Haddini aştı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, casusluktan yargılanan Can Dündar için adliyeye giden Kraliçe'nin konsolosuna tepki gösterdi: Adliyeye gidiyor, yetmiyor yanak yanağa fotoğraf çektiriyor
Giriş Tarihi:
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Harp Akademileri'nde subaylara seslendi. Erdoğan, Harp Akademileri Komutanı Korgeneral Tahir Bekiroğlu tarafından askeri törenle karşılandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kuvvet Komutanları ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da karşılamada hazır bulundu. Erdoğan, konuşmasında net mesajlar verdi:
CUMA günü Yozgat Şefaatli'de bir şehidimizin cenaze törenine katıldık, ailesi ve yakınlarıyla acılarını paylaştık. Hamdolsun, şehitlerimizin kanını yerde bırakmıyoruz. Aynı dönemde 5 bin 359 terörist etkisiz hale getirildi. Ama bu durum, şehitlerimizin acılarının yüreğimizi daima yakmaya devam edeceği gerçeğini değiştirmiyor. Biliyorsunuz, bizim milletimiz için 'asker millet' derler.
DEVLET kurmak, devleti büyütmek, devleti yaşatmak konusundaki maharetimizi, Cumhurbaşkanlığı forsumuzu sembolik anlamlarıyla çevreleyen yıldızlarımız ortaya koymaktadır.
GÖNÜL bağımızın olduğu coğrafyaların hiçbirine kayıtsız kalma hakkına sahip değiliz. Mesela Balkanlar'da yaşanan hiçbir hadiseyi bizim görmezden, duymazdan gelme, arkamızı dönme imkanımız yoktur. Aynı şekilde Ortadoğu'daki, Kuzey Afrika'daki, Kafkasya'daki gelişmelere uzak kalma lüksümüz bulunmuyor.
ÇÜNKÜ biz vatandaşlarımızın özgürlük alanını değil, teröristlerin hareket alanını kısıtlamak için çalışıyoruz.
ALDIĞIMIZ tedbirler hep bu amaca yöneliktir. Bununla birlikte, hala sıkıntı çektiğimiz hususlar da yok değil. Örneğin, terörü kutsama, teröristi yüceltme, terör eylemlerini meşru gösterme özgürlüğü benim içime bir türlü sinmiyor. Türkiye'de bölücü terör örgütüne ve diğer terör örgütlerine yapılan güzellemelerin bir benzerini, Batı'da, o ülkelerde faaliyet gösteren terör örgütleri için yapın, görün bakın başınıza ne geliyor?
BİR ülkenin başkonsolosu, kalkmış, casusluk suçundan yargılanan bir gazetecinin davasına destek olmaya gidiyor, yetmiyor bir de kendisiyle yanak yanağa fotoğraf çektirip yayınlıyor. Bununla da yetinmiyor, sosyal medyada 'Türkiye'nin nasıl bir ülke olmak istediğine karar vermesi gerektiği' gibi, haddini aşan ifadeler kullanabiliyor. Bu kişi, hala ülkemizde görev yapıyorsa, alicenaplığımız, misafirperverliğimiz sayesindedir. Başka bir yerde, bunu yapan diplomatları bir gün bile barındırmazlar.
OYSA aynı ülkede, benzer suçlamalara maruz kalan medya mensuplarının neler yaşadığının, haklarında hangi davaların açıldığının, ellerindeki malzemeleri imha etmek mecburiyetinde nasıl bırakıldıklarının çok iyi biliyoruz.
BİZ teröristlere ve onlara her türlü desteği sağlayan iç ve dış tüm güçlere rağmen, demokrasiden, hukuk devletinden, insan haklarından taviz vermeden yolumuzda yürümeyi sürdüreceğiz. Bunun için kimsenin telkinine,dayatmasına ihtiyacımız yok.
CUMA günü Yozgat Şefaatli'de bir şehidimizin cenaze törenine katıldık, ailesi ve yakınlarıyla acılarını paylaştık. Hamdolsun, şehitlerimizin kanını yerde bırakmıyoruz. Aynı dönemde 5 bin 359 terörist etkisiz hale getirildi. Ama bu durum, şehitlerimizin acılarının yüreğimizi daima yakmaya devam edeceği gerçeğini değiştirmiyor. Biliyorsunuz, bizim milletimiz için 'asker millet' derler.
DEVLET kurmak, devleti büyütmek, devleti yaşatmak konusundaki maharetimizi, Cumhurbaşkanlığı forsumuzu sembolik anlamlarıyla çevreleyen yıldızlarımız ortaya koymaktadır.
GÖNÜL bağımızın olduğu coğrafyaların hiçbirine kayıtsız kalma hakkına sahip değiliz. Mesela Balkanlar'da yaşanan hiçbir hadiseyi bizim görmezden, duymazdan gelme, arkamızı dönme imkanımız yoktur. Aynı şekilde Ortadoğu'daki, Kuzey Afrika'daki, Kafkasya'daki gelişmelere uzak kalma lüksümüz bulunmuyor.
ÇÜNKÜ biz vatandaşlarımızın özgürlük alanını değil, teröristlerin hareket alanını kısıtlamak için çalışıyoruz.
ALDIĞIMIZ tedbirler hep bu amaca yöneliktir. Bununla birlikte, hala sıkıntı çektiğimiz hususlar da yok değil. Örneğin, terörü kutsama, teröristi yüceltme, terör eylemlerini meşru gösterme özgürlüğü benim içime bir türlü sinmiyor. Türkiye'de bölücü terör örgütüne ve diğer terör örgütlerine yapılan güzellemelerin bir benzerini, Batı'da, o ülkelerde faaliyet gösteren terör örgütleri için yapın, görün bakın başınıza ne geliyor?
BİR ülkenin başkonsolosu, kalkmış, casusluk suçundan yargılanan bir gazetecinin davasına destek olmaya gidiyor, yetmiyor bir de kendisiyle yanak yanağa fotoğraf çektirip yayınlıyor. Bununla da yetinmiyor, sosyal medyada 'Türkiye'nin nasıl bir ülke olmak istediğine karar vermesi gerektiği' gibi, haddini aşan ifadeler kullanabiliyor. Bu kişi, hala ülkemizde görev yapıyorsa, alicenaplığımız, misafirperverliğimiz sayesindedir. Başka bir yerde, bunu yapan diplomatları bir gün bile barındırmazlar.
OYSA aynı ülkede, benzer suçlamalara maruz kalan medya mensuplarının neler yaşadığının, haklarında hangi davaların açıldığının, ellerindeki malzemeleri imha etmek mecburiyetinde nasıl bırakıldıklarının çok iyi biliyoruz.
BİZ teröristlere ve onlara her türlü desteği sağlayan iç ve dış tüm güçlere rağmen, demokrasiden, hukuk devletinden, insan haklarından taviz vermeden yolumuzda yürümeyi sürdüreceğiz. Bunun için kimsenin telkinine,dayatmasına ihtiyacımız yok.