"Kaç tane doğru söyledin Kılıçdaroğlu"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şimdi CHP Genel Başkanı televizyonlara reklam vermiş. Ne diyor biliyor musunuz? 'Yalan nedir bilmem ben.' Allah aşkına bay Kemal bir senedir CHP Genel Başkanısın sana kaç tane yalan söylediğini sormuyorum. Kaç tane doğru söyledin onu söyle'' dedi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başbakan Erdoğan, partisince Bingöl'de PTT kavşağında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirilerde bulundu. ''CHP zihniyetinin koyduğu tüm o yasaklara biz son verdik. Ahmedi Hani'nin Memu Zin'ini kim yasakladı? CHP. Şimdi biz bunu Kültür Bakanlığı olarak yayınladık'' diyen Erdoğan, şunları söyledi:
''Ya kasetleri yasakladı bu CHP, biz serbest bıraktık. Farkımız bu. Bunlar camileri kapattılar. Bu CHP. İbadet etmeyi yasakladılar. Konya'da Alaaddin Camii'ni ahır haline getirdi bu CHP. Restorasyonu bize nasip oldu. Aynı zihniyetle devam ediyorlar. Şimdi sayın Kılıçdaroğlu diyor ki, ben yeni CHP'nin genel başkanıyım. Siirt'te çıkıyor diyor ki, statükonun Allahı Ankara'dadır. Kim diyor bunu? Kılıçdaroğlu. Partisinden bir tanesi çıkıyor, İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığının kapısında 'her nefis ölümü tadacaktır' yazıyor, diyor ki, sinir bozucu. Profesör bir de. Ya sen ne biçim bir profesörsün? Ayet olduğunu biliyorum, diyor. Kılıçdaroğlu'ndan en ufak bir ses yok. Bahçeli'den en ufak bir ses yok, diyor. Yarın öleceksin musalla taşına geleceksin. Tabutun üzerinde bir örtü. Örtünün üzerinde ne yazıyor? 'Küllü nefsün laikatün mevt' yazıyor. Ne demek o? 'Her nefis ölümü tadacaktır.' Orada da o yazıyor, ondan daha doğal ne olabilir? Değerli kardeşlerim enteresan olan her zaman söylüyoruz cumhurbaşkanı olsak, başbakan olsak, trilyarder olsak, profesör olsak ne yazar. O musalla taşına geleceksin ve hoca efendi cumhurbaşkanı niyetine demiyor, başbakan niyetine demiyor, milletvekili niyetine, trilyarder niyetine demiyor, profesör niyetine demiyor. Er kişi niyetine, diyor. Hatun kişi niyetine, diyor. Ondan sonra iki metreküpe gömüyorlar, ayrılıyorlar.''
''BİZ KULA KUL OLMAYACAĞIZ''
Erdoğan, ''Onun için biz kula kul olmayacağız. Dün Mardin'de de söyledim. Biz sadece hakka kul olacağız. Halka hizmeti hakka hizmet olarak bileceğiz'' dedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Bursa'da okuduğu pankarta değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Genel Başkan Bursa'da çıkıyor bir pankart okuyor. 'AK Parti'ye oy vermiyorum çünkü benim beynim var.' Herhalde arkadaş beyninden şüphe ediyordu. Kılıçdaroğlu da bunu gururlanarak orada okuyor. Bu ne demek biliyor musunuz? 22 Temmuz'da yüzde 71 oy alan AK Parti'ye oy veren 78 bin 407 kardeşime 'siz beyinsizsiniz' diyor, 16 milyon oy verene 'siz beyinsizsiniz' diyor. Çünkü bunların milli şefi de Ankara'da köşkün balkonuna çıkıp 'nankör Ankara' diye bağırmıştır. Bunlar bu. Aynı kafa, aynı zihniyet değişen bir şey yok.''
''Şimdi CHP Genel Başkanı televizyonlara reklam vermiş. Ne diyor biliyor musunuz? 'Yalan nedir bilmem ben.' Allah aşkına bay Kemal bir senedir CHP Genel Başkanısın sana kaç tane yalan söylediğini sormuyorum. Kaç tane doğru söyledin onu söyle'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
''Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber şimdi bazı yazarlar elbirliği etmişcesine, dil birliği etmişcesine şunu söylüyorlar; sayın Başbakan çok sert konuşuyor, diyorlar. Sevgili kardeşlerim şimdi bakınız, konuşmama dikkat edin, hitabım ortada ama seçtiğim kelimelere lütfen dikkat. Bunlar galiba diğer genel başkanları dinlemiyorlar. Belli ki bay Kemal televizyonlara çıkınca bu yazarlar hemen kanal değiştiriyorlar. Bir 10 dakika dinleseler, kimin sert konuştuğunu kimin nezaketten zerre kadar nasibini almadığını görecekler. Buradan Bingöl'den ben CHP Genel Başkanına bir de hatırlatma yapmak istiyorum; biliyorsunuz İstanbul mitinginde çıktı son derece kaba ve nezaketsiz bir biçimde ne dedi biliyor musunuz? Onun dişlerini sökeceğim. Meğer sadece hesap uzmanı değilmiş, sahte diş hekimliği diploması da varmış. Bay Kemal, AK Parti bu ülkede işkenceye son vermiştir. AK Parti döneminde işkenceye sıfır tolerans böyledir ama CHP'nin tek partili iktidar dönemlerinde bu ülke işkencelerle hep iç içe olmuştur. CHP demek işkence demektir. Koalisyon dönemlerinde bile onların, bu ülke hep CHP'nin iktidara ortak olduğu dönemler dahil maalesef işkenceleri yaşamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu sen eski CHP günlerini özlüyor olabilirsin ama biz artık buna izin vermeyeceğiz. Sevgili kardeşlerim, Türkiye'de özgürlükleri genişletmek, bunun için çok büyük mücadele verdik. Çetelerler mücadele ettik, darbe sevdalılarıyla mücadele ettik. 27 Mayıs darbesini kim bayram ilan etti? CHP. CHP, 27 Mayıs devrimini, yani Menderes'in, Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun idam edildiği günü bayram ilan ettiler. Ah kardeşlerim ah biz hukuk dışılıkla mücadele ettik. Özgürlükleri en ileri standartlara kavuşturmak için birçok reform yaptık.''
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Başbakan Erdoğan, ''Bugün bizim özgürlük anlayışımızı eleştiren yazarlar bizden önce talimatla yazı yazıyorlardı talimatla, buna biz son verdik. Sekiz buçuk yıl önce yazılamayanlar bugün yazılıyor, tartışılamayanlar bugün tartışılıyor, konuşulamayanlar bugün konuşuluyor'' diye konuştu.
Kendilerinin özgürlüklerin ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının ne olduğunu bildiklerini belirten Erdoğan, ''Onun için yasaklarla mücadele ettik. İşte onun için isteyen istediğini yazsın neyi konuşmak istiyorsa konuşsun dedik ama başkasının özgürlük alanına girmesin dedik. Herkes dilediği gibi özgür olsun istedik. Biz bunu asla yeterli görmüyoruz. Özgürlükleri çok daha ileriye taşımak istiyoruz, onun için de yeni anayasa diyoruz'' dedi.
Erdoğan ayrıca, ''Yeni anayasayla temel hak ve özgürlüklerin egemen olduğu bir Türkiye'yi inşallah 12 Haziran'da daha da güçlendirerek, devam ettireceğiz. Biz sadece özgürlük, sadece demokrasi diyoruz. Yola böyle çıktık, böyle devam edeceğiz'' diye konuştu.
''Ya kasetleri yasakladı bu CHP, biz serbest bıraktık. Farkımız bu. Bunlar camileri kapattılar. Bu CHP. İbadet etmeyi yasakladılar. Konya'da Alaaddin Camii'ni ahır haline getirdi bu CHP. Restorasyonu bize nasip oldu. Aynı zihniyetle devam ediyorlar. Şimdi sayın Kılıçdaroğlu diyor ki, ben yeni CHP'nin genel başkanıyım. Siirt'te çıkıyor diyor ki, statükonun Allahı Ankara'dadır. Kim diyor bunu? Kılıçdaroğlu. Partisinden bir tanesi çıkıyor, İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığının kapısında 'her nefis ölümü tadacaktır' yazıyor, diyor ki, sinir bozucu. Profesör bir de. Ya sen ne biçim bir profesörsün? Ayet olduğunu biliyorum, diyor. Kılıçdaroğlu'ndan en ufak bir ses yok. Bahçeli'den en ufak bir ses yok, diyor. Yarın öleceksin musalla taşına geleceksin. Tabutun üzerinde bir örtü. Örtünün üzerinde ne yazıyor? 'Küllü nefsün laikatün mevt' yazıyor. Ne demek o? 'Her nefis ölümü tadacaktır.' Orada da o yazıyor, ondan daha doğal ne olabilir? Değerli kardeşlerim enteresan olan her zaman söylüyoruz cumhurbaşkanı olsak, başbakan olsak, trilyarder olsak, profesör olsak ne yazar. O musalla taşına geleceksin ve hoca efendi cumhurbaşkanı niyetine demiyor, başbakan niyetine demiyor, milletvekili niyetine, trilyarder niyetine demiyor, profesör niyetine demiyor. Er kişi niyetine, diyor. Hatun kişi niyetine, diyor. Ondan sonra iki metreküpe gömüyorlar, ayrılıyorlar.''
''BİZ KULA KUL OLMAYACAĞIZ''
Erdoğan, ''Onun için biz kula kul olmayacağız. Dün Mardin'de de söyledim. Biz sadece hakka kul olacağız. Halka hizmeti hakka hizmet olarak bileceğiz'' dedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Bursa'da okuduğu pankarta değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Genel Başkan Bursa'da çıkıyor bir pankart okuyor. 'AK Parti'ye oy vermiyorum çünkü benim beynim var.' Herhalde arkadaş beyninden şüphe ediyordu. Kılıçdaroğlu da bunu gururlanarak orada okuyor. Bu ne demek biliyor musunuz? 22 Temmuz'da yüzde 71 oy alan AK Parti'ye oy veren 78 bin 407 kardeşime 'siz beyinsizsiniz' diyor, 16 milyon oy verene 'siz beyinsizsiniz' diyor. Çünkü bunların milli şefi de Ankara'da köşkün balkonuna çıkıp 'nankör Ankara' diye bağırmıştır. Bunlar bu. Aynı kafa, aynı zihniyet değişen bir şey yok.''
''Şimdi CHP Genel Başkanı televizyonlara reklam vermiş. Ne diyor biliyor musunuz? 'Yalan nedir bilmem ben.' Allah aşkına bay Kemal bir senedir CHP Genel Başkanısın sana kaç tane yalan söylediğini sormuyorum. Kaç tane doğru söyledin onu söyle'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
''Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber şimdi bazı yazarlar elbirliği etmişcesine, dil birliği etmişcesine şunu söylüyorlar; sayın Başbakan çok sert konuşuyor, diyorlar. Sevgili kardeşlerim şimdi bakınız, konuşmama dikkat edin, hitabım ortada ama seçtiğim kelimelere lütfen dikkat. Bunlar galiba diğer genel başkanları dinlemiyorlar. Belli ki bay Kemal televizyonlara çıkınca bu yazarlar hemen kanal değiştiriyorlar. Bir 10 dakika dinleseler, kimin sert konuştuğunu kimin nezaketten zerre kadar nasibini almadığını görecekler. Buradan Bingöl'den ben CHP Genel Başkanına bir de hatırlatma yapmak istiyorum; biliyorsunuz İstanbul mitinginde çıktı son derece kaba ve nezaketsiz bir biçimde ne dedi biliyor musunuz? Onun dişlerini sökeceğim. Meğer sadece hesap uzmanı değilmiş, sahte diş hekimliği diploması da varmış. Bay Kemal, AK Parti bu ülkede işkenceye son vermiştir. AK Parti döneminde işkenceye sıfır tolerans böyledir ama CHP'nin tek partili iktidar dönemlerinde bu ülke işkencelerle hep iç içe olmuştur. CHP demek işkence demektir. Koalisyon dönemlerinde bile onların, bu ülke hep CHP'nin iktidara ortak olduğu dönemler dahil maalesef işkenceleri yaşamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu sen eski CHP günlerini özlüyor olabilirsin ama biz artık buna izin vermeyeceğiz. Sevgili kardeşlerim, Türkiye'de özgürlükleri genişletmek, bunun için çok büyük mücadele verdik. Çetelerler mücadele ettik, darbe sevdalılarıyla mücadele ettik. 27 Mayıs darbesini kim bayram ilan etti? CHP. CHP, 27 Mayıs devrimini, yani Menderes'in, Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun idam edildiği günü bayram ilan ettiler. Ah kardeşlerim ah biz hukuk dışılıkla mücadele ettik. Özgürlükleri en ileri standartlara kavuşturmak için birçok reform yaptık.''
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Başbakan Erdoğan, ''Bugün bizim özgürlük anlayışımızı eleştiren yazarlar bizden önce talimatla yazı yazıyorlardı talimatla, buna biz son verdik. Sekiz buçuk yıl önce yazılamayanlar bugün yazılıyor, tartışılamayanlar bugün tartışılıyor, konuşulamayanlar bugün konuşuluyor'' diye konuştu.
Kendilerinin özgürlüklerin ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının ne olduğunu bildiklerini belirten Erdoğan, ''Onun için yasaklarla mücadele ettik. İşte onun için isteyen istediğini yazsın neyi konuşmak istiyorsa konuşsun dedik ama başkasının özgürlük alanına girmesin dedik. Herkes dilediği gibi özgür olsun istedik. Biz bunu asla yeterli görmüyoruz. Özgürlükleri çok daha ileriye taşımak istiyoruz, onun için de yeni anayasa diyoruz'' dedi.
Erdoğan ayrıca, ''Yeni anayasayla temel hak ve özgürlüklerin egemen olduğu bir Türkiye'yi inşallah 12 Haziran'da daha da güçlendirerek, devam ettireceğiz. Biz sadece özgürlük, sadece demokrasi diyoruz. Yola böyle çıktık, böyle devam edeceğiz'' diye konuştu.