"İslam coğrafyasının kilit taşı Türkiye'dir"
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bu coğrafyanın, Ortadoğu'nun, Türk dünyasının, Balkanlar'ın, Kafkaslar'ın İslam coğrafyasının kilit taşı Türkiye'dir. Birileri Türkiye'nin güçlenmesini istemiyor" dedi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Kurtulmuş, TRT Avaz'da katıldığı canlı yayında, gündeme dair soruları yanıtlayarak, değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fahri Solak'ın hazırladığı "Türkistan Gündemi" programını, 250. program olması dolayısıyla tebrik etti.
"TRT WORLD ÇOK BAŞARILI BİR DENEME YAYINI YAPIYOR"
Numan Kurtulmuş, bir soru üzerine, TRT'nin çok büyük mesafe katettiğini anlatarak, "TRT ile dünyanın birçok yerindeki Türk kardeşlerimize, İstanbul Türkçesi ile hitap etme imkanımız oluyor. Balkanlar'daki faklı milletlerin dillerinde de haber bültenlerimiz var. Dolayısıyla TRT bu anlamda bir atak içerisindedir. Bundan sonraki süreçte de bu kabiliyetini artırarak Türk dünyası dost ve akraba topluluklarla, onların dili üzerinden İstanbul Türkçesi üzerinden iletişim kurma imkanlarını artıracaktır" diye konuştu.
Ortak haber kanalı kurulması konusundaki bir soruyu ise Kurtulmuş, "Bunlar hep konuşuluyor: Uluslararası Türk dünyası ile ilgili alanlarda konuşuluyor. Zaten ortak birtakım faaliyetler var. Bunlar inşallah gerçekleşir ve Türk dünyasına çok büyük katkısı olur" şeklinde yanıtladı.
"İSLAM COĞRAFYASININ KİLİT TAŞI TÜRKİYE'DİR"
TRT World kısa süre içinde hakikaten güzel bir yayıncılık sergiliyor. Dünyanın dört bir tarafında Türkiye'yi İngilizce üzerinden, Türkiye'de olanları tanıtıyor. Çünkü Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Zor bir coğrafyada yaşıyor. Her gün Türkiye'de diyelim 1 haftalık bir gündem, inanın Avrupa'daki herhangi bir ülkede bir senelik gündem. Sürekli gündem değişiyor. Sadece Türkiye değil, bu bölgedeki gelişmeler çok ciddi şekilde. Şunu çok net söyleyeyim: Bizim Osmanlı'da böyle sütunlar, revaklar vardır. Taşları üst üste koyarsınız en ortasında bütün taşları tutan kilit taşı vardır. Kilit taşını çeker alırsanız koskoca revak yıkılır gider. Bu coğrafyanın, Ortadoğu'nun, Türk dünyasının, Balkanlar'ın, Kafkaslar'ın İslam coğrafyasının kilit taşı Türkiye'dir. Türkiye'yi çeker alırsanız, Türkiye'nin başını belaya sokarsanız, bu insanlığın son kalesi olan, tam bir asır evvel Osmanlı'nın yıkılmasıyla darmadağın olmuş bu coğrafyada, tekrar yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalkan bu Türkiye'yi, birileri istiyorlar ki tekrar aciz adam, hasta adam olsun. Tekrar 'vur kafasına al lokmasını' birtakım bağımlılık ilişkisi içerisinde olan Türkiye olsun. Birileri Türkiye'nin güçlenmesini istemiyor. Bunun yolu nedir? Dışarıdan mücadele ediyorlar, önünü kesemiyorlar. O zaman Türkiye'yi içeriden ve dışarıdan eş zamanlı olarak önünü kessinler, çelme taksınlar, Türkiye ile ilgili birtakım yanlış algılar, yanlış operasyonlar yapılsın..."
"TÜRKİYE KÖTÜ TANITILMAYA ÇALIŞILIYOR"
Türkiye'nin 22 Temmuz'dan bu yana çok güçlü bir şekilde terörle mücadele ettiğini anlatan Kurtulmuş, "Ama terörle mücadele kadar bir algı operasyonuyla da mücadele ediyor.Türkiye'de olan bir şey tam tersine çevrilerek Türkiye kötü tanıtılmaya çalışılıyor. Türkiye insan haklarına riayet etmeyen, Türkiye hak ve özgürlükleri çiğneyen bir ülkeymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Ondan öncesine gidin, Gezi olaylarıyla birlikte başlayan bir süreç. Yani burada öyle uluslararası kuruluşlar oldu ki sözde en saygın televizyon kuruluşları Taksim Meydanı'na gelerek 12 saat, 15 saat naklen iç savaş yayını yaptılar tabiri caizse. Halbuki ortada birkaç yüz göstericinin polisle mücadelesi vardı. Günlerce bunu yaydılar. Aynı şekilde 17-25 Aralık operasyonlarında çok ciddi bir şekilde bütün Türkiye'nin imajı yerle bir edilmek istendi. Dolayısıyla dünyada bizim de haklı olduğumuz, biz haklıyız ama imajla tam tersine çevirmek isteyen çevreler var. TRT World'ün burada çok büyük önemi oldu. Bütün bu coğrafyada ne olup bitiyor bunu dünyanın duymasını sağlayacak önemli bir kanal olacak "
Anadolu Ajansı'nın da bu noktadaki durumuna ilişkin olarak Kurtulmuş, "Açamadığımız ofisler var, bunların açılması temin edilecek" dedi.
Aynı şekilde TRT'nin oradaki temsilciliklerinin kuvvetlendirileceğini anlatan Kurtulmuş, "Ayrıca Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün de orada henüz bazı yerlerde açamadığımız müşavirlikler var. Dolayısıyla hep beraber bütün bu kanallardan çok kuvvetli bir iletişim, hem Türkiye'yi oraya anlatmak, hem oranın Türkiye üzerinden dünyaya açılan bir eli gözü kulağı olmak durumundayız" ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı'nın Bosna Hersek'teki etkin durumuna ilişkin Kurtulmuş, Bosna'nın Balkanlar'ın önemli bir ülkesi olarak görüldüğünü ifade ederek, "Boşnak kardeşlerimiz üzerinden de Balkan halklarına açılan bir kapı oluyor" dedi. Anadolu Ajansı'nın bir "Türk dünyası paketi"nin fiilen oluşmuş durumda olduğunu anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Bunu daha geliştirmek lazım. Hakikaten aynı dili konuştuğumuz, aynı kültüre sahip olduğumuz, müziklerimiz, hissiyatımız aynı olan, mutfağımız benzer olan birçok ülkeden, birçok kardeşimizden bahsediyoruz. Balkanlar'da çok sayıda Arnavut kardeşimiz de artık Türkiye'de Türklerin kültürü Boşnaklarla, Makedonya kökenli kardeşlerimizle içli dışlı olmuşuz. 6 asır Balkanlar'da Müslümanlar, Hristiyanlar farklı mezheplerden insanlar bir arada yaşamış. Kimse kimseye karışmamış. Bu kadar güzel ortak bir kültürümüz var. Mühim olan bunları çoğaltmaktır."
"TRT WORLD ÇOK BAŞARILI BİR DENEME YAYINI YAPIYOR"
Numan Kurtulmuş, bir soru üzerine, TRT'nin çok büyük mesafe katettiğini anlatarak, "TRT ile dünyanın birçok yerindeki Türk kardeşlerimize, İstanbul Türkçesi ile hitap etme imkanımız oluyor. Balkanlar'daki faklı milletlerin dillerinde de haber bültenlerimiz var. Dolayısıyla TRT bu anlamda bir atak içerisindedir. Bundan sonraki süreçte de bu kabiliyetini artırarak Türk dünyası dost ve akraba topluluklarla, onların dili üzerinden İstanbul Türkçesi üzerinden iletişim kurma imkanlarını artıracaktır" diye konuştu.
Ortak haber kanalı kurulması konusundaki bir soruyu ise Kurtulmuş, "Bunlar hep konuşuluyor: Uluslararası Türk dünyası ile ilgili alanlarda konuşuluyor. Zaten ortak birtakım faaliyetler var. Bunlar inşallah gerçekleşir ve Türk dünyasına çok büyük katkısı olur" şeklinde yanıtladı.
"İSLAM COĞRAFYASININ KİLİT TAŞI TÜRKİYE'DİR"
TRT World kısa süre içinde hakikaten güzel bir yayıncılık sergiliyor. Dünyanın dört bir tarafında Türkiye'yi İngilizce üzerinden, Türkiye'de olanları tanıtıyor. Çünkü Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Zor bir coğrafyada yaşıyor. Her gün Türkiye'de diyelim 1 haftalık bir gündem, inanın Avrupa'daki herhangi bir ülkede bir senelik gündem. Sürekli gündem değişiyor. Sadece Türkiye değil, bu bölgedeki gelişmeler çok ciddi şekilde. Şunu çok net söyleyeyim: Bizim Osmanlı'da böyle sütunlar, revaklar vardır. Taşları üst üste koyarsınız en ortasında bütün taşları tutan kilit taşı vardır. Kilit taşını çeker alırsanız koskoca revak yıkılır gider. Bu coğrafyanın, Ortadoğu'nun, Türk dünyasının, Balkanlar'ın, Kafkaslar'ın İslam coğrafyasının kilit taşı Türkiye'dir. Türkiye'yi çeker alırsanız, Türkiye'nin başını belaya sokarsanız, bu insanlığın son kalesi olan, tam bir asır evvel Osmanlı'nın yıkılmasıyla darmadağın olmuş bu coğrafyada, tekrar yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalkan bu Türkiye'yi, birileri istiyorlar ki tekrar aciz adam, hasta adam olsun. Tekrar 'vur kafasına al lokmasını' birtakım bağımlılık ilişkisi içerisinde olan Türkiye olsun. Birileri Türkiye'nin güçlenmesini istemiyor. Bunun yolu nedir? Dışarıdan mücadele ediyorlar, önünü kesemiyorlar. O zaman Türkiye'yi içeriden ve dışarıdan eş zamanlı olarak önünü kessinler, çelme taksınlar, Türkiye ile ilgili birtakım yanlış algılar, yanlış operasyonlar yapılsın..."
"TÜRKİYE KÖTÜ TANITILMAYA ÇALIŞILIYOR"
Türkiye'nin 22 Temmuz'dan bu yana çok güçlü bir şekilde terörle mücadele ettiğini anlatan Kurtulmuş, "Ama terörle mücadele kadar bir algı operasyonuyla da mücadele ediyor.Türkiye'de olan bir şey tam tersine çevrilerek Türkiye kötü tanıtılmaya çalışılıyor. Türkiye insan haklarına riayet etmeyen, Türkiye hak ve özgürlükleri çiğneyen bir ülkeymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Ondan öncesine gidin, Gezi olaylarıyla birlikte başlayan bir süreç. Yani burada öyle uluslararası kuruluşlar oldu ki sözde en saygın televizyon kuruluşları Taksim Meydanı'na gelerek 12 saat, 15 saat naklen iç savaş yayını yaptılar tabiri caizse. Halbuki ortada birkaç yüz göstericinin polisle mücadelesi vardı. Günlerce bunu yaydılar. Aynı şekilde 17-25 Aralık operasyonlarında çok ciddi bir şekilde bütün Türkiye'nin imajı yerle bir edilmek istendi. Dolayısıyla dünyada bizim de haklı olduğumuz, biz haklıyız ama imajla tam tersine çevirmek isteyen çevreler var. TRT World'ün burada çok büyük önemi oldu. Bütün bu coğrafyada ne olup bitiyor bunu dünyanın duymasını sağlayacak önemli bir kanal olacak "
Anadolu Ajansı'nın da bu noktadaki durumuna ilişkin olarak Kurtulmuş, "Açamadığımız ofisler var, bunların açılması temin edilecek" dedi.
Aynı şekilde TRT'nin oradaki temsilciliklerinin kuvvetlendirileceğini anlatan Kurtulmuş, "Ayrıca Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün de orada henüz bazı yerlerde açamadığımız müşavirlikler var. Dolayısıyla hep beraber bütün bu kanallardan çok kuvvetli bir iletişim, hem Türkiye'yi oraya anlatmak, hem oranın Türkiye üzerinden dünyaya açılan bir eli gözü kulağı olmak durumundayız" ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı'nın Bosna Hersek'teki etkin durumuna ilişkin Kurtulmuş, Bosna'nın Balkanlar'ın önemli bir ülkesi olarak görüldüğünü ifade ederek, "Boşnak kardeşlerimiz üzerinden de Balkan halklarına açılan bir kapı oluyor" dedi. Anadolu Ajansı'nın bir "Türk dünyası paketi"nin fiilen oluşmuş durumda olduğunu anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Bunu daha geliştirmek lazım. Hakikaten aynı dili konuştuğumuz, aynı kültüre sahip olduğumuz, müziklerimiz, hissiyatımız aynı olan, mutfağımız benzer olan birçok ülkeden, birçok kardeşimizden bahsediyoruz. Balkanlar'da çok sayıda Arnavut kardeşimiz de artık Türkiye'de Türklerin kültürü Boşnaklarla, Makedonya kökenli kardeşlerimizle içli dışlı olmuşuz. 6 asır Balkanlar'da Müslümanlar, Hristiyanlar farklı mezheplerden insanlar bir arada yaşamış. Kimse kimseye karışmamış. Bu kadar güzel ortak bir kültürümüz var. Mühim olan bunları çoğaltmaktır."