Camiler birlik olma yeridir

Camiler sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda mü'minlerin bir araya gelme, birlik olma mekânıdır

M. FATİH ÇITLAK M. FATİH ÇITLAK
Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Camiler birlik olma yeridir
Dostlar, dinimizin kıymetini bilelim. Allah Teâlâ, Efendimize ve dolayısıyla ümmetine toprağı hem temiz hem temizleyici kılmıştır. Bu ne demektir? Bu şu demektir: Bir Müslüman temiz olmak kaydıyla her yerde ibadetini yapar ve dahi o toprakla teyemmüm ederek abdestini de, gusül dahil, almış sayılır. Bu niye bir nimettir biliyor musunuz? Mesela diğer semâvi dinlerde, ibadet etmek isteyenin kendi ibadethanesine gitme mecburiyeti vardır. Bizim dinimizde, tarlada çalışan bir çiftçi vakit girince alır abdestini, bir ağacın gölgesinde namazını kılar ibadetini yapar. Yeryüzü mü'mine ibadethane olarak tahsis edilmiş olmasına rağmen dinimizde mescitlerin, camilerin önemi de çok büyüktür. Çünkü bizim dinimizde cami sadece ibadet maksadıyla biraraya gelinen yer değil, mü'minlerin toplanma mekanıdır. Din kardeşlerinin bir araya gelme, hal hatır sorma, ihtiyaç sahiplerini tanıyıp, ihtiyaçlarını giderme ve sosyal hayata dair daha birçok konunun paylaşılma, sorunların çözülme mekânıdır. Bu kadar mı? Tabi ki hayır! Camiler aynı zamanda birer ilim yuvasıdır. İlme dair mevzuların konuşulduğu, öğrenildiği, öğretildiği yerlerdir. Kıymetli Dostlar, yani hafta bir gidilen değil, günde beş kere kapısı çalınan Allah Teâlâ'nın evleridir camiler. Günde beş kez din kardeşleriyle bir araya gelen kişilerin kaynaşamaması için, ancak günümüzdeki gibi asosyal ve Efendimiz'in (s.a.v.) cami ve ümmet olma hakkındaki hadislerinden, sünneti seniyyelerinden bîhaber (habersiz) kişiler olması gerekir. Camiler bir araya gelme mekânı olunca, bir araya gelmenin de bir takım kurallarını olması icab eder ki, bunların büyük bir çoğunluğu Efendimiz (s.a.v.) tarafından tesis edilmiştir. Giyilecek kıyafetin temizliğinden şekline, beden temizliğine, ağız kokusundan diş bakımına, hangi ayakla girilip hangi ayakla çıkılacağına varıncaya kadar birçok konu Efendimiz (s.a.v) tarafından ümmetine bizzat tarif edilmiştir. Efendimiz (s.a.v.) ümmetinin tek vücut olması için gayret etmiş, bu hususta onları bazen teşvik bazen de ikaz ederek dikkatlerinin sürekli olarak bu konuya odaklanmasını istemiştir.

EFENDİMİZ'İN (S.A.V.) HADİSLERİYLE CAMİ VE CEMAAT ADABI
"Kişinin cemaat ile kıldığı namazı evinde veya çarşıda kıldığı namazdan 27 derece daha faziletlidir. Bu fazilet şu şekilde gerçekleşir: Biriniz güzelce abdest alır, sırf namaz kılmak için camiye gelirse camiye varıncaya kadar attığı her adım için bir sevap verilir ve bir günahı silinir. Camiye girdiği zaman namaz için beklediği sürece namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Melekler bu kimseye dua edeler. Kimseye eziyet etmediği ve abdestli olduğu sürece; 'Allah'ım!
Bu kulunu bağışla, ona merhamet et ve tövbesini kabul et' derler." (Ebû Dâvûd)
İmama uyacak kişi sadece bir erkek ise imamın sağına durur. Zaruret olmadan soluna ve arkasına durmak sünnete aykırı olduğu için mekruhtur.
İmama uyanlar birden çok iseler imamın arkasına dururlar. Ön saf dolunca ikinci saf oluşturulur. Ön safta yer varken ikinci safa durulmaz. Ön safta namaz kılmanın sevabını Peygamberimiz şöyle açıklamıştır: "İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta yer almanın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı." (Müslim) Camiye giderken temiz giysiler giymek, sarımsak, ter, çorap, sigara ve benzeri kötü kokulardan temizlenmiş olmak cami adabının gereğidir. "Kim sarmısak, soğan, pırasa yemişse, mescidimize yaklaşmasın. Çünkü insanoğlunun rahatsız olduğu şeyden melekler de rahatsız olur" (Müslim) "Bir kimse Cuma günü boy abdesti alarak iyice temizlenir, saçının ve sakalının bakımını yapar, güzel kokular sürünerek camiye çıkar, camide oturan iki kişinin arasını açmaz, kılabildigi kadar namaz kılar, imamın hutbesini sesini çıkarmadan dinlerse, o Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları bağışlanır." (Buhari) Dostlar, bu arada namaz kılmak neyse Hutbe dinlemek de aynen öyledir. Nasıl ki namazda konuşmuyorsak, Hutbe dinlerken de konuşamayız. Konuşanı, susun diye ikaz bile edemeyiz. Hutbeyi, namaz kılar gibi sükunetle, edeple dinlemek Cuma'nın farzlarındandır. Resulullah (s.a.v) buyurdular ki: "Münafıklara en ağır gelen namaz yatsı namazıyla sabah namazıdır. Eğer bu iki namazdaki hayrın ne olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa onları kılmaya gelirlerdi. Nefsimi kudret eliyle tutan Zât`a kasem olsun! Ezan okutup namaza başlamayı, sonra halkın namazını kıldırması için yerime birini bırakmayı, sonra da beraberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle namaza gelmeyenlerin evlerini ateşe vermeyi düşündüm." (Buhari) Dostlar, namazı camide cemaatle kılmanın ne güzel, kılmamanın ise ne kötü bir şey olduğunu Efendimiz'den (s.a.v.) daha iyi kim bilebilir? Kimse! O zaman evimize, ocağımıza ateş düşürmenin âlemi yok.
Efendimiz'in (s.a.v.) emrini tutalım, şefaatini umalım. İlla sebebini hikmetini aramaya kalkarsak, biz bulana kadar bir de bakmışız ki ömür geçmiş, Allah muhafaza!


UYDUM İMAMI ÂZAM'A
İmamı Âzam Ebu Hanife Hazretlerinin, (Cemaatle namaz kılarken, imama uyanlar, Fatiha ve zammı sure okumaz) dediğini duyanlardan on kişi, Hazreti İmamın huzuruna gelip derler ki:
- İmamın okumasını kâfi görüp, cemaate Kur'ân okutmadığını işittik. Halbuki, Fatihasız namaz olmaz.
Elimizde bunu isbat eden kuvvetli deliller vardır. Hakkın ortaya çıkması için tartışmaya geldik. Hazreti İmam der ki - Ben bir kişi, siz on kişisiniz, hepinizle aynı anda nasıl tartışayım?
- Nasıl tartışmak istiyorsunuz?
- İçinizden en bilgili, âlim olanı seçin, onunla konuşayım.
O, kendi ile birlikte hepinizin adına konuşsun.
- Teklifiniz uygun...
- O beni yenerse, hepiniz beni yenmiş olacaksınız, ben onu yenersem, hepiniz yenilmiş olacaksınız. Kabul mü?
- Peki kabul ettik.
- Tartışmayı ben kazandım.
- Nasıl olur, daha başlamadık bile...
- Siz, seçtiğiniz âlimin hepinizin adına konuşmasını kabul etmediniz mi?
- Evet...
- Ben de, sizin kabul ettiğinizi kabul ediyor, aynı şeyi söylüyorum. Herkesin tâbi olduğu imam, kendi adına ve ona uyup, imam kabul edenler adına Kur'ân-ı Kerim okur, cemaat okumaz.
Anlaşamadığımız bir nokta kaldı mı?
- Evet anlaştık.
İmamı Âzam Hazretleri bir gece rüyasında kendisini, Efendimiz'in (s.a.v) kabrini açmış ve onun mübarek ve pâk olan bedenine sarılmış olarak görür. Ertesi gün bu gördüğü olağanüstü rüyayı Tabiin'in büyüklerinden İbn-i Sirin Hazretlerine anlatır. İbn-i Sirin; "Bu rüyayı sen görmüş olamazsın. Bunun sahibi sen değilsin, bunun sahibi Ebu Hanife olsa gerek." der. İmamı Âzam Hazretleri "Ebu Hanife benim!" deyince, İbn- Sirin; "Sırtını aç göreyim." der. Ebu Hanife Hazretleri sırtını açar, iki omzunun ortasında bir ben vardır. İbn-i Sirin Hazretleri bu beni görünce; Evet sen Ebu Hanifesin. Peygmaberimiz (s.a.v.) senin hakkında; "Benim ümmetim içinde, iki omuzu arasında bir "ben" bulunan biri gelir.
Allah'u Teâlâ dinini onunla kuvvetlendirir, ihya eder.
buyurdu." der. NOT: Ramazan'ın 17. gecesi nde 3 önemli hadise oldu.
1.
Ramazan orucu farz kılındı 2. Bedir Savaşı oldu. 3. Hz Ali Efendimiz (k.v.) şehit edildi.



AYET-İ KERİME
"Ey Âdemoğulları! Her mescitde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez." Araf 31

HADiS-İ ŞERİF
"İki kişi, bir kişiden hayırlıdır.
Üç kişi, iki kişiden hayırlıdır.
Dört kişi, üç kişiden hayırlıdır. Cemaat olmanız gerekir. Muhakkak ki, Allah'ın (yardım) eli cemaatle beraberdir. Allah azze ve celle ümmetimi ancak hidayet üzere cem eder, toplar. Bilin ki, cemaatten uzak duran her kişi ateşe düşer.
İbn-i Asâkir, Müsned


SORDUM-ÖĞRENDİM
Cemaatle namaz kılarken imama uyan kimseler nasıl davranır? İmama uyacak olan kişi en azından kalbiyle imama uymaya niyet etmelidir. Niyetini dili ile söylemesi ise müstehaptır. Niyetten sonra ara vermeden namaza başlanması gerekir. Kişi rüku, rükudan doğrulma, secdeye varma ve secdeden kalkmada, imama iştirak eder. Bu fiilleri imamdan önce yapmaz, kıraat (Fatiha ve zammı süre) dışındaki iftitah ve intikal tekbirleri, rüku ve secde tesbihleri, son oturuşlardaki salatü selamları, Sübhaneke ve Tahiyyat dualarını tek başına kıldığı namazlarda okuduğu gibi okur.

DUA
Camiler birlik olma yeridir-1 Ya Rabbi! Ümmeti Muhammedi tevhid nuru etrafında cem eyle. Âmin n Rabbimiz!
Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri Sana ermiş kullarınla beraber Yanına al. (Âl-i İmran 193)


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler