"Şehir tiyatrolarını özelleştireceğiz"
Ak Parti Gençlik Kolları Kongresi'nde konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan, gündemdeki konularla ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Ak Parti Gençlik Kolları Kongresi'nde konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan, gündemki konulara ilişkin oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başbakan'ın gündeminde şehir tiyatroları krizi, tutuklu vekiller ve dindar geçnlik tartışmaları vardı.
Başbakan Erdoğan özetle şunları söyledi;
'DİNDAR GENÇLİK' TARTIŞMASI
"Burada, bir hususu ayrıntılarıyla anlatmak istiyorum. Ben Ak Parti'nin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda dindar bir nesil yetiştirmek istediğimi ifade ettim. Benim bu ifadelerimi sizler de, aziz milletim de çok iyi anladı. Ama bu sözleri statüko anlamadı, anlamak istemedi. Statükonun dizinin dibinde yetişmiş nesiller de, o malum medya da benim ne demek istediğimi, muradımı anlamadı, anlamak istemedi. Şu anda isteğimiz şu: Biz milli, manevi değerlerine bağlı dindar bir nesilden bahsediyoruz. Dindar bir nesil yetiştirmek, müspet bilimlerde yarışamayan nesiller yetiştirmek anlamına gelmez. Gençler, bu ülkenin yakın tarihini bilmeniz önem arz ediyor. Yaşananlardan ders alınmazsa bilin ki bunlar yeniden yaşanır. Bu ülkenin camiileri, iddialı konuşuyorum, askeri gerekçelerle değil, tamamen keyfi gerekçelerle kapatıldı, satıldı ve ahıra dönüştürüldü. Türk - İslam mimarisinin en güzel örnekleri CHP parti binalarına çevrildi. Bu milletin çocuklarına Kur'an-ı Kerim okutulması yasaklandı. Gençliğin milli ve manevi değerlerden uzaklaşması için ellerinden geleni yaptılar. Modernleşmek bahanesiyle kültürümüzü, aile yapımızı yok etmek istendi. Bu ülkede başörtülüler kimi zaman belli semtlere bile alınmadı. Muhafazarlık kimi zaman köylülük olarak görüldü. İşçinin, kasabın, marangozun çocuğunun üniversitelerde okumasına, okusa bile bürokraside bir yerlere gelmesine izin verilmedi.Bunlar utanmadan millete bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam dediler. Bu insanlar bugün de dindar nedil kavramını anlayamazlar, anlamak istemezler. Çünkü onlar bizim neler çektiklerimizi bilmezler. Artık bu elitler kusura bakmasınlar. Biz bu ülkede varız. Biz 75 milyonun birer ferdi olarak bu ülkenin sahibiyiz, öz çocuklarıyız. Biz bunun için dindar nesil diyoruz olay budur. Bölmek için değil, gençlerin maddeciliğine, emperyalizminin, özellikle de kültür emperyalizmine yönlendirilmemesi için dindar nesil diyoruz. Biz asla formatlama gayesi içinde değiliz. Biz özgürlükleri kısıtlama peşinde değiliz. İstiyoruz ki, öğrenciler ve aileler tercih şansına sahip olsun. 30 Mart eğitimde baskının ve ideolojinin sona erdiği gündür. İşte bunu elitler hiçbir zaman anlamadı ve anlayamayacaklar."
ŞEHİR TİYATROLARI TARTIŞMASI
"CHP Genel Başkanı'nın tarimizden, medeniyetimizden haberi yok. Hiçbir zaman kargadan başka kuş tanımadılar, tanımıyorlar. İşte bu zihniyet Türkiye'de eğitimi de, sanatı da, demokrasiyi de kısırlaştırmış bir zihniyetti. Bu despotların bugün bile bizlere nasıl tepeden baktılarını zaman zaman görüyoruz. Kusura bakmasınlar ama, o zavallılara acıyoruz. İşte en son İstanbul'da şehir tiyatroları meselesinde o despot tavır tekrar etti. Yine muhafazakarları aşağılayama başladılar. Ya siz kimsiniz? Bu ülkede tiyatro, sanat sizin tekelinizde mi? Geçti o günler. Artık parmağınızı sallayarak bu milleti azarlama dönemi geride kalmıştır. Gelişmiş ülkelerin tamamında devlet eliyle tiyatro olmaz. Kadir Bey'i tebrik ediyorum. Bakanlar Kurulu'nda tiyatroları özelleştirme teklif edeceğim. Biz de gerekirse, istediğimiz oyunlara desteğimizi veririz. İşte buyrun özgürlük. İstediğiniz oyunları istediğiniz yerde oynayın. Ama kusura bakmayın hem belediyeden gelip maaşını alacaksın, hem de yönetimi eleştireceksin. Böyle şey olmaz."
TUTUKLU VEKİLLER
"Tutuklu milletvekilleri konusuna değinmek istiyorum. Muhalefet son derece haksız bir şekilde Ak Parti'yi hedef almış durumdalar. Tutuklu vekiller konusu, Ak Parti'nin değil, bu partilerin eseridir. Bu krizin faturasını bize yüklemek gibi bir şark kurnazlığı içindeler. Adeta bile bile lades denildi. Milli iradeye saygısızlık yapan her zamanki gibi CHP olmuştur. Biz böyle bir keyfiliği doğru bulmayız. Türkiye bir hukuk devletidir. Meclis başkanımız partilerin grup başkanlarıyla böyle bir çalışma yapıyor."
"Seçilme yaşını 30'dan 25'e Ak Parti iktidarı indirdi. Bugüne kadar gelen iktidarlar niçin gençlerin önünü açmadılar? Bu ülkede koltuğa yapışan nice siyasetçi gördüm. İşte bakın 3 dönem arka arkaya milletvekilliği yapan 4. dönem aday olamaz diyen parti, Ak Parti"
"BU SALON TÜRKİYE'NİN TA KENDİSİDİR"
"Sevgili gençler, kökü mazide, gözü atide bir gençliksiniz. Sizler Selçuklu'nun torunlarısınız. Sizler cumhuriyetin aydınlık yarınlarısınız. Sizler Selahattin Eyyubi'nin, Osmangazi'nin, Orhangazi'nin, Yavuz Sultan Selim'in yol arkadaşlarısınız. Sizler, Karacaoğlan'ın, Aşık Veysel'in, Fuzuli'nin, Mehmet Akif'in talebelerisiniz. Sizler bu topraklarda ay yüzlü gençlerisiniz. Ama sizler gerektiğinde Köroğlu'nun, Dadaloğlu'nun dilini konuşacak çelik yürekli kahramanlarsınız . İşte bu Ak gençlik, bugüne kadar onurunu çiğnetmedi. Bu gençlik allahın izniyle şehitlerine, milletine mahçup olamayacak. İşte bugün burada, bu muhteşem gençlik kongresinde her birinize tek tek teşekkür ederim. Mazinize sahip çıktığınız için, Selçuklu ruhuna, Osmanlı ruhuna sahip çıktığınız için hepinizi tek tek tebrik ediyorum. Ak Parti çatısı altında 14 Ağustos 2001'den bu yana hizmet vermiş tüm genç kardeşlerimize buradan teşekkür ediyorum. Verdiğiniz emsalsiz mücadele için, yaptığınız fedakarlıklar için, bu davaya yüreğinizi koyduğunuz için sizlere şükranlarımı sunuyorum."
"Tüm Türkiye'ye, tüm dünyaya şunu açık açık ilan ediyorum. Bu salondaki gençlik Türkiye'nin ta kendisidir. Bu salondaki geçnlik kökü mazide olan, gözü istikbalde olan gençliktir. Tarihini çok iyi bilen, çok seven, omuzlarındaki yükün farkında olan bir gençliktir. Bu gençlik çatışmanın değil, paylaşmanın, kucaklaşmanın peşinde olan bir gençliktir. Burada sadece Türkiye'nin değil, Ortadoğu'nun Kuzey Afrika'nın umudu olan bir gençlik var. İşte bu gençlik 23 Nisan 1920 ruhunu çok ama çok iyi bilen bir gençliktir. Bu gençlik, Kurtuluş Savaşı ruhunu, 29 Ekim ruhunu çok iyi bilen bir gençliktir. Bu gençlik 19 Mayıs misyonunu taşıyan bir gençliktir. Hiç kimse bize 23 Nisan, 19 Mayıs dersi vermeye kalkışmasın. Tam tersine 23 Nisan ruhunu öğrenmek isteyen varsa buyursun işte bu gençlikten öğrensin. Türkiye'nin tapusu belli zümrelerin, elitlerin, seçkinlerin elinde değil, 75 milyonun elindedir. Kimse kendini Türkiye'nin yegane sahibi olarak görmesin. Türkiye'nin sahibi işte bu gençliktir. Artık 19 Mayıs törenleri üzerinden kimse bizi tehdit etmeye kalkmasın. Ey CHP, ey MHP... 19 Mayıs sizin için bu kadar önemliydi de, neden bugüne kadar 19 Mayıs'ın izine, özüne sahip çıkmadınız? Samsun'u bugüne kadar neden hatırlamadınız? Erzurum'u, Çanakkale'yi Sarıkamış'ı neden bugüne kadar hatırlamadınız? Erzurum'u ayağa kaldırran Çanakkale'yi elinden tutup bütün şehitllikleri ayağa kaldıran Ak Parti iktidarıdır. Ey CHP ve MHP, ne yaptınız? Yılda Çanakkale'ye giden genç sayımız 2 buçuk milyonu aştı. Gençliği ecdadıyla buluşturan iktidar Ak Parti iktidarıdır."
"Biz 19 Mayıs'ı sıkıcı törenlerle değil, 19 Mayıs'ın özüne uygun kutlamalardan yanayız.Bu ülkede artık birileri kendisini milletin, rejimin gerçek sahibi olarak görüp milleti tahakküm edemez. Kimse bu millete yön veremez, istikamet çizemez. Bu rejimin vesayete ihtiyacı yok. Sevgili gençler, sizlerden özellikle rica ediyorum. Türkiye'de darbeler dönemi geri gelmemek üzere kapanmıştır. Biz, müdahaleler karşısında, çeteler ve cunta karşısında dik durduk. Aynı şekilde sizler de dik duracaksınız. Asla ve asla çetelere,mafyaya, cuntaya hukuksuzluğa boyun eğmeyeceksiniz. Sizden sonra gelenlere daha güçlü bir Türkiye emanet edeceksiniz. Ben sizlere yürekten inanıyorum bunu yapacaksınız. Bu millet sizlere inanıyor. Eminim ki bu Ak gençlik milletin yüzünü kara çıkarmayacaksınız."
"Sevgili kardeşlerim. On yıllar boyunca bizlere bu ülkede yabancı muamelesi yaptılar. Yılar hep böyle geçti ama bugün çok güçlü bir şekilde haykırıyoruz. Artık biz ülkemizde garip değiliz. Burası bizim ülkemiz, memleketimiz. 75 milyon bu topraklar üzerinde biriz, beraberiz, kardeşiz. 75 milyon eşit derecede bu ülkenin bugününde, yarınında söz sahibiyiz. Kimsenin ne doğuştan, ne sonradan kazandığı ayrıcalığı yoktur, olamaz. Türk, Kürt, Roman... Hepsi bu vatan toprağı üzerinde birdir, birinci sınıf vatandaşıdır. Biz kimsenin diline, dinine göre muamele etmeyiz. En başta yaradandan dolayı kendisine saygımız vardır"