"Türk milletini sevindirmek istiyorum"

Gençlerbirliği futbolcusu Yasin Öztekin, milli takım için gol atıp Türk milletini sevindirmek istediğini söyledi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Türk milletini sevindirmek istiyorum"
Futbol Federasyonu'nun TamSaha Dergisi'ne konuşan Yasin Öztekin, Sol kanatta yeni bir fırtına: Yasin Öztekin, "Şu anki performansımdan daha fazlasını gösterebilecek kapasitedeyim. Bugüne kadar gol attığımda sadece ailem ve oynadığım takımın taraftarları seviniyordu. Bundan sonra ise Millî Takım için gol atıp, tüm Türk milletini sevindirmek istiyorum." diye konuştu.

Genç futbolcunun TamSaha Dergisi'ne verdiği röportajın ayrıntıları şöyle:

Önce seni tanıyarak başlayalım röportaja. Dortmund doğumlusun. Ailen aslında nereli ve neden Almanya'ya göç etmişler?

Ailem Kırşehirli. Ben doğmadan önce Almanya'ya göç etmişler. İlk olarak dedem gitmiş çalışmak için. Sonra da babamı ve ağabeylerini de yanına almış. Kısacası tüm aile zamanla Dortmund'a yerleşmiş. Ben de 19 Mart 1987'de bu şehirde dünyaya geldim. 5 kardeşiz. 3 erkek, bir de kız kardeşim var. Tabii ki yurtdışında doğmanın hem iyi hem de kötü yönleri var. Ama iyi ki de orada doğmuşum diyorum kendi kendime. Futbolu orada öğrenmemin gelişimim açısından çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.

Peki futbolla tanışman nasıl oldu? En büyük destekçilerin kimlerdi?

Futbola 4-5 yaşında oturduğum bölge olan Alemannia Scharnhorst'un amatör takımında başladım. Annem çok istedi futbol oynamamı aslında. Hatta o dönemler çok küçük olduğumdan dolayı bana "Altına bez bağlayıp yollayacağım seni futbola" diyordu (gülüyor). Bu takımda 1-2 sene top koşturdum. Babam da o takımda antrenördü. Benim de hocam oldu burada futbola başladığım zaman.

15 sene top koşturduğun Dortmund'a geçişin nasıl oldu?

Alemannia Scharnhorst'da top koşturduğum dönemde sürekli il takımlarıyla mücadele ediyorduk. İlk oynadığım sezonda şampiyon olmayı başardık. Ben de bu maçlarda göze battım. Karşılaşmaları takip eden yetkililerin raporları sonucunda Dortmund'un antrenmanlarına çağrıldım. Antrenmanlarda da beğenilince 1996'da sözleşme imzaladım. O dönem iki abimi de istemişti Borussia Dortmund. Onlar da babamın antrenör olduğu kulüpte oynuyordu. Ama ailenin maddi durumundan ötürü bu transfer gerçekleşmedi. Bunun da nedeni babamın o dönemdeki sağlık sorunlarıydı. Beyninde tümör vardı ve ameliyat olmuştu. Bu nedenle bir tek ben gidebildim Dortmund'a. Eğer o dönemde öyle bir imkân olsaydı, şu an belki de üç tane "Öztekin" olacaktı sahalarda. Ama babamın sağlık durumu şimdi iyi. Kendi başına yürüyebiliyor, bir yerlere gidip gelebiliyor.

Borussia Dortmund gibi büyük bir kulübün altyapısında yetişmek sana neler kattı?

Dortmund'da ilk günden itibaren oyunu taktiksel anlamda öğrenme açısından eğitilmeye başladım. Bu eğitimi çok büyük bir disiplin çerçevesinde aldım. Kısacası çok genç yaşta, top ayağımdayken en doğru pası nereye atmam gerektiğini, topsuz oyunda ise nerelere koşmam gerektiğini en iyi şekilde öğrenmiştim. Bana göre Borussia Dortmund her açıdan dünyanın en iyi takımlarından birisi. Çok da iyi bir altyapısı var. Taraftardan ve stadyumdaki atmosferden bahsetmeme ise hiç gerek yok. Bu yüzden böyle bir takımda yetiştiğim için çok şanslı, bir o kadar da mutluyum.

2008-09 sezonunda çok başarılı bir performans sergilediğini biliyoruz. O sezondan biraz bahsedebilir misin?

O sezonun başında U18'den PAF takımına yükselmiştim. Oynadığımız ligde şampiyon olmuştuk. Ben de maçların çoğunda yer almış, 13 gol, 12 asistle oynamıştım. O dönemde de sol açık oynuyorum ancak bugüne oranla saha içinde daha serbest hareket edebiliyordum. O sezon aynı zamanda A takımla da antrenmanlara çıkıyordum. Doğal olarak da A takımda yaptığım antrenmanlar çok işime yarıyordu. PAF takımında da başarılı olmamın bir nedeni buydu. Bu performansımdan ötürü o sezonun sonunda Borussia Dortmund benimle profesyonel sözleşme yaptı.

Jürgen Klopp'un seni keşfetmesi de o sezona denk geliyor değil mi?

Aslında Klopp beni daha önce de fark etmişti. PAF takımda oynamadan evvel A takımda eksiğin çok olduğu dönemde bine idmanlara çıkarmıştı. Orada da çok beğenilmiştim. Aslında keşfedilmem o sırada oldu diyebilirim.

Bu süreçte Nuri Şahin'le diyalogunuz nasıldı?

Nuri ile Dortmund'un U15 takımında beraber oynamıştık zaten. O dönemden beri de aynı takımlarda oynadık, turnuvalarda birlikte yer aldık. Futbol dışındaki zamanlarımızda da sürekli görüşür, birbirimize destek olurduk. Birbirimizin evlerinde sık sık kalmışlığımız vardır. Nuri'yle kader arkadaşıydık adeta. Futbolundan bahsetmek gerekirse de küçük yaştan itibaren Nuri'nin kendini çok iyi geliştirdiğini söyleyebilirim. Böyle olunca da çok erken yaşta A takıma çağrıldı. Çok ama çok yetenekli bir oyuncu. Hâlâ konuşuruz kendisiyle. Arada sırada telefonunu değiştiriyor, bulmak zor oluyor ama o zaman da e-mail yoluyla yazışıyoruz (gülüyor). İnşallah kendisiyle A Millî Takım'da buluşuruz ileride.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler