'Terörle mücadelede kararlıyız'

Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, hükümetin terörle mücadele konusundaki kararlılığının bir kez daha altını çizerek, "Terörü kımıldayamaz hale getirmek için her çareye başvururuz." dedi

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
'Terörle mücadelede kararlıyız'
Bakanlar Kurulu'nda yapılan kapsamlı değerlendirmenin ardından konuşan Arınç, "Terör olayına karşı hükümetimizin güvenliği sağlamak amacıyla yapacağı her operasyon meşrudur, doğrudur ve yerindedir." dedi.

MÜCADELEMEMİZ MEŞRUDUR
Arınç, "Askerlerimiz zırhlı araçların içinde... Havaya uçurulacak noktaya gelmişse biz bu yerin merkezine her türlü operasyonu yaparız her türlü tedbiri alırız, terörü kımıldayamaz hale getirmek için her çareye başvururuz." şeklinde konuştu.

Bülent Arınç, hükümetin terörle mücadele konusundaki kararlılığını işte bu sözlerle açıkladı.
Arınç ayrıca, "Her ülke meşru savunma içerisinde güvenliğini ne pahasına olursa olsun sağlamak zorundadır. Terörist eylemleri hiç kimse meşru, makul ve haklı bulamaz." dedi.

Hava herakatları ile ilgili de bilgi veren Bülent Arınç, "Son yapılan operasyonlar Kandil'e yöneliktir, terör örgütünün sığınaklarına köprülerine terör örgütünün kontrol noktalarına buluşma noktalarına yönelik başarılı operasyonlardır." dedi.

ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ ERHAN AR'IN CENAZESİ
Bülent Arınç'a cenazesi henüz tespit edilemeyen, şehit uzman çavuş Erhan Ar ile ilgili son durum da soruldu.
Arınç, "Dün bir ceset bulundu, fiziki benzerlik tarafından Erhan Ar'a ait olduğu tespit edildi. Ancak bu konuda yanılmak istemiyoruz adli tıp çalışması devam ediyor.

Bize intikal eden haberlere göre ceset yüzde 90 Erhan Ar'dır. Sanıyorum bu akşam ya da yarın öğleye kadar Erhan Ar'a ait olduğu açıklanacak onun da cenaze törenini yapacağız." şeklinde konuştu.

Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bülent Arınç, "Karayılan ile ilgili iddialar çok tartışıldı. Özellikle bu iddialar üzerinden hem TRT hem Anadolu Ajansı ciddi bir şekilde eleştirildi. Bu noktada dün Sayın Başbakan'ın İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat ile bir görüşmesi de oldu. Bu konuya ilişkin Sayın Başbakan'ın değerlendirmeleri oldu mu? Ayrıca, TRT ve Anadolu Ajansı'na gelen eleştirileri siz nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bir defa Sayın Başbakanımızın bir saate yakın İstanbul'da hareket halindeyken telefonla konuştuğunu biliyoruz. Kendisiyle ne konuştuğunu Sayın Başbakanımız da ifade ettiler. Ama bunların içerisinde Karayılan ile ilgili bir konu yoktu.

İkinci olarak TRT ve Anadolu Ajansı, Karayılan'ın İran'da yakalandığı konusuyla ilgili yayın yaptı. Bu yayınların doğru olmadığı bir şekilde ifade edildi. Bundan dolayı her iki kuruma da eleştiriler yöneltildi. Eleştiri çok önemli bir haktır. Bunu kim yaparsa yapsın buna saygı duyarız. Bildiğiniz gibi, parti içinden, parti yetkilisi arkadaşlarımız da bu haberleri yapmış olmasından dolayı TRT ve AA'yı eleştirdi. Bu demokratik bir haktır, doğru bir haktır.

Yerinde ve zamanında kullanılması da önemlidir. Benim incelediğim kadarıyla, biz haber peşinde koşuyoruz. TRT'nin bu dönem bizim için en büyük özelliği habere en kolay ve en çabuk ulaşılabilmesidir. Biz TRT'de protokol haberciliğini bıraktık. Haberi nerede koklarsak ona ulaşmaya çalışıyoruz ve onu bir an önce vermek istiyoruz.

"YOL KAZALARI YAŞANABİLİR"
Bu arada bazı yol kazaları yaşanabilir. Bizim aldığımız bilgiye, istihbarata göre, böyle bir konunun olabileceği söylendiğinde TRT biraz da ihtiyat payıyla, 'yakalandı mı?' sorusuyla bunu gündeme getirdi. Önce 'belki yakalandı' daha sonra 'yakalandı mı?' şeklinde gündeme getirdi. Bu bir haber kanalı için veya ajans için doğru bir yöntemdir. Şüphesiz teyit ettirilmesi önemlidir. Ancak her haberin teyit edilmesi ve bir an evvel de bu haberin teyit edilmiş şekliyle açıklanması mümkün olmayabilir.

TRT uzun bir süre son dakika haberleri olarak bunu geçti sonunda da teyit edilmediğini duyurdu. Bence objektif ve doğru bir habercilik yaptı. Arkasından AA sanıyorum Fars Haber Ajansı'na dayalı olarak, Burucerdi'nin, yani bu konularla yakından ilgisi bulunan kişinin, 'Biz PKK'nın iki numaralı ismini yakaladık' veya 'PKK'nın iki numaralı ismi elimizde' şeklinde bir beyanda bulunduğunu tespit ettik.

Ajansımız bunun üzerine gitti, haberi doğrulattı. Ancak bu iki numaralı isim kimdir? Murat Karayılan mıdır, Murat Kaçmaz mıdır? Evet, adının Murat olduğu söyleniyor ama bir sürü Murat var. Hangisidir, o açıklamayı yapmadılar. Bu İran'a ait bir yöntem olabilir. Biz bunu teyit edemediğimiz için sadece bu haberi vermekle yetindik. Yani Burucerdi'nin 'PKK'nın iki numaralı ismi elimizdedir' açıklaması ile yetinmek zorunda kaldık."

"KARAYILAN KONUSU MEÇHUL"
Diğer kanallar ve ajansların, TRT ve Anadolu Ajansı'nı dayanak göstererek haber yapabileceklerini belirten Arınç, bu kanal ve ajansların da teyit edilmeyen bir haber olarak bu haberi kendi envanterlerine geçirdiklerini söyledi.

Bülent Arınç, şunları kaydetti: "Dolayısıyla siz teyit edilmemiş bir haberi niçin böyle verdi diyerek iki kanalımızı da suçlayabilirsiniz, eleştirebilirsiniz. Ama biz bu konuda çok büyük bir yanlış yaptığımız kanaatinde değiliz. Bakınız, daha sonraları PKK ile doğrudan bağlantılı olan veya bazı televizyon kanalları ile internet haberciliği yapan yerlerde 'Şimdi Karayılan açıklama yapacak' manşeti veya haberi geçmesine rağmen canlı yayınlar yapılamadı, eski görüntüler ve arşiv görüntüleri kullanıldı.

Şu anda bile Karayılan'ın bizzat kendi ifadesi ile ve görüntüsüyle bir haber yapılabilmiş değil. İşin içinde bir şeyler var ama henüz açıklayabilmiş veya görebilmiş değiliz. Hem Operasyon öncesinde ve ve sonrasında bize bu şahsa ait bir haber, bir ses, bir görüntü şu anda yayınlanmış da değil. Nerededir, kimlerle beraberdir, ne yapmaktadır? Doğrusu bir meçhulün karşısındayız."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler