20 milyonluk skandal
Deniz Feneri soruşturmasına, bilirkişi skandalı damga vurdu... Derneğin hiçbir evrakını incelemeden rapor hazırlayan bilirkişi Aydoğan, faturaları değiştirerek "20 milyon liralık açık var. Yolsuzluk yapılmıştır" dedi
Giriş Tarihi:
Deniz Feneri Derneği soruşturmasında rapor skandalı ortaya çıktı. Ankara Başsavcılığı'nın tayin ettiği bilirkişi tarafından Deniz Feneri'nin hiçbir evrakı incelenmeden hazırlanan raporda, derneğin yaptığı milyonluk ödemeler gizlendi. 1 milyon TL'lik bir ödeme ise 11 milyon lira gösterildi. Skandal rapor ile toplam 20 milyon TL'lik açık gösterilerek yolsuzluk ihdas edildi. Deniz Feneri'nin yaptığı mal alımları ve isim benzerliğinden başka Türkiye ile organik bağı bulunmayan Almanya Deniz Feneri e.V'nin Türkiye'den yaptığı alımlara ilişkin ödemeler de rapora karıştırıldı. Deniz Feneri'nin yaptığı bir ödeme yok farz edilerek 11 milyon liralık ödeme Almanya'daki dernekten yapılmış imajı verildi. Derneğe ait yüzlerce fatura, raporda mükerrer kaydedilerek milyonlarca liralık fazla alıma işaret edildi. Deniz Feneri Derneği, 15 Ağustos 2011 tarihli sözde bilirkişi raporunun hukuken 'yok' hükmünde olduğunu belirterek savcılığa itirazda bulundu.
YOLSUZLUK İCAT ETTİ
İşte derneğin avukatı Mehmet Yalçınkaya'nın önceki gün savcılığa verdiği Deniz Feneri'nin itirazında, bilirkişi raporundaki skandallar:
* 2003'te Aytaç A.Ş'den 1 milyon 196 bin 321 lira 87 kuruşluk mal alındı. Bilirkişi, başına 1 rakamı ekleyerek bunu tam 10 milyon lira yüksek gösterdi.
* Aynı yıl, Aytaç'tan alınan mal karşılığı yapılan 1 milyon 302 bin 671 lira 96 kuruşluk ödemeyi bilirkişi gizledi. Raporuna hiç almadı.
* 2005'teki alımlara karşılık Aytaç'a 11 milyon 312 bin 626 lira 68 kuruş, tamamı bankalar yoluyla olmak üzere ödendi. Bilirkişi raporunda bu ödemeyi de gizledi. Böylece, 2002'den itibaren Deniz Feneri ile Aytaç A.Ş. arasındaki ticari ilişkide yaklaşık 20 milyon liralık bir açık ihdas edildi. Kayıtlarda ise ticari ilişkinin hacmi 45 milyon 418 bin 195 lira 19 kuruş olarak gerçekleşti. Tutarın tamamı banka yoluyla ödenerek hesap kapatıldı.
* Bilirkişi, 2005'te Aytaç'a ödendiği halde görmezden geldiği 11 milyon 312 bin 626 lirayı, Almanya'daki Deniz Feneri göndermiş gibi rapor etti. Böylece hem Türkiye'deki derneği borçlu gösterdi, hem de Almanya'daki Deniz Feneri'ni fazla para aktarmış konumuna soktu.
SKANDAL RAPOR
İşte bilirkişi İbrahim Aydoğan'ın raporundaki bazı skandallar:
* Raporda, soruşturma dosyasının numarası 2010/6685 olarak yazıldı. Halbuki dosyanın gerçek numarası 2008/2111. 90 sayfalık raporda, sayfa numarası yok.
* İncelemenin hangi somut delillere dayandırıldığı belli değil.
* İnceleme yapılan Aytaç firmasına ait 34 klasör belge arasında, firmanın ticari defter ve kayıtları belirtilmedi.
* Sadece Aytaç'ın evrakını inceledi. Deniz Feneri'nin kayıtlarıyla karşılaştırılmalıydı.
* Değerlendirme tek taraflı kaldı.
* Deniz Feneri'nin hiçbir defter ve kaydı incelenmedi.
* Deniz Feneri'nin Ankara Başsavcılığı'na verdiği 3 Kasım 2011 tarihli dilekçede yeni bilirkişi görevlendirilmesi istendi. Subjektif tespitler içeren 'gerçeğe aykırı' raporu hazırlayan bilirkişi İbrahim Aydoğan hakkında hukuki girişimde bulunulacağı belirtildi.
YOLSUZLUK İCAT ETTİ
İşte derneğin avukatı Mehmet Yalçınkaya'nın önceki gün savcılığa verdiği Deniz Feneri'nin itirazında, bilirkişi raporundaki skandallar:
* 2003'te Aytaç A.Ş'den 1 milyon 196 bin 321 lira 87 kuruşluk mal alındı. Bilirkişi, başına 1 rakamı ekleyerek bunu tam 10 milyon lira yüksek gösterdi.
* Aynı yıl, Aytaç'tan alınan mal karşılığı yapılan 1 milyon 302 bin 671 lira 96 kuruşluk ödemeyi bilirkişi gizledi. Raporuna hiç almadı.
* 2005'teki alımlara karşılık Aytaç'a 11 milyon 312 bin 626 lira 68 kuruş, tamamı bankalar yoluyla olmak üzere ödendi. Bilirkişi raporunda bu ödemeyi de gizledi. Böylece, 2002'den itibaren Deniz Feneri ile Aytaç A.Ş. arasındaki ticari ilişkide yaklaşık 20 milyon liralık bir açık ihdas edildi. Kayıtlarda ise ticari ilişkinin hacmi 45 milyon 418 bin 195 lira 19 kuruş olarak gerçekleşti. Tutarın tamamı banka yoluyla ödenerek hesap kapatıldı.
* Bilirkişi, 2005'te Aytaç'a ödendiği halde görmezden geldiği 11 milyon 312 bin 626 lirayı, Almanya'daki Deniz Feneri göndermiş gibi rapor etti. Böylece hem Türkiye'deki derneği borçlu gösterdi, hem de Almanya'daki Deniz Feneri'ni fazla para aktarmış konumuna soktu.
SKANDAL RAPOR
İşte bilirkişi İbrahim Aydoğan'ın raporundaki bazı skandallar:
* Raporda, soruşturma dosyasının numarası 2010/6685 olarak yazıldı. Halbuki dosyanın gerçek numarası 2008/2111. 90 sayfalık raporda, sayfa numarası yok.
* İncelemenin hangi somut delillere dayandırıldığı belli değil.
* İnceleme yapılan Aytaç firmasına ait 34 klasör belge arasında, firmanın ticari defter ve kayıtları belirtilmedi.
* Sadece Aytaç'ın evrakını inceledi. Deniz Feneri'nin kayıtlarıyla karşılaştırılmalıydı.
* Değerlendirme tek taraflı kaldı.
* Deniz Feneri'nin hiçbir defter ve kaydı incelenmedi.
* Deniz Feneri'nin Ankara Başsavcılığı'na verdiği 3 Kasım 2011 tarihli dilekçede yeni bilirkişi görevlendirilmesi istendi. Subjektif tespitler içeren 'gerçeğe aykırı' raporu hazırlayan bilirkişi İbrahim Aydoğan hakkında hukuki girişimde bulunulacağı belirtildi.