Bahçeli, YSK'nın kararı için ne dedi?

MHP lideri Bahçeli, YSK'nın bağımsız adaylar hakkındaki kararı için bakın ne dedi...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Bahçeli, YSK'nın kararı için ne dedi?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 12 bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını iptal kararını değerlendirirken, ''Yargıya saygı duyulmalıdır. Alınan karar herkes tarafından kabul edilmelidir'' dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anadolu Gösteri Merkezi'ndeki MHP'nin milletvekili adaylarını tanıtım toplantısının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin ''YSK'nın bazı bağımsız adaylara ilişkin aldığı kararı'' sorması üzerine, Bahçeli şöyle konuştu:

''Yüksek Seçim Kurulu, her seçim döneminde bağımsız veya siyasi partilerden milletvekilliği aday adaylığı için başvurmuş olanlardan, milletvekilliği adaylığı statüsünü kazanarak seçim takvimine uygun günde Yüksek Seçim Kurulu'na verilmesi sonrası çok yönlü bir araştırma yapmaktadır. Araştırmanın hangi gerekçelere dayalı olarak yapılmış olduğu açıklanmadan bazı bağımsız adayların seçime katılamayacaklarının ilan edilmiş olması, konu üzerinde her zaman fırsat kollayan, istismar eden çevreleri harekete geçirmiştir. 24 saat bütün televizyonlar ve malum konuşmacılar değerlendirmelerde bulunmuştur. Yargıyı ve seçimleri sorgulayan bir bakış açısıyla ortaya çıkmışlardır ve yine hepsi PKK yandaşlığına soyunan bir üslubu kullanmışlardır.''

''O zaman bu demokrasi havarileri nerelerdeydi?"

Bahçeli, ''21. Dönem TBMM'de Adana milletvekili olarak dört yıla yakın bir süre görev yapmış olan Sayın Ali Halaman, 2007 seçimlerinde yine MHP'nin adayı olarak başvurmuş ve seçilebilir bir sırada iken, ismi Yüksek Seçim Kurulu'na verilmiş ve Yüksek Seçim Kurulu bugünkü maddeleri esas alarak Sayın Ali Halaman'ın adaylığını reddetmiştir. O zaman bu demokrasi havarileri nerelerdeydi, ileri demokrasi taraftarları nerelerdeydi, o zaman neden ses çıkarmadılar, şimdi konuyu istismar edercesine Türkiye'nin gündemini ve hatta seçimleri tehdit edecek boyutlara doğru sürüklemektedirler. MHP olarak her tarafta yargıya saygı duyulması gerektiğini söylüyoruz. Şimdi de yine yargıya saygı duyulmalıdır. Alınan karar herkes tarafından kabul edilmelidir'' diye konuştu.

Yasalara uygun adaylar belirlemenin, yasalara uygun seçim çalışmaları sürdürmenin her partinin görevi olması gerektiğini belirten Bahçeli, ''Türkiye'yi bölmeye yönelik bir olayın tahrikçisi, provokatörü ve mağduru durumuna düşerek Türkiye'yi karıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Buna da kimse müsaade etmeyecektir'' dedi.

Bahçeli ''CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Meclis'in olağanüstü toplanabileceğini söyledi, siz bu çağrıya katılır mısınız?'' sorusunu ise, ''AKP ile CHP uzun zamandır PKK'nın siyasallaştırılması ve ileri demokrasi konularında Türkiye'nin bölünme eşiğine doğru gidişinde çok yönlü bir ağız birliği içindeler. İleride koalisyon da kurabilirler, şimdi de Meclis'i toplayıp ikisinin sayısı ile her şeyi yapabilirler. Kendilerinin takdirine bırakıyoruz ama MHP olarak bu oyunlara Türkiye'nin düşmesine rıza gösteremeyiz'' diye yanıtladı.

'"Türk milleti parçalanmamın, bölünmenin arifesinde"

Bahçeli, milletvekili adaylığı için partisine çok sayıda başvuru olduğunu belirterek, listede yer alamayan partililerden de canla başla çalışmalarını istedi.

Partisinin yalnızca birilerini milletvekili yapmak için yola çıkmadığını ifade eden Bahçeli, ''Türk milleti parçalanmanın, bölünmenin arifesindeyken, aday listesinde kimin önde ya da kimin arkada olduğunun ne önemi vardır ki?'' diye sordu.

Bayrağın dalgalanmak için rüzgar gözlediğini dile getiren Bahçeli, ''Kerkük, Musul, Kıbrıs, Hocalı, Bosna ve Türk'ün olduğu her yer, buradan yükselecek milli kararı özlüyor. 'Ne mutlu Türk'üm sözünün tökezlememesi için sizlerin gayretleri gerekiyor. Türkiye'ye düşman kim varsa, bizim aramıza ayrılık otu eken onlardır'' dedi.

İnsanın büyüklüğünün kendini adadığı hedef ve ülküler kadar olduğunu söyleyen Bahçeli, milletin de tesadüfen biraraya gelmiş kalabalıklar olmadığını anlattı.

Bahçeli, şöyle dedi:
''Millet dediğimiz sosyolojik hazine, ısmarlama bir kalabalık değildir. Tesadüfen biraraya gelen ve rastlantıların bileşkesinde yükselen topluluk değildir. Dağılmak üzere birleşmiş, dönemsel menfaatlerin öncülüğünde oluşmuş bir yapı da değildir. Millet olma şuuru binlerce yıllık mazinin imbiğinde damıtılan ve rafine hale gelen muazzam bir gerçekliktir. Ne kahramanlar ne de ilim ve irfan sahipleri milleti imal edemezler.

Kabile bilincini aşamamış, aşiretlere özgü kalıplardan çıkamamış, dar asabiyetin çekim merkezine hapsolmuş zihniyetlerin bu söylediklerimizi anlaması mümkün değildir. Milletin oluşumunda farklılıklar değil, benzerlikler belirleyici olmuştur. Etnik kimliklerin tanınması, okşanması ve teşvik edilmesi millet gerçeğiyle tamamen çelişmektedir. Alt ve mahalli kültürlerin, milli kültüre rakip olması ve ayrılma talepleri binlerce yıllık millet oluşumunu geriye götürecek ve bölünmenin fitilini ateşleyecektir. Bu kapsamda yanan ateşin mayına ulaşması büyük bir gürültüyle patlayacak, emek emek oluşmuş millet hazinesi ise paramparça olacaktır. Türk milleti işte böyle bir tehlikenin eşiğinde bulunmaktadır. Bunun vebali de kuşkusuz millet gerçeğini anlamamış, anlasa da içine sindirememiş ve kavmiyetçi zihniyetin patikasında yolunu kaybetmiş Adalet ve Kalkınma Partisi'ndedir.

Dokuz yıla yaklaşan iktidarı döneminde AKP; talan olmuş devlet malını yağmalamış, yalan olmuş milleti kandırmış, tefrika olmuş cepheleşmeleri özendirmiş, kriz olmuş işsizliği ve yoksulluğu azdırmış, yıkım olmuş Türk milletinin birliğini sakatlamış, hizip olmuş kavgayı artırmış, teslimiyetçi olmuş dayatmalara boyun eğmiş, müzakereci olmuş teröristle masaya oturmuş ve İmralı'daki katilin elini sıkmıştır. AKP ile geçen her gün kaybedilmiş ve heba edilmiş bir zaman olarak hatırlarda kalacaktır.''

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler