Başbakan'dan dünyaya çağrı
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in (BM) 5 daimi üyenin dudakları arasına kilitlenmiş olduğunu belirterek, “Belirli kişilerin egemen olduğu bir BM Güvenlik Konseyi'nin dünyada huzura destek sağlamasının mümkün olduğuna inanmıyorum dedi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Eylül'de demokratikleşme paketini açıklayacağını belirterek, "Bu da 11 yıllık süreç içerisinde söz verdiklerimizin yeni bir aşamasıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 için çok iddialı hedefler belirledik. 10 yıl içinde reformlarımıza hız vererek, daha çok çalışarak dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olmayı hedefliyoruz. Ekonomiyi demokrasiyle birlikte büyütüyor, sağlam bir zemin üzerinde ilerliyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin huzur, istikrar, refah ve demokrasi noktasında bölgenin müstesna ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Ülke içindeki sorunları tamamen demokrasi ve hukuk çerçevesinde tek tek çözüme kavuşturuyoruz. Bölgesel meselelerde halkın iradesinin egemen olduğu iktidar sistemlerini en güçlü şekilde destekliyoruz. Somali'deki yoksulluğu dünya gündemine taşıyoruz; ama önce kendimiz gidiyoruz. Bir yerde deprem mi var, sel felaketi mi var? Biz oradayız. Asla bu Müslümandır, bu Hıristiyandır gibi ayrım yapmadan oradayız" ifadelerini kullandı.
"O ZAMAN SORARLAR, NİYE KURDUK BM TEŞKİLATINI?"
BM Güvenlik Konseyi'nin hala Suriye ile ilgili kararını veremediğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"110 bin insan tanklarla, toplarla, helikopterlerden indirilen bombalarla yaklaşık 3 yıldır öldürülüyor. BM, barış için kurulmuş bir kuruluştur. 196 üyesi var. Peki görevini yapabiliyor mu? Maalesef yapamıyor. O zaman sorarlar, niye kurduk BM teşkilatını? 5 tane daimi üyenin dudakları arasına kilitlenmiş olan bir dünya adil bir dünya olamaz. Bizim gençlerimiz kampanya başlattılar; "Dünya 5'ten büyüktür'. 5'ten büyük olan dünyanın artık görevini yapması lazım. Bugün Somali'ye, yarın bana diye düşünerek bu adımları atması lazım. Eğer barış istiyorsak, huzur istiyorsak bu adımların atılması lazım. 2 üye atılacak adımları kilitleyebiliyor. Bu sistemin dönerli olması şart. Belli kişilerin egemen olduğu bir BM Güvenlik Konseyi'nin dünyada huzura destek sağlamasının mümkün olduğuna 11 yıllık Başbakanlık tecrübemle ben inanmıyorum. İstiyorlar ki, dünyayı sadece biz yönetelim. Bizim dışımızda kimse bu işe müdahale etmesin. Hakkı ve haklıyı her zaman, hep birlikte söylemek zorundayız. Mısır'da 70 yıldan sonra cumhurbaşkanını askeri darbeyle indirdiler. Nerede dünya, hani demokrasi diyordunuz, hani halkın iradesine saygı diyordunuz? Askeri darbeden memnun olduğunu ifade eden Batılı ülkeler var. Orada binlerce insan katlediliyor. Nerede dünyadaki kadın hakları, insan hakları savunucuları? Ortada yok. Suriye'de şu anda 7 milyon insan göçmen durumunda. Ortadoğu'yu ilgilendirdiği kadar, dünyayı da yakından ilgilendiren bu sorunları çözüme kavuşturmamız lazım. Dünyanın daha yaşanabilir bir yer olabileceğini biliyor ve bunun için mücadele veriyoruz."
"2023 İÇİN ÇOK İDDİALI HEDEFLER BELİRLEDİK"
Erdoğan, bölgedeki tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin güven ve istikrara dayalı olarak büyümeye, kalkınmaya, ekonomik ve demokratik reformlarını cesaretle gerçekleştirmeye devam ettiğine dikkat çekerek, şunları ekledi:
"Ayın 30'unda demokratikleşme paketini açıklayacağım. Bu da 11 yıllık süreç içerisinde söz verdiklerimizin yeni bir aşamasıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 için çok iddialı hedefler belirledik. 10 yıl içinde reformlarımıza hız vererek, daha çok çalışarak dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olmayı hedefliyoruz. Ekonomiyi demokrasiyle birlikte büyütüyor, sağlam bir zemin üzerinde ilerliyoruz. Ekonomiyi büyütürken, insani değerleri, insan hak ve özgürlüklerini, çevreyi, özellikle de geleceğimizi dikkate alıyor, sürdürülebilir bir kalkınma mücadelesi veriyoruz. Türkiye yıldızı her geçen gün daha fazla parlayan ülkedir. Türkiye özgürce, rahatça yatırım yapılabilen ülkedir, küresel ticaretin güvenli bir limanı olmaya devam edecektir."
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin huzur, istikrar, refah ve demokrasi noktasında bölgenin müstesna ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Ülke içindeki sorunları tamamen demokrasi ve hukuk çerçevesinde tek tek çözüme kavuşturuyoruz. Bölgesel meselelerde halkın iradesinin egemen olduğu iktidar sistemlerini en güçlü şekilde destekliyoruz. Somali'deki yoksulluğu dünya gündemine taşıyoruz; ama önce kendimiz gidiyoruz. Bir yerde deprem mi var, sel felaketi mi var? Biz oradayız. Asla bu Müslümandır, bu Hıristiyandır gibi ayrım yapmadan oradayız" ifadelerini kullandı.
"O ZAMAN SORARLAR, NİYE KURDUK BM TEŞKİLATINI?"
BM Güvenlik Konseyi'nin hala Suriye ile ilgili kararını veremediğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"110 bin insan tanklarla, toplarla, helikopterlerden indirilen bombalarla yaklaşık 3 yıldır öldürülüyor. BM, barış için kurulmuş bir kuruluştur. 196 üyesi var. Peki görevini yapabiliyor mu? Maalesef yapamıyor. O zaman sorarlar, niye kurduk BM teşkilatını? 5 tane daimi üyenin dudakları arasına kilitlenmiş olan bir dünya adil bir dünya olamaz. Bizim gençlerimiz kampanya başlattılar; "Dünya 5'ten büyüktür'. 5'ten büyük olan dünyanın artık görevini yapması lazım. Bugün Somali'ye, yarın bana diye düşünerek bu adımları atması lazım. Eğer barış istiyorsak, huzur istiyorsak bu adımların atılması lazım. 2 üye atılacak adımları kilitleyebiliyor. Bu sistemin dönerli olması şart. Belli kişilerin egemen olduğu bir BM Güvenlik Konseyi'nin dünyada huzura destek sağlamasının mümkün olduğuna 11 yıllık Başbakanlık tecrübemle ben inanmıyorum. İstiyorlar ki, dünyayı sadece biz yönetelim. Bizim dışımızda kimse bu işe müdahale etmesin. Hakkı ve haklıyı her zaman, hep birlikte söylemek zorundayız. Mısır'da 70 yıldan sonra cumhurbaşkanını askeri darbeyle indirdiler. Nerede dünya, hani demokrasi diyordunuz, hani halkın iradesine saygı diyordunuz? Askeri darbeden memnun olduğunu ifade eden Batılı ülkeler var. Orada binlerce insan katlediliyor. Nerede dünyadaki kadın hakları, insan hakları savunucuları? Ortada yok. Suriye'de şu anda 7 milyon insan göçmen durumunda. Ortadoğu'yu ilgilendirdiği kadar, dünyayı da yakından ilgilendiren bu sorunları çözüme kavuşturmamız lazım. Dünyanın daha yaşanabilir bir yer olabileceğini biliyor ve bunun için mücadele veriyoruz."
"2023 İÇİN ÇOK İDDİALI HEDEFLER BELİRLEDİK"
Erdoğan, bölgedeki tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin güven ve istikrara dayalı olarak büyümeye, kalkınmaya, ekonomik ve demokratik reformlarını cesaretle gerçekleştirmeye devam ettiğine dikkat çekerek, şunları ekledi:
"Ayın 30'unda demokratikleşme paketini açıklayacağım. Bu da 11 yıllık süreç içerisinde söz verdiklerimizin yeni bir aşamasıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 için çok iddialı hedefler belirledik. 10 yıl içinde reformlarımıza hız vererek, daha çok çalışarak dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olmayı hedefliyoruz. Ekonomiyi demokrasiyle birlikte büyütüyor, sağlam bir zemin üzerinde ilerliyoruz. Ekonomiyi büyütürken, insani değerleri, insan hak ve özgürlüklerini, çevreyi, özellikle de geleceğimizi dikkate alıyor, sürdürülebilir bir kalkınma mücadelesi veriyoruz. Türkiye yıldızı her geçen gün daha fazla parlayan ülkedir. Türkiye özgürce, rahatça yatırım yapılabilen ülkedir, küresel ticaretin güvenli bir limanı olmaya devam edecektir."