Bunun adı Üçüncü Dünya Savaşı! ABD’den Rusya’ya nükleer tehdit: Moskova’yı yerle bir eder! Hiroşima’nın 24 katı…
ABD, Rusya’yı açıkça nükleer savaşla tehdit etti. Pentagon’un Hiroşima’da patlatılandan 24 kat daha güçlü bir nükleer bomba geliştirdiğini duyurdu. İngiliz basını ise bombanın Moskova’yı yerle bir edeceğini iddia ederken olası etkiler ile ilgili bir harita yayımladı.
İsrail Gazze'de açıkça soykırım uygularken Üçüncü Dünya Savaşı söylentileri de en büyük endişelerden biri oldu. ABD başta olmak üzere Batı ülkeleri İsrail'e destek verirken Türkiye'nin yanı sıra Rusya, Kuzey Kore ve Çin gibi ülkelerden de İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırıma tepki geliyor. Ukrayna Savaşı'ndan bu yana ABD ile Rusya arasındaki kriz giderek artarken Beyaz Saray'dan Moskova'ya açık bir tehdit geldi.

ABD'DEN RUSYA'YA NÜKLEER TEHDİT
Pentagon bu hafta, Hiroşima'da patlatılan nükleer bombadan 24 kat daha güçlü yeni bir nükleer "yerçekimi bombası" geliştirdiklerini duyurdu. B61-13 adlı bombanın Moskova'da ciddi bir yıkıma yol açabileceği belirtilirken olası yıkım ile ilgili bir harita yayımlandı. Yayımlanan harita ise ABD'den Rusya'ya açıkça nükleer savaş tehdidi.

HARİTADA MOSKOVA'YI GÖSTERDİLER
İngiliz gazetesi Daily Mail, Nukemap kullanılarak hazırlanan simülasyonun Moskova üzerinde patlayacak 360 kilotonluk güce sahip bir B61-13 bombasının yüz binlerce kişinin ölümüne, neredeyse bir milyon kişinin yaralanmasına ve kilometrelerce uzanan şehirde çok büyük bir hasara yol açacağını belirtti.
B61-13 yerçekimi nükleer bombasının patlayıcı gücü tam olarak açıklanmamış olsa da yeni bombanın 360 bin ton ve35 mil yarıçapı ile Soğuk Savaş dönemindeki B61-7 ile aynı verimde olacağı düşünülüyor.

OLASI YIKIMI TEK TEK ANLATTILAR
B61-13'in Moskova üzerine atıldığı takdirde 300 bin ölü ve 870 bin yaralı ile büyük bir yıkıma yol açacağı tahmin ediliyor. Öte yandan patlama noktasının 2 milden daha yakınındakilerin de bir ay içinde ölüme yol açacak radyasyondan etkileneceği, hayatta kalanların yüzde 15'inin ise ilerleyen süreçte hayatını kaybedeceği belirtiliyor.

HİROŞİMA'NIN 15 KATI
Patlamanın altı bin kilometreden daha büyük yarıçapta bir alev topu oluşturacağı ve kasırga kuvvetinde rüzgarlara yol açacağı belirtilirken uzmanlara göre meydana gelen yangın 6 saat boyunca devam edecek. İnsan Hakları Örgütü Waging Peace'ye göre bu Hiroşima'nın yaklaşık 10 ila 15 kat büyüklüğünde bir alanda ölümcül bir ortam yaratacak.
Daily Mail'de de açıkça vurgulanan tüm bu detaylar ise ABD'nin Rusya'ya yönelik tehdidini açıkça gösteriyor.

Pentagon, B61-13'ü geliştirmelerinin ABD Başkanı Joe Biden'ın "düşmanları caydırmayı ve müttefikleri güvence altına almayı" sağlamasını, ayrıca, zor ve geniş alanlı askeri hedeflere karşı ek seçenekler sunmayı amaçladığını bildirdi.
Uzay Politikası Yardımcısı John Plumb, yeni bir bomba üretme girişiminin, güvenlik ortamının değiştiğini ve potansiyel rakiplerin artan tehditlerinin bir göstergesi olduğunu belirtti.
Daha önce Obama yönetiminde onaylanan ve Kasım 2021'de üretilen B61-12 programı, ABD tarihinin en pahalı nükleer bomba programı olarak tarihe adını yazdırmakla kalmamış, ülkede büyük tartışmalara da yol açmıştı.
ABD NEDEN NÜKLEER SALDIRI HAZIRLIĞI YAPIYOR?
ABD'li yetkililer B61-13'ün geliştirilmesine özel tehditlerin yol açmadığını iddia ediyor. ABD'nin elinde şu anda 3 bin 700 nükleer savaş başlığı bulunduğu ve bunların bin 419'unun konuşlandırılmış durumda olduğu belirtiliyor. ABD'nin 50 yıllık nükleer savunma araçlarını tamamen yenilemek için önümüzdeki on yıl içinde 750 milyar dolar harcayacağı belirtiliyor.
Geçtiğimiz ay Çin'in en az 500 operasyonel nükleer savaş başlığı biriktirdiği ortaya çıkması ABD'nin tahminlerinin ötesine geçti. Pentagon'un yıllık Çin Askeri Güç Raporu'nda Pekin'in üretimi hızlandırdığı ve on yılın sonunda bunu ikiye katlayacağı belirtildi. Bu açıklamanın ardından ABD ile Çin ilişkileri daha da kötüleşmeye başladı.
Çin'in nükleer atılımı, ayrıca Tayvan hava sahasına yönelik tacizleri ve Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri gerginliği her geçen gün artırıyor. Pekin, nükleer silah politikası kapsamında önceliyi bir saldırı başlatmayacağını belirtirken ABD ise nükleer silahları yalnızca aşırı durumlarda kullanacağını belirtiyor.