Türkiye'nin gül bahçesi Isparta

Türklerin Anadolu'ya giriş tarihlerinde bölgeye yerleşen Yörükler, Türkiye'nin gül bahçesi Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Gedikli köyünde, gelenek ve göreneklerini sürdürüyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Türkiye'nin gül bahçesi Isparta
Isparta Valisi Ali Haydar Öner rehberliğinde gerçekleştirilen ulusal medya tanıtım gezisinde Yörükler köyü Gedikli de tanıtıldı.

Tanıtımda, geleneksel ürünlerini ve halk danslarını sergileyen Gedikli köyü halkının verdiği bilgiye göre, Honamlı aşiretinin Ötgünlü obasının liderliğini 72 yıl boyunca sürdüren ve 1937 yılından itibaren yerleşik düzene geçerek bölgeye yerleşen Ötgünler, keçi kılından yaptıkları heybeleri de turizm amaçlı olarak üretmeye devam ediyor.

Gedikli'ye yerleşmeden önce kışları Antalya Serik ve Manavgat'ta, yazları Torosları aşarak Anamas ile Akşehir Sultan dağlarında geçiren Ötgünlü aşireti, uzun yıllar boyunca sadece buğdayı satın alır, diğer ihtiyaçlarının hepsini kendisi temin ederdi. 1937 yılına kadar hiç tarımla uğraşmayan aşiretin sermayesi deve, koyun, keçi, sığır ve at olmuştu.

Keçi kılından çadır, koyunun yününden keçe, kepenek, yorgan, çorap, ceket, şalvar yapan, yünü kirmende eğirerek ip, halı ve heybe imal eden Yörükler, çarıklarını ise sığırın ve devenin derisinden yaparak giyerdi.

KÖYDE HERKES AKRABA

Gedikli köyü halkının kökeni hepsi birbiriyle akraba olan 5-6 aileye dayanıyor. Bugün de Gedikli köyünün hepsi birbirine akraba, dışarıdan gelerek köye yerleşmiş aile bulunmuyor.

Köyde yaşayan halk ozanı Rıfat Görer, Gedikli halkının şivesi, geleneği ve göreneği ile giyimi aynı olan Ötgünlü aşiretinden oluştuğunu belirterek, köyün tarih boyunca devamlı birlik ve beraberlik içinde olduğunu belirtiyor.

''Ötgünlü aşireti devamlı yenilikleri benimsemiş birlik ve beraberliğin muhafaza etmiş. Birisinin gittiği yolda hepsi yürümüştür'' diye konuşan Görer, şunları söylüyor:

'' 'Kara çadır kara çadır, boz ardıçlı dere çadır Ergenekon'dan geçtin nerden geldin kara çadır.' Yörüklerin simgesi kara çadır, 9 yüzyıldır kullanılıyor. Kara çadır, keçinin sırtından kırklıkla kırkılan, tarakla taranan kirmende eğirilir, çarkta bükülür istarda dokunur, çuvaldızla dikilirdi. Kara çadır Ergenekon'dan çıkmış Demir dağından geçmiş Malazgirt'te konaklamış Söğüt'e ilk temeli atmıştır. Bu çadırın içerisinde Oğuz Kağan vardır, Alpaslan, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman vardır, sevgi, saygı vardır, demokrasi anlayışı vardır. Bu çadırın içerisinde Dede Korkut vardır Dadaloğlu, Karacaoğlan vardır. Bu çadırın içerisinden Mustafa Kemal'in kahraman askerleri çıkmıştır. Çakırcalı Efe vardır, Yörük Efe vardır, Demirci Efe vardır.''

İLK KİBRİT YÖRÜKLERDEN

Görer, dünyada cepte taşınan ilk kibritin de kav ve çakmak taşı olarak Yörüklerin ceplerinde Orta Asya'dan Anadolu'ya geldiğine işaret ederek, ''Oradan tüm Avrupa'ya yayılarak bugünkü kibritin icadına model olmuştur'' ifadelerini kullanıyor.

Gedikli köyü halkı bugün de gelenek ve göreneklerini yaşatmaya ve tanıtmaya çalışıyor. Köyün 29 Mayısta gerçekleşen festivali ziyaretçilerine Yörük kültürünü anlatıyor.Yeniliklere açık olan köyde halk, ağaçtan yaptığı büyük satranç taşlarıyla satranç da oynuyor.

GÖLÜN DİĞER YAKASI: MADA ADASI

Beyşehir gölünün ortasında yer alan 32 adadan en büyüğü ise 8 bin 220 hektarlık alanı ile Mada adası. Mada adasında yerleşim yeri olarak sadece Gedikli köyüne bağlı Kumluca Mahallesi bulunuyor. İlk yerleşimcileri 1870-71 yıllarında Rusya'dan gelen Don Kazakları olan adada, o dönemin mimari izlerini yansıtan harabeye dönmüş bir kilise ve şuanda hiç kullanılmayan bir kaç taş bina bulunuyor.
Mada'da yer alan Kumluca halkı Yörükler, karşı tarafa sandallarla geçiyor.

Beyşehir gölü kıyısından tekne ya da sandallarla adaya ulaşan ziyaretçiler, birkaç evden oluşan küçük Kumluca Mahallesi'ni görmek isterlerse traktör kasalarında kısa bir seyahat onları bekliyor. Yeşillikler ve gelincik çiçekleri arasında traktör ile seyahat yaklaşık 10 dakika kadar sürüyor.Misafirperver Kumluca'da bulunan ilköğretim okulunun ise sadece 20 öğrencisi bulunuyor.

Kumluca halkının en büyük sıkıntısı kış sezonunda gölün buz tutması nedeniyle ulaşımın kesintiye uğraması. Mahalle sakinleri bu nedenle ulaşımı kesintiye uğratmayacak bir köprü yapılmasını istiyor.


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler