"Barış adına söyleyecek sözleri yok"
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başbakan Tayyip Erdoğan, Mısır Başbakanı Assam Sharaf ile yaptığı ortak basın toplantısında "İsrail'in dünyada barış adına söyleyebilecek hiçbir sözü yok" dedi. Mısır ziyaretiyle ilgili İsrail basınında çıkan "Daha önceden olmamış bir stratejik bir atılım" şeklindeki yorumların hatırlatılması üzerine "Ziyaretlerimizin stratejik içeriğini herhalde İsrail belirlemeyecek" diyen Erdoğan bölgedeki değişimi okuyamayan ülkelerin başında İsrail'in geldiğini söyledi. Erdoğan'ın mesajları şöyle:
BARIŞ ADINA SÖYLEYECEK SÖZLERİ YOK
(İsrail gazetelerinde Mısır gezisiyle ilgili çıkan yorumlara ilişkin 'Önümüzdeki dönem mısır ve Türkiye İsrail'e karşı bir koordinasyon içinde olacak mı?' sorusu üzerine) Türkiye'nin diplomatik ilişkilerin bu tür ziyaretlerinin stratejik içeriğini herhalde İsrail belirlemeyecek. Bu stratejiyi biz belirleriz, adımlarımızı ona göre atarız. Ve barışın önündeki engelleri kaldırmak suretiyle burada barışa gönül veren en önemli ülke olarak gördüğümüz Mısır'la da bu konuda mutabakatımızı az önce ifade ettik.
Uluslar arası sularda 9 vatandaşımızı şehit eden İsrail'dir. Kısa bir süre önce yine 5 mısırlı kardeşimizi şehit eden İsrail'dir. İsrail'in barış adına dünyada söyleyecek hiçbir sözü yoktur. Strateji bize aittir, bunu kimseye soracak değiliz.
İSRAİL DEĞİŞİMİ OKUYAMIYOR
Mısır şu anda halkıyla bir ve beraber olarak iyi okuyan iyi tahlil edebilen bir ülke olmuştur. Ama bölgemizde bu değişimi okuyamayan ülkeler de var. Bunun başında İsrail gelmektedir. Ve bölgedeki barışı huzuru tehdit eden istikrarın tesis eden adımların karşısında tabii ki biz de sessiz kalamayız. Ve inanıyorum ki el ele vermek suretiyle bölgenin barışı güç kazanacaktır. Dünya artık değişiyor ve bu değişim süreci içerisinde halkın iradelerine kayıtsız kalmak mümkün değil.

KUTLU DOĞUM SANCILI OLUR
Şu anda bölgede yaşanan özellikle demokratik taleplere dayalı hak ve özgürlükler noktasındaki arayış özellikle de Tahrir meydanın tarih yazması bu noktada çok büyük önem ifade etmektedir. Şunun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Her kutlu doğum sancılı olur. Biz Türkiye olarak Mısır halkının bu süreci başarıyla atlatacağını görüyor ve buna inanıyoruz. Mısır halkı kardeşlerimiz bilmelidir ki, bizler iyi günde olduğu gibi zor günde de Mısır'ın yanındayız. Bizim birlikteliğimiz tarihten geliyor. Anadolu ve Mısır insanlık tarihine beşiklik etmiştir. Dolayısıyla bu haliyle bir coğrafyanın sıklet merkeziyiz.
5 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Kardeşim Başbakan Şeref ile birlikte bakanlarımız az önce ortak işbirliği anlaşmalarını imzaladık. Yaklaşık nüfus itibariyle baktığımızda 150 milyonu aşkın nüfusa sahip iki ülkeyiz. Ve yine baktığımızda 1 milyon 800 bin kilometre karelik alana sahibiz. Ve bu iki büyük ülke iki güçlü ülke inanıyorum ki bölgenin aydınlık barış dolu geleceğini hazırlamaya namzettir. Kurulan bu ekonomik mekanizma ülkelerimiz arasında geleceği çok daha güçlü kılacaktır. 3 milyon dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz ama bunu süratle 5 milyar dolara çıkarmalıyız. Yatırımcılarımız şu anda 1.5 milyar dolarlık yatırım hacmine sahip. Kendilerini teşvik ediyoruz bunu süratle 5 milyar dolara çıkarmaları hedefini verdik.
"GİZLİ MİHRAKLAR" SÖZÜNE AÇIKLIK GETİRDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan, Arap ligi toplantısında Arap Baharı'nı tersine çevirmek isteyen bazı gizli mihrakların harekete geçeceğini belirtmişti. Bu gizli mihrakların ne olduğu sorusuna Erdoğan "Gizli mihraklar çıkabilir hususunda süre içerisinde soyuttan somuta olarak göreceğiz. Dillendirmek doğru olmaz" yanıtı verdi.
GAZZE MÜJDESİ
Mısır Başbakanı Assam Sherif Mısır ile Gazze arasındaki refah sınır kapısına ilişkin yakın dönemde yeni adımlar atılacağını söyledi. "Gazze sınır kapısında kolaylaştırıcı önlemler almayı düşünüyor musunuz?" sorusuna Assam, "Aslında bu refahtan geçiş konusunda bunu anlaşmalar düzenlemektedir. Ümit ediyorum ki, yakın süre içinde bu konuda da düzenlemeler olacaktır" yanıtı verdi.
Erdoğan, Kahire Üniversitesi İktisat ve Siyasi Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen Uluslararası Hukuk Forumu'nda, Mısır ve uluslararası topluma seslendi.
"BÜYÜK FIRSATLAR BÜYÜK ZORLUKLARI GETİRİR"
Konuşmasında değişim sürecinin büyük fırsatlar kadar, zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Hepiniz takdir edersiniz ki; değişim süreci büyük fırsatlar kadar büyük zorlukları da beraberinde getiriyor. Bize göre, bu süreç, ortak bir akılla, kuşatıcı bir anlayışla yönetilebildiği takdirde, bölgesel ölçekte barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve refahın yayılması yönünde büyük kazanımlar elde edilecektir. Biz, buna bütün kalbimizle inanıyoruz. Bu suretle, demokrasi ile bölgenin sosyo-kültürel dokusunun bağdaşmaz olduğu yolundaki oryantalist hurafe de tamamen çürütülmüş olacaktır. Diğer taraftan, bu tarihi imkanın heba edilmesine asla müsaade etmemeliyiz. Gücümüzü zaafa uğratacak ayrıştırıcı ve çatışmacı siyaset yöntemlerinden özenle uzak duralım. Bölgede cereyan eden toplumsal olayların sebeplerini veya çözümlerini bölge dışı kaynaklarda aramak kesinlikle kaçınılması gereken bir yaklaşımdır. Artık çözümleri ertelemek için sürekli dış mihrakları bahane eden yaklaşımlar sona ermelidir. Bu sözlerim, bazı mihrakların kötü niyetlerini görmezden gelmez. Aksine onlara karşı uyanık olunması gerektiğini bir kere daha hatırlatıyorum ama artık dış mihrakları bahane ederek demokrasiyi ve özgürlükleri erteleme devri kapanmıştır. Demokrasi ve özgürlük, ekmek kadar su kadar siz kardeşlerimin hakkıdır.
"SÜRECİ DOĞRU YÖNETMEK LAZIM"
Bir hususun daha altını özellikle çizmekte yarar görüyorum. Bize göre bu süreci doğru yönetmenin ve doğru hedefe vardırmanın yolu yaşanan gelişmelerin meydana getirdiği coşkuyu mutlaka ihtiyatla karşılamaktır. Zira kontrolsüz, taşkın bir heyecan ve duygu seli yerine olgun bir sükunetle ve vakarla doğru adımlar atılmalıdır.''
''Unutmayalım ki; beklenen dönüşüm geleceğe duyulan umutların diri tutulmasıyla gerçekleşecektir'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Şimdi sizler demokrasi yolunda bir adım attınız ve Kasım 2011 sonunda inşallah sandıklara gideceksiniz, hür iradenizle Mısır'ın yeni iktidarını belirleyeceksiniz. İşte bu iktidara temennim odur ki: Halkın iktidarı ile halka dayalı bir iktidarla Mısır'ın miladı olacaktır'' ifadelerini kullandı.
''MISIR HALKI, KATILIMCI DEMOKRASİYE NE HAZIR OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR''
Başbakan Erdoğan, ''Devrimden sonra Mısır'da yapılan anayasal halk oylamasında, Mısır halkı katılımcı demokrasiye ne kadar hazır olduğunu göstermiştir. Mısır halkının demokratik değerlere sahip çıkma yolunda sergilediği irade ve kararlılık, bütün bölgede değişimin sembolü haline gelmiştir'' dedi.
Tahrir Meydanı'nın da tarih sayfalarındaki yerini aldığının altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Tahrir Meydanı, özgürlük ve demokrasi mücadelesi ile eş anlamlı olarak tarih sayfalarında yerini şimdiden almıştır. Mısır'ın içinde bulunduğu dönüşüm sürecinin bundan sonraki adımlarını da milli birlik içinde, süratle ve kararlılıkla atacağına olan inancımız tamdır. Yeni anayasanın ve genel seçimlerin Mısır'ı eskisinden çok daha güçlü ve çok daha saygın kılacağından eminiz. Bu yüzden seçimlerin zamanlı ve sağlıklı biçimde yapılması, bütün Mısır halkının güçlü bir katılımla yönetimi şekillendirmesi çok önemlidir. Mısır güçlendikçe ve geliştikçe, ilişkilerimiz de daha sağlam temeller üzerinde gelişecek ve güçlenecektir.''
''DIŞ TİCARET HACMİMİZ, 4 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI''
Başbakan Erdoğan, konuşmasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin son dönemde her alanda ivme kazandığına dikkati çekti. Erdoğan, şunları söyledi: ''Nitekim son dönemlerde ilişkilerimiz, her alanda hızla ivme kazanıyor. Geçen yıl itibariyle söylüyorum: Dış ticaret hacmimiz, 4 milyar dolara yaklaştı. Beş yıl önce sadece 60 milyon dolardı, şimdi nereden nereye... Mısır'daki Türk yatırımları, bugün 2 milyar dolara ulaştı. Hedefimiz, bu rakamı 5 milyar dolara çıkarmak. Mısır seyahatimize 280 Türk girişimcimiz geldi. Yarın işadamları konseyimizi toplayacağız ve Başbakan İsam Şeref kardeşimizle hitabımız olacak. İskenderiye'deki Burj El Arab bölgesi ile Altı Ekim Sanayi Şehri hızla artan Türk yatırımlarıyla daha farklı bir çehreye bürünüyor. Mısır'ın ekonomik alanda her zamankinden daha fazla dayanışmaya ve dış yatırıma ihtiyaç duyduğu bu dönemde Türkiye elinden gelen katkıyı sağlama çabasındadır. Türkiye ile Mısır'ın müşterek bağları dikkate alındığında işbirliği bakımından şüphesiz daha pekçok imkan ve fırsat önümüzde duruyor. İki ülke toplamda 150 milyon nüfusluk bir gücü oluşturuyor. İki ülkenin yüzölçümüne baktığımızda yaklaşık 1 milyon 800 bin metrekare. Akdeniz'i adeta biz kuşatıyoruz. Ülkelerimiz arasında sadece ticaret değil, askeri, kültürel ve enerji alanlarına da yoğunlaşmamız gereken önemli bir potansiyel mevcut...''
''BUGÜN 11 ANLAŞMAYA İMZA ATTIK''
Türkiye'nin Mısır'ın, Avrupa'ya, Kafkaslar'a açılan kapısı olduğuna vurgu yapan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Kültürel potansiyelinin yanına turizmi de koyduk. Zira Mısır'ın inanç ve kültür turizmindeki yeri ortada. 9 yıl önce Türkiye'ye gelen turist sayısı 13 milyon bugün 30 milyonu aşmıştır. İnanırsak, azmedersek, çalışırsak oluyor, olacak. Sadece deniz, kum, güneş olarak bakarsanız olaya, o zaman bir yere varamazsınız. Mısır doğalgazının Arap boru hattıyla Türkiye'ye gelmesi, ülkelerimiz için olduğu kadar, bölgemiz ve ötesi açısından da yeni bir sayfa açabilecektir. Yani Avrupa'ya... Bu bakımdan, önümüzdeki dönemde de çalışmalarımızı sürdürmemiz gerekiyor. Mısır Türkiye'nin Afrika'ya açılan bir kapısı. Türkiye Mısır'ın Avrupa'ya açılan, Kafkaslar'a, Hazar'a açılan kapısı. Yeni faaliyete geçirdiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi bu doğrultuda kilit bir işlev görecektir. Bugün 11 anlaşmaya imza attık. Şimdi bu anlaşmaları süratle hayata geçireceğiz her anlamda. Başbakanlar riyasetinde adeta Bakanlar Kurulu yaptık.''
BARIŞ ADINA SÖYLEYECEK SÖZLERİ YOK
(İsrail gazetelerinde Mısır gezisiyle ilgili çıkan yorumlara ilişkin 'Önümüzdeki dönem mısır ve Türkiye İsrail'e karşı bir koordinasyon içinde olacak mı?' sorusu üzerine) Türkiye'nin diplomatik ilişkilerin bu tür ziyaretlerinin stratejik içeriğini herhalde İsrail belirlemeyecek. Bu stratejiyi biz belirleriz, adımlarımızı ona göre atarız. Ve barışın önündeki engelleri kaldırmak suretiyle burada barışa gönül veren en önemli ülke olarak gördüğümüz Mısır'la da bu konuda mutabakatımızı az önce ifade ettik.
Uluslar arası sularda 9 vatandaşımızı şehit eden İsrail'dir. Kısa bir süre önce yine 5 mısırlı kardeşimizi şehit eden İsrail'dir. İsrail'in barış adına dünyada söyleyecek hiçbir sözü yoktur. Strateji bize aittir, bunu kimseye soracak değiliz.
İSRAİL DEĞİŞİMİ OKUYAMIYOR
Mısır şu anda halkıyla bir ve beraber olarak iyi okuyan iyi tahlil edebilen bir ülke olmuştur. Ama bölgemizde bu değişimi okuyamayan ülkeler de var. Bunun başında İsrail gelmektedir. Ve bölgedeki barışı huzuru tehdit eden istikrarın tesis eden adımların karşısında tabii ki biz de sessiz kalamayız. Ve inanıyorum ki el ele vermek suretiyle bölgenin barışı güç kazanacaktır. Dünya artık değişiyor ve bu değişim süreci içerisinde halkın iradelerine kayıtsız kalmak mümkün değil.

KUTLU DOĞUM SANCILI OLUR
Şu anda bölgede yaşanan özellikle demokratik taleplere dayalı hak ve özgürlükler noktasındaki arayış özellikle de Tahrir meydanın tarih yazması bu noktada çok büyük önem ifade etmektedir. Şunun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Her kutlu doğum sancılı olur. Biz Türkiye olarak Mısır halkının bu süreci başarıyla atlatacağını görüyor ve buna inanıyoruz. Mısır halkı kardeşlerimiz bilmelidir ki, bizler iyi günde olduğu gibi zor günde de Mısır'ın yanındayız. Bizim birlikteliğimiz tarihten geliyor. Anadolu ve Mısır insanlık tarihine beşiklik etmiştir. Dolayısıyla bu haliyle bir coğrafyanın sıklet merkeziyiz.
5 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Kardeşim Başbakan Şeref ile birlikte bakanlarımız az önce ortak işbirliği anlaşmalarını imzaladık. Yaklaşık nüfus itibariyle baktığımızda 150 milyonu aşkın nüfusa sahip iki ülkeyiz. Ve yine baktığımızda 1 milyon 800 bin kilometre karelik alana sahibiz. Ve bu iki büyük ülke iki güçlü ülke inanıyorum ki bölgenin aydınlık barış dolu geleceğini hazırlamaya namzettir. Kurulan bu ekonomik mekanizma ülkelerimiz arasında geleceği çok daha güçlü kılacaktır. 3 milyon dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz ama bunu süratle 5 milyar dolara çıkarmalıyız. Yatırımcılarımız şu anda 1.5 milyar dolarlık yatırım hacmine sahip. Kendilerini teşvik ediyoruz bunu süratle 5 milyar dolara çıkarmaları hedefini verdik.
"GİZLİ MİHRAKLAR" SÖZÜNE AÇIKLIK GETİRDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan, Arap ligi toplantısında Arap Baharı'nı tersine çevirmek isteyen bazı gizli mihrakların harekete geçeceğini belirtmişti. Bu gizli mihrakların ne olduğu sorusuna Erdoğan "Gizli mihraklar çıkabilir hususunda süre içerisinde soyuttan somuta olarak göreceğiz. Dillendirmek doğru olmaz" yanıtı verdi.
GAZZE MÜJDESİ
Mısır Başbakanı Assam Sherif Mısır ile Gazze arasındaki refah sınır kapısına ilişkin yakın dönemde yeni adımlar atılacağını söyledi. "Gazze sınır kapısında kolaylaştırıcı önlemler almayı düşünüyor musunuz?" sorusuna Assam, "Aslında bu refahtan geçiş konusunda bunu anlaşmalar düzenlemektedir. Ümit ediyorum ki, yakın süre içinde bu konuda da düzenlemeler olacaktır" yanıtı verdi.
Erdoğan, Kahire Üniversitesi İktisat ve Siyasi Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen Uluslararası Hukuk Forumu'nda, Mısır ve uluslararası topluma seslendi.
"BÜYÜK FIRSATLAR BÜYÜK ZORLUKLARI GETİRİR"
Konuşmasında değişim sürecinin büyük fırsatlar kadar, zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Hepiniz takdir edersiniz ki; değişim süreci büyük fırsatlar kadar büyük zorlukları da beraberinde getiriyor. Bize göre, bu süreç, ortak bir akılla, kuşatıcı bir anlayışla yönetilebildiği takdirde, bölgesel ölçekte barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve refahın yayılması yönünde büyük kazanımlar elde edilecektir. Biz, buna bütün kalbimizle inanıyoruz. Bu suretle, demokrasi ile bölgenin sosyo-kültürel dokusunun bağdaşmaz olduğu yolundaki oryantalist hurafe de tamamen çürütülmüş olacaktır. Diğer taraftan, bu tarihi imkanın heba edilmesine asla müsaade etmemeliyiz. Gücümüzü zaafa uğratacak ayrıştırıcı ve çatışmacı siyaset yöntemlerinden özenle uzak duralım. Bölgede cereyan eden toplumsal olayların sebeplerini veya çözümlerini bölge dışı kaynaklarda aramak kesinlikle kaçınılması gereken bir yaklaşımdır. Artık çözümleri ertelemek için sürekli dış mihrakları bahane eden yaklaşımlar sona ermelidir. Bu sözlerim, bazı mihrakların kötü niyetlerini görmezden gelmez. Aksine onlara karşı uyanık olunması gerektiğini bir kere daha hatırlatıyorum ama artık dış mihrakları bahane ederek demokrasiyi ve özgürlükleri erteleme devri kapanmıştır. Demokrasi ve özgürlük, ekmek kadar su kadar siz kardeşlerimin hakkıdır.
"SÜRECİ DOĞRU YÖNETMEK LAZIM"
Bir hususun daha altını özellikle çizmekte yarar görüyorum. Bize göre bu süreci doğru yönetmenin ve doğru hedefe vardırmanın yolu yaşanan gelişmelerin meydana getirdiği coşkuyu mutlaka ihtiyatla karşılamaktır. Zira kontrolsüz, taşkın bir heyecan ve duygu seli yerine olgun bir sükunetle ve vakarla doğru adımlar atılmalıdır.''
''Unutmayalım ki; beklenen dönüşüm geleceğe duyulan umutların diri tutulmasıyla gerçekleşecektir'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Şimdi sizler demokrasi yolunda bir adım attınız ve Kasım 2011 sonunda inşallah sandıklara gideceksiniz, hür iradenizle Mısır'ın yeni iktidarını belirleyeceksiniz. İşte bu iktidara temennim odur ki: Halkın iktidarı ile halka dayalı bir iktidarla Mısır'ın miladı olacaktır'' ifadelerini kullandı.
''MISIR HALKI, KATILIMCI DEMOKRASİYE NE HAZIR OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR''
Başbakan Erdoğan, ''Devrimden sonra Mısır'da yapılan anayasal halk oylamasında, Mısır halkı katılımcı demokrasiye ne kadar hazır olduğunu göstermiştir. Mısır halkının demokratik değerlere sahip çıkma yolunda sergilediği irade ve kararlılık, bütün bölgede değişimin sembolü haline gelmiştir'' dedi.
Tahrir Meydanı'nın da tarih sayfalarındaki yerini aldığının altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Tahrir Meydanı, özgürlük ve demokrasi mücadelesi ile eş anlamlı olarak tarih sayfalarında yerini şimdiden almıştır. Mısır'ın içinde bulunduğu dönüşüm sürecinin bundan sonraki adımlarını da milli birlik içinde, süratle ve kararlılıkla atacağına olan inancımız tamdır. Yeni anayasanın ve genel seçimlerin Mısır'ı eskisinden çok daha güçlü ve çok daha saygın kılacağından eminiz. Bu yüzden seçimlerin zamanlı ve sağlıklı biçimde yapılması, bütün Mısır halkının güçlü bir katılımla yönetimi şekillendirmesi çok önemlidir. Mısır güçlendikçe ve geliştikçe, ilişkilerimiz de daha sağlam temeller üzerinde gelişecek ve güçlenecektir.''
''DIŞ TİCARET HACMİMİZ, 4 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI''
Başbakan Erdoğan, konuşmasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin son dönemde her alanda ivme kazandığına dikkati çekti. Erdoğan, şunları söyledi: ''Nitekim son dönemlerde ilişkilerimiz, her alanda hızla ivme kazanıyor. Geçen yıl itibariyle söylüyorum: Dış ticaret hacmimiz, 4 milyar dolara yaklaştı. Beş yıl önce sadece 60 milyon dolardı, şimdi nereden nereye... Mısır'daki Türk yatırımları, bugün 2 milyar dolara ulaştı. Hedefimiz, bu rakamı 5 milyar dolara çıkarmak. Mısır seyahatimize 280 Türk girişimcimiz geldi. Yarın işadamları konseyimizi toplayacağız ve Başbakan İsam Şeref kardeşimizle hitabımız olacak. İskenderiye'deki Burj El Arab bölgesi ile Altı Ekim Sanayi Şehri hızla artan Türk yatırımlarıyla daha farklı bir çehreye bürünüyor. Mısır'ın ekonomik alanda her zamankinden daha fazla dayanışmaya ve dış yatırıma ihtiyaç duyduğu bu dönemde Türkiye elinden gelen katkıyı sağlama çabasındadır. Türkiye ile Mısır'ın müşterek bağları dikkate alındığında işbirliği bakımından şüphesiz daha pekçok imkan ve fırsat önümüzde duruyor. İki ülke toplamda 150 milyon nüfusluk bir gücü oluşturuyor. İki ülkenin yüzölçümüne baktığımızda yaklaşık 1 milyon 800 bin metrekare. Akdeniz'i adeta biz kuşatıyoruz. Ülkelerimiz arasında sadece ticaret değil, askeri, kültürel ve enerji alanlarına da yoğunlaşmamız gereken önemli bir potansiyel mevcut...''
''BUGÜN 11 ANLAŞMAYA İMZA ATTIK''
Türkiye'nin Mısır'ın, Avrupa'ya, Kafkaslar'a açılan kapısı olduğuna vurgu yapan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Kültürel potansiyelinin yanına turizmi de koyduk. Zira Mısır'ın inanç ve kültür turizmindeki yeri ortada. 9 yıl önce Türkiye'ye gelen turist sayısı 13 milyon bugün 30 milyonu aşmıştır. İnanırsak, azmedersek, çalışırsak oluyor, olacak. Sadece deniz, kum, güneş olarak bakarsanız olaya, o zaman bir yere varamazsınız. Mısır doğalgazının Arap boru hattıyla Türkiye'ye gelmesi, ülkelerimiz için olduğu kadar, bölgemiz ve ötesi açısından da yeni bir sayfa açabilecektir. Yani Avrupa'ya... Bu bakımdan, önümüzdeki dönemde de çalışmalarımızı sürdürmemiz gerekiyor. Mısır Türkiye'nin Afrika'ya açılan bir kapısı. Türkiye Mısır'ın Avrupa'ya açılan, Kafkaslar'a, Hazar'a açılan kapısı. Yeni faaliyete geçirdiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi bu doğrultuda kilit bir işlev görecektir. Bugün 11 anlaşmaya imza attık. Şimdi bu anlaşmaları süratle hayata geçireceğiz her anlamda. Başbakanlar riyasetinde adeta Bakanlar Kurulu yaptık.''