldırısı sırasında alıkonulduklarını ve hapishaneye dönüştürülen tekneye nakledildiklerini anlattı.
Ormsby, aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na götürülene kadar şiddete maruz kaldığını belirterek, "Genital bölgemden tekmelendim. Sandalyeye bağlanarak yumruklandım. Asker, 'Onunla geçirdiğim her dakika canımı yakacağını' söyledi." diye konuştu.
Kendisi hiçbir söz söylememesine rağmen İsrailli askerden şiddet gördüğünü aktaran Ormsby, elindeki ve dudaklarındaki yaraların duvara çarpılmaktan kaynaklandığını ifade etti.
Ormsby, hala ağrıları olduğunu ama kendi acılarının Filistinlilerin yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını vurgulayarak, "Benim acım onlarınkinin yanında küçük." dedi.
Hükümetlerin Filistinliler için harekete geçmesi gerektiğine dikkati çeken Ormsby, ülkeleri, İsrail'in yürüttüğü soykırıma karşı durmaya çağırdı.
KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NDAKİ CEZAYİRLİ AKTİVİST: "MARUZ KALDIĞIMIZ İŞKENCE, FİLİSTİNLİLERİN YAŞADIKLARIYLA KIYASLANAMAZ"
İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail'den kalkan 3 uçakla İstanbul'a geldi. Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail ablukasının kırılması için yola çıkan aktivistlerden Harkati, İstanbul Havalimanı'nda, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısıyla başlayan süreci AA'ya anlattı.
Filonun 14 Mayıs'ta Marmaris'ten Gazze Şeridi'ne doğru yola çıktığını hatırlatan Harkati, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmak ve tamamen insani bir amaç için yola çıktıklarını vurguladı.
Harkati, "İnsani, barışçıl bir görevdi. Ancak uluslararası sularda olduğumuz sırada saldırıya uğrayarak kaçırıldık. Daha sonra da hapishanede tutulduk." dedi.
Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerin alıkonulduktan sonra İsrail'in güneyindeki Usdud (Aşdod) Limanı'na götürüldüklerini anlatan Harkati, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Usdud Limanı'ndan da hapishaneye götürüldük. Burada da darbedildik ve işkenceye uğradık. Maruz kaldığımız darp ve işkence Filistinli kardeşlerimizin yaşadıklarıyla kıyaslanamaz."
Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail ablukasını kırmak için yola çıkan ve İsrail ordusunun saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerle ilgilenebilecek ülkeler ve büyükelçiliklerinin olduğuna işaret eden Harkati, şunları söyledi:
"Filistinlilerin ise böyle bir imkanları yok. Bizler yiyip içebiliyorduk, onlar ise yiyip içemiyor. Dolayısıyla onlar da bizim gibi yaşıyor diyemeyiz. Bizim ile onlar arasında büyük bir fark söz konusu."
"SORUŞTURMA SIRASINDA BİZİ SIKI ŞEKİLDE BAĞLADILAR"
İsrail'de soruşturmalar sırasında maruz kaldıkları kötü muameleye dair Harkati, "Soruşturma sırasında bizi sıkı şekilde bağladılar. Soruşturmalarda bir odadan diğer bir odaya götüren asker de bizi darbetti." dedi.
Cezayirli aktivist Harkati, İsrail ordusunun kendilerini alıkoyduğu süre boyunca ellerine plastik ve çelik kelepçeler takıldığını kaydetti.
"ÜZERİME BİR KORUMA KÖPEĞİ SALDILAR"
Küresel Sumud Filosu'na katılan Moritanyalı insan hakları aktivisti Prof. Dr. Muhammed Baba da İsrail güçlerinin köpeklerle kendilerine saldırdıklarını söyledi.
Baba, "Üzerime bir koruma köpeği saldılar. Ağızlığıyla göğsüme ve yüzümü vuruyordu. Bu saldırı, hapishaneye götürülmeden hemen önce gerçekleşti." ifadesini kullandı.
İsrail hapishanesindeki güvenlik güçlerinin söz konusu saldırıyı gerçekleştirdiğini aktaran Moritanyalı aktivist, "Bizim onlardan korkmadığımızı görünce bunu yaptılar." dedi.
UÇAKLAR İSTANBUL'A GELDİ
Gazze ablukasını kırmak ve yaşamsal insani yardım ulaştırmak üzere çıktıkları yolda, uluslararası sularda İsrail ordusunun saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu'nda alıkonulan aktivistleri taşıyan Türk Hava Yolları'na (THY) ait 3 ayrı uçak, İstanbul Havalimanı'na indi.
Aktivistler, havalimanının VIP Salonu'nda yakınları ile bazı yetkililer tarafından karşılandı.
Yaralı olan aktivistler, havalimanında hazır bekleyen ambulanslara alındı.
Karşılama töreninin ardından aktivistlerin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında gerekli muayene için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gitmesi bekleniyor.
AKTİVİSTLER 3 AYRI THY UÇAĞINA ALINDI
İsrail’in uluslararası sularda hukuk dışı şekilde alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin, Türk Hava Yolları (THY) uçaklarıyla Türkiye’ye getirilmesine başlandı.
AA'nın kaynaklardan ulaştığı bilgiye göre, Negev Çölü'ndeki Ketziot Hapishanesi'nden çıkarılan Küresel Sumud Filosu aktivistleri İsrail'in güneyindeki Ramon Havalimanı'na getirildi.
Sınır dışı işlemlerinin tamamlanmasının ardından 78'i Türk olmak üzere 420'den fazla aktivist, Ramon Havalimanı'na gelen 3 ayrı THY uçağına alındı.
Türk Dışişleri Bakanlığı'nın koordinasyonuyla yapılan işlemlerin ardından Sumud Filosu aktivistlerini taşıyan ilk uçak, Ramon Havalimanı'ndan havalanarak İstanbul'a doğru yola çıktı.
Aktivistleri taşıyan uçakların akşam saatlerinde İstanbul'a ulaşması bekleniyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün düzenlenecek özel uçak seferiyle, Küresel Sumud Filosu'ndaki Türk vatandaşları ve üçüncü ülkelerden katılımcıların Türkiye'ye getirilmesinin planlandığını açıklamıştı.
İsrail ordusu, 44 ülkeden 428 aktivistin yer aldığı toplamda 50 tekneden oluşan filoya, 18 Mayıs'ta Gazze'ye doğru uluslararası sularda seyir halindeyken yeni bir saldırı düzenlemiş ve aktivistleri hukuka aykırı şekilde alıkoymuştu. Aralarında 78 Türk katılımcının da yer aldığı aktivistler, dün İsrail'in güneyindeki Usdud (Aşdod) Limanı'na getirilmiş, gece saatlerinde de Negev Çölü'ndeki Ketziot Hapishanesi'ne götürülmüşlerdi.
THY UÇAKLARI BÖLGEDE
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmayı ve bölgeye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan Çarşamba gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta İsrail ordusunun müdahalesine maruz kaldı. İsrail tarafından alıkonulan 78’i Türk vatandaşı 428 aktivistin İsrail’de bulunan Eilat Havalimanı’na yakın bir alana getirildiği öğrenildi.
Aktivistlerin tahliyesi için THY’nin TK-6919 sefer sayılı TC-JTM, TK-6921 sefer sayılı TC-JSO ve TK-6925 sefer sayılı TC-JTO kuyruk tescilli uçakları İsrail Eilat Havalimanı’na iniş yaptı.
Uçakların akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı’nda olması bekleniyor
FİDAN: TÜRKİYE'YE GETİREMEYİ PLANLIYORUZ
Dışişleri Hakan Fidan sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Sumud yolcularının Türkiye'ye getirileceğini açıkladı.
Fidan şunları söyledi:
"Küresel Sumud Filosu’na gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucunda alıkonulan vatandaşlarımızın güvenliğini ve ülkemize sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz. Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye’ye getirmeyi planlıyoruz. Vatandaşlarımızın haklarını gözetmeyi ve Gazze’deki sivillere karşı insani sorumluluğumuzu yerine getirmeyi sürdürecek; Filistin halkına desteğimizi kararlılıkla devam ettireceğiz."
SUMUD YOLCULARI İSTANBUL YOLUNDA
İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerin bu akşam saat 18.00 civarında İstanbul'a ulaşmalarının beklendiği bildirildi.
Küresel Sumud Filosu Kriz Masasından yapılan bilgilendirmeye göre, filodaki aktivistlerin bugün ülkelerine dönmeleri planlanıyor.
Aktivistlerin akşam saatlerinde İstanbul'a varmaları öngörülüyor.
İSRAİL AKTİVİSTLERİ SINIR DIŞI EDECEK
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Küresel Sumud Filosu'ndan alıkonularak, İsrail'in güneyindeki Usdud (Aşdod) Limanı'na getirilen aktivistlere ilişkin açıklamada bulundu.
İsrail'in Küresel Sumud Filosu'nun Gazze'ye ulaşmasını engellemeye hakkı olduğunu iddia eden Netanyahu, yasa dışı olarak alıkoydukları aktivistlerin sınır dışı edilmesi için talimatını verdiğini belirtti.
Netanyahu, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Usdud Limanı'da aktivistleri provoke etmeye çalışmasının "İsrail'in değerleri ve normlarıyla örtüşmediğini" de öne sürdü.
İsrail ordusu, 44 ülkeden 428 aktivistin yer aldığı toplamda 50 tekneden oluşan filoya, 18 Mayıs'ta Gazze'ye doğru uluslararası sularda seyir halindeyken yeni bir saldırı düzenledi ve aktivistleri hukuka aykırı şekilde alıkoydu. Filoda 78 Türk katılımcı yer alıyordu.
"İSRAİL'İN MUAMELESİ KABUL EDİLEMEZ"
Kanada Başbakanı Mark Carney, Küresel Sumud Filosu aktivistlerine İsrail’in kötü muamelesinin "kabul edilmez" olduğunu ve İsrail Büyükelçisi'nin Kanada Dışişleri Bakanlığına çağrılacağını belirtti.
Carney, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Küresel Sumud Filosu aktivistlerine İsrail tarafından yapılan kötü muameleye tepki gösterdi.
Kanada Başbakanı, "Filodaki sivillere yönelik, (İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı) Itamar Ben-Gvir tarafından paylaşılan görüntülerde belgelenenler de dahil, o menfur muamele kabul edilemez." ifadelerine yer verdi.
İTALYA'DAN BEN-GVİR'E TEPKİ
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İsrail'den, uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamele nedeniyle özür talep ederek, izahat için İsrail Büyükelçisini çağıracaklarını duyurdu.

TAJANİ'DEN BEN-GVİR'E TEPKİ
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, sosyal medya hesaplarından, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in paylaştığı görüntülere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Meloni, "İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir'in görüntüleri kabul edilemez. Aralarında çok sayıda İtalyan vatandaşının da bulunduğu bu aktivistlerin, insan onurunu hiçe sayan bu muameleye maruz bırakılması müsamaha gösterilemez bir durumdur." ifadelerini kullandı.
Söz konusu İtalyan vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını sağlamak için kurumsal kanallardan gerekli tüm adımları derhal attıklarını aktaran Meloni, İtalya'nın ayrıca, bu aktivistlere uygulanan muamele ve İtalyan hükümetinin açık taleplerine gösterilen tüm saygısızlık nedeniyle özür talep ettiğini vurguladı.
Meloni, "Bu nedenlerle, Dışişleri Bakanlığı, İsrail Büyükelçisini derhal çağırarak olayla ilgili izahat isteyecek." ifadesine yer verdi.

Dışişleri Bakanı Tajani de Ben-Gvir'in videosunun kesinlikle kabul edilemez ve insan onuruna aykırı olduğu vurguladı.
Tajani, Başbakan Meloni ile mutabık kalarak İsrail'in Roma Büyükelçisini Bakanlığa çağıracaklarını belirtti.
BEN-GVIR SKANDAL GÖRÜNTÜLERİ PAYLAŞTI
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, X'teki hesabından, aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na gittiği ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunduğu skandal görüntüyü paylaştı.
Görüntülerde, Ben-Gvir'in geçişi sırasında bir kadın aktivistin "Özgür Filistin" diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak yere yatırdığı kameraya yansıyor. Bu sırada aşırı sağcı Ben-Gvir'in "İşte böyle yapmak gerekiyor." dediği duyulmuştu.
İTALYA'DAN İSRAİL'E ÇAĞRI
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin, Küresel Sumud Filosu'nda İsrail tarafından alıkonulan İtalyan aktivistlerinin bir an önce serbest bırakılmasını istediği bildirildi.
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, filodan alıkonulan ilk aktivist grubunun İsrail'in Aşdod Limanı'na götürülmeye başlandığı belirtilerek "İtalya'nın Tel Aviv Büyükelçiliği, İtalyan vatandaşlarına konsolosluk desteği sağlamak ve İtalya'ya dönüşlerini kolaylaştırmak amacıyla Aşdod Limanı'ndaki İsrail makamlarıyla temas halinde. Aktivistlerin önce kimlik tespiti için bir merkeze götürülmesi, ardından ülkelerine dönmelerine imkan sağlanması bekleniyor." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Bakan Tajani'nin, gece boyunca İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile birkaç kez temas kurduğu aktarılarak, şunlar kaydedildi:
"Tajani, aralarında bir İtalya Temsilciler Meclisi Üyesi ile bir gazetecinin de bulunduğu İtalyan vatandaşlarının serbest bırakılması ve mümkün olan en kısa sürede ülkeden ayrılabilmeleri konusunda ısrar etti. Bakan Tajani, her bir aktivistin güvenliğinin ve haklarının korunması gerektiğini vurguladı."
İSRAİL AKTİVİSTLERİ KAÇIRDIĞINI AÇIKLADI
İsrail, uluslararası sularda saldırdığı Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerin hepsini alıkoyduğunu duyurdu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Gazze'ye yönelik ablukayı kırarak insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 430 aktivistin hepsinin alıkonulduğu ve İsrail donanmasına ait gemilere bindirildiği belirtildi.
Aktivistleri taşıyan gemilerin İsrail'e doğru seyir halinde olduğu ifade edilen açıklamada, Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin İsrail'de ülkelerinin konsolosluk temsilcileriyle görüşebileceği ileri sürüldü.
TEKNELERDEN BİRİ AŞDOD LİMANI'NA ÇEKİLDİ
İsrail'in hukuk dışı alıkoyduğu tekneler, Aşdod Limanı'na getirildi. Teknelerden biri, Aşdod Limanı'ndaki donanma üssüne getirildi. İsrail ordusunun, filoya bağlı diğer tekneleri liman yakınında denizde beklettiği bildirildi.
FİLİSTİN: TAM ANLAMIYLA BİR DENİZ KORSANLIĞI
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırarak aktivistleri alıkoymasını "savaş suçu" ve "tam anlamıyla deniz korsanlığı" şeklinde niteledi.
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in Küresel Sumud Filosu'na ait teknelere müdahalesi, tekneleri ve aktivistleri alıkoymasının uluslararası sularda gerçekleştirilen "yasa dışı bir eylem" olduğu belirtildi.
Açıklamada, İsrail’in bu müdahaleyle Gazze'deki "soykırım, aç bırakma politikası ve kuşatmayı" örtbas etmeye çalıştığı ifade edilirken, saldırının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil uluslararası hukuk kurallarının ağır ihlali olduğu, uluslararası insancıl hukuk ile insan hakları ilkelerini de ciddi şekilde ihlal ettiği vurgulandı.
İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukayı sürdürmesinin, Gazze'deki barış planının ikinci aşamasına geçişi engellediği ve Filistinlilerin yaşadığı insani felaketi derinleştirdiği belirtilen açıklamada, alıkonulan aktivistlerin güvenliği konusunda "derin endişe" duyulduğu ve aktivistlerin hayatı ve güvenliğinden tamamen İsrail'in sorumlu olduğu kaydedildi.
Filodaki teknelere silahla müdahale edildiği, yardım çağrılarının engellendiği ve teknelerin açık denizde tehlikeli koşullarda durdurulduğuna işaret edilen açıklamada, İsrail'in Filistin Devleti’nin kara, deniz ve hava sahası üzerinde egemenliği bulunmadığı vurgulanırken, deniz yolları ve insani yardımlar üzerinde güç kullanarak hakimiyet kurma girişimlerinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ifade edildi.
Filistin Dışişleri Bakanlığının açıklamasında ayrıca Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ile uluslararası insan hakları kuruluşlarına İsrail’e karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması, Gazze ablukasının kaldırılması ve aktivistlerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.
İSRAİL'İN KAÇIRDIĞI AKTİVİSTLER ARASINDA 78 TÜRK VAR
İsrail ordusunun, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'ndaki tüm teknelere uluslararası sularda hukuk dışı müdahale ettiği bildirildi.
Küresel Sumud Filosu Kriz Masasından, filodaki teknelerin son durumuna ilişkin açıklama yapıldı.
Filoda en son "Lina Al-Nabulsi" teknesine müdahale edildiği kaydedilen açıklamada, "İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı amaçlayan filodaki tüm teknelere uluslararası sularda hukuk dışı müdahalede bulunarak aktivistleri alıkoydu." ifadeleri kullanıldı.
Son teknenin taşıdığı "Lina Al-Nabulsi" isminin üstünde okul üniforması bulunmasına rağmen İsrail işgal güçlerince öldürülen Filistinli bir öğrencinin adı olduğuna dikkat çekildi.
78 TÜRK KATILIMCI BULUNUYOR
Toplamda 50 tekneden oluşan filoda 44 ülkeden 428 aktivistin yer aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu teknelerde 78 Türk katılımcının bulunduğu kaydedildi.
Açıklamada, söz konusu 78 kişinin dışındaki 7 kişinin de Türk vatandaşlığının yanı sıra çifte vatandaş statüsünde olduğu ifade edildi.
HAK-İŞ'TEN ÇAĞRI
HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, İsrail'in saldırdığı Küresel Sumud Filosu'ndaki HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin'in de aralarında bulunduğu sivil aktivistlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Konfederasyon Genel Merkezinde basın açıklaması yapan Sert, İsrail'in, sivil gemilere saldırısının, açık bir hukuk ihlali, insan haklarına yönelik ağır bir saldırı ve uluslararası sularda gerçekleştirilen korsanlık faaliyeti olduğunu belirtti.
Netanyahu yönetiminin, Gazze'de kadınları, çocukları ve sivilleri hedef alan saldırılarıyla insanlık vicdanında çoktan mahkum olduğunu dile getiren Sert, "Bugün ise insani yardım misyonlarını engelleyerek, barbarlığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan olmak üzere Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin ve çok sayıda vicdan gönüllüsünün hukuksuz şekilde alıkonulması kabul edilemez." dedi.

Sert, insanlık adına yola çıkanların silah zoruyla durdurulması, iletişimlerinin kesilmesi ve esir alınmalarının çok açık insan hakları ihlali olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin başta olmak üzere sivil aktivistler derhal ve koşulsuz şekilde serbest bırakılmalıdır. Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ'in emek, vicdan ve adalet mücadelesini temsil ederek Gazze yoluna çıkmıştır. Sayın Genel Başkanımızın ortaya koyduğu bu duruş yalnızca sendikal bir sorumluluk değil, insanlık onurunu savunan tarihi bir vicdan yürüyüşüdür."
"BU KORSANLIK GİRİŞİMİNE KARŞI SESSİZ KALMAYIN"
Sert, Gazze'de açlık, abluka ve bombardıman altında yaşam mücadelesi veren insanların yardım çığlığına kulak tıkayan İsrail'in yardım koridorlarını kapatarak, insani yardımları engelleyerek ve yardım filolarına saldırarak insanlık suçu işlemeye devam ettiğini söyledi.
Dünyanın hakim güçlerinin Gazze'de yaşanan katliamları görmezden geldiğine işaret eden Sert, şunları kaydetti:
"Buradan uluslararası topluma, insan hakları kuruluşlarına, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere üyesi olduğumuz ITUC, ETUC, ILO ve ATUC gibi küresel sendikal harekete ve tüm vicdan sahibi insanlara çağrıda bulunuyoruz. Bu korsanlık girişimine karşı sessiz kalmayın. Siyonist işgalci İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarına karşı açık ve net tavır alın. İnsani yardım taşıyan sivil girişimlere yönelik saldırıların durdurulması için harekete geçin. Başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin olmak üzere alıkonulan tüm vicdan gönüllülerinin derhal ve koşulsuz şekilde serbest bırakılmasını sağlayın."
Sert, yarın saat 15.00'te İsrail'in Ankara Büyükelçiliği, perşembe günü saat 15.00'te ise ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenleyeceklerini bildirdi.
SİRİUS İLE BAĞLANTI KOPTU
Küresel Sumud Filosu Kriz Masası'ndan, filodaki Sirius teknesinin son durumuna ilişkin açıklama yapıldı.
İsrail donanma gemisinin, Gazze'ye doğru uluslararası sularda seyreden Sirius teknesini durdurmak için "suni dalgalar oluşturduğu ve tazyikli su sıktığı" aktarılan açıklamada, donanma gemisinin teknenin kıç kısmına çarptığı belirtildi.
Açıklamada, "(Sirius teknesiyle) Uydu bağlantımız çarpmayla koptu. Aktivistlerin akıbeti bilinmiyor." ifadeleri kullanıldı.
HAK-İŞ BAŞKANI VE AKTİVİSTLER ALIKONULDU
İsrail’in Sumud Filosundaki son tekneye de müdahale ettiği, aralarında HAK-İŞ Başkanı’nın da bulunduğu tüm aktivistlerin alıkonulduğu bildirildi.
KAÇIRILAN AKTİVİST SAYISI 347'YE YÜKSELDİ
Gazze'ye en yakın tekne olan Sirius'un yaklaşık 120 deniz mili yolunun kaldığına işaret edilen açıklamada, 40 ülkeden toplam 347 katılımcının alıkonulduğu belirtildi.
"Zefiro" ve "Andros" teknelerine İsrail tarafından el konulduğu belirtilen açıklamada, yoluna devam eden tekne sayısının 8 olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Cabo Blanco'nun 150, Lina'nın 157, Elengi'nin 164, Alcyone'un 167, Don Juan'ın 168, Girolama'nın 170 ve Kasrı Sadabat'ın 192 deniz mili yolunun kaldığının tahmin edildiği aktarıldı.
İsrail basını ise filoda bulunan 40'tan fazla teknenin ele geçirildiğini, 300 aktivistin alıkonulduğunu duyurdu.
74 TÜRK KATILIMCI ALIKONULDU
Kriz Masası yetkililerinin verdiği bilgiye göre, İsrail ordusunun uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde alıkoyduğu Türk vatandaşlarının sayısı 74'e çıktı.
Alıkonulan vatandaşların isimleri şöyle:
Arif Yılmaz, Erol Büyük, Hüseyin Kılıç, Mehmet Harput, Mehmet Sait İspir, Orhan Kara, Rahim Mercan, Abdulmecid Bağçivan, Muhammed Huzeyfe Küçükaytekin, Sinan Akılotu, Abdullah Aydın, Ayhan Samuk, Ercan Tokcan, Eyyüp Dağlı, Mehmet Şirin, Bilali Yıldırım, Fatma Zengin, Sibel Dugan, Ferzan Çiftçi, Ahmet Cenk Aslan, Asrın Fahrettin Tok, Emine Şeyma Denli Yalvaç, Erdem Özveren, Ersoy Önen, Hüseyin Talha Yaman, Mehmet Yıldırım, Enver Öztürk, Hakan Kaya, Hüseyin Yılmaz, Ümmügülsüm Durmuş, Bilal Kıtay, Mirac Üstün, Selçuk Arkın, Haşim Şamil Kısa, Ahmet Söylemez, Ömer Onay, Usame Zarif, Abdullah Saydemir, Fatih Genç, Engin Doğan, Ferhat Çalışye, İbrahim Duran, Muhammed Salih Dallı, Muhammet Hamza Karadayı, Niyazi Deniz, Özkan Özer, Recep Köse, Fatih Varol, Feyzullah Keskin, Onur Şafak Hürufuk, Abdulhamit Yağmurcu, Harun Uyar, İbrahim İshak, Tahsin Ünlü, Veysel Genç, Emrullah Demir, Muhammed Ensar Aslan, Mustafa Güzyaka, Mustafa Şimşek, Tunç Yılmaz, Validin Asaf, Yasin Yalçın, Zeynel Abidin Özkan, Abdullah Harun Albayrak, Baki Öncel, Enes Harman, Erdinç Gülay, Murat Topşir, Özkan Dilmeç, Semih Ensar Bahadır, Ayşenur Levent Albayrak, İhsan Yıldız, Mehmet Şevki Bulut, Ömer Faruk Narlı.
İSRAİL ASKERLERİ SUMUD FİLOSU’NDAKİ 2 TEKNEYE ATEŞ AÇTI
İsrail’in Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’ndaki teknelere yasadışı müdahalesi sürüyor.
İsrail askerleri, Akdeniz’de ilerleyen Küresel Sumud Filosu’na ait Balad al-Sheik (Girolama) ve Bayt Ummar (Elengi) adlı teknelere ateş açtı. Bayt Ummar (Elengi) adlı teknede 1, Balad al-Sheik (Girolama) adlı teknede ise 2 Türka ktivist bulunuyor.
İsrail askerlerinin ateş ettiği anlar teknede bulunan kamera tarafından anbean kayıt altına alınırken, saldırıda ölen ya da yaralanan bildirilmedi.
Filonun takip sistemine göre tekne, müdahale sırasında Gazze kıyılarına yaklaşık 82 deniz mili mesafede bulunuyordu.
Global Sumud Filosu, şu ana kadar 65 teknenin İsrail güçlerince engellendiğini, 5 teknenin ise Gazze’ye doğru ilerlemeyi sürdürdüğünü açıkladı.