İslami kurallar içinde çalışmak ibadettir

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
İslami kurallar içinde çalışmak ibadettir
Çalışmak dünya hayatında varlığımızı sürdürmek için muhtaç olduğumuz hayatî bir zarurettir. Çalışmak, Âhiret mutluluğunu da kazanma sebebidir. Zira insan için ancak çalışmasının karşılığı olacağı gerçeği bir ilâhî kanundur.
Rabbimiz bu gerçeği Kur'ân'ımızda şöyle açıklar: "Hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez, insan için ancak çalışmasının karşılığı vardır. Çalışmasının karşılığı da onun tarafından görülecektir."
(1) İlmî, ziraî, ticarî ve sınaî alanlarda ve diğer muhtelif hizmet dallarında insanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik verimli çalışmalar yapmak ibâdettir. Allah'ın rızasını kazanmaya sebeptir. Âhiret saadetine ermeye vesiledir. Ancak çalışmanın ibâdet olabilmesi ve Allah'ın sevgisine erdirebilmesi için çalışmanın Kur'ân ve Sünnet'in yasakladığı üretim ve tüketimle ilgili olmaması, haram kılınan iş ve hizmet dalları ile bağlantılı bulunmaması lâzımdır. Ayrıca çalışmanın kişinin kendisinin, zevcesi ve çocuklarının, bakıma muhtaç ana-babasının ihtiyaçlarını karşılamak ve de cemiyetin âciz, yetim, dul ve işsiz gibi muhtaç kesimine yardımcı olmak gibi gayelerle yapılması gerekir.
Kur'ân âyetleri ve Peygamberimiz Hz.Muhammed'in hadîsleri bu gerçeği açıklamaktadır. a) Gerçekten kişinin nefsinin ve bakımı ile mükellef olduğu aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak, akrabası ve toplumuna yük olmamak için çalışması ibadettir. Günahların affına, pek çok sevap kazanılmasına sebeptir.. Yüce Peygamberimiz şöyle buyurur: ["İbadet yetmiş nevidir. En faziletli (ibadetlerden biri) de Helâl rızık kazanmak için çalışmaktır." "... (Aman) insanlara yük olmayınız." "Allah, kulunu helâl kazanç için çalışırken yorgun düşmüş görmeyi sever." "İnsanın yiyip içtiklerinin en erdemlisi; en bereketli olanı bizzat çalışıp kazanmasıyla aldıklarıdır."]

(2) Peygamberimiz hadislerinde kişinin bizzat nefsi, eşi, çocukları ve hatta çalıştırdığı işçiler için harcadıklarının kendisi için bir sadaka; Allah'ın rızasını kazandıracak bir ibadet olduğunu açıklarken bir diğer hadîslerinde de şöyle buyurmuştur:
Sana sığınıyorum "
Bazı günahlar vardır ki onları namaz, zekât, oruç ve hac affettiremez. O günahları, ancak geçim çalışmalarındaki çekilen zahmetler giderir."

(3)
Zarurî olan çalışmalarımızı ibâdet olarak değerlendiren Allahımıza hamd ederiz. Nefsimizin ve bakmakla yükümlü olduğumuz aile fertlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak ibâdet olunca pek tabiidir ki çevremize muhtaç duruma düşüren tembellik de bir ibâdetsizlik olur. Çünkü "İnsanlara yük olmayınız" buyuran Peygamberimiz'in buyruğuna göre diğer insanlara gereksiz yük olmak haramdır. Haram olduğu içindir ki Peygamberimiz daima "Allahım!
Tembellikten ve âcizliğe düşmekten sana sığınıyorum..."
şeklinde duâ etmişlerdir.
(4) Peygamberimiz bir hadislerinde de şöyle buyurmuşlardır: "Kim bana insanlardan bir şey istemeyeceğine, onlara yük olmayacağına; garanti verebilir ki ben de ona Cennet'e gireceğine garanti vereyim."
(5) b) Açıklandığı üzere mü'minin ibadet olduğu inancıyla nefsi ve ailesi için çalışıp kazanması gibi başta akrabası olmak üzere yardıma muhtaç insanlara faydalı olmak gayesi ile çalışıp kazanması da ibadettir.
Öneminden ötürü bir daha vurgulayalım: Âciz, yetim, dul ve işsiz gibi sosyal yardım bekleyen insanlar için çalışmak, özellikle akraba içindeki fakirlere yardımcı olmak için çırpınmak, yüce dinimizin emri olduğu için bir ibâdet görevidir. Bu maksatla çalışan kişi ibâdet içindedir.
Dinimizin: "Zekât veriniz. Anababaya, akrabaya, komşulara, arkadaşlara, fakirlere ikram ediniz. Darda kalmışlara ödünç veriniz." şeklindeki emirlerinin taşıdığı asıl ma'na şudur: "Çalışınız. Size ve ailenize yetecek kadarından fazla kazanınız ki, zekât verecek, çevrenize infak edecek ve ödünç verecek duruma geliniz." Nitekim Rabbimiz, Müminûn Sûresi'nin ilk âyetlerinde "Firdevs Cenneti"ne girecek bahtiyar müminlerin vasıflarını bildirirken: "Onlar zekât (verebilecek güce ulaşmak) için çalışanlardır."
(6)
buyurmaktadır. Böylece muhtaç toplum fertlerine yardımcı olmak için çalışmanın bir ibadet olduğunu daha belirgin bir şekilde açıklamaktadır. Konumuzun bu yönünü açıklayan hadîslerinde ise Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.
Geceleri namaz kılan kişi ["Yardıma muhtaç dul kadınlar ve yoksullar için çalışıp kazanan; (kazancının bir kısmını onlara ayıran) kişi Allah yolunda savaşan kişi gibidir. Gündüzleri nafile oruç tutan, geceleri nafile namaz kılan kişi gibi sevaptadır."]
(7)
Toplumun âcizlerine yardım etmek için çalışmanın ibâdet olduğunu açıklarken insanlara çalışarak nafakalarını kazanacakları iş imkânları sağlamanın niyete göre ibadet niteliğine bürünecek bir amel olduğunu vurgulamak isteriz.
Çünkü -Allah şanını artırsın-Peygamberimiz'in ifadesiyle "Bir hayra aracı olmak, onu bizzat yapmak gibidir." Bu itibarla İslâm Dini'nin topluma tecâvüz olarak vasıflandırıp yasakladığı faiz, karaborsa, içki-kumar- fuhuş işletmeciliği ve emeği sömürü gibi haram kazanç yollarına düşmemek kaydıyla ve İslâmi yaşantıdan sapmamak şartıyla insan çalışmalı, yatırımdan yatırıma koşmalıdır.
İslâm'a bağlı, çalışkan, yatırımcı insanları da takdir etmelidir.
Yerilecek insanlar çalışanlar değil, haramlara bulaşarak, topluma zarar vererek çalışanlar ve kazananlardır. Evet, ancak onlardır aşağılık olanlar. Onlardır Cehennemlik olanlar. Rabbimiz "Gaşiye"
Sûresi'nde zarar verici çalışmaların faillerinin "yorgun ve bitkin olarak kızgın ateşe gireceklerini" bildirmektedir. Peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır. ["Haramla beslenen vücut (yanmaksızın) Cennet'e giremez." "... Zira o ateşe layıktır."]
(8)
İslâm Dini müminlerin nefisleri aileleri ve toplumları için yapacakları çalışmaları ibadet olarak değerlendirdiği içindir ki helâl ve haram ölçülerine bağlı çalışmaya da kazanmaya da sınır yoktur. Çünkü üretilecek, üzerinde çalışma yapılacak ve yararlanılacak bütün maddeler Rabbimizin birer nimetidir. Bu nimetlere mümin kulları olarak lâyık olan bizleriz. Çok çalışacağız, çok kazanacağız. Faydalandırmak suretiyle de Mevlâmıza şükredeceğiz.
(1) Necm, 38-41. (2) Sırasıyla: Keşfül-Hafâ Hn. 1699; C. Sağîr 2/135, 1/75; İ. Mace, Hn. 2137. (3) Ramûzul-Ehadis Hn. 1713. (4) Et-Tac, 5/123. (5) C. Sağîr, 2/183. (6) Mü'minûn 4. (7) İbn-i Mace, Hadis No: 2140; S.Tirmizi Hn. 1918. (8) M. Mesâbih, Hn. 2787; K. Hafâ, Hn. 2632.

SORULARA PEYGAMBERiMiZiN DiLiNDEN CEVAPLAR
Kişi, çocukları için yaptığı harcamadan sevap alabilir mi?
Bu soruyu, Dînar'ın bir para birimi olduğunu hatırlatarak Peygamberimiz'in (s.a.) dilinden cevaplandıralım.
Sahabî Ebu Hüreye şöyle anlatıyor:
Hz. Peygamber bir öğütlerinde sadaka verilmesini emir buyurdu. Bir adam söz aldı da şöyle dedi:
- Ya Resûlallah! Sevap kazanmak için sadaka olarak verebileceğim bir dînarım var. Ne tavsiye buyurursunuz?
- Onu kendine harca.
- Ya Resûlallah! Sadaka olarak verebileceğim bir dînarım daha var.
- Onu da çocuğun için sarfet.
- Bir başka dînarım daha var, Ya Resûlallah!
- Onu da hanımına ayır.
- Verebileceğim bir dînar daha var.
- Onu da hizmetçine veriver. Çocuklarımız için yapılan harcama da sadakadır Bazı müslümanlar sadakayı aile fertleri dışındakilere yapılan yardım olarak değerlendirmektedirler. Oysaki bütün faydalı sözler, davranışlar ve işler birer sadaka (hayır) olduğu gibi nefsimize, eşimize ve çocuklarımıza yaptığımız harcamalar da bizlere sevap kazandıracak birer sadakadır. Mevzuumuzla ilgili bir hadîslerinde Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Allah'ın rızasını kazanmak için verdiğin; bir esiri salıvermek için sarf ettiğin; bir yoksula ayırdığın; eşin ve çocuklarına harcadığın paralar yok mu?
Bunlardan sevabı en çok olanı eşine-çocuklarına harcadığındır
."

Bir Ayet
Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et.
Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama.
Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez. (Kasas Sûresi/77)

Bir Hadis
İslâm'da çalışmadan, dilenerek geçinmek yasaktır. Çalışabilecek durumda olan kimsenin dilenmesi haramdır. En kötü şartlar altında dahi çalışma, başkalarına yük olmaktan üstündür.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler