ABD ve İran Hürmüz anlaşması için masada! Trump'tan müzakere İran'dan rest: "Abluka devam ederse Boğaz güvenli olmayacak"
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden trafiğe açılması ve olası anlaşmaya ilişkin kritik gelişmeler yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile temasları fazla büyütmeden yürüttüklerini ifade etti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin mevcut politikasını ve deniz ablukasını sürdürmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın güvenli bir geçiş güzergahı olmayacağını söyledi.
ABD-İran hattında Hürmüz Boğazı ve olası anlaşmaya ilişkin hareketlilik sürüyor. ABD yönetimi, boğazın yeniden güvenli şekilde trafiğe açılması ve petrol ile gaz akışlarının çatışma öncesi seviyelere dönmesini beklerken İran tarafı, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması ve güçlerini bölgeden çekmesi şartını öne sürdü. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise anlaşma için "şu an en iyi zaman" olduğunu söyledi.
NE OLMUŞTU?
14 Haziran Mutabakatı: İran ve ABD arasında Pakistan arabuluculuğunda varılan mutabakatın ilk aşamasında, ABD'nin dondurulan İran varlıklarını serbest bırakması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın bu stratejik su yolundan geçişlerden 60 gün boyunca ücret almaması kararlaştırılmıştı.
ABD'nin söz konusu varlıkları serbest bırakmayıp Umman kara sularından alternatif bir rota belirlemesini ihlal sayan İran, Boğaz'dan geçişleri kısıtlayarak izinsiz geçiş yapmaya çalışan bazı gemileri hedef aldı.
Umman ile Diplomatik Trafik: Tırmanan gerilimin ardından İran, Boğaz'da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla kıyıdaşı Umman ile yeniden görüşmelere başladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yürütülen teknik ve siyasi görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini duyurdu.
Takvim.com.tr dakika dakika gelişmeleri aktardı...
CANLI ANLATIM
TRUMP: BOĞAZI YÜZDE YÜZ KONTROL EDİYORUZ
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu fakat durumun biraz karmaşık olduğunu belirterek, "Hürmüz Boğazı'nda mayınları tamamen temizledik. Boğazı, yüzde 100 kontrol ediyoruz" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da çocukluk çağı aşılarına ilişkin bir başkanlık kararnamesini imzaladığı programda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İran ile meselenin fazla büyütülmeden yürütüldüğü ve İran ile yarı müzakere durumunda olunduğu açıklamasının ne anlama geldiği sorusu üzerine Trump, "Bizden tazminat denebilecek bir şey istediler. Verdiğimiz zarar için para talep ettiler. Ben de, ‘Bu iyi bir fikir' dedim. Bize 50 yıldır verdikleri zarar için para isteyelim. İster USS Cole savaş gemisi olayını ele alın, ister ağır biçimde yaralanan, sakatlanan veya öldürülen binlerce insanı. Ayrıca son 4 ay içinde İran'da öldürülen 52 bin protestocu için de belki tazminat isteyebiliriz. Protestocuların ailelerine tazminat ödenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ödenecek bir tazminat varsa, bence bu tazminatı İran ödemeli" dedi.
"BOĞAZI YÜZDE YÜZ KONTROL EDİYORUZ"
Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin soruya ise Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğu cevabını verdi. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı'nı kontrol eden tek güç ABD Donanmasıdır. Aşılmaz bir abluka uyguluyoruz. Çelikten bir duvar. İçeri girmesini istediklerimize izin veriyoruz ve onlar da giriş ve çıkış yapıyor. Dolayısıyla aslında boğaz şu anda açık. İran'a gitmelerine izin vermiyoruz. Ama başkalarına açık" dedi.
Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu fakat durumun biraz karmaşık olduğunu söyleyen Trump, "Çünkü zaman zaman mayın bırakabiliyorlar. Biz de bu mayınları buluyoruz. Belki duymuşsunuzdur, Hürmüz Boğazı'nda mayınları tamamen temizledik. Boğazı, yüzde yüz kontrol ediyoruz. Sorun çıkarabilirler mi? Evet. Ama parasız kalmış durumdalar. Tamamen iflas etmiş durumdalar. Askerlerinin maaşlarını ödeyemiyorlar. Dün gece itibarıyla enflasyonları yüzde 300. Hatta yüzde 309 olduğunu işittim. Bu nedenle, neler olacak göreceğiz" dedi.
Trump, İran'ın 50 yıldır gerçekleştirdiği saldırıların bedelini ödediğini savundu.
"BİR SONRAKİ BAŞKAN, YAPTIKLARIM SAYESİNDE BÜYÜK TAKDİR TOPLAYACAK"
ABD'nin imalat sanayindeki duruma ilişkin soruya cevabında ise Trump, kendi yönetiminde getirilen gümrük vergilerinin birçok şirketi ABD'ye yatırıma yönelttiğini söyledi. Trump, "Şu anda inşa edilmekte olan fabrika, tesis ve benzeri yapıların sayısı rekor düzeyde. Toyota, dünyanın en büyük otomobil fabrikasını kuracağının açıklamasını daha yeni yaptı. Dünyanın en büyük otomobil üretim tesisini kuruyorlar. Meksika'dan ayrılıp ABD'ye geliyorlar. Çok ama çok sayıda otomobil fabrikası, yapay zeka tesisi ve başka tesisler açılıyor. Kanada'dan, Almanya'dan, Meksika'dan, Güney Kore'den, Japonya'dan ayrılıp buraya geliyorlar. Otomobil için yüzde 25 gümrük vergisi ödemek istemedikleri için buraya geliyorlar. Burada üretince, gümrük vergisi ödemek zorunda kalmıyorlar" dedi.
ABD'nin artık imalatçı bir ülke olmayacağı fikrinin değiştiğini ifade eden Trump, "Bu tesisler, yaklaşık 6 ay içinde faaliyete geçmeye başlayacak. Bir sonraki başkan, yaptıklarım sayesinde büyük takdir toplayacak" dedi.
İRAN'DAN ABLUKA RESTİ: DEVAM EDERSE HÜRMÜZ GÜVENLİ OLMAYACAK
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin mevcut politikasını ve deniz ablukasını sürdürmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın güvenli bir geçiş güzergahı olmayacağını söyledi.
İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile yürütülen müzakerelere değinen Bekayi, Tahran'ın şu anda Washington ile herhangi bir müzakere yürütmediğini ancak aracı ülkeler üzerinden karşılıklı mesaj alışverişinde bulunulduğunu ifade etti.
ABD'yle müzakerelerin Umman'la müzakerelerin gidişatına bağlı olduğuna işaret eden İranlı Sözcü, Umman ile görüşmelerde bu aşamada Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden ücret alınması konusunu değerlendirmediklerini belirtti.

Umman ile müzakerelerin yapıcı ve olumlu ilerlediğini dile getiren Bekayi, "ABD’nin mevcut politikasını ve deniz ablukasını sürdürmesi halinde Hürmüz Boğazı güvenli bir geçiş güzergahı olmayacaktır." dedi.
Bekayi, deniz ablukasının kaldırılması ve ABD'nin saldırılarını engellemek için sadece diplomasinin yeterli olmadığını ve askeri seçeneklerin de kullanıldığını vurguladı.
Son birkaç ay içinde Minab, Lamerd ve Hürmüz bölgelerinin öne çıktığını ancak bu 3 bölgenin, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen diğer binlerce savaş suçu vakasını gözden kaçırmaya yol açmaması gerektiğini söyleyen Bekayi, "Lamerd’deki suçlarla ilgili her gün olayın yeni bir boyutu ortaya çıkıyor. Fosfor kullanımı da bunlardan biri. Bu hususları ilgili uluslararası mercilere ilettik." dedi.
Öte yandan İranlı Sözcü, Pakistan'ın İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'yi davet ettiğini ve ziyaretin uygun koşullar altında gerçekleşeceğini kaydetti.
TRUMP: İRAN İLE TEMASLARI FAZLA BÜYÜTMEDEN İLERLETİYORUZ
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan siyasi ve askeri krize ilişkin ABD merkezli haber sitesi Axios'a röportaj verdi. Axios'un haberine göre Trump, gerçekleştirilen kısa bir telefon görüşmesinde İran'a yönelik ekonomik baskı oluşturmaya hazır olduğuna ilişkin mesaj verdi. Axios, Trump'ın bu yaklaşımının yeni bir saldırı dalgası başlatma kararının aksine bir tutuma işaret ettiğini vurguladı.
Habere göre Trump, İran ile temasları "fazla büyütmeden yürüttüklerini" ifade ederek, "Onlarla yarım bir müzakere sürecindeyiz. Sadece yüksek enflasyonlarını ve parasız kalmış olmalarını gözlemliyoruz" dedi.
Trump, İran'ın ekonomik açıdan çok kötü bir durumda olduğunu savunarak, Tahran yönetiminin askerlerine ödeme yapacak kaynaklara sahip olmadığını iddia etti. ABD Başkanı, İran'a yönelik deniz ablukasının Tahran'ın içinde bulunduğu ekonomik krizi daha da derinleştirdiğini savundu.
Trump, ham petrolün varil fiyatının 75 doların biraz üzerinde olduğuna dikkat çekerek, bu durumun savaşın ABD'li tüketiciler üzerindeki etkilerinin daha az hissedilmesini sağladığını söyledi. ABD Başkanı ayrıca İran ile müzakerelerdeki mevcut duruma ilişkin, "Her şey yoluna girecektir. Her şey her zaman yoluna girer, bu tıpkı bir satranç oyunu gibi" değerlendirmesinde bulundu.
PEZEŞKİYAN İLE HAMANEY BİR ARAYA GELDİ
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülke Lideri Mücteba Hamaney ile bir araya gelerek ülkenin ekonomik ve askeri meselelerini görüştü.
İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Pezeşkiyan'ın cumhurbaşkanlığının üçüncü yılına girerken gerçekleştirilen görüşmede ülkenin mevcut sorunları ve ihtiyaçları ele alındı.
Açıklamada, görüşmede özellikle halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması, savaş koşulları, askeri alandaki gelişmeler, finans, döviz ve enerji kaynaklarının temini ile harcamaların yönetilmesine yönelik çözüm yollarının değerlendirildiği belirtildi.
Pezeşkiyan ve Hamaney ayrıca İran'ın yabancı ülkelerle ekonomik ilişkileri ve bu alandaki işbirliği imkanları hakkında görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi.
Mücteba Hamaney'in, İsrail'in 28 Şubat'ta eski ülke Lideri Ali Hamaney'in çalışma ofisi ve konutuna yönelik saldırısında ağır yaralandığı belirtilmişti. Hamaney'in güvenlik tedbirleri gerekçesiyle görüntülü veya sesli mesaj paylaşımında bulunmadığı öne sürülüyor.
İRAN'DAN ABD İLE MÜZAKERE MESAJI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile şu anda herhangi bir müzakere yürütmediklerini belirterek, Washington yönetimi mutabakat zaptında ihlal ettiği hususları telafi etmediği sürece müzakerelerin yeniden başlamayacağını söyledi.
İran devlet televizyonuna konuşan Arakçi, ABD ile temaslar ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarda bulundu.
Taraflar arasında arabulucular üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü belirten Arakçi, "Şu anda ABD ile herhangi bir müzakere yürütmüyoruz. Arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişi yapılıyor ancak bunun adı müzakere değil." dedi.
Arabulucuların yeniden karşılıklı anlayış zemini oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Arakçi, müzakerelerin yeniden başlaması için ABD'nin mutabakat zaptının ihlaline ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Arakçi, "Muhtıranın ihlal edilmesi sona ermediği ve ABD, mutabakat zaptında ihlal ettiği hususları telafi etmediği sürece müzakerelerin yeniden başlaması mümkün değil." ifadelerini kullandı.
İran, Hürmüz Boğazı'nın açılması için öne sürdüğü şartları aracılar vasıtasıyla ABD tarafına iletti
Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile yürütülen müzakerelere ilişkin ise Arakçi, Umman'la anlaşmaya varılmasının Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması anlamına gelmediğini yineledi.
Arakçi, "Umman ile yürüttüğümüz müzakereler, Hürmüz Boğazı'nın açılacağı anlamına gelmiyor. Bunun gerçekleşmesi için başka şartların da sağlanması gerekiyor. Bu şartlar, aracılar vasıtasıyla ABD tarafına iletildi." dedi.
HUSİLER ARAMCO TESİSİNİ HEDEF ALDI
Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco'nun Cizan bölgesindeki rafinerisini insansız hava aracıyla (İHA) hedef aldıklarını duyurdu.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Cizan bölgesinde bulunan Saudi Aramco rafinerisine İHA ile saldırı düzenlediklerini belirtti.
Seri, İHA'nın Saudi Aramco tesisine isabet ettiğini öne sürerek, saldırının Suudi Arabistan'a ait İHA'ların Yemen hava sahasındaki uçuşlarına misilleme olarak gerçekleştirildiğini savundu.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, pazar günü erken saatlerde Cizan'daki Aramco rafinerisine ait bir tesiste yangın çıktığını bildirmişti. Bakanlık, yangının söndürüldüğünü ve olayda yaralanan olmadığını belirtmiş, ancak yangının çıkış nedenine ilişkin bilgi vermemişti.
İRAN'DAN HÜRMÜZ AÇIKLAMASI: UMMAN'LA ANLAŞMA YAKIN
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Fedahüseyin Maliki, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın kullanımı, yönetimi ve kontrolüne ilişkin görüşmelerde önemli ilerleme sağlandığını ve anlaşmanın sonuçlanma aşamasına geldiğini açıkladı.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Maliki, Hürmüz Boğazı konusunun mevcut durumda yalnızca İran ile Umman arasında ele alındığını belirtti.
ABD'nin üçüncü ülke olarak görüşmelere dahil olmaya çalıştığını söyleyen Maliki, Washington'un Umman karasularında bulunan güney su yolu ve güney koridorunda rol üstlenmek istediğini ancak Tahran'ın buna izin vermediğini savundu.
Maliki, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın "etkin kullanımı, yönetimi ve kontrolü" konularına odaklandığını belirterek, Umman tarafının da geçici olarak güney güzergahının kullanılmaması konusunda mutabık kaldığını ileri sürdü.
İki ülkenin Tahran'ın da önerdiği belirli bir güzergah üzerinde yoğunlaştığını aktaran Maliki, "Müzakereler sonuçlanma aşamasında ve her an iki ülke arasında anlaşma imzalanabilir." dedi.

"HÜRMÜZ'ÜN KONTROLÜ İRAN'IN ELİNDE OLACAK"
Maliki, "Bu anlaşmanın hayata geçmesi halinde, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü yine İran'ın elinde olacak ve üçüncü bir ülke, boğazın yönetimi ve kontrolünde herhangi bir rol üstlenemeyecek." ifadesini kullandı.
Görüşmelerin bazı ayrıntılarının açıklanmasının mevcut aşamada mümkün olmadığını söyleyen Maliki, İran-Umman müzakerelerinin ilerleyerek sürdüğünü dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması yönündeki açıklamalarına da değinen Maliki, "Biz politikamızı Trump'ın tweetleri ve açıklamalarına göre belirlemiyoruz." dedi.
ABD'nin İran ile Umman arasındaki görüşmelerden rahatsız olduğunu ileri süren Maliki, İran'ın müzakerelerin yalnızca iki ülke arasında yürütülmesini şart koştuğunu ve Washington'un görüşmelere katılmasına izin vermediğini söyledi.
Maliki, Umman'la anlaşmaya varılması halinde bunun İran açısından ABD karşısında "en büyük zaferlerden biri" olacağını savundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine ilişkin düzenlemelere de değinen Maliki, gemilerin geçişinin İran tarafından belirlenecek düzenlemeler ve Tahran'ın çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
PENTAGON'DAN FÜZE TALİMATI
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), İran'a yönelik saldırılarla mühimmat stokunun azalması nedeniyle savunma sanayisi şirketlerinden silah üretimi ve teslimatını hızlandırmalarını istediği belirtildi.
The Washington Post'un ulaştığı ve daha önce yayımlanmayan Pentagon belgesine göre Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg, savunma sanayisi şirketlerinin yöneticilerine gönderdiği yazıda kritik askeri kabiliyetlerin üretim ve teslimat süreçlerinin hızlandırılmasını talep etti.
YILLAR SÜREN TAKVİME İTİRAZ
Feinberg, şirketlerden "çok daha hızlı ve agresif teslimat takvimleri" oluşturma veya kritik kabiliyetlerin üretimini artırma planlarını 21 gün içinde Pentagon'a sunmalarını istedi. "Yıllar süren geliştirme süreçleri kabul edilemez." ifadesini kullanan Feinberg, program takvimlerinin önemli ölçüde hızlandırılması ve üretim kapasitesinin şimdi genişletilmesi gerektiğini belirtti.
Feinberg, savunma sanayisi şirketlerinden üretim kapasitesini artırmak için somut yatırımlar ve tesis genişletme planları sunmalarını da talep etti.
İRAN İLE SAVAŞ, MÜHİMMAT STOKLARINI TÜKETTİ
ABD'nin savaşın ilk ayında 850'den fazla Tomahawk füzesi, 1000'den fazla Patriot ile Terminal Yüksek İrtifa Hava Savunma (THAAD) sistemlerini kullandığı, ayrıca ordunun taktik balistik füzelerinden 1300'den fazlasını ateşlediği belirtiliyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) analizine göre, savaş öncesi yaklaşık 2 bin 200 olan küresel Patriot füzesi stoku 827'nin, 452 olan THAAD füzesi stoku ise 278'in altına geriledi.
ABD Savunma Bakanlığı, nisanda yaptığı açıklamada, kritik füze bileşenlerinin üretim kapasitesini üç katına çıkarmak amacıyla Boeing ve Lockheed Martin ile çerçeve anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.
İSRAİL TELEVİZYONU: İSRAİL, ABD'DEN BAĞIMSIZ İRAN'A KARŞI SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATMAYA HAZIRLANIYOR
İsrail'in, ABD ile İran arasındaki savaşın sona ermesi halinde İran'a tek başına saldırılar düzenleme ihtimaline hazırlandığı iddia edildi.
İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, Tel Aviv yönetiminin ABD olmaksızın İran'a saldırı düzenleme ihtimalini hala masada tuttuğu belirtildi.
Haberde, ABD'nin İran'la savaşı sona erdirecek diplomatik "çıkış yolu" arayışında olduğu bir dönemde İsrail ordusunun tek başına saldırılar düzenleme ihtimaline ilişkin hazırlıklarını sürdürdüğü aktarıldı.
Amerikan CNN kanalının haberinde, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in son haftalarda İran ile savaşın geldiği noktaya ilişkin endişelerini Washington yönetimindeki üst düzey yetkililerle paylaştığı belirtilmişti.
Caine'in, İran ile savaşın daha fazla tırmanmasının yeni riskler yaratabileceği ve yalnızca hava saldırılarıyla ABD Başkanı Donald Trump'ın hedeflerine ulaşılmasının zor olduğu gerekçesiyle çatışmadan "çıkış yolu" aradığı öne sürülmüştü.
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüşen Caine'in, çatışmanın daha fazla tırmanmasına yol açabilecek askeri seçeneklerin risklerine dikkati çektiği ve yalnızca hava saldırılarıyla Trump'ın İran'a yönelik hedeflerine ulaşılmasının zor olduğunu belirttiği iddia edilmişti.
NYT: İRAN SAVAŞI ABD’NİN MÜHİMMAT DEPOLARINI BOŞALTTI
New York Times’ın (NYT) ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre; Pentagon’un Orta Doğu’ya hızla savaş gemileri, uçaklar ve hava savunma birlikleri kaydırması, Avrupa ve Asya’daki konuşlanmaları doğrudan etkiledi. İran ile yaşanan savaşın mühimmat stoklarında yarattığı endişe verici tükenme nedeniyle bu bölgelere tahsis edilen kritik mühimmatlar geri çekilirken, söz konusu durum askeri teçhizat bakımında ve birliklerin moralinde zincirleme aksamalara yol açtı.
Haberde ayrıca, ABD Genelkurmay Başkanı’nın savaştan önce Trump’ı silah stoklarının erimesine dair ciddi riskler konusunda uyardığı, ancak Trump’ın bu ikazlara rağmen çatışmanın hızla sonuçlanacağına inanarak savaşa girme kararı aldığı belirtildi. Mevcut tablo itibarıyla ABD’nin elindeki Patriot füze stokunun 1700’ün altına gerilediği belirtiliyor.
ABD MERKEZ KUVVETLER KOMUTANI İSRAİL’DE
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN), ABD Merkez Kuvvetler Komutanı’nın (CENTCOM) İsrail’e ulaştığını bildirdi. Kanala göre, ziyaret kapsamında ABD’li komutan, İsrail Genelkurmay Başkanı ve üst düzey askeri yetkililerle bir araya gelerek kritik temaslarda bulunacak.
UMMAN: SEYRÜSEFER MÜZAKERELERİ OLUMLU İLERLİYOR
Umman, İran ile Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefere ilişkin düzenlemelerin ele alındığı müzakerelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde ilerlediğini belirterek, tüm tarafların çıkarlarını gözeten müzakereleri ve kaydedilen ilerlemeyi etkileyecek eylemlerden kaçınılması çağrısında bulundu.
Umman Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
İran ile Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefere ilişkin düzenlemeler konusunda devam eden müzakerelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde ilerlediği teyit edilen açıklamada, tüm tarafların çıkarlarını gözeten müzakereler ile bu kapsamda kaydedilen ilerlemeyi etkileyebilecek eylemlerden kaçınılmasının önemine dikkati çekildi.
Açıklamada ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan gemilere yönelik tekrarlanan saldırılar kınandı.
Söz konusu saldırıların uluslararası hukuka ve kara sularının egemenliğine aykırı olduğu, deniz seyrüseferinin güvenliği ile bölgenin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturduğu belirtildi.
PEZEŞKİYAN: ŞU AN BİR ANLAŞMA İÇİN EN İYİ ZAMAN
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "İran güçlü, birlik içinde ve savaşta galip gelen taraf olarak görülüyor. Şu an bir anlaşma için en iyi zaman." dedi.
“Mevcut koşullar, müzakereler yoluyla bir anlaşmaya varma ve sorunları çözme sürecini sürdürmek için bir fırsat oluşturabilir. Anlaşmak için en doğru zamanın şu an olduğuna inanıyorum; çünkü ülkede güçlü bir kenetlenme, güç ve birlik var. Halkımızın üzerindeki baskıların çok artmamasını hedefliyoruz ve şu an her alanda zorluklar yaşandığının farkındayız.
Karşı tarafın haklarımızı tanıması ve güvence altına alması gerekiyor; biz de ülkemizin ve halkımızın haklarından başka bir şey talep etmiyoruz. Sorunlar yalnızca savaşla çözülemez; mutabakat zaptı maddelerine dayanarak barış yolunda ilerlemeyi hedefliyoruz.
ABD YARATTIĞI GÜVENSİZLİK ORTAMINDAN VAZ GEÇMELİ
Karşı taraf ne kadar adım atarsa biz de müzakerelerde o kadar ilerleyeceğiz; eğer bir gelişme göstermezlerse taleplerini kabul etmeyeceğiz. ABD yarattığı güvensizlik ortamından vazgeçtiği takdirde, mutabakat zaptını temel almaya kararlıyız.
Amerika Birleşik Devletleri güvenilir değil; ancak yine de onlarla bazı ilerlemeler kaydetmeyi ve mevcut sorunları çözmeyi hedefliyoruz. Ne savaş ne barış durumundan çıkmak için diplomatik süreci nasıl yöneteceğimizi her gün değerlendiriyoruz.
Sonsuza kadar savaşılamaz; nihayetinde savaşın bir noktada sona ermesi gerekir.”
VANCE: İRAN, HÜRMÜZ'DEN MAKSİMUM DÜZEYDE PETROL GEÇİŞİNE İZİN VERECEĞİNİ BİLDİRDİ
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'a ilişkin, "her türlü baskıyı uygulamayı ve Orta Doğu'dan olabildiğince fazla petrol ve doğal gaz çıkarmayı sürdüreceklerini" söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Fox News kanalına verdiği demeçte İran'a ilişkin de açıklamalarda bulundu.
İran'la iletişimin sürdüğünü belirten Vance, "Hürmüz Boğazı'ndan çıkan petrol ve doğal gaz miktarını en üst seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.
Vance ayrıca, İran'ın ABD ile daha iyi ilişki kurmak için gereken uzun vadeli değişiklikleri yapmaya istekli olup olmadığını anlamaya çalıştıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer (istekli) değillerse, sorun değil. Elimizden gelen her türlü baskıyı uygulamaya ve Amerikalıların daha düşük enerji fiyatlarından faydalanabilmesi için Orta Doğu'dan olabildiğince fazla petrol ve doğal gaz çıkarmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
İran konusunda henüz sürecin tamamlanmadığının altını çizen Vance, bu konuda tüm diplomatik, ekonomik ve askeri araçların devreye sokulduğunu belirtti. Vance ayrıca, yapılacak potansiyel bir anlaşma konusunda beklentilerinin, çıkan petrol ve doğal gazın çatışma öncesindeki seviyeye dönmesi olduğunu vurgulayarak, "İran tarafının da bu konuda mutabık olduğunu" savundu.
İRAN'DAN HÜRMÜZ İÇİN ALTI ŞART: ABD TAVRINI DEĞİŞTİRMEDİKÇE BOĞAZ AÇILMAYACAK
İran Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, ABD tavrını düzeltmedikçe Hürmüz Boğazı'nı açmayacaklarını söyledi:
"Hürmüz Boğazı, Amerika Birleşik Devletleri tavrını ve politikalarını düzeltmedikçe açılmayacaktır. Yüksek Güvenlik Konseyi, gerek savaşta gerekse müzakerelerde duruşundan asla taviz vermeyecektir."
İranlı yetkilinin açıklamasına göre boğazın açılması için Tahran yönetiminin ABD'den talepleri şunlar:
- İran'ın dondurulmuş varlıklarını koşulsuz olarak serbest bırakması
- Yaptırımları kaldırması
- Deniz ablukasını sona erdirmesi, deniz ve hava kuvvetlerini İran çevresinden çekmesi
- İran'a karşı yürüttüğü son iki savaş için tazminat ödemesi
- İran'ı tehdit etmemesi ve İran milletinin mukaddesatına hakaret etmemesi
- Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak'taki İran müttefiklerine karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmesi