İran'dan Hürmüz Boğazı kararı: İsrail ve ABD gemilerine geçiş yasak

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, savaş sonrasında dahi İsrail'e ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyeceğini, ABD gemilerinin de tehditler sona erene kadar askeri veya ticari geçiş hakkına sahip olmayacağını duyurdu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
İran'dan Hürmüz Boğazı kararı: İsrail ve ABD gemilerine geçiş yasak

İran savaş sonrasında dahi İsrail'e ait herhangi bir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceğini, ABD'nin de düşmanlık ve tehditlerini sona erdirmeden askeri ya da ticari hiçbir gemisinin Boğaz'dan geçiş yapamayacağını söyledi.

Takvim.com.tr bölgeden dakika dakika gelişmeleri aktarıyor...

Ses İkonu CANLI ANLATIM

"İRAN'DAN İZİNSİZ KİMSE HÜRMÜZ'DEN GEÇEMEZ"

İran'da savaşı koordine eden en üst askeri birim olan Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, "İran'ın izni ve gözetimi dışında hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapamayacağını" belirtti.

Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Zülfikari, konuya ilişkin görüntülü açıklama yayımladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduklarına dair açıklamasına değinen Zülfikari, söz konusu iddianın ABD ordusunun "çaresizliğini ve acizliğini gösterdiğini" savundu.

Zülfikari, Hürmüz Boğazı'nın, geçmişte olduğu gibi "İran'ın tam yönetim ve kontrolü" altında olduğunu ifade ederek, "İran Silahlı Kuvvetleri'nin izni ve gözetimi olmadan hiçbir ticari gemi veya tankerin bu boğazdan güvenli bir şekilde geçemeyeceği açıklanmıştır." dedi.

İranlı Sözcü, ABD'nin bölgede "kötülük ve güvensizlik" peşinde olduğunu ve İran'a karşı her türlü tehdide "ezici" karşılık vereceklerini söyledi.

ABD Başkanı Trump, dün sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu ve bu kontrolü ellerinde tutabileceklerini düşündüğünü ifade etmişti.

ABD ve İsrail'in, 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş öncesinde Boğaz'dan yaklaşık 140 gemi geçiyordu. Küresel enerji verilerini analiz eden Kpler’in verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan dün yalnızca 5 gemi geçiş yaptı.

HUSİLER ÇATIŞMA ÇEMBERİNİ GENİŞLETİYOR

Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef almalarının ardından Yemen'de de hükümetin kontrolündeki bölgelerde çatışma çemberini genişletme yolunu izliyor.

Yemen'de 2014'te başkent Sana ve diğer birçok bölgeyi ele geçiren İran destekli Husiler ile hükümet güçleri arasında uzun yıllar devam eden çatışma süreci, altyapının olmadığı ülkedeki açlık ve yoksulluğu uluslararası toplumun gündemine taşıdı.

Bunun üzerine Birleşmiş Milletler'in bölge ülkeleriyle yürüttüğü müzakereler sonucu Nisan 2022'de ateşkese varıldı.

Yemen'de büyük çaplı cephe çatışmalarını önemli ölçüde azaltan ateşkes süreci, 13 Temmuz'da İran'a ait bir uçağın Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı'na inme girişimiyle yeni bir aşamaya girdi.

Yemen hükümeti, İran'dan gelen bir uçağın Sana Havalimanı'na inişini engellemek amacıyla havalimanı pistini hedef aldığını açıkladı.

Husiler ise Sana Havalimanı'na yapılan saldırıdan Riyad'ı sorumlu tutarak, Suudi Arabistan'ın güneyinde yer alan Abha Havalimanı'nı balistik füze ve İHA'larla hedef aldı.

SALDIRILAR KIZILDENİZ VE BABULMENDEB BOĞAZI'NA TAŞINDI

Husiler, Suudi Arabistan'daki havalimanlarının ardından, 20 Temmuz itibarıyla Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'nda Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik "deniz ablukası" ilan etti.

Bu kararının ardından Husiler, Suudi Arabistan'a ait gemileri Kızıldeniz'de hedef almaya başladı.

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, bugüne kadar Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'nda Suudi Arabistan'a ait 9 gemiyi hedef aldıklarını duyurdu.

Suudi Arabistan topraklarında da petrol tesisleri ve limanlara yönelik saldırılar sürdürdüklerini öne süren Husiler, son günlerde Yemen'in Kızıldeniz'e açılan limanlarına yoğun şekilde saldırıyor.

İran destekli Husilerin Suudi Arabistan ve Yemen'e ait gemi ve limanları hedef alma tehdidinde bulunduğu bu dönemde, Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı güzergahını kullanan yabancı ülkelere ait bazı ticari gemiler de saldırıya uğradı.

Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ise saldırılara karşılık Yemen'in batısındaki Hudeyde vilayetinde Husilere ait bazı hedefleri vurduğunu, ancak Hudeyde Limanı'nın hedef alınmadığını açıkladı.

ÇATIŞMALAR YENİDEN BAŞLADI

Suudi Arabistan'la yaşanan gerilimin yanı sıra Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'ndaki gerilimi de bir süre sürdüren Husiler, Yemen'de hükümet güçlerini hedef almaya başladı.

Husiler, 6 Ağustos'ta Yemen'in kuzeybatısında yer alan Marib ve doğudaki Hadramevt vilayetlerinde hükümet güçlerine ait askeri bölgelere balistik füze ve İHA'larla saldırdı.

Husiler, Suudi Arabistan'ın kendilerine yönelik bir saldırıya hazırlandığını ve bu amaçla büyük bir askeri yığınak yaptığını öne sürerek hükümet güçlerine geniş çaplı saldırılar düzenledi.

Yemen'in kuzeybatısındaki Marib kenti, zengin petrol yataklarının yanı sıra Husilerin 2014'te başlattığı çatışmalar nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 2 milyon sivilin sığındığı önemli merkezlerden biri konumunda.

Marib, sahip olduğu petrol yatakları nedeniyle birçok kez Husilerin geniş çaplı saldırılarına maruz kaldı ancak Husiler, her defasında yüzlerce kayıp vererek geri püskürtüldü.

Bu saldırılarla, Yemen'de 2022'de varılan ateşkesin ardından taraflar arasında büyük ölçüde duran çatışmalar yeniden başladı.

YEMEN LİMANLARI VE GEMİLERİNE SALDIRI

Husiler, 9 Ağustos Pazar günü, Yemen'in Kızıldeniz'e açılan Taiz vilayetine bağlı El-Muha Limanı ve ilçe merkezini balistik füze ve İHA'larla vurarak saldırının, "Suudi Arabistan güçlerinin Yemen'in batı kıyısı ve Taiz ilindeki askeri faaliyetlerine karşılık düzenlendiği" iddiasını yineledi.

Kızıldeniz'deki saldırılarını sürdüren Husiler, 11 Ağustos'ta ise Yemen'in "Tihame" adlı ticari gemisine birkaç füzeyle saldırdı.

Husiler, gemi mürettebatını kurtarmak ve gemiyi çekmek için yürütülen çalışmalara katılan Yemen Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik ekiplerini de İHA'larla hedef almaya devam etti.

HUSİLERİN SALDIRILARI SÜRDÜRDÜĞÜ CEPHELER VE HÜKÜMETİN TUTUMU

Sahadan gelen verilere göre Husiler, ülkenin kuzeybatısındaki Marib vilayeti ve güneybatısındaki Taiz vilayetinin yanı sıra güneyde yer alan Dali ve Şebve vilayetlerinde hükümete bağlı güçlere yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Hükümet güçleri ise tüm cephelerde Husilerin saldırılarına karşılık vermek ve karadan düzenledikleri saldırıları püskürtmekle yetiniyor.

Yemenli uzmanlar ise Husilerin, hükümet güçlerinin kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını genişleterek çatışma alanını büyütmeye devam edeceğine dikkati çekiyor.

Uzmanlar, İran destekli Husilerin gerilimi tırmandırarak ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgeye yayılmasını hedeflediğini vurguluyor.

İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere Yemen'in bazı bölgelerinin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Mart 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek veriyor.

İSRAİL VE ABD GEMİLERİNE HÜRMÜZ YASAĞI

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, savaş sonrasında dahi İsrail'e ait herhangi bir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceğini, ABD'nin de düşmanlık ve tehditlerini sona erdirmeden askeri ya da ticari hiçbir gemisinin Boğaz'dan geçiş yapamayacağını söyledi.

İSRAİL VE ABD GEMİLERİNE HÜRMÜZ YASAĞI-1

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Saidi, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, "düşman" ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine müsaade edilmeyeceğini belirtti.

Saidi, "Siyonist rejime ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı yoktur. Hatta bir gemi rejimle bağlantılı olup da başka bir ülkenin bayrağıyla İsrail mallarını taşıyorsa geçiş hakkı olmayacaktır." dedi.

ABD'ye ait gemilere de Boğaz'dan geçiş izni vermeyeceklerini savunan Saidi, "Suçlu ve saldırgan Amerikan rejimine ait ticari ya da askeri hiçbir geminin de İran'a tehdit oluşturduğu ve İran Silahlı Kuvvetler tarafından düşman olarak tanımlandığı müddetçe Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı olmayacak." ifadelerini kullandı.