'Türkiye'nin dönüşü muhteşem olacak'
Kanal 24'te yayınlanan Sansürsüz Özel programında Yiğit Bulut'un sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önemli açıklamalarda bulundu.
Son dönemde kendisine yöneltilen eleştirilere cevap veren Davutoğlu, Ortadoğu ve Avrupa'da önemli gelişmeler yaşandığını belirterek, "Böyle bir dönemde aldığınız kararların birtakım sonuçları olur" dedi.
Davutoğlu, "Suriye'de rejimin yanında dursaydık bir bedeli vardı, rejimi ikna etmeye çalıştıktan sonra ikna edemeyince aldığımız net tutumun bazı bedelleri olur. Ama önemli olan, tarih karşısında sonraki dönemde hangi bedelin daha ödemeye değer olduğunu tayin edebilmeniz" diye konuştu.
"Biz Türkiye sınırları içine sıkıştırılmış bir Türkiye istemiyoruz" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Türkiye'nin siyasi sınırlarını bugünkü sınırlar içinde tutmak, ama kültürel ve ekonomik sınırlar konusunda ise sınır tanımamak, modelimizin esası bu" ifadelerini kulandı.
'MEZHEPÇİLİK YAPSAYDIK..'
Suriye'de mezhepçilik yaptıkları yönündeki eleştirilere de yanıt veren Davutoğlu, "Geçen seneye kadar Beşşar Esed Sünni miydi? Mükemmel ilişkimiz vardı. Eğer mezhepçilik yapsaydık, Esed'in en zayıf dönemi geçen sene değil, 2004 yılıydı. Daha başkanlığa yeni gelmiş sayılırken, izolasyon altında yardım elimizi uzattık" dedi.
"Mübarek, Kaddafi, Saddam Şii miydi biz karşı çıktık?" diye soran Davutoğlu, tek ölçünün insan onuruna saygı ve adalet olduğunu söyledi.
Suriye Ulusal Konseyi'nin yeni başkanı George Sabra'nın Hristiyan kimliğine dikkati çeken Davutoğlu, "O başa geldi, hiç kimse 'SUK'un başında bir Hristiyan var ve Türkiye de destekliyor' diye yazmadı" dedi.
Suriye Ulusal Koalisyonu'nun başına da bir Müslüman olan Muaz El Hatib'in geldiğini anımsatan Davutoğlu, "Bizim görmek istediğimiz Suriye bu. Eğer Beşşar Esed kendi halkına zulmetmeseydi, kendi şehirlerini bombalamasaydı biz Nusayri olduğunu hatırlamazdık bile" değerlendirmesinde bulundu.