ABD-İsrail - İran savaşında ateşkes | ABD'den Lübnan çıkışı | Hürmüz bir açıldı bir kapandı

ABD/İsrail koalisyonu ile İran arasındaki savaşta 40. günde ateşkes ilan edildi. ABD ve İran yönetimi karşılıklı zafer ilan ederken 15 madde üzerinde anlaştıklarını bildiren Trump, İran'a silah tedarik eden ülkelere yüzde 50 oranında vergi uygulayacaklarını ifade etti. İsrail ise bölgedeki ateşkese rağmen Lübnan'a saldırmaya devam ediyor. Öte yandan İran Hürmüz Boğazı'ndan ilk gemi geçişlerini, İsrail’in Lübnan saldırıları gerekçesiyle durdurdu. İran ateşkese Lübnan'ın dahil olduğunu savunurken ABD ve İsrail Lübnan'ın anlaşma dışında olduğunu iddia etti. Devrim Muhafızları Ordusu, bölgedeki "mayın tehlikesine" dikkat çekerek gemiler için yeni ve zorunlu bir rota haritası yayınladı. Seyir güvenliği için tüm gemilerin Devrim Muhafızları donanmasıyla koordinasyon kurması ve ikinci bir duyuruya kadar sadece belirlenen güvenli güzergahları kullanması gerektiği bildirildi. Dakika dakika gelişmeler Takvim.com.tr'de...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
ABD-İsrail - İran savaşında ateşkes | ABD'den Lübnan çıkışı | Hürmüz bir açıldı bir kapandı

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası başlayan savaşta 40. günü girilirken iki haftalık ateşkes ilan edildi.

Takvim.com.tr bölgeden en sıcak gelişmeleri dakika dakika aktardı.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

NATO SÖZCÜSÜNDEN ADİL İTTİFAK MESAJI

NATO’dan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı basına kapalı görüşme ile ilgili açıklama geldi.

NATO Sözcüsü Allison Hart, Rutte ve Trump’ın İran meselesi de dahil olmak üzere ittifakın ortak güvenliğiyle ilgili çeşitli konularda samimi bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak, "Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin daha güçlü ve daha adil bir ittifak oluşturmak için çaba göstermeye devam etmesinin önemini vurguladı" ifadelerini kullandı.


ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray’da basına kapalı bir görüşme gerçekleştirmişti.

Trump, görüşme sonrasında sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "İhtiyacımız olduğunda NATO yanımızda değildi, ve tekrar ihtiyacımız olursa yine yanımızda olmayacak. Grönland’ı hatırlayın, o kocaman, kötü yönetilen buz kütlesini" ifadelerini kullanmıştı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA YENİ ROTA

ABD ve İran arasında varılan ateşkes gündemdeki tazeliğini korurken, İran’dan dikkat çeken bir hamle geldi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'ne yakınlığı ile bilinen Nur Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı’nı kullanacak gemilerin deniz mayınlarından kaçınmasına yardımcı olmak amacıyla alternatif güvenli geçiş rotalarını gösteren bir harita yayınladı.


DMO Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, ateşkes öncesi savaş şartları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın ana trafik bölgesinde çeşitli gemisavar mayınlarının olabileceği belirtilerek, "Seyir güvenliğini sağlamak ve deniz mayınlarıyla muhtemel bir çarpışmadan kaçınmak amacıyla, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan Devrim Muhafızları donanması ile koordinasyon kurarak ve ikinci bir duyuruya kadar haritada belirtilen rotaları kullanarak geçmeleri gerekmektedir" denildi.

 Önerilen giriş güzergahının, "Umman Denizi'nden kuzeye, Lark Adası'na ve ardından Basra Körfezi'ne doğru devam eden rota", önerilen çıkış güzergahının ise, "Lark Adası'nın güneyinden geçerek Umman Denizi'ne doğru devam eden rota" olduğu ifade edildi.

TRUMP NATO GENEL SEKRETERİ RUTTE İLE GÖRÜŞTÜ

ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Beyaz Saray'da basına kapalı görüşme gerçekleştirdi.

ABD Başkanı Trump ile NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve ABD-NATO ilişkilerinin tartışıldığı dönemde bir araya geldi.

Beyaz Saray'da basına kapalı yapılan görüşmede, ABD-NATO ilişkileri ve İran'la ilgili gündemdeki ana konuların ele alındığı kaydedildi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'e yöneltilen "Başkan Trump halen NATO'dan çekilmeyi düşünüyor mu?" sorusuna, "Bu konu, Başkan'ın daha önce değindiği bir konu ve sanırım birkaç saat sonra Genel Sekreter Rutte ile de bu konuyu görüşecek." yanıtını vermişti.
 

VANCE: İRAN YANLIŞ ANLAMIŞ OLABİLİR

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance,  Tahran’ın  uzlaşılan ABD-İran ateşkesinin Lübnan’ı da kapsadığını düşündüğünü, ancak ABD’nin gerçekte böyle bir anlaşmaya varmadığını söyledi.

Vance, Budapeşte’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bunun meşru bir yanlış anlamadan kaynaklandığını düşünüyorum. İranlıların ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını düşündüklerini sanıyorum, ancak böyle bir durum yoktu” ifadelerini kullandı.

Vance ayrıca, İsrail’in Lübnan konusunda itidal göstermeyi kabul ettiğini, ancak bu konuda ayrıntı vermedi.

Vance, "Anladığım kadarıyla İsrailliler… açıkçası Lübnan’da kendilerini bir miktar sınırlamayı teklif ettiler. Çünkü müzakerelerimizin başarılı olmasını sağlamak istiyorlar" dedi.

İRAN: 3 MADDE İHLAL EDİLDİ

 İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ile yürütülmesi planlanan müzakere süreci öncesinde üzerinde mutabık kalınan 10 maddelik önerinin 3 temel maddesinin ihlal edildiğini belirterek, "Karşılıklı ateşkes veya müzakerelerin bir anlamı yok." ifadelerini kullandı.

Kalibaf, yaptığı yazılı açıklamada, ABD'ye karşı derin bir tarihsel güvensizlik duyduklarını vurgulayarak, bu güvensizliğin temelinde Washington yönetiminin taahhütlerini sistematik olarak ihlal etmesinin yattığını ifade etti.

ABD ve İran arasındaki ateşkes konusunda belirlenen 10 maddenin "müzakereler için uygulanabilir bir zemin olduğunun" ABD Başkanı Donald Trump tarafından da kabul edildiğini hatırlatan Kalibaf, buna rağmen sürecin başlamasından önce 3 temel maddenin ihlal edildiğini kaydetti.

Kalibaf, ihlal edilen maddeleri şu şekilde sıraladı:

1- Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de açıkça belirttiği şekilde 'Lübnan ve diğer bölgeler de dahil olmak üzere her yerde derhal geçerli olacak bir ateşkes' olarak ilan edilen, 10 maddelik önerinin Lübnan'daki ateşkesle ilgili ilk maddesine uyulmaması

2- İran hava sahasının daha fazla ihlal edilmesini yasaklayan maddenin açık bir ihlali olarak, İran hava sahasına Fars eyaletine bağlı Lar şehri üzerinde imha edilen bir insansız hava aracının girmesi

3- Mutabakatın altıncı maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının reddedilmesi."

Müzakere zemini olarak kabul edilen maddelerin daha görüşmeler başlamadan açıkça çiğnendiğini ifade eden Kalibaf, "Şu an, müzakere için 'uygulanabilir zemin' daha müzakereler başlamadan açıkça ve net bir şekilde ihlal edilmiştir. Böyle bir durumda, karşılıklı bir ateşkes veya müzakereler mantıksızdır." değerlendirmesinde bulundu.

BEYAZ SARAY: LÜBNAN ATEŞKESİN PARÇASI DEĞİL

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 11 Nisan'da İslamabad'da yapılacak ABD-İran müzakerelerinin ilk turuna Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılacağını açıkladı. Leavit Lüvnan'ın ateşkesin parçası olmadığını öne sürdü.

Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, düzenlediği basın brifinginde, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasına ilişkin gündemdeki soruları yanıtladı.

Leavitt, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasını da içeren ve temel konuların ele alınacağı görüşmelerin Pakistan'ın başkenti İslamabad'da 11 Nisan Cumartesi sabahı başlayacağını belirtti.

ABD'li Sözcü, görüşmelere Başkan Yardımcısı VD Vance, Başkan Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in öncülük edeceği heyetin katılacağını duyurdu.

"GEÇİCİ ATEŞKESİN TÜM TARAFLARCA UYGULANMASINI İSTİYORUZ"

Leavitt, geçici ateşkes anlaşmasına giden süreci özetlerken, Tahran'ın kendilerine tanınan süre dolmadan kendilerine yeni bir anlaşma önerisinde bulunduğunu savundu.

Ateşkes anlaşmalarının ilk anlarının kırılgan olduğunu belirten ABD'li Sözcü, şöyle devam etti:

"İranlılar başlangıçta kabul edilemez 10 maddelik bir plan sunmuştu. Bu plan, Başkan (Donald) Trump ve ekibi tarafından kabul edilmedi. Başkanın belirlediği son tarih yaklaşırken rejim gerçeği kabul ederek daha makul ve tamamen farklı bir plan sundu. Başkan, yeni ve değiştirilmiş planın müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna karar verdi ve bunu kendi 15 maddelik önerimizle uyumlu hale getirdi."

Beyaz Saray Sözcüsü, iki ülke arasındaki geçici ateşkes anlaşmasının tüm taraflarca uyulmasını talep ettiklerini ve bu konuda İsrail ile de koordinasyon halinde olduklarını açıkladı.

TRUMP'IN KIRMIZI ÇİZGİLERİ DEĞİŞMEDİ

Öte yandan Leavitt, ABD’nin İran’la ilgili "uranyum zenginleştirilmesinin sona ermesi" konusundaki kırmızı çizgisinin hiçbir şekilde değişmediğini vurgulayarak, Trump’ın bu konudaki tavrının net olduğunu kaydetti.

İran’la yapılacak müzakerelerde de bu konunun gündemin öncelikli maddesi olacağını belirten Leavitt, Tahran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ifade etti.

Leavitt ayrıca, İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu teslim etme konusuna olumlu yaklaştığını ve görüşmelerde bu konunun öncelikli olarak ele alınacağını savundu.

BEYAZ SARAY: LÜBNAN ATEŞKESİN PARÇASI DEĞİL-1

HÜRMÜZ BOĞAZI HALEN ÖNEMLİ BİR ÖNCELİK

ABD için Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir kısıtlama olmaksızın açık kalmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Beyaz Saray Sözcüsü, Trump'ın bu konudaki hassasiyetinin devam ettiğini belirtti.

"Hürmüz Boğazı herhangi bir kısıtlama olmaksızın açık kaldığı sürece, müzakereler önümüzdeki iki hafta boyunca kapalı kapılar ardında yürütülecektir." diyen Leavitt, boğazın kapalı kalmasını kabul etmeyeceklerini söyledi.

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığına ilişkin haberleri değerlendiren Leavitt, "Ben kürsüye çıkmadan önce Başkan bu konuda bilgilendirildi. Bu kesinlikle kabul edilemez. Başkan Trump’ın önceliği Hürmüz Boğazı’nın derhal açılmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Trump’a "anlaşmanın ardından boğazın açıldığı" bilgisinin iletildiğini kaydeden Leavitt, bugün gündeme düşen haberleri temkinli bir şekilde değerlendirdiklerini belirtti.

LÜBNAN, ATEŞKES ANLAŞMASINA DAHİL DEĞİL

Lübnan'ın ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasına dahil olmadığını belirten Leavitt, konuyla ilgili olarak, "Lübnan bu anlaşmanın bir parçası değildi ve bunu tüm taraflar biliyordu. Bu konunun, Başkan Trump ile (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve ilgili tüm taraflar arasında ele alınacağına eminim ancak şu anda bu, ateşkes anlaşmasının bir parçası değil." değerlendirmesini yaptı.

ABD, NATO'DAN ÇEKİLECEK Mİ SORUSUNA YANIT

Leavitt, bir muhabirin, "Başkan Trump halen NATO'dan çekilmeyi düşünüyor mu?" sorusuna yanıt verirken, "Bu konu, Başkan'ın daha önce değindiği bir konu ve sanırım birkaç saat sonra Genel Sekreter (Mark) Rutte ile de bu konuyu görüşecek." değerlendirmesini yaptı.

İRANLI MUHABİRDEN "İRAN HALKINA MESAJINIZ NEDİR?" SORUSU

Brifing salonunda bulunan İranlı bir muhabir, Leavitt’e, İran’da bulunan aile üyeleriyle dün vedalaştığını kaydederek, İran halkına iletmek istediği mesajın ne olduğunu sordu.

Leavitt, muhabire yanıtında, ABD’nin yalnızca “kendisine tehdit oluşturan İran rejimini” hedef aldığını ve İran halkının refahını istediklerini belirtti.

PEZEŞKİYAN'DAN NET MESAJ: KARŞILIK VERİRİZ

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede, ABD ile varılan ateşkes sürecini ve son gelişmeleri değerlendirdi. Siri ve Lavan adalarına yönelik saldırıların anlaşmayı ihlal ettiğini belirten Pezeşkiyan, "Tahran yönetiminin her türlü saldırıya kararlılıkla karşılık vereceği" mesajını verdi.

LÜBNAN DA ATEŞKES KAPSAMINDA

İran basınına yansıyan bilgilere göre, iki liderin telefon görüşmesinde bölgesel istikrar arayışları öne çıktı. İran ile ABD arasında varılan ateşkeste tarafların taahhütlerine bağlı kalması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, İran’da Siri ve Lavan adasına yapılan saldırıların ateşkesi ihlal anlamına geldiğini belirterek, “İran’ın sunduğu 10 şarttan birisi de Lübnan’da ateşkesin sağlanmasıdır. İran her türlü saldırıya karşılık verecektir.” dedi.

Görüşme sırasında Pezeşkiyan, Şerif’e ülkesinin tutumunu aktardı. Pakistan’ın ateşkesle ilgili ortaya koyduğu öneriye ilişkin attıkları adımın önemine değinen Pezeşkiyan, “ABD’nin uluslararası hukuku ihlal eden geçmişine” rağmen bu hamlenin “İran’ın sorumluluğunu göstermesi” açısından kritik olduğunu söyledi.

42 İHA 4 FÜZEYLE SALDIRI

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, yaptığı basın açıklamasında, İran'dan Kuveyt'e yönelik saldırılara ilişkin son bilgileri paylaştı.

Son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 42 İHA'nın tespit edildiğini aktaran Atvan, bu süre zarfında ayrıca İran'dan Kuveyt'e 4 balistik füzenin de fırlatıldığını belirtti.

Atvan, saldırılarda Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli tesislerin ile elektrik üretim ve su arıtma tesislerinin hedef alındığını ifade etti.

Kuveyt'in 28 Şubat'tan beri İran kaynaklı 845 İHA saldırısına maruz kaldığına dikkati çeken Atvan, bu süre zarfında ülkeye yönelik 354 balistik füze ve 15 seyir füzesinin fırlatıldığı bilgisini verdi.

'LÜBNAN ATEŞKESE DAHİL DEĞİL'

ABD Başkanı Trump, PBS kanalının muhabirine telefonla yaptığı açıklamada, ABD-İran ateşkes anlaşmasını değerlendirdi. Trump, Lübnan'ın anlaşmaya dahil edilip edilmediği yönündeki soruya, "Evet, anlaşmaya dahil edilmediler." cevabını verdi.

Lübnan'ın neden anlaşma dışında kaldığı sorusu üzerine ABD Başkanı, "Hizbullah yüzünden. Anlaşmaya dahil edilmediler. O mesele de halledilecek. Sorun yok." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail'in Hizbullah'a yönelik saldırılarını onaylayıp onaylamadığıyla ilgili soruyu da cevaplayan Trump, "Bu, anlaşmanın bir parçası, bunu herkes biliyor. Bu ayrı bir çatışma." dedi.

HÜRMÜZ’DEN GEÇİŞ DURDURULDU

İran merkezli Fars Haber Ajansı, İsrail’in ateşkesi ihlal etmesinin ardından petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerinin durdurulduğunu açıkladı.

İran basınındaki bir başka haberde İran Devrin Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden bir yetkiliye dayandırılan açıklamada, “Hürmüz Boğazı'nı kapattık ve şu anda yalnızca İran'dan gelen İran'a ait gemilerin geçişine izin veriliyor” ifadelerine yer verildi.

Devrim Muhafızları'nın şu sözleri aktarıldı:

“Hain Amerika’yı ve onun Siyonist cellat ortağını şiddetle uyarıyoruz: Lübnan’a yönelik ihlaller derhal durdurulmazsa, görevimizi yerine getirecek ve bölgedeki kötü niyetli saldırganlara pişman olacakları bir cevap vereceğiz.”

İsrail'in bugün Lübnan'a yönelik gerçekleştirdiği yoğun hava saldırıları, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını başlattığı 28 Şubat'tan bu yana Lübnan'a düzenlenen en ağır saldırı olarak değerlendiriliyor.

TRUMP: AYRILMAYACAĞIZ

ABD Başkanı Donald Trump, ateşkese rağmen ABD askerlerinin bölgeden ayrılmayacağını söyledi.

ABC News'e konuşan Trump, “Bölgedeki Amerikan güçleri ayrılmayacak, gelecekteki herhangi bir anlaşmayı uygulamak için kalacak" dedi.

Trump, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı konusunda "İran ile ortak bir girişimi değerlendirdiğini" söyledi.

İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret almasına izin verip vermeyeceğine ilişkin soruya Trump, "Bunu ortak bir girişim olarak yapmayı düşünüyoruz. Bu, (Boğaz'ın) güvenliğini sağlamanın ve diğerlerinden korumanın bir yolu olacak. Bu, güzel bir şey." cevabını verdi.

Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesine ilişkin "(İran'da) uranyumun zenginleştirilmesi olmayacak." dedi.

Trump barış için görüşmelerin 10 Nisan'da başlamasını beklediğini ve Çin'in de geçici ateşkes sürecinde rol oynadığını kaydetti.

HÜRMÜZ'DEN İLK GEMİ GEÇTİ

İran medyası, ilk geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini duyurdu.

Anlık gemi takip şirketi MarineTraffic verilerine göre, ABD-İran arasında varılan iki haftalık ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı'nda ilk hareketler kaydedilmeye başlandı.

Liberya bayraklı Daytona Beach adlı yük gemisi Türkiye saatiyle 08.28'de İran'ın Bender Abbas limanından ayrılmasının ardından 09.59'da boğazı geçti. Halihazırda Umman Körfezi'nde bulunan geminin varış noktası olarak Birleşik Arap Emirlikleri'nin Füceyre Limanı görülüyor.

Yunan sahipli yük gemisi NJ Earth ise saat 11.44 itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yaptı.

İSRAİL LÜBNAN'A SALDIRDI

İşgalci İsrail bölgedeki ateşkesi sabote edecek saldırı dalgalarına devam ediyor. 

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in ülke genelinde düzenlediği saldırılarda ilk belirlemelere göre onlarca kişinin öldüğünü, yüzerce kişinin yaralandığını bildirdi.

 

ABD SAVAŞ BAKANI BENZİN DÖKÜYOR: YALVARDILAR

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon’da düzenlediği basın toplantısında, İran ile 40 gün süren savaşın ardından uzlaşılan iki haftalık ateşkese ilişkin konuştu.

ABD’nin tarihi bir zafer elde ettiğini söyleyen Hegseth, “İran ateşkes için yalvardı. Başkan Trump, İran'ın bütün ekonomisini dakikalar içinde yok edecek güce sahipti ancak merhamet göstermeyi tercih etti. İran'ın hava kuvvetleri yok edildi. İran'ın artık bir hava savunması, herhangi kapsamlı bir hava savunma sistemi kalmadı. Hava sahası bizim kontrolümüzde. İran'ın füze programı işlevsel olarak yok oldu. ABD, salı gecesi 800 hava saldırısı düzenledi ve İran'ın savuna sanayi üssünü imha etti. İran'ın fabrikaları yerle bir oldu. Artık gerçek barış için bir şansımız var. Pentagon görevini tamamladı. İran'ın yeni rejimi ABD ile farklı bir iletişimde olacak. İran zenginleştirilmiş uranyumu bize verecek ya da biz alacağız” ifadelerini kullandı.

'KİMSE TRUMP'TAN DAHA İYİ BARIŞ ANLAŞMASI YAPAMAZ'

Hegseth, İran’ın 47 yıldır tehdit oluşturduğunu belirterek, “Artık sorun değiller. Trump tarih yazdı. İran bizim şartlarımızı kabul etmeseydi. Sıradaki hedefimiz köprüleri, enerji tesisleri olacaktı ve bunları yeniden inşa etmeleri çok zor olacaktı. İran'ın, dini lideri öldü. Askeri komutan liderleri ve diğer komutanları öldü. İstihbarat şefleri öldü. Devrim Muhafızları'ndaki kritik isimler öldü. Zamanları tükeniyordu ve anlaşma yaptılar” açıklamasında bulundu.

İran asla nükleer silaha ulaşmaması gerektiğini kaydeden Hegseth, gerekirse operasyona tekrar başlayacaklarını aktardı. Bakan Hegseht, İran’ın sahip olduğu tüm nükleer materyalin yok edileceğini vurgulayarak, “Uydular aracılığıyla gözlenecek. Destansı Öfke Operasyonu 6 haftadan kısa bir süre içinde son derece yıkıcı bir güçle tamamlandı. ABD'yi basit bir şekilde yaralayabileceklerini düşündüler ancak biz onlar ile ilgilendik. Pilotlarımızı tutamadılar. İran'ın topraklarının tam ortasına gidip askerlerimizi kurtardık. Hiç kaybımız olmadı. Şu anda gerçek barış için masaya oturmaya hazırlanıyoruz. İran'ın verdiği bütün sözleri tuttuğunu görmek istiyoruz. Kimse Trump'tan daha iyi barış anlaşması yapamaz. Sözüm ona dostlarımız, bize yardım etmeyenler not alsın. Binlerce saldırı gerçekleştirdik. Mucizevi bir biçimde korunduğumuzu hissettik” diye konuştu.

TRUMP'TAN YENİ VERGİ

ABD Başkanı Trump, İran'a askeri silah tedarik eden ülkelere yüzde 50 oranında gümrük vergisine tabi tutacaklarını bildirdi. Trump yaptığı açıklamada, "İran'a askeri silah tedarik eden ülkeler, Amerika Birleşik Devletleri'ne sattıkları tüm mallara derhal %50 oranında gümrük vergisine tabi tutulacaklardır. Bu uygulama derhal yürürlüğe girecektir. Hiçbir istisna veya muafiyet söz konusu olmayacaktır!" dedi.

15 MADDENİN BİRÇOĞUNDA MUTABIK KALDIK

İran ile yakın çalışma içinde olduklarını belirten ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. 

15 maddenin birçoğu üzerinde mutabık kaldıklarını bildiren Trump şu ifadeleri kullandı: 

"Amerika Birleşik Devletleri, çok verimli bir Rejim Değişikliği sürecinden geçtiğini tespit ettiğimiz İran ile yakın bir çalışma içinde olacaktır.

Uranyum zenginleştirmesi yapılmayacak ve Amerika Birleşik Devletleri, İran ile birlikte çalışarak yerin derinliklerine gömülmüş tüm Nükleer "Tozları" (B-2 Bombardıman Uçakları ile) kazıp çıkaracaktır. 

Bu durum şu an ve bir süredir çok hassas bir Uydu Gözlemi (Uzay Kuvvetleri!) altındadır. 

Saldırı tarihinden itibaren hiçbir şeye dokunulmamıştır. 

İran ile Gümrük Vergisi ve Yaptırımların kaldırılması konusunu görüşüyoruz ve görüşmeye devam edeceğiz. 

15 maddenin birçoğu üzerinde şimdiden mutabık kalınmıştır."

HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ: BUGÜN AÇILSA BİLE NORMALLEŞME AYLAR SÜREBİLİR

ABD ve İran arasında ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararının ardından gözler, boğazdan geçmek için bekleyen gemilere çevrildi.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiği sert düşüş göstermiş, İran diplomatik müzakere veya ödeme karşılığında kısıtlı sayıda geminin geçişine izin vermeye başlamıştı.

Küresel ticaret için stratejik bir konumda bulunan Hürmüz Boğazı, ateşkese giden süreçte hem bir baskı noktası hem de bir pazarlık aracı oldu.

Savaş döneminde Hürmüz Boğazı tamamen kapanmadı ancak boğazdaki trafik "seçilen gemilerle" İran'ın belirlediği bir koridor üzerinden işliyor.

Hürmüz Boğazı'ndan 1-27 Şubat'ta günlük ortalama 129 gemi geçiş yaparken boğazdaki trafik savaşın başlamasının ardından yüzde 95 daha düşük seyretti.

AA muhabirinin MarineTraffic'ten edindiği bilgiye göre, boğazdan 5 Nisan'da 14, 6 Nisan'da 6 ve 7 Nisan'da 11 gemi geçti. Birçok gemi ise yüklü veya boş halde özellikle Basra Körfezi'nde sıkışmış durumda.

ABD ve İran arasında Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararının ardından gözler, boğazdan geçmek için bölgede bekleyen özellikle petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerlerine çevrildi.

AA muhabirinin veri analitik şirketinden edindiği bilgilere göre, 1 Mart ile 7 Nisan arasında 87 milyon varil ham petrol ve temiz ve kirli petrol ürünü taşıyan 70 tanker Basra Körfezi'nden çıkarak geçiş yaptı. Bu miktarın büyük bir kısmını İran bağlantılı kargolar oluştururken Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak bağlantılı gemi geçişleri sınırlı sayıda seyretti.

Basra Körfezi'ndeki sularda 7 Nisan itibarıyla yaklaşık 187 tankerde toplam 172 milyon varil ham petrol ve rafine ürünü bulunuyor. Bu miktarın 132,2 milyon varilini ham petrol ve kondensat oluştururken temiz ve kirli petrol ürünleri 19,8'er milyon varil seviyesinde. Buna göre, bölgede denizde tankerlerde yüklü toplam petrolün yaklaşık dörtte üçünü ham petrol oluşturuyor.

Körfezdeki sularda bekleyen ham petrolün yaklaşık yüzde 40'ı Suudi Arabistan, yüzde 30'u Irak, yüzde 19'u Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 16'sı Kuveyt ve yüzde 13'ü İran'a ait.

 

HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ: BUGÜN AÇILSA BİLE NORMALLEŞME AYLAR SÜREBİLİR-1

14 YÜKLÜ LNG TANKERİ KÖRFEZDE

Savaşın başlamasının ardından küresel LNG ticaretinin yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nda LNG gemisi geçişleri durma noktasına geldi. Bu dönemde sadece Umman'a giden Sohar LNG tankeri 2 Nisan'da geçiş yapabildi. Böylece, Sohar LNG tankeri dahil 1 Nisan itibarıyla boğazdan toplam 78 gemi geçiş yaptı.

Öte yandan, Katar LNG'si taşıyan 2 LNG tankeri 6 Nisan'da Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışmasına rağmen girişe yakın bir noktadan geri döndü.

LNG piyasaları geçici ateşkes sürecinde boğazdan LNG gemisi geçişlerinin nasıl devam edeceğini yakından izliyor.

Yaklaşık 15 LNG tankerinin Orta Doğu körfezinde bulunduğu ve bunların 14'ünün yüklü olduğu tahmin ediliyor. Bu tankerlerin 13'ünü Katar'ın Ras Laffan LNG tesisinden ve 1'ini de BAE'de ADNOC Gaz'ın tesisinden sipariş yükleyen tankerler oluşturuyor.

Hürmüz Boğazı'nın Umman Körfezi tarafında ise ADNOC, Qatar Energy ve Petronet'in işlettiği 34 LNG tankerinin boş halde bulunduğu tahmin ediliyor.

TİCARET AKIŞININ NORMALLEŞMESİ AYLAR SÜREBİLİR

S&P Global Energy analistleri James Bambino ve Zhuwei Wang ise ateşkes sonrası paylaştıkları notta, ateşkesin petrol fiyatları için kısa vadede düşüş sağlayacağını ancak durumun "normalleşmeden hala uzak" olduğunu belirterek, piyasanın savaş öncesi koşullara hızlı bir dönüş olacağını varsaymaması gerektiği yönünde tavsiyede bulundu.

Analistler, Hürmüz Boğazı hemen açılsa dahi ticaret akışının normalleşmesinin "aylarca sürebileceğini" belirterek, dünyada hali hazırda başlayan talep daralmasının ateşkese rağmen sürmesinin beklendiğini ifade etti.

Asıl kritik sorunun "boğazın açılışı sonrası ne olacağı" olduğuna işaret eden analistler, Hürmüz Boğazı'nın "yeniden tamamen açılmasına" ilişkin birçok belirsizlik bulunduğunu kaydetti.

S&P Global Energy analisti Eric Yep'e göre ise iki haftalık ateşkes ve müzakere süreci gaz ve LNG piyasaları açısından yüksek oynaklık barındırmaya devam edecek. Bu süreçte şirketlerin de güvenli geçişten emin olmasıyla boğazda bulunan yüklü tankerlerin hızla bölgeden çıkması bekleniyor. Ancak LNG üretiminin yeniden artması ve yakıt kıtlığı ile kısıtlamalardan etkilenen Asya ülkelerinde piyasa güveninin yeniden tesis edilmesi için çatışmaların daha kalıcı biçimde sona ermesi gerekiyor.

SİRİ ADASI'NDA PATLAMA: PİŞMAN EDECEĞİZ

İran'ın Basra Körfezi'ndeki Siri Adası'nda kaynağı henüz bilinmeyen patlamalar meydana geldiği bildirildi.

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Basra Körfezi'ndeki Siri Adası'nda birkaç patlama oldu.

Patlamanın kaynağının henüz belli olmadığı belirtilen haberde, "İran Silahlı Kuvvetlerin açıklamasına dayanarak, ülkeye yönelik herhangi bir saldırıya pişman edici bir yanıt verilecektir." ifadelerine yer verildi.

ABD-İRAN ARASINDA İSRAİL’İ DE KAPSAYAN GEÇİCİ ATEŞKES

ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

Trump, "Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla" 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.

“İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.

TÜRKİYE, PAKİSTAN VE MISIR'DAN YOĞUN ARABULUCULUK

Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.

Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

İRAN TALEPLER KARŞILANMADAN HÜRMÜZ'Ü AÇMAYI KABUL ETTİ

İsrail basınında yer alan habere göre, üst düzey bir İsrailli yetkili, "İran'ın, talepleri karşılanmadan Hürmüz Boğazı'nı açmayı kabul ettiğini" öne sürdü.

The Times of Israel gazetesinde ifadelerine yer verilen adı açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili, "İran, savaşın kesin olarak sona erdirilmesi, tazminatlar, kendisine uygulanan ağır yaptırımların kaldırılması ve daha fazlası gibi taleplerinden hiçbiri önceden karşılanmadan Hürmüz Boğazı'nı açıyor." iddiasında bulundu.

İsrailli yetkili, ABD'nin İran ile varılan 2 haftalık ateşkes konusunda İsrail ile önceden koordinasyon sağladığını ileri sürdü.

İran'ın savaşın kesin olarak sona ermesi, uğradığı zararların tazmin edilmesi, uygulanan yaptırımların kaldırılması ve diğer taleplerinin hiçbiri karşılanmadan Hürmüz Boğazı'nı açmayı kabul ettiğini savunan yetkili, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İsrail'e, müzakereler sırasında İran'dan tüm nükleer malzemenin çıkarılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması ve balistik füze tehdidinin ortadan kaldırılması konularında taviz vermeyeceğini ilettiğini öne sürdü.

İsrailli yetkili, bunların ABD ile İsrail'in ortak hedefleri olduğunu iddia ederek, Tahran yönetiminin ülkenin altyapısına yönelik yoğun saldırılar karşısında taleplerinden vazgeçerek Hürmüz Boğazı'nın açılmasını kabul ettiğini savundu.

DÜNYA BARIŞI İÇİN BÜYÜK BİR GÜN

ABD Başkanı Donald Trump, dünya barışı için "büyük bir gün" olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki trafik yoğunluğunu düzenlemeye yardımcı olacaklarını ve pek çok olumlu adım atılacağını ifade etti.

Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesin duyurulmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

 

 

 


 

Dünya barışı için "büyük bir gün" olduğunu belirten Trump, İran'ın bunun gerçekleşmesini istediğini ve "artık bıktığını" savundu.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki trafik yoğunluğunun düzenlenmesine yardımcı olacağını ve pek çok olumlu adım atılacağını kaydeden Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Büyük paralar kazanılacak. İran yeniden inşa sürecine başlayabilir. Her türlü malzemeyi yükleyeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için orada bulunacağız. Her şeyin yolunda gideceğinden eminim. Tıpkı ABD'de yaşadığımız gibi bu, Orta Doğu'nun Altın Çağı olabilir."

 

TRUMP ÖNCE SAHTE DEDİ SONRA KABUL ETTİ

Trump, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği açıklamasının sahte olduğunu iddia etti. Daha sonra ise İran Dışişleri Bakanı Erakçi'nin açıklamasını "resmi açıklama" olarak paylaştı

NETANYAHU'DAN LÜBNAN İDDİASI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılarla ilgili duyurduğu 2 haftalık ateşkesi desteklediklerini ancak bunun Lübnan'ı kapsamadığını savundu.

İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Netanyahu, İran'la 2 haftalık ateşkese ilişkin Trump'ın duyurduğu karara destek verdi.

İran'la 2 haftalık ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını savunan Netanyahu, "İran'ın nükleer silaha sahip olmamasının yanı sıra İsrail, ABD, Körfez ve dünya ülkelerini füzelerle tehdit etmemesi yönünde ABD'nin sarf ettiği çabaları desteklediklerini" belirtti.

Netanyahu, "İsrail, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını 2 haftalık süreyle askıya almasını Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması ve ateşkes yapması koşuluyla destekliyor." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.

İSRAİL'E FÜZE PARÇALARI İSABET ETTİ

İran'dan yapılan misillemenin ardından İsrail'in orta kesimindeki Petah Tikva ile güneyindeki Birüssebi kentlerine füze parçaları isabet etti.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından hava savunma sistemlerinin önleme için devreye girdiği aktarıldı.

İran'dan ardı ardına yapılan 2 füzeli misilleme, İsrail'in orta kesimi ve güneyini hedef aldı.

İran'ın misillemeleri nedeniyle başta başkent Tel Aviv olmak üzere orta kesimindeki Petah Tikva, Rishon Leziyon, Ramat Gan, Bnei Brak ile güneydeki Birüssebi ve Lod kentleri dahil geniş bir bölgede sirenler çaldı.

Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Petah Tikva kentine isabet eden füze parçaları nedeniyle iki katlı bir binada hasar oluştuğu aktarıldı.

Haberde, İran'ın İsrail'in güneyini hedef alan misillemesinde de Birüssebi kentinde bir yola füze parçasının isabet ettiği ifade edildi.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada ise Birüssebi kenti yakınlarındaki Tel Sheva yerleşiminde 4 kişinin hafif yaralandığı bildirildi.

İran misillemesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmasının ardından geldi.

MÜZAKERELER 10 NİSAN'DA BAŞLIYOR

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif İran, ABD ve müttefiklerinin 'acil ateşkes' konusunda anlaştığını doğruladı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, "İran ile ABD ve müttefikleri" arasındaki 2 haftalık ateşkesin, Lübnan ve diğer bölgelerde de yürürlüğe girdiğini bildirdi.

Pakistan Başbakanı Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın taraflarının ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını bildirmekten "memnuniyet duyduğunu" belirtti.

"İran ile ABD ve müttefikleri" arasındaki 2 haftalık ateşkesin, Lübnan ve diğer bölgeleri de kapsadığını belirten Şerif, bu kararın "hemen yürürlüğe girdiğini" aktardı.

ŞERİF TARİHİ AÇIKLADI

Şerif, ateşkes kararını "sağduyulu bir adım" olarak tanımlarken, bu konuda ülkelerin liderlerine "en derin şükranlarını sunduğunu" kaydetti.

Müzakereleri ilerletmek üzere ülkelerin heyetlerini 10 Nisan'da İslamabad'a davet eden Şerif, "Her iki taraf da olağanüstü bir sağduyu ve anlayış sergilemiş ve barış ile istikrarın sağlanması için yapıcı bir şekilde çaba göstermeye devam etmiştir. 'İslamabad Görüşmeleri'nin sürdürülebilir bir barışa ulaşılmasında başarılı olmasını yürekten umuyoruz ve önümüzdeki günlerde daha fazla müjdeli haber paylaşmayı diliyoruz." ifadelerini kullandı.

TEL AVİV VE HAYFA'YA MİSİLLEME

İran İsrail'e misilleme füzeleri ateşlemeye devam ediyor. Hayfa'da patlama sesleri duyulurken Tel Aviv semalarında füzeler görülüyor.

MÜZAKERELER İSLAMABAD'DA YAPILACAK

İran Ulusal Güvenlik Konseyi savaşın sona erdirilmesi müzakerelerinin İslamabad'da yapılacağını duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İran’ın ve direnişin savaş alanındaki üstünlüğü, düşmanın tüm iddialarına rağmen tehditlerini dayatmaktaki acziyeti ve İran halkının tüm haklı taleplerinin resmen kabul edilmesi göz önünde bulundurularak; detayların netleştirilmesi amacıyla müzakerelerin İslamabad'da yapılmasına karar verilmiştir. 

Böylece en fazla 15 gün içinde, İran’ın savaş alanındaki zaferinin detaylarının kesinleşmesiyle birlikte bu zafer siyasi müzakerelerde de pekiştirilecektir."

ERAKÇİ'DEN HÜRMÜZ AÇIKLAMASI

İran Dışişleri Bakanı Erakçi: 15 günlük (ateşkes) boyunca Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişler İran ordusu ile koordineli bir şekilde mümkün olacak.

İRAN: SAHADAKİ ZAFER SİYASİ ALANDA DA TESCİLLENSİN

İran: (ABD ile) Pakistan’da yapılacak müzakerelerin 15 gün içinde sonuçlandırılmasını ve “sahadaki zaferin siyasi alanda da tescillenmesini” hedefliyoruz
 

İRAN ZAFER İLAN ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın 10 maddelik anlaşma şartlarını kabul etmesinin ardından İran zafer ilan etti. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Açıklaması şu şekilde:

"Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Aziz, büyük ve kahraman İran halkının bilgisine sunulur:

Düşman, İran milletine karşı yürüttüğü haksız, yasa dışı ve suç niteliğindeki savaşta inkâr edilemez, tarihî ve yıkıcı bir yenilgiye uğramıştır. İslam Devrimi’nin şehit lideri Ayetullah Uzma İmam Hamaney’in (Allah’ın selamı üzerine olsun) pak kanı, İslam Devrimi Lideri ve Başkomutan Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in (Allah onu korusun) tedbirleri, cephelerdeki İslam savaşçılarının fedakârlıkları ve özellikle siz değerli halkın savaşın ilk günlerinden itibaren sahadaki tarihî, kalıcı ve destansı varlığı sayesinde İran büyük bir zafer elde etmiştir.

Bu süreçte Amerika, İran’ın sunduğu 10 maddelik planı kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu planda ABD; saldırmazlık taahhüdü, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün sürmesi, uranyum zenginleştirmenin kabulü, tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması, BM Güvenlik Konseyi ve diğer kurum kararlarının sonlandırılması, İran’a tazminat ödenmesi, ABD askeri güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Lübnan’daki direnişe yönelik olanlar dahil tüm cephelerde savaşın durdurulmasını prensipte kabul etmiştir.

🔹 Bu zaferi İran halkına tebrik ediyor, ancak ayrıntıların kesinleşmesine kadar yetkililerin sağduyusu ile halkın birlik ve dayanışmasının sürdürülmesi gerektiğini vurguluyoruz.

🔹 İran İslam Cumhuriyeti ve Lübnan, Irak, Yemen ve Filistin’deki direniş güçleri son 40 gün içinde düşmana öyle darbeler vurmuştur ki, dünya tarihinin hafızası bunu asla unutmayacaktır. İran ve direniş ekseni, insanlığın ve onurun temsilcileri olarak, insanlığın en vahşi düşmanlarına karşı tarihî bir mücadele vermiş ve onların askerî, ekonomik, teknolojik ve siyasi tüm kapasitelerini ağır şekilde tahrip ederek düşmanı çaresizliğe sürüklemiştir.

🔹 Savaşın başında düşmanlar, kısa sürede İran üzerinde tam askerî kontrol sağlayacaklarını ve siyasi-sosyal istikrarsızlık yaratarak İran’ı teslim alacaklarını düşünüyordu.

🔹 İran’ın füze ve İHA gücünün kısa sürede tükeneceğini varsaydılar ve İran’ın bölge genelinde bu denli güçlü bir karşılık verebileceğine inanmadılar. Küresel Siyonizm, ABD başkanını bu savaşın İran’ı tamamen bitireceğine ikna etmişti. İran’ı parçalama, kaynaklarını yağmalama ve halkını uzun süreli kaos içinde bırakma hayalleri kuruyorlardı.

🔹 Ancak İslam savaşçıları ve direniş eksenindeki müttefikleri, liderlerinin şehadetinin acısına rağmen Allah’a dayanarak ve Kerbela ruhundan ilham alarak düşmana tarihî bir ders vermeye ve geçmişteki tüm suçların intikamını almaya karar verdiler.

🔹 Bu strateji ve ülkede oluşan eşi benzeri görülmemiş siyasi ve toplumsal birlik sayesinde İran ve direniş güçleri, ABD ve İsrail’e karşı tarihin en ağır hibrit savaşlarından birini yürütmüş ve belirledikleri tüm hedeflere ulaşmıştır. ABD’nin bölgedeki askeri kapasitesi büyük ölçüde yok edilmiş, düşmanın yıllarca kurduğu altyapılar ağır şekilde tahrip edilmiş, işgal altındaki topraklarda ciddi kayıplar verilmiş ve savaşın daha ilk 10 gününde düşman zafer kazanamayacağını anlayarak ateşkes talebinde bulunmaya başlamıştır."

İSRAİL DE KABUL ETTİ

CNN Trump‘ın duyurduğu İran ile 2 haftalık ateşkese İsrail'in de razı olduğunu duyurdu.

İRAN'DAN FÜZELİ CEVAP

ABD Başkanı Donald Trump Hürmüz şartını açıklarken İran İsrail'e füze ateşledi.

PAKİSTAN'IN TEKLİFİNE TRUMP'TAN ŞARTLI KABUL

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan Başbakanı Şerif'in ateşkes teklifi sonrası açıklamada bulundu. Trump'ın açıklaması şu şekilde:

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Mareşal Asım Münir ile yaptığım görüşmelere istinaden ve onların bu gece İran’a gönderilen yıkıcı gücü durdurmamı talep etmeleri üzerine; İran İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nı Tamamen, derhal ve güvenli bir şekilde açmayı kabul etmesi şartıyla, İran’a yönelik bombalama ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. 

Bu çift taraflı bir ATEŞKES olacaktır! 

Bunun nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve bunları aşmış olmamız; ayrıca İran ile uzun vadeli BARIŞ ve Orta Doğu’da BARIŞ konusunda kesin bir Anlaşma yolunda çok mesafe kat etmiş olmamızdır. 

İran’dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz. 

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında geçmişteki anlaşmazlık noktalarının neredeyse tamamı üzerinde mutabakata varıldı, ancak iki haftalık süre Anlaşmanın nihai hale getirilmesine ve tamamlanmasına olanak sağlayacaktır. 

Amerika Birleşik Devletleri adına, Başkan olarak ve aynı zamanda Orta Doğu ülkelerini temsil ederek, bu uzun vadeli sorunun çözüme yaklaşmış olması bir onurdur.

Ateşkesin nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve bunları aşmış olmamız; ayrıca İran ile uzun vadeli BARIŞ ve Orta Doğu’da BARIŞ konusunda kesin bir Anlaşma yolunda çok mesafe kat etmiş olmamızdır.
 

İYİ HABER İDDİASI

ABD medyası, ABD ile İran arasında devam eden görüşmelerde bu gece "iki taraftan da iyi haberler gelmesinin beklendiğini" iddia etti.

Amerikan CNN televizyonu, Pakistan'ın iki taraf arasında arabuluculuk yaptığına işaret ederek, bu gece olumlu bir sonucun ortaya çıkabileceğini öne sürdü.

Bölgeden bir kaynağa dayandırılarak geçilen haberde, "yakında her iki taraftan da iyi haberler gelmesinin beklendiği" ve görüşmelerin Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir tarafından bizzat yönetildiği belirtildi.

Aynı kaynak, iki taraf arasında olası bir anlaşmanın bu gece imzalanmasının muhtemel olduğunu da sözlerine ekledi.

TRUMP'TAN "YOĞUN TEMASLAR SÜRÜYOR" MESAJI

Öte yandan Amerikan Fox News kanalına telefonla bağlanan ABD Başkanı Donald Trump, İran'la "yoğun görüşmeler" yaptıklarını ve sonucu görmek için beklediklerini belirtti.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Trump'a "İran'a tanınan süreyi iki hafta uzatması", İran yönetimine ise "Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açması" çağrısında bulunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de Pakistan'ın bu çağrısından Trump'ın haberdar olduğunu ve çağrıya yanıt vereceklerini belirtmişti.

ABD'YE AİT ÇOK SAYIDA SAVAŞ UÇAĞI HASAR GÖRDÜ

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta, ABD kuvvetlerine ait çok sayıda savaş uçağı, insansız hava aracı (İHA), yakıt ikmal tankeri ve helikopter bölgede çeşitli kaza ve saldırılarda büyük hasar aldı.

ABD yetkililerinin açıklamaları ve medyadaki haberler, 28 Şubat'ta başlayan ilk saldırılardan bu yana ABD kuvvetlerine ait birçok hava aracının aldığı hasarın boyutunu gözler önüne seriyor. Bu hasarlar, Orta Doğu'daki farklı ülkelerde ve muharebe kayıpları, kazalar ve saldırılar gibi çeşitli olaylar sırasında meydana geldi.

Savaş uçakları, İHA'lar, yakıt ikmal tankerleri ve helikopterlerin toplam maliyetinin 2,8 milyar doları aştığı değerlendiriliyor.

İran üzerinde uçan 65 milyon dolar değerindeki "F-15E Strike Eagle" savaş uçağı, 3 Nisan'da İran hava savunması tarafından düşürüldü. Uçaktaki mürettebatın her 2'si de güvenli şekilde uçaktan ayrıldı ve daha sonra düzenlenen operasyonla kurtarıldı.

NBC News kanalının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberde, aynı gün 18,8 milyon dolar değerindeki "A-10" saldırı uçağının da İran semalarındaki operasyonlarda kaybedildiği belirtildi. Bu olayla bağlantılı kurtarma çalışmalarında da ABD'ye ait ve her biri 36 milyon dolar değerindeki 2 "UH-60 Black Hawk" helikopterinin de vurulduğu ifade edildi.

ABC News kanalının haberinde, kurtarma görevine katılan 2 "MC-130J C-130" uçağının operasyon sırasında İran'da mahsur kaldığı ve tüm personel tahliye edildikten sonra ABD güçlerince imha edildiği kaydedildi.

Haberde, aynı bölgede 4 "MH-6 Little Bird" helikopterinin de ele geçirilmelerinin önüne geçmek için imha edildiği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, 2 "MC-130J C-130"nin toplam maliyeti 228,4 milyon dolar, 4 "MH-6 Little Bird"nin ise toplamı 18 milyon doları buluyor.

İlk F-15E'nin düşürülmesi ve ardından gelen kurtarma operasyonlarındaki kayıplar, savaşın başlamasından bu yana "ABD'nin en ciddi hava aracı kayıpları" olarak biliniyor.

KAYIPLAR BİRÇOK YERDEN BİLDİRİLİYOR

İran devlet medyası 4 Nisan'da yayımladığı görsellerde, Kuveyt'teki bir üsse düzenlenen İHA saldırısında imha edildiği söylenen 48 milyon dolar değerindeki "CH-47 Chinook" helikopterini yer aldı.

NPR'nin haberinde, İran'ın 27 Mart'ta Suudi Arabistan'daki bir hava üssüne düzenlediği ve birçok ABD askerinin yaralandığı saldırıda ise toplam 1,4 milyar dolar değerindeki 2 "E-3 Sentry" uçağının hasar aldığı bildirildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, bu uçaklardan birinin tamamen imha edildiği sergilendi.

"Irak İslami Direnişi" isimli örgütün 23 Mart'ta yayımladığı görüntülerde de Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunan bir üste, ABD'nin "AN/MPQ-64 Sentinel" radarını ve "UH-60 Black Hawk" helikopterini hedef alan İHA saldırılarına yer verildi.

Bloomberg'in haberinde, 19 Mart itibarıyla "MQ-9 Reaper" İHA'larının kayıplarının en az 12'ye yükseldiği belirtildi. Bunlardan 9'unun İran savunması tarafından düşürüldüğü, birisinin Ürdün'deki bir havaalanında vurulduğu ve 2'sinin ise diğer kazalarda kaybedildiği aktarıldı.

Öte yandan açık kaynaklardaki bilgiler, "MQ-9 Reaper" kayıplarının toplam sayısının daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Bu İHA'ların toplam değerinin de 380 milyon doları aştığı değerlendiriliyor.

CNN'in konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı 19 Mart'taki haberinde, İran üzerinde muharebe görevi sırasında İran tarafından vurulan "F-35" savaş uçağının, Orta Doğu'daki bir ABD üssüne acil iniş yaptığı belirtildi. Bunun "82,5 milyon dolar değerindeki uçağın aldığı bilinen ilk muharebe hasarı" olduğu değerlendiriliyor.

Wall Street Journal gazetesinin 14 Mart'ta ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, İran'ın Suudi Arabistan'daki bir hava üssüne düzenlediği füze saldırısında her biri 39,6 milyon dolar değerindeki 5 "KC-135" yakıt ikmal uçağının da hasar gördüğü bilgisi paylaşıldı.

Bir yetkili, uçakların imha edilmediğini ve onarıldığını söylerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) konuyla ilgili yorum yapmadı.

CENTCOM 12 Mart'ta yaptığı açıklamada, Irak'ın batısında 2 uçağın karıştığı hava kazasının ardından "KC-135"in düştüğünü duyurdu.

Açıklamada, olayın "düşman" veya "dost" ateşi sonucu meydana gelmediği ve 2'nci uçağın güvenli şekilde iniş yaptığı ifade edilse de ABD medyasındaki haberler ve görüntüler, uçağın hasar aldığını ortaya koydu.

- ABD'nin savaştaki bilinen ilk uçak kayıpları Kuveyt'te

CENTCOM'dan yapılan açıklamada, Kuveyt semalarında 1 Mart'ta Kuveyt hava savunmasınca "yanlışlıkla" dost ateşi sonucu 3 "F-15E"nin düşürüldüğü ve güvenli şekilde uçaktan ayrılan 6 kişilik mürettebatın kurtarıldığı belirtildi.

Bu, "savaşın başlangıcından bu yana bilinen ilk ABD uçak kaybı" olarak kayıtlara girdi.

ABD'nin Kuveyt'te düşen 3 ve İran'da düşen 1 "F-15E" uçağının toplam maliyeti de 260 milyon dolara ulaştı.

"BÖLGEYİ TERK ETMEK ZORUNDA KALACAKLAR"

İran ordusu: ABD ve müttefiklerinin altyapısına, onları yıllarca bölgenin petrol ve doğal gazından mahrum bırakacak bir darbe vuracağız ve bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklar

"SAVAŞA DA BARIŞA DA HAZIRIZ"

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile bir anlaşmaya varılması için Tahran yönetimine verdiği sürenin dolmasına saatler kalırken taraflar arasındaki müzakereler devam ediyor.

Trump’ın son temaslara ilişkin "Hararetli müzakereler sürüyor" ifadelerinin ardından, İngiltere merkezli haber ajansı Reuters’a konuşan bir İranlı yetkili, Tahran yönetiminin gelişmelere yönelik tutumuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Adı açıklanmayan yetkili, "Savaşa da barışa da hazırız" ifadelerini kullandı.
 

"HARARETLİ GÖRÜŞMELER İÇİNDEYİZ"

ABD Başkanı Donald Trump, İranla hararetli görüşmeler içinde olduklarını söyledi.

İRAN PAKİSTAN'IN TEKLİFİNE SICAK BAKIYOR

İranlı üst düzey bir yetkili Salı günü Reuters'e verdiği demeçte, İran'ın Pakistan'ın iki haftalık ateşkes talebini olumlu değerlendirdiğini söyledi. 

PAKİSTAN'IN TEKLİFİ TRUMP'A İLETİLDİ

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pakistan'ın ABD'ye yaptığı "İran'a tanınan süreyi 2 hafta uzatması" çağrısından Başkan Donald Trump'ın haberdar olduğunu ve bu çağrıya yanıt vereceklerini bildirdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a tanıdığı süreyle ilgili Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in yaptığı çağrıyı değerlendirdi.

Konuyla ilgili New York Times'a (NYT) açıklama yapan Leavitt, Pakistan'ın "süreyi 2 hafta uzatma" çağrısından Trump'ın haberdar olduğunu aktararak, "Bu konuda bir cevap verilecek." ifadesini kullandı.

PAKİSTAN'DAN TARAFLARA ATEŞKES ÇAĞRISI

akistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump'a İran'a tanınan süreyi iki hafta uzatması, İran yönetimine ise Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açması çağrısında bulundu.

Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerin "güçlü şekilde ilerlediğini" bildirdi.

Paylaşımında, Şerif, "Orta Doğu'da devam eden savaşın barışçıl bir şekilde çözümü için diplomatik çabalar istikrarlı, güçlü ve etkili bir şekilde ilerlemekte ve yakın gelecekte somut sonuçlara yol açma potansiyeli taşımakta." ifadesini kullandı.

Şahbaz Şerif, şunları kaydetti:

"Diplomasinin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermek için, Başkan Trump'tan süreyi iki hafta daha uzatmasını içtenlikle rica ediyorum. Pakistan, iyi niyet göstergesi olarak İranlı kardeşlerimizden Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açmalarını samimiyetle rica etmekte."

Başbakan Şerif, bölgede uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla "diplomasinin, savaşı kesin olarak sona erdirmesine" imkan tanınması için "tüm savaşan tarafların" iki hafta boyunca ateşkesi uygulamaları çağrısında bulundu.

KUVEYT YÖNETİMİNDEN "EVDEN ÇIKMAYIN" ÇAĞRISI

Kuveyt yönetimi, ABD Başkanı Trump’ın İran’a saldırıları şiddetlendirmekle tehdit ettiği saatlerde Kuveytlilerin evlerinden çıkmaması çağrısında bulundu.

TRUMP İRAN'A SALDIRI PLANIYLA İLGİLİ HALA AYNI NOKTADA DURDUĞUNU SÖYLEDİ

ABD Başkanı Donald Trump, bugün ülkenin doğu yakasının yerel saati 20.00 itibarıyla, Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilerin geçişine açılması yönünde bir anlaşma sağlanamaması halinde İran'a karşı "ağır saldırılar" düzenlemeye hazır olduklarını doğruladı.

Fox News'e telefon bağlantısı ile konuşan Trump, İran'a yönelik bu gece yarısı gerçekleştirme tehdidinde bulunduğu saldırıyla ilgili aynı noktada olduğu mesajını verdi.

Trump, İran'a yönelik bugüne kadar görülmemiş bir saldırı olacağını belirttiği planıyla ilgili, "Saat 20.00'de o iş olacak." diye konuştu.

Hürmüz Boğazı'yla ilgili problemin İran ile müzakere yoluyla anlaşarak sonuçlanma ihtimaline dair bir ihtimal üzerine konuşmak istemediğini ifade eden Trump, "Eğer o noktaya gelirsek, daha önce hiç görmedikleri türden bir saldırı gerçekleşecek." dedi.

Trump bununla birlikte, bugün müzakerelerin ilerlemesi ve ortaya somut bir şeyler çıkması halinde ise bu durumun değişebileceğini belirtti.

"Ellerindeki planlar doğrultusunda" sürecin ilerlediğine değinen Trump, bunun son "büyük bir gelişme" olduğunun da altını çizdi.

Daha önce Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran’ı tehdit eden ABD Başkanı Trump, 5 Nisan'daki sosyal medya paylaşımında "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00’de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer vermişti.

İSRAİL BASINI OLASI SENARYOLARI YAZDI

ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a verdiği sürenin bugün sona ermesiyle birlikte, İsrail basınında önümüzdeki saatlerin İsrail ve ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş açısından belirleyici olacağı yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’a salı gününün sonuna kadar bir anlaşmaya varması için süre vermiş, aksi halde "İran medeniyetini yok etmekle" tehdit etmişti.

İsrail basını, bugün dolacak sürenin ardından askeri tırmanış ihtimalinin ciddi şekilde gündemde olduğunu yazdı.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu, adı açıklanmayan İsrail kaynağının, “Önümüzdeki 24 saat savaşta çok önemli.” ifadelerini kullandığını aktardı.

Kaynak, kararın İran’daki siyasi liderliğe bırakılması halinde ateşkesin daha önce sağlanabileceğini savunurken, İran’daki kontrol mekanizmalarına ilişkin belirsizliklerin süreci zorlaştırdığını öne sürdü. Trump yönetiminin, hem ABD içindeki siyasi eleştiriler hem de savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri nedeniyle artan baskıyla karşı karşıya olduğu aktarıldı.

Özellikle İran’ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğalgaz tankerlerinin geçişine getirdiği kısıtlamalar, küresel enerji piyasalarında dalgalanmayı artırdı.

Enerji tesislerine yönelik karşılıklı saldırı ihtimali ve İran’ın Körfez ülkelerindeki benzer tesisleri hedef alma olasılığı, yatırımcıların endişelerini artırırken petrol ve doğalgaz fiyatlarında yükselişe yol açtı.

WASHİNGTON’IN TAVİZLERİ ANLAŞMANIN ANAHTARI OLABİLİR

İsrail gazetesi Israel Hayom, Washington’un önemli tavizler vermeye hazır olması halinde ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

Gazete, İsrail’in müzakerelere doğrudan katılmadığını ancak gelişmeleri yakından izlediğini belirterek, İsrail siyasi liderliği içinde, olası bir anlaşmanın İran yönetimine toparlanma fırsatı verebileceği yönünde kaygılar bulunduğunu aktardı.

Haberde, İsrail’in savaşın başından bu yana üç ana hedef belirlediği ifade edildi: "İran’da rejim değişikliği için koşullar oluşturmak, İran’ın nükleer programına ağır hasar vermek ve füze sistemlerini zayıflatmak."

Gazete ayrıca, Washington’un nihai kararının Beyaz Saray’da alınacağına dikkat çekerek, İsrail’in İran’ın askeri ve ekonomik kapasitesini zayıflatmak amacıyla saldırıları sürdürmeyi tercih ettiğini yazdı.

YIPRATMA SAVAŞI MI ATEŞKES Mİ?

İsrail gazetesi Maariv, bugünün İsrail ve ABD için “belirleyici” olmasının beklendiğini aktararak, “Bugün, yıpratma savaşına mı gireceğimiz yoksa ateşkes anlaşmasına mı varacağımız belirlenecek.” değerlendirmesine yer verdi.

Gazete, Trump yönetiminin İran’ın teslim olmasını sağlayacak bir anlaşma ya da İran ekonomisini felç etmeyi hedefleyen geniş çaplı saldırı dalgaları arasında tercih yapabileceğini belirtti.

Haberde ayrıca İsrail’in, İran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla altyapı ve enerji tesislerini hedef alan saldırılarını sürdürdüğü ifade edildi. Bu saldırıların, İran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatmayı amaçladığı değerlendiriliyor.

İSRAİL’DEN TIRMANIŞ HAZIRLIĞI

İsrail devlet televizyonu KAN, adı açıklanmayan bir İsrailli yetkilinin, sürenin dolmasının hemen ardından askeri operasyonların genişletilebileceğini söylediğini aktardı.

Yetkili, “Süre dolduktan hemen sonra İran’da büyük bir tırmanışa hazırız ve ABD’nin onayını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, son dakika ateşkes kararının hâlâ ihtimaller arasında bulunduğunu ancak İsrail’in İran altyapı ve enerji sektörlerine yönelik geniş çaplı saldırılar için ABD’den “yeşil ışık” beklediğini belirtti.

Uzmanlara göre, önümüzdeki saatlerde Washington ile Tahran arasında bir anlaşmaya varılması ya da askeri operasyonların genişletilmesi yönünde alınacak karar, yalnızca İran-İsrail hattındaki çatışmaları değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarını ve bölgesel güvenlik dengelerini de doğrudan etkileyecek.

TRUMP: SAAT 20:00'DE O İŞ OLACAK

ABD Başkanı Donald Trump, bugün ülkenin doğu yakasının yerel saati 20.00 itibarıyla, Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilerin geçişine açılması yönünde bir anlaşma sağlanamaması halinde İran'a karşı "ağır saldırılar" düzenlemeye hazır olduklarını doğruladı.

Fox News'e telefon bağlantısı ile konuşan Trump, İran'a yönelik bu gece yarısı gerçekleştirme tehdidinde bulunduğu saldırıyla ilgili aynı noktada olduğu mesajını verdi.

Trump, İran'a yönelik bugüne kadar görülmemiş bir saldırı olacağını belirttiği planıyla ilgili, "Saat 20.00'de o iş olacak." diye konuştu.

Hürmüz Boğazı'yla ilgili problemin İran ile müzakere yoluyla anlaşarak sonuçlanma ihtimaline dair bir ihtimal üzerine konuşmak istemediğini ifade eden Trump, "Eğer o noktaya gelirsek, daha önce hiç görmedikleri türden bir saldırı gerçekleşecek." dedi.

Trump bununla birlikte, bugün müzakerelerin ilerlemesi ve ortaya somut bir şeyler çıkması halinde ise bu durumun değişebileceğini belirtti.

"Ellerindeki planlar doğrultusunda" sürecin ilerlediğine değinen Trump, bunun son "büyük bir gelişme" olduğunun da altını çizdi.

Daha önce Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran’ı tehdit eden ABD Başkanı Trump, 5 Nisan'daki sosyal medya paylaşımında "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00’de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer vermişti.

İSRAİL'DEN İRAN'DA 8 KÖPRÜYE SALDIRI

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Tahran yönetiminin silah ve askeri teçhizat nakliyesini önlemek için yapıldığı ileri sürüldü.

Tahran, Kerec, Tebriz, Kaşan ve Kum dahil olmak üzere İran'ın farklı bölgelerinde 8 köprünün vurulduğu öne sürülen açıklamada, hedef alınan 8 köprülerden silah ve askeri teçhizat nakliyesi yapıldığı savunuldu.

ABD ve İsrail, İran'da sivil altyapıyı da hedef alan saldırılara devam ederken İsrail, İran'daki demir yolu altyapısını hedef alacağını duyurmuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu tarafından kullanıldığını ileri sürdüğü demiryollarına ve köprülere saldırdıklarını söylemişti.

İran basını, ülke genelinde 4 köprünün vurulduğunu; İsrail basını, 10 köprü ve demiryolunun hedef alındığını iddia etmişti.

BEYAZ SARAY NÜKLEER İDDİASINI REDDETTİ

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in açıklamalarının ardından gündeme gelen "ABD'nin İran'da nükleer silah kullanabileceği" yönündeki iddiaları reddetti.

Beyaz Saray'ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki "Rapid Response 47" adlı hesabı, Trump ile Vance'in ifadelerinin ardından nükleer silah iddialarına ilişkin bir açıklama yaptı.

Beyaz Saray açıklamasında, Başkan Yardımcısı Vance'in "Trump, İran'la ilgili tüm seçenekleri elinde tutuyor" anlamında Macaristan'da yaptığı bir açıklamayı "ABD, İran'da nükleer silah kullanabileceğini ima ediyor" başlığıyla veren bir haber platformuna tepki gösterdi.

Söz konusu haberi alıntılayarak nükleer silah ihtimalini reddeden Beyaz Saray, "Başkan Yardımcısı'nın burada söylediği hiçbir şey bunu ima etmiyor, sizi soytarılar." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'a verdiği sürenin sonunda bir anlaşma sağlamamaları durumunda "bir medeniyetin sona ereceği" tehdidinde bulunmuştu.

Macaristan'ı ziyaret eden Başkan Yardımcısı JD Vance de Trump'ın bu sözlerine atıf yaparak "Başkan'ın tüm seçenekleri elinde tuttuğunu ve bunları kullanabileceğini" dile getirmişti.

Bazı medya kuruluşları da geçtikleri haberlerde bu seçenekler arasında "nükleer silah kullanımının da olabileceğini" iddia etmişti.

TAHRAN: TÜM DİPLOMATİK YOLLAR KAPANDI

İran rejimine bağlı Tehran Times gazetesine göre İran, Amerika Birleşik Devletleri ile tüm diplomatik ve dolaylı iletişim kanallarını kapattı. Tüm mesaj alışverişleri de askıya alındı.
 

BAE'DE TELEKOMÜNİKASYON ŞİRKETİNE MİSİLLEME

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Şarika bölgesinde bir telekomünikasyon şirketinin bulunduğu binaya balistik füzeyle saldırı düzenlendiği, olayda yabancı uyruklu 2 kişinin yaralandığı bildirildi.

Şarika Emirliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "Thuraya telekomünikasyon" şirketinin bulunduğu binaya "İran'dan ateşlenen" balistik füzenin isabet ettiği belirtildi.

Olayda Pakistan uyruklu 2 kişinin yaralandığı, tedavi için hastaneye nakledildikleri ifade edildi.

BAE'den paylaşılan son verilerde, İran'ın saldırılarının başlangıcından bu yana ülke hava savunma sistemlerinin toplamda 520 balistik füze, 26 seyir füzesi ve 2 bin 221 İHA'yı imha ettiği belirtilmişti.

İran, ABD-İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan bu yana BAE ve Bahreyn başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu bazı bölge ülkelerinde belirlediği kritik hedeflere füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

"BÜTÜN BİR MEDENİYET BU GECE YOK OLACAK"

ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda İran'ı tehdit etti.

Trump şunları söyledi:

"Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak, bir daha asla geri gelmemek üzere. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak. Ancak şimdi Tam ve Kesin bir Rejim Değişikliği yaşandığına göre, farklı, daha akıllı ve daha az radikalleşmiş zihinler öne çıkarsa belki de devrim niteliğinde harika bir şey olabilir, KİM BİLİR? Bunu bu gece öğreneceğiz; Dünya tarihinin uzun ve karmaşık sürecindeki en önemli anlardan biri olabilir. 47 yıllık zorbalık, yolsuzluk ve ölüm nihayet sona erecek. İran’ın Büyük Halkını Tanrı korusun!"

İSFAHAN'DA DEMİR YOLU KÖPRÜSÜNE SALDIRI

İsrail’in İran’daki demir yollarına saldırı tehdidinin ardından İsfahan Valiliği, bölgede bir demir yolu köprüsünün hedef alındığını ve can kayıpları olduğunu duyurdu.

MEŞHED'DE TREN SEFERLERİ İPTAL EDİLDİ

İran'da İsrail'in ülkenin demir yollarına saldırı tehditleri üzerine Meşhed'de tüm tren seferlerinin "tedbir amaçlı" ikinci bir duyuruya kadar iptal edildiği bildirildi.

İran'ın doğusundaki Rezevi Horasan eyaletinin yönetim merkezi Meşhed Valiliğinden yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Siyonist rejimin (İsrail) ülkenin demir yollarına yönelik saldırı tehdidi ve tedbir amaçlı Meşhed Demir Yolu'ndaki tüm tren seferleri ikinci bir duyuruya kadar iptal edilmiştir." ifadeleri kullanıldı.

Kararın, tedbir amaçlı olduğu bildirilirken, yolculuklarını erteleyemeyen vatandaşların kara yoluyla taşınması için gerekli hazırlıkların yapıldığı bilgisi verildi.

ABD-İsrail, İran'da sivil altyapıyı da hedef alan saldırılara devam ederken İsrail ordusu, İran'daki demir yolu altyapısına saldırılar düzenleneceğini duyurmuştu.

İSRAİL BASINI "24 SAAT BELİRLEYİCİ OLACAK" DEDİ

İsrail basınına konuşan kaynaklar, gelecek 24 saatin İran'a saldırıların en belirleyici süreci olacağını öne sürerek, "Eğer karar İran'daki siyasi liderliğe kalsaydı, çoktan ateşkes ilan edilmiş olurdu. Onların kontrolü sağlayıp sağlayamadıkları konusunda şüpheler var." iddiasında bulundu.

İsrailli kaynaklar, İran'a yönelik saldırılarda gelecek 24 saatin kritik olduğunu ileri sürdü.

İsrail basınına konuşan kaynaklar, "Önümüzdeki 24 saat savaşın en belirleyici süreci. Eğer karar İran'daki siyasi liderliğe kalsaydı, çoktan ateşkes ilan edilmiş olurdu. Onların kontrolü sağlayıp sağlayamadıkları konusunda şüpheler var." iddiasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, 5 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran yönetimine ağır hakaretlerde bulunarak, İran'ın 48 saat içinde "anlaşma" yapmaması halinde 7 Nisan'da ülkenin enerji santrallerini ve köprülerini vuracağını öne sürmüş ve Tahran'a Hürmüz Boğazı'nı açması çağrısında bulunmuştu.

Söz konusu süreyi daha sonra 8 Nisan'a kadar uzattığını duyuran Trump, dünkü açıklamasında ise anlaşma sağlanmaması halinde, "İran'ı tek bir gecede yok edilebileceklerini" iddia etmişti.

ABD VE İSRAİL MEHRABAD HAVALİMANI'NI HEDEF ALDI

İran medyası, ABD-İsrail'in daha önce İran'ın batısındaki Horramabad Havalimanı'na düzenlenen saldırının ardından Tahran'daki Mehrabad Havalimanı'nı da hedef aldığını bildirdi.

DÜNYANIN GÖZÜ 8 NİSAN TSİ 03.00'TE

Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran’ı tehdit eden ABD Başkanı Trump, 5 Nisan'daki sosyal medya paylaşımında "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00’de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadelerine yer vermişti. 

"SALI GÜNÜ İRAN'A VERİLEN SÜRE BİTİYOR"

Son yaptığı açıklamada İran'a verilen sürenin sonuna geldiklerine dikkat çeken Trump, "Salı Günü İran'a verilen süre bitiyor. İran gereken adımları atarsa savaş çok kısa sürede sona erebilir. ABD halkı ordunun eve dönmesini istiyor. Bizde bundan dolayı elimizden geleni yapıyoruz. Öte yandan İran'ın elinde nükleer silah olamaz.” dedi.

AXIOS: TRUMP SALDIRILARI ERTELEYEBİLİR

ABD basınında Başkan Donald Trump'ın müzakerelerde ilerleme olması halinde İran'a kapsamlı saldırılar için belirlediği süreyi uzatabileceği iddia edildi.

ABD merkezli Axios haber platformunun konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD ve İsrail'in İran'ın enerji tesisleri ve köprülerine yönelik ortak saldırı planının hazırda beklediği aktarıldı.

Saldırı planının uygulanması için yalnızca Trump'ın onayının gerektiği vurgulanan haberde, "Başkan bir anlaşmanın şekillendiğini görürse, muhtemelen bekleyecektir. Ancak bu kararı yalnızca ve yalnızca o verir." ifadesi kullanıldı.

İsmi açıklanmayan kaynaklardan birinin "Trump bir anlaşma olsa kabul ederdi, ancak İranlıların buna hazır olup olmadığı belirsiz." değerlendirmesinde bulunduğu kaydedildi.

Haberde, bir savunma yetkilisinin ise İran'a saldırının ertelenmesi ihtimaline "temkinli yaklaştığı" ve müzakere sürecinin kritik bir eşiğe geldiğine işaret ettiği vurgulandı.

Trump ile son günlerde birkaç kez görüşen bir kaynağın Başkan'ın İran konusundaki tutumunu "yönetimin en üst kademelerindeki en sert pozisyon" olarak nitelendirdiği, bir başka kaynağın ise Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Trump'ın yanında "güvercin" kaldığı yorumunu yaptığı belirtildi.

 

 

İSRAİL SİVİLLERİ TEHDİT ETTİ

İsrail ordusu, saldırı imasında bulunarak İran halkına ülke genelinde saat 21.00'e (TSİ 19.30) kadar trenlerden uzak durmaları uyarısı yaptı.

Ordunun, sosyal medyadaki Farsça hesabından, "İran'daki tren kullanıcılarına ve yolcularına acil uyarı" şeklinde bir paylaşım yapıldı.

Açıklamada, halkın İran saatiyle 21.00'e (TSİ 19:30) kadar ülke genelinde tren kullanmaktan ve seyahat etmekten kaçınmaları gerektiği savunularak "Trenlerde ve demiryolu hatlarının yakınında bulunmanız hayatınızı riske atıyor." ifadelerine yer verildi.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise İsrailli güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, bugün İran'daki demiryolu altyapısının hedef alınacağını kaydetti.

ABD HALKI EVE DÖNMEMİZİ İSTİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, “Bana kalsa İran’daki petrolü elimizde tutmak isterdim çünkü orada, alınmaya hazır. Ne yazık ki, Amerikan halkı eve dönmemizi istiyor” dedi.

Trump, basın mensuplarının İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. Trump, kendisine kalsa İran'ın petrolünü ele geçirmeyi amaçlayacağını belirterek, “Bana kalsa İran’daki petrolü elimizde tutmak isterdim çünkü orada, alınmaya hazır. Ne yazık ki Amerikan halkı, bizim eve dönmemizi istiyor. Bana kalsa, petrolü alırdım, elimde tutardım ve bolca para kazanırdım” ifadelerini kullandı.

ABD ile İran arasındaki olası anlaşma sürecinin olumlu ilerlediğini ve İran'ın Amerikalılara verdiği son yanıtların kayda değer gelişmeler olduğunu söyleyen Trump, “Neler olacağını göreceğiz. İran halkının elinde silah olsa sokağa çıkıp kendini savunurdu” diye konuştu. Trump, İran'ın ABD'ye ait 2 ‘F-15’ savaş uçağını düşürmesini ‘şansa’ bağlayarak, “Savaşta bazen şans da önemli” değerlendirmesinde bulundu.

İRAN'DA 3'Ü ÇOCUK 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

 ABD-İsrail'in, İran'ın Tahran eyaletine bağlı Perdis ilçesindeki yerleşim yerine düzenlediği saldırıda 3'ü çocuk 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, sabaha karşı Tahran'ın doğusundaki Perdis ilçesinde sivil yerleşim yerine saldırı gerçekleştirdi.

Saldırının ardından bölgeye sevk edilen kurtarma ekiplerinin, bir binanın enkazından 3'ü çocuk olmak üzere 6 kişinin cenazesini çıkardığı aktarıldı.

Yayımlanan görüntülerde yerleşim yerine düzenlenen saldırıda bazı binaların ağır hasar aldığı görüldü.

MÜZAKERELERDE KRİTİK AŞAMADA

İran'ın İslamabad Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem, "Pakistan'ın savaşı durdurma çabaları çerçevesinde gösterdiği olumlu girişimlerin kritik aşamaya yaklaştığını" söyledi.

Mukaddem, sosyal medyadan paylaştığı mesajında, Pakistan'ın ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın sonlandırılması için gösterdiği çabalara işaret etti.

İranlı Büyükelçi Mukaddem, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Pakistan'ın savaşı durdurmak için iyi niyet ve dostane girişim çerçevesinde gösterdiği olumlu ve verimli girişimler kritik ve hassas bir aşamaya yaklaşıyor. Daha fazlası için takipte kalın."

SAVAŞIN 38'İNCİ GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?

ABD, İsrail'in peşinden İran'a karşı girdiği savaşın çıkmazında kaybolmaya devam ediyor. İsrail'in siyonist emellerle başlattığı savaşta bugün 39'uncu gün. Savaşta altıncı haftaya girilirken yine bir "son 48 saat" içine girildi. Sahada istediğini alamadığı için son çare olarak küfre sarılan ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması için tanıdığı süre Türkiye saatiyle yarın sabah dolacak. Bu süre işlerken dün ise ortaya bir kez daha ateşkes ve anlaşma detaylarına dair iddialar ortaya atıldı.

 

SAVAŞIN 38'İNCİ GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?-1

İKİ AŞAMALI PLAN ÖNERİSİ

ABD'de yayın yapan ve İsrail'e yakınlığıyla bilinen Axios sitesine göre Washington, İran ve arabulucular 45 günlük ateşkes planı üzerinde çalışıyor. Geçici ateşkesin ardından savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi hedefleniyor.

İngiliz Reuters ajansı ise "Pakistan, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ABD ve İran tarafına iki aşamalı bir plan önerdi" haberini geçti. Buna göre planda, İran'ın nükleer silahtan vazgeçmesi, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi maddeler var. Trump'ın ülkelerine yönelik tehdit ve küfrüne İran'dan ABD ve İsrail'in sivil hedefleri vurması halinde "çok daha yıkıcı" misillemelerde bulunacağı cevabı geldi. Tahran'dan olası ateşkes görüşmelerine dair de "İran, ABD'nin kalıcı bir ateşkese hazır olmadığına inanıyor" mesajı basına yansıdı. Tahran'dan kaynaklar ayrıca "geçici bir ateşkes" karşılığında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayacağız bilgisini verdi. İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, "gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşa devam edeceklerini" söyledi. Tuğgeneral Ekreminiya, ABDİsrail'in İran'a karşı savaşında hedeflerine ulaşamadığını dile getirdi.

 

SAVAŞIN 38'İNCİ GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?-2

KALICI ANLAŞMA TALEBİ

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin sunduğu iki aşamalı ateşkes teklifini reddettiklerini bildirdi. Bekayi, ateşkesin askeri olarak toparlanma manasına geldiğini, bu nedenle kendilerinin ateşkes değil saldırıların tekrarlanmayacağı kalıcı bir anlaşma istediklerini vurguladı. İranlı arabulucular, ABD'nin önerdiği 45 günlük sürenin, yeni saldırılar için hazırlık amacı taşıyabileceğinden endişe duyulduğunu söyledi. Bu durum, müzakere sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak yorumlandı. Söz konusu iddialara ilişkin Washington'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak The Wall Street Journal dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Gazete, üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde Washington yönetiminin bazı taleplerinden geri adım atabileceğini yazdı. Kaynaklara göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın sert açıklamalarına rağmen, ateşkes seçeneğine kapıyı tamamen kapatmadığı bildirildi.

DÜŞÜRÜLEN ASKERİ UÇAKTA ABD ASKERİNİN CESEDİ ÇIKTI

İran topraklarında düşürülen ABD’ye ait iki C-130 askeri nakliye uçağının enkazında ABD’li bir askere ait vücut parçasının tespit edildiği öne sürüldü. İran basını, ABD’nin daha önce düşürülen F-15E savaş uçağının pilotunu aramak amacıyla yürüttüğü operasyona katılan ve İsfahan eyaletinde vurulduğu belirtilen iki uçağa ilişkin yeni bir görüntü paylaştı. Görüntüde ABD’li bir askere ait olduğu öne sürülen yanmış bir vücut parçası görülüyor.

KARA SALDIRISINDAN VAZGEÇECEK İDDİASI

ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik olası kara saldırısından vazgeçebileceği öne sürüldü. BBC'ye konuşan Washington'daki bazı kaynaklar, uçak kayıpları ve pilotları kurtarmak için yürütülen operasyonun karmaşıklığının, Trump'ı Hark Adası'nı ve Basra Körfezi'ndeki noktaları ele geçirmek ya da İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu kontrol altına almaya yönelik bir kara operasyonundan vazgeçirebileceğini öne sürdü.

 

SAVAŞIN 38'İNCİ GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?-3

ÜNİVERSİTEYE BİR TONLUK BOMBA

ABD ve İsrail’in İran’ın farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda 34 kişi hayatını kaybetti. Başkent Tahran’a düzenlenen saldırılarda ölenlerin 6’sının çocuk olduğu belirtildi. Saldırılarda İran’ın en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesi de hedef alındı. ABD medyasına göre üniversite saldırısında 1 tonluk oldukları bilinen sığınak delici füzeler kullanıldı.

İRAN'DA 10 GÜNLÜK SEFERBERLİK

İran İçişleri Bakanlığı, 10 günlük seferberlik kampanyası sırasında 12 milyon vatandaşın olası bir ABD tarafından gerçekleştirilecek kara işgalini püskürtmek için savaşmaya hazır olduğunu açıkladı.