Masada ateşkes sahada yığınak | Hamaney duyurdu: Hürmüz'de yeni aşama | Trump'tan Netanyahu'ya "Lübnan" uyarısı

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta 2 haftalık ateşkes anlaşmasına varıldı. Dünya kamuoyu, bu kararın kalıcı barışla sonuçlanıp sonuçlanmayacağını merakla bekliyor. İsrail'in Lübnan'a saldırıları, ateşkes ortamını zedelerken İran, "Savaşı sona erdirecek görüşmeler, ABD'nin tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlı" açıklaması yaptı. Hamaney ise Hürmüz'de yeni bir aşamaya geçileceğini belirip "Ülkemize saldıranları affetmeyeceğiz. Her bir hasar ve hayatını kaybeden için tazminat talep edeceğiz" dedi. ABD'nin sahada yığınak yapması kafalarda soruş işareti bırakırken Trump, Lübnan konusunda Netanyahu'yu uyardı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Masada ateşkes sahada yığınak | Hamaney duyurdu: Hürmüz'de yeni aşama | Trump'tan Netanyahu'ya "Lübnan" uyarısı

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın 41. gününde 2 haftalık ateşkes anlaşmasına varıldı.

Takvim.com.tr bölgeden gelişmeleri dakika dakika aktardı.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

İRAN: ATEŞKES SONRASI HİÇBİR ÜLKEYE ATIŞ GERÇEKLEŞMEDİ

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'yle ateşkes ilan edilmesinden bu yana İran güçleri tarafından hiçbir ülkeye herhangi bir atış yapılmadığını duyurdu.

İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

Basra Körfezi'nin güney kıyısındaki bazı ülkelerin tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarına dair haberlere işaret edilen açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetleri, ateşkesin başlamasından şu ana kadar hiçbir ülkeye kesinlikle herhangi bir atış gerçekleştirmemiştir. Eğer bu haberler doğruysa, şüphesiz bu eylemler Siyonist düşman ya da Amerika'nın işidir." ifadeleri kullanıldı.

İran Silahlı Kuvvetleri tarafından bir hedef vurulması durumunda bunun resmi bir açıklamayla duyurulacağı belirtilen açıklamada, resmi açıklamalarında yer almayan hiçbir eylemin İran İslam Cumhuriyeti ile ilgisi olmadığı kaydedildi.

TRUMP'TAN İRAN'A HÜRMÜZ UYARISI

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret talep ettiği yönünde haberler geldiğini belirterek, "Böyle bir şey yapmasalar iyi ederler. Ancak eğer öyleyse, hemen buna son verseler iyi olur" uyarısında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran’la ilgili açıklamalarda bulundu. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret talep ettiği yönünde haberler geldiğini belirten Trump, "Böyle bir şey yapmasalar iyi ederler. Ancak eğer öyleyse, hemen buna son verseler iyi olur" uyarısını yaptı.

"YAKINDA PETROL AKIŞININ BAŞLADIĞINI GÖRECEKSİNİZ"

Bir diğer paylaşımında, Wall Street Journal gazetesinin kendisinin "İran’da zaferi vaktinden önce ilan ettiğini" yazdığını hatırlatan Trump, "Bu gerçek bir zaferdir ve bunda ‘vaktinden önce’ diyecek bir şey yoktur. Benim sayemde İran asla nükleer silaha sahip olmayacak ve çok yakında, İran’ın yardımı olsun ya da olmasın, petrol akışının başladığını göreceksiniz; benim için her iki seçenek de fark etmez" ifadelerini kullandı. Wall Street Journal’ın her zamanki gibi yazdıklarını geri almak zorunda kalacağını öne süren Trump, "Her zaman eleştirmeye hazırlar, ancak yanıldıklarında bunu asla kabul etmezler ki bu da çoğu zaman yaşanır" dedi.

"İRAN ÇOK KÖTÜ İŞ ÇIKARIYOR" 

Trump, İran’la ilgili son paylaşımında tekrar Hürmüz Boğazı’ndaki duruma değinerek, "İran, petrolün Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verme konusunda çok kötü bir iş çıkarıyor, bazıları bunun onursuzca olduğunu dahi söyleyebilir. Bizim yaptığımız anlaşma bu değil!" ifadelerini kullandı.

KUVEYT’E İHA SALDIRISI: GENİŞ ÇAPLI MADDİ HASAR MEYDANA GELDİ

Kuveyt Ulusal Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Cadan Fazıl Cadan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından bir açıklama yayımladı. Cadan, Ulusal Muhafızlar'a ait bir tesisin İHA ile hedef alındığını ve saldırı sonucu tesiste geniş çaplı maddi hasar meydana geldiğini ancak herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını belirtti. Sözcü Cadan, Ulusal Muhafızlar'a bağlı ilgili birimlerin olayın ardından gerekli güvenlik ve saha önlemlerini derhal almaya başladığını ifade etti.

TRUMP'TAN NETANYAHU'YA "LÜBNAN" UYARISI

Amerikan NBC News kanalına röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran geçici ateşkes anlaşmasını ve İsrail'in Lübnan saldırılarını değerlendirdi.

Trump, çarşamba günü İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine atıfla, "Bibi ile konuştum ve o da bu konuyu biraz daha sakinleştirecek. Bence biraz daha sakin davranmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.

Bölgede tansiyonun düşmesinin ateşkes anlaşması açısından önemli olduğuna dikkati çeken ABD Başkanı, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını bugün itibarıyla "azalttıklarını" savundu.

TRUMP, GEÇİCİ ATEŞKES ANLAŞMASINDAN ÇOK İYİMSER

ABD Başkanı Trump, aynı mülakatta, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasından dolayı "çok iyimser" olduğunu ve anlaşmanın uygulanacağına inandığını belirtti. Trump, "İranlı liderler, toplantılarda basına yaptıklarından çok farklı konuşuyorlar. Çok daha makul davranıyorlar. Kabul etmeleri gereken her şeye razı oluyorlar. Unutmayın, şu anda askeri güçleri yok." değerlendirmesini yaptı.

HAMENEY: "HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA YENİ BİR AŞAMAYA GİRECEĞİZ"

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, ABD-İsrail savaşı, Hürmüz Boğazı ve ateşkes ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Hamaney, "Hürmüz Boğazı'nın yönetiminde yeni bir aşamaya gireceğiz. Ülkemize saldıranları affetmeyeceğiz. Her bir hasar ve hayatını kaybeden için tazminat talep edeceğiz. Biz savaş istemedik ve istemiyoruz ancak meşru haklarımızdan da asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.

"SAVAŞIN SONA ERMESİ ABD'YE BAĞLI"

İran: Savaşı sona erdirecek görüşmeler, ABD'nin tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlı
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bekayi, ABD ile varılan geçici ateşkes konusunda gazetecilere açıklamada bulundu.

Bekayi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını “şiddetle” kınayarak, “Bugün, İran ve Lübnan halkları arasındaki dayanışma ve empati, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyüktür.” ifadelerini kullandı.

ABD ile varılan geçici ateşkesin Lübnan’la ilişkisi konusuna değinen Bekayi, “Lübnan'daki savaşın sona ermesi, Pakistan tarafından önerilen ateşkes anlaşmasının ayrılmaz bir parçasıdır ve Pakistan Başbakanı’nın (Şahbaz Şerif) da açıkça belirttiği gibi, ABD, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşı durdurma taahhüdü vermiştir ve bu taahhüde aykırı herhangi bir eylem veya tutum, ABD’nin taahhüdüne uymaması anlamına gelecektir.” dedi.

Bekayi, ABD ile savaşın tamamen sona erdirilmesiyle ilgili müzakerelerin yeri ve zamanı hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Pakistan hükümeti, her iki tarafa da İslamabad'a gitmeleri ve görüşme yapmaları için davet gönderdi. Davet gözden geçiriliyor ve planlanıyor.” ifadesini kullandı.

İranlı Sözcü konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Savaşı sona erdirmek için yapılacak görüşmeler, ABD'nin başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlıdır.”

PEZEŞKİYAN: ATEŞKES KARARI LİDERİN ONAYIYLA ALINDI

İran basınına göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in ölümünün 40. günü münasebetiyle mesaj yayımladı. İran’ın "güç yolu ile barış anlayışını reddettiğini ve adil barışla ulusal gücü pekiştirmeyi" takip ettiğini belirten Pezeşkiyan, "Ateşkes kararı yöneticilerin mutabakatı ve liderin onayı doğrultusunda milli çıkarlar gözeterek alınmıştır." ifadesini kullandı.

Pezeşkiyan, İran’a dayatılanın sınırlı bir çatışma değil aksine İran’ın tüm unsurlarıyla hedef alındığı kapsamlı bir savaş olduğunu belirterek, "İran Silahlı Kuvvetleri savaş sırasında dimdik ayakta durduğunu gösterdi." dedi.

Savaş sırasında diplomasiye de ağırlık verdiklerinin altını çizen Pezeşkiyan, mesajını şu ifadelerle tamamladı:

"Savaşla birlikte diplomasi de yürütüldü. Konuyla ilgili komşu ve bölge ülkeleri başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle görüşüldü. Hem krizin son bulması hem de İran halkının haklı mücadelesinin dünyaya duyurulması hedeflendi."

"ATEŞKES NETANYAHU’NUN HAPSE GİRMESİNİ HIZLANDIRABİLİR"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail Başbakanı Binyamin yeniden yargılanmasına ilişkin açıklamada bulundu.

Netanyahu'nun yargılandığı yolsuzluk davasının pazar günü yeniden görüleceğine işaret eden Erakçi, şu ifadeleri kullandı:

"Lübnan dahil bölgede kapsamlı bir ateşkesin sağlanması, onun hapse girme sürecini hızlandırabilir. ABD, Netanyahu'nun diplomasiyi ortadan kaldırmasına izin vererek kendi ekonomisini çöküşe sürüklemek isterse, bu ABD’nin kendi tercihi olacaktır. Biz bunu ahmakça buluyoruz ancak bunun için de hazırız."

İsrail basınında yer alan haberlere göre, İran ile yaşanan savaş nedeniyle haftalardır olağanüstü kısıtlamalar altında çalışan İsrail yargı sisteminin, geçici ateşkesin ardından yeniden normal işleyişine dönmesiyle birlikte, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun yolsuzluk davası pazar günü yeniden görülecek.

SOYKRIMCI NETANYAHU: LÜBNAN'DA ATEŞKES YOK DURMAYACAĞIZ

Katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün toplanan Güvenlik Kabinesi'ne Beyrut yönetimiyle mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini duyurdu.

Netanyahu, doğrudan müzakerelerin Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında "barışçıl ilişkiler kurulmasına" odaklanacağını ileri sürdü.

Netanyahu, "Lübnan'da ateşkes yok, Hizbullah'a büyük bir güçle vurmayı sürdürüyor ve güvenliğimizi yeniden tesis edene kadar durmayacağız" dedi.

3 İSRAİLLİ İRAN'A DESTEKTEN TUTUKLANDI

İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kentinde Ami Gaydarov, Sergey Leibman ve Edward Shovtiuk isimli 3 İsrailli, üst düzey bir kişiye zarar vermek amacıyla patlayıcı madde üretmek de dahil olmak üzere İran adına casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklandı.

İsrail polisinden yapılan açıklamada, Gaydarov'un ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri sürerken casusluk faaliyetlerinde bulunduğu iddia edildi.

Açıklamaya göre, Mart 2026 boyunca İran istihbarat unsurlarıyla bağlantı kurma ve savaşta düşmana yardım etme suçlarını işlediği şüphesiyle tutuklanan Gaydarov, bu suçları işlemesi için İranlılardan talimat aldı.

Gaydarov'un Ağustos 2025'ten itibaren İranlı bir isimle bağlantıda olduğu ve büyük miktarda para karşılığında çok sayıda görev gerçekleştirdiği ileri sürülen açıklamada, şahsın özel telefonlar satın aldığı, Hayfa'da patlayıcı malzeme üretmek için bir daire kiraladığı, faaliyetlerini videolar ve fotoğraflarla belgeleyerek görevleri yerine getirdiğine dair kanıt olarak bağlantısına gönderdiği iddia edildi.

Açıklamada, Gaydarov'un patlayıcı malzeme üretimi için Leibman ve Shovtiuk isimli arkadaşlarını da olaya dahil ettiği ve bu kişilerin de tutuklandığı belirtildi.

Gaydarov'dan Hayfa Limanı'nın fotoğraflarının, İsrail'in kuzey bölgelerinde füze isabet eden yerlerin konumlarının ve sabit kamera yerleştirmek için limana bakan bir mülk bulmasının istendiği ileri sürülen açıklamada, şahsa dijital cüzdan aracılığıyla 70 bin İsrail şekeli (23 bin ABD doları) ödeme aktarıldığı iddia edildi.

İsrail basını, saldırı planlanan üst düzey ismin, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett olabileceğini kaydetti.

LÜBNANLILAR EVLERİNİ TERK ETMEK ZORUNDA KALDI

İsrail ordusunun Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesi için saldırı tehdidini yinelemesinin ardından bölge halkı apar topar evlerini terk etmek zorunda kaldı ve yollara düştü.

İsrail ordusu Dahiye'ye yönelik tekrarladığı saldırı tehdidinde Uluslararası Refik Hariri Havaalanı yakınında bulunan ve daha önce de saldırılar düzenlediği Cinah bölgesini de ekledi.

Tehdidin ardından özellikle Dahiye'nin Cinah ve Uzai bölgelerinden yanlarına taşıyabildikleri eşyaları alan Lübnanlılar evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Araçları olmayanlar ise yaya olarak bölgeden ayrılmaya çalıştı.

İsrail ordusu halkını göçe zorladığı ve saldırı tehditlerini tekrarladığı Dahiye'ye sık sık saldırılar düzenliyor.

Dahiye'nin Cinah bölgesi diğer bölgelerine nazaran daha gelişmiş olmasıyla öne çıkıyor. İran ve Kuveyt Büyükelçilikleri de bu bölgede bulunuyor.

Saldırı tehdidinin ardından insanlar İsrail saldırılarından kaçmak için yollara düşerken, yollarda da trafik yoğunluğu meydana geldi.

Saldırı tehdidi altındaki Cinah'ın sahil kesiminde ve genellikle halkın gelir seviyesi düşük kesiminin yaşadığı Uzai bölgesinde de hareketlilik yaşandı. İsrail saldırılarından kaçmak isteyenler sahil yolundan bölgeyi terk etmeye çalıştı.

İsrail ordusu dün Lübnan genelinde 10 dakika içinde 100 hava saldırısı düzenlemişti. Saldırılarda 92'si Beyrut'tan olmak üzere en az 254 kişi yaşamını yitirmişti.

İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1500'den fazla kişi hayatını kaybetti.

LÜBNAN HÜKÜMETİNDEN SİLAH ÇAĞRISI

Lübnan hükümeti, ordu ve güvenlik güçlerinden başkent Beyrut’ta "devletin kontrolünü güçlendirmelerini ve silahları yalnızca meşru güvenlik güçleriyle sınırlandırmalarını" istedi.

Enformasyon Bakanı Paul Markus, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın başkanlık ettiği ve Başbakan Nevvaf Selam’ın da katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında alınan kararları açıkladı.

Markus, ordu ve güvenlik güçlerine "Beyrut'ta devletin tam kontrolünü güçlendirmeye bir an önce başlamaları ve silahları yalnızca güvenlik güçlerinde olacak şekilde sınırlamaları" talimatı verildiğini aktardı. Markus, kararın, halkın güvenliği, emniyeti ve mülklerini korumak amacıyla alındığını belirtti.

Enformasyon Bakanı ayrıca, hükümetin, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) acil şikayette bulunma kararı alındığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Avn ise ülkesinin maruz kaldığı saldırılar karşısında yalnızca kınama açıklamaları görmekten "yorulduğunu" ifade ederek, Lübnan'ın ABD ile İran arasında varılan ateşkese dahil edilmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Avn, "Lübnan'a dost ülkelerle" temas halinde olduklarını belirterek, bu temasların amacının Lübnan'ın da ateşkes kapsamına alınmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Avn, yalnızca Lübnan devletinin müzakere yetkisine sahip olduğunu ve ülke adına kimsenin müzakere etmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.

HİZBULLAH'IN SİLAHSIZLANDIRILMASI

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 19 Haziran 2025'te Beyrut yönetimine, "ülkedeki tüm silahların yalnızca devletin denetiminde toplanmasının öncelikli hedef olarak belirlendiği" ABD önerisini sunmuştu.

Lübnan'da silahların devletin tekeline alınması gündemiyle 5 Ağustos 2025'te toplanan Bakanlar Kurulu, orduya "silahların yıl sonuna kadar toplanmasına dair bir plan hazırlama" görevi vermişti.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, yaptığı açıklamalarda, Hizbullah'ın, silahlarını ancak İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesi, saldırılarını durdurması, Lübnanlı esirlerin serbest bırakılması ve yeniden imar sürecinin başlaması halinde teslim edeceğini vurgulamıştı.

LÜBNAN PAKİSTAN'DAN GEÇİCİ ATEŞKES KAPSAMINA ALINMAYI İSTEDİ

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Pakistanlı mevkidaşı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede Lübnan'ın da ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes kapsamına alınmasını istedi.

Lübnan Meclis Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Selam, Pakistan Başbakanı Şerif ile telefonda görüştü.

Selam görüşmede, Şerif'in ateşkesin sağlanması için gösterdiği çabaları övdü ve İsrail'in dün Lübnan geneline eş zamanlı düzenlediği saldırıların tekrar etmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

Başbakan Selam, İsrail saldırılarının yeniden yaşanmaması için Lübnan'ın da ateşkes kapsamına alınması talebini iletti.

Pakistan Başbakanı Şerif ise İsrail'in saldırılarını kınayarak, Pakistan'ın Lübnan'da barış ve istikrarın sağlanması için çalıştığını ifade etti.

İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, bu saldırılarda en az 254 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklamıştı.

Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçti.

İSRAİL'DEN LÜBNAN'A SÜRGÜN DAYATMASI

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırı tehdidinde bulunarak bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi.

TRUMP: ABD GERÇEK ANLAŞMAYA KADAR İRAN'DA KALACAK

ABD Başkanı Donald Trump "Tüm ABD Gemileri, Uçakları ve Askeri Personeli … GERÇEK ANLAŞMA'ya tam olarak uyulana kadar İran içinde ve çevresinde yerinde kalacaktır. Her ne kadar ihtimal dışı olsa da, herhangi bir nedenle uyulmazsa, o zaman 'Silahlar Konuşmaya Başlar' Hem de hiç kimsenin daha önce görmediği kadar büyük, daha iyi ve daha güçlü bir şekilde. Bu sırada muhteşem Ordumuz hazırlıklarını yapıyor ve dinleniyor. Aslına bakarsanız bir sonraki Fethini dört gözle bekliyor." şeklinde açıklama yaptı.

LÜBNAN'A SALDIRI ATEŞKES İHLALİDİR

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik yeniden başlattığı saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir" dedi.

İSRAİL LÜBNAN'I İZOLE EDİYOR

İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyine geçişlerde kritik öneme sahip Litani Nehri üzerindeki 9 köprüden 8'ini kullanılamaz hale getirmesi, kalıcı işgal endişelerini artırırken ülkenin güneyini izole ediyor.

İsrail ordusu, dün hem geçişler hem de ticari ürünlerin taşınması açısından önemli bir nokta olan Litani Nehri üzerindeki Kasımiye Bahri Köprüsü'nü yıktı.

Lübnan'ın doğusundan batısına uzanan ve ülkenin güneyini ikiye bölen Litani Nehri üzerindeki köprüler, hem sivil geçişler hem de ticaret için hayati önem taşıyor.

LİTANİ NEHRİ'NİN GÜNEYİNDE YAŞAYANLAR KUŞATILMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA

İsrail ordusu, bölgedeki halkı göçe zorlayan yoğun saldırılarını sürdürürken, 18 Mart'tan bu yana Litani Nehri üzerindeki köprüleri sistematik şekilde hedef alıyor.

Şu ana kadar Litani Nehri üzerindeki 9 köprüden 8'inin kullanılamaz hale getirilmesi nedeniyle nehrin güneyinde yaşayanlar kuşatılma riskiyle karşı karşıya kaldı.

SON GEÇİŞ NOKTASI DURUMUNDAKİ BURGUZ KÖPRÜSÜ DE TEHLİKELİ

Bölge sakinleri, Lübnan'ın güneydoğusunda kalan son geçiş noktası durumundaki Hasbaya ve Hızzin beldelerini birbirine bağlayan Burguz Köprüsü'ne bağımlı hale geldi.

Ancak özellikle Sur kenti ile güneybatıdaki sahil kesimlerinde yaşayanlar için Burguz Köprüsü uygun bir alternatif oluşturmuyor. Köprüye giden yolların hasarlı olması ve İsrail saldırıları nedeniyle tehlike arz etmesi, sivil kullanımını ciddi şekilde kısıtlıyor.

LİTANİ NEHRİ'NİN GÜNEYİNDE YAŞAYANLARDAN EVLERİNİ TERK ETMELERİ İSTENİYOR

İsrail ordusunun Litani Nehri üzerindeki 9 köprüden 7'sini yıkması ve bir köprüye giden yolları kullanılamaz hale getirerek ulaşımı zorlaştırması, Lübnan'ın güneyine yönelik endişeleri artırıyor.

Litani Nehri'nin güneyinde yaşayanlara sık sık evlerini terk etmeleri tehdidinde bulunan İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki kara saldırılarını ve işgalini genişletiyor.

Özellikle Lübnan-İsrail sınır hattındaki yerleşimlerde geniş çaplı yıkımlar gerçekleştiren İsrail ordusunun, işgali kalıcı hale getirmesinden endişe ediliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in köprüleri hedef alan saldırılarını kınayarak, bunun işgali pekiştirme ve genişletme girişimi olduğunu ifade etmişti.

GÖRÜŞMELER BİR GÜNDEN FAZLA SÜREBİLİR

Pakistanlı yetkililerin Anadolu Ajansı'na verdiği bilgiye göre ABD ve İran heyetlerinin İslamabad'da 'kalıcı' ateşkes konusunda doğrudan yapacağı görüşmeler bir günden fazla sürebilir.

İSRAİL ORDUSUNDAN İKİ FARKLI NAİM KASIM İDDİASI

İsrail ordusu, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ı hedef alan suikast saldırısının başarıya ulaştığını iddia ettikten sonra geri adım attı.

İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada “Hizbullah Lideri Naim Kasım ve yeğeni Ali Yusuf Harşi öldürüldü” denildi.

ORDUDAN ‘PARDON’

IDF, yaptığı son dakika açıklamasında alarmın yanlış olduğunu, Hizbullah lideri Naim Kasım'ın değil “yalnızca yeğeninin öldürüldüğünü” savundu.

ABD ASKERİ ANLAŞMA YAPILANA KADAR BÖLGEDE KALACAK

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan askerlerinin barış anlaşması yapılana kadar bölgede kalacağını bildirdi. 

Trump, sosyal medyadan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

"Tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personeli; ek mühimmat, silahlar ve ölümcül şekilde yürütülecek operasyonlar için uygun ve gerekli olan diğer her şeyle birlikte, hâlihazırda ciddi biçimde zayıflatılmış bir düşmanın tamamen yok edilmesine yönelik süreçte, GERÇEK ANLAŞMA tam olarak uygulanana kadar İran’da ve çevresinde kalmaya devam edecektir.

Herhangi bir nedenle bu gerçekleşmezse — ki bu oldukça düşük bir ihtimaldir — o zaman “ateş başlar”; daha önce hiç kimsenin görmediği kadar büyük, daha etkili ve daha güçlü şekilde.

Uzun zaman önce mutabakata varıldığı gibi ve aksine yapılan tüm sahte söylemlere rağmen: NÜKLEER SİLAH YOK ve Hürmüz Boğazı AÇIK ve GÜVENLİ OLACAK.

Bu arada büyük ordumuz hazırlık yapıyor ve dinleniyor; hatta bir sonraki zaferini sabırsızlıkla bekliyor.

AMERİKA GERİ DÖNDÜ!"

İRAN ALTERNATİF ROTA AÇIKLADI

İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş planlayan gemilerden, olası deniz mayınlarıyla çarpışma riskine karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi.

İran devlet televizyonu, Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından Basra Körfezi'nde geçiş bekleyen gemilere ilişkin yapılan duyuruyu yayımladı.

Duyuruda, "Denizcilik emniyetinin sağlanması ve olası deniz mayınlarıyla temasın önlenmesi amacıyla, Hürmüz Boğazı'nda İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak, ikinci bir duyuruya kadar aşağıda belirtilen alternatif güzergahların, ekli haritaya uygun şekilde kullanılması gerekmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.

Giriş rotası, Umman Denizi’nden kuzeye doğru ilerleyerek Larek Adası civarından geçiş ve ardından Basra Körfezi yönünde devam edilmesi olarak belirtilirken, çıkış rotası, Basra Körfezi’nden başlayarak Larek Adası'nın güneyinden geçiş ve ardından Umman Denizi yönünde devam edilmesi olarak bildirildi.

Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen yarı resmi Fars Haber Ajansının haberinde, ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkesin ardından gemilerin geçişine açılacağı açıklanan Hürmüz Boğazı’nın, İsrail'in Lübnan'a saldırıları nedeniyle kapatıldığı ifade edilmişti.

Tesnim Haber Ajansı, ateşkes döneminde İran Silahlı Kuvvetlerinin izni olmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin mümkün olmayacağını, hala birçok geminin çıkamadığı bölgede kaldığını duyurmuştu.

ATEŞKES VAR HÜRMÜZ KAPALI

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert tehditlerinin ardından Pakistan arabuluculuğunda, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartına bağlı iki haftalık ateşkes sağlandı. Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, Şerif'in ve Munir'in kendisinden İran'a yönelik saldırıları durdurmasını talep ettiğini aktardı.

 

ATEŞKES VAR HÜRMÜZ KAPALI-1

Trump, "İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen, derhal ve güvenli biçimde açmayı kabul etmesi şartıyla İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki hafta boyunca askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacak" dedi. İran'dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını söyleyen Trump, "Bunu müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz. ABD ve İran arasında geçmişteki çeşitli anlaşmazlık noktalarının neredeyse tamamı konusunda anlaşma sağlandı. İki haftalık süre anlaşmanın son haline getirilmesine ve tamamlanmasına olanak sağlayacak" ifadelerini kullandı. Müzakerelerin 15 gün içinde sonuçlandırılması hedefleniyor.

 

ATEŞKES VAR HÜRMÜZ KAPALI-2

ZAFER ÇIĞLIKLARI

Ateşkes kararı, İran'da sevinçle karşılandı. Halk meydanlara çıktı. Savaşın Tahran'ın zaferiyle sonuçlandığını haykırdı. İngiliz yayın kuruluşu Sky News'a konuşan Trump ise bir kez daha İran'da tüm askeri hedeflere ulaşıldığını yineleyerek "tam bir zafere ulaşıldığını" ileri sürdü. ABD Başkanı, "İran'ın 10 maddelik planı gayet iyi görünüyordu. Müzakerelere zemin oluşturdu" ifadelerini kullandı.

MÜZAKERELER YARIN BAŞLIYOR

ABD ve İran arasında 10 Nisan'da Pakistan'ın başkenti İslamabad'da başlaması beklenen müzakereler hakkında Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt açıklama yaptı. "Yüz yüze görüşmeler konusunda müzakereler yürütülüyor" dedi.

 

ATEŞKES VAR HÜRMÜZ KAPALI-3

KİMLER KATILACAK?

Müzakerelere Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump'ın damadı Jared Kushner'ın katılması bekleniyor.

TAHRAN İLE DAHA YAKINIZ

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın önerdiği 15 maddenin çoğunu kabul ettiğini söyledi. Artık Tahran ile daha yakın çalışacaklarını ifade etti. İran'ın nükleer konusunda da geri adım attığını öne süren Trump, "İran'a silah sağlayan herhangi bir ülkeye yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacaktır. Hiçbir istisna veya muafiyet olmayacaktır" diye konuştu. Bu arada ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise İran'ın ateşkes için kendilerine yalvardığını iddia etti.

HÜRMÜZ AÇILDI KAPANDI
İran, ABD ve İsrail ile sağlanan geçici ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nı geçişlere açtı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İran arasındaki müzakerelerde diplomatik çabaları için Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’ teşekkür ederek, “İran’a yönelik saldırıların durdurulması halinde güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sona erdirecektir. İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanacaktır” dedi. Ancak İran basını, İsrail’in Lübnan’a saldırı düzenlemesinin ardından boğazın tekrar kapatıldığını duyurdu.

 

ATEŞKES VAR HÜRMÜZ KAPALI-4


SİYONİST KATLİAM

İsrail, ateşkese rağmen büyük bir katliama daha imza attı. Lübnan tarihinin en ağır saldırılarından birine maruz kaldı. İsrail, dün sabah saatlerinde başkent Beyrut’a 10 dakika içinde 100 hava saldırısı düzenledi. Katliamda 254 kişi hayatını kaybederken, 1165 kişi yaralandı. Bir çok kişinin yıkılan evlerin enkazının altında kaldığı açıklandı. Saldırıda yine çok sayıda çocuğun ve kadının can verdiği öğrenildi. Hastanelerde saldırılarda ölen ve yaralananlar nedeniyle yoğunluk yaşanırken, Lübnan Kızılay’ı acil kan bağışı çağrısı yaptı.

ORTA DOĞU'DA ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRILAR

28 Şubat’tan bu yana ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ediyor.
 

 

 

İRAN'IN 10 MADDESİ

İran'ın savaşı sona erdirmeye yönelik önerdiği planın 10 maddesi şu şekilde:

"1- ABD'nin ilkesel olarak saldırmazlık garantisi vermesi
2- İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdürmesi
3- Zenginleştirme faaliyetlerinin kabul edilmesi
4- Tüm birincil yaptırımların kaldırılması
5- Tüm ikincil yaptırımların kaldırılması
6- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin tüm kararlarının sona erdirilmesi
7- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu'nun tüm kararlarının sona erdirilmesi
8- İran'a tazminat ödenmesi
9- ABD muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi
10- Lübnan'daki kahraman İslami direnişe yönelik saldırılar da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulması"