Ramazan ayının yücelikleri 2
Giriş Tarihi:
E- RAMAZAN FİTRE AYIDIR
Ramazan ayının bir özelliği de genelde yardımlaşma özelde fitre ayı olmasıdır. Dîni ölçülerimize göre zengin olanlar Kur'ân'ın ve Peygamberimiz'in pekiştirici emri gereği fitre vermekle yükümlüdür. Dinimizin rûhunu yansıtıcı katıldığımız görüşlere göre temel ihtiyaçları yanı sıra bayram günü ve gecesi gereksinimlerini karşılayabilecek kişi de, fitre vermekle mükelleftir. Bu kişi, fitre alabileceği gibi fitre de verebilir. Dînimiz zekâtla zenginleri, fitre ile de zenginlerin yanı sıra fakirleri de verici konumuna yükseltmektedir. Bir toplumun gerçek mutluluğu da ancak bütün fertlerinin güçleri ölçüsünde verici konumuna gelmeleri ile mümkündür. Bunun içindir ki Kur'ân'da Rabbimiz darlık içinde iken verebilenleri överken, Peygamberimiz de "en makbul yardımın ihtiyaç duyulurken yapılabilen" olduğunu duyurmuştur. Ramazan Bayramı'nın birinci günü görevleşirse de fitre, Ramazan ayına özgü ibadettir.
F- RAMAZAN İ'TİKÂF/İBADETE SOYUNMA AYIDIR
Ramazan İtikâf ayıdır. İtikâf merkezi camilerden birinde on gün süreyle bütün dünyevî meşgûliyetlerden soyutlayarak Allah'a yöneltmektir; tövbe, namaz, zikir, Kur'ân okuma ve tefekkürle rûhen arınmaya ve yücelmeye çalışmaktır. Sürekli vahiy alan ve Allah ile kalbî beraberlik içinde olan Peygamberimiz her yıl Ramazan ayının son on (10) gününde Medîne Mescidi'nde geceleriyle birlikte on gün itikâfa girerdi. Kur'ân ve Sünnet'le yönlendirildiğimiz bir ibâdet olduğu için İ'tikâf bizim için de Ramazan ayında öğütlenen bir görev olmuştur. Hayatın ardı arkası kesilmez problemleri içinde ezilen, bunalan ve yıllık seyahatlerle çözüm üretmeye çalışan insanlar olarak bizler, -unutulan değerlerimiz arasında olan- İ'tikâf ibadetine gerçekten muhtacız.
G- RAMAZAN AYI SEVAPLARIN BOLCA KAZANILACAĞI AYDIR
İslâm'a uygun olan ve Allah'ın rızası amaçlanan iradeli sözlerimiz, davranışlarımız, işlerimiz ve ilişkilerimize asgari on birim sevap verileceğini Rabbimiz Kur'ân'ımızda müjdelemektedir. Peygamberimiz de Ramazan ayında yaptığımız güzel amellerimize en az yetmiş kat mükâfat verileceğini açıklamaktadır. Alacağımız sevaplar katlanacağı içindir ki Ramazan ayı, İslâm tarihi boyunca hayırların çoğaltıldığı ve günahların azaltıldığı ay olmuştur.
Ğ- RAMAZAN BAĞIŞLANACAĞIMIZ AYDIR
Ramazan ayının bu özelliğini de Peygamberimiz'in sunacağımız hadislerinden öğreniyoruz.
Sevgili Peygamberimiz, "Ramazanın son gecesinde ümmetimin günahları bağışlanır" buyurunca O'na îman edenler sordular:
- Ya Resûlallah! Sözünü ettiğiniz bağışlanma gecesi Kadir Gecesi değil midir?
- Hayır; Kadir Gecesi ayrı bir rahmet gecesidir. Biliyorsunuz işçi işini bitirdiği zaman, ücretini tam olarak alır. Bu da öyle. Mü'min Ramazan'da yaptığı ibâdetlerin mükâfatını Ramazan'ın son gecesinde alır. Bu arada günahları da bağışlanır. HHH Sevgili okurlarımız! Açıklamaya çalıştığımız Ramazan ayının yüce ve yüceltici bereketlerini şimdi de Peygamberimiz'in özlü anlatımından aktaralım:
HZ. PEYGAMBER'İN DİLİNDEN RAMAZAN AYININ ÖZELLİKLERİ
Hz. Selman (R.) anlatıyor. Şa'ban ayının son günü Allah'ın Resûlü Hz. Muhammed bize şöyle hitap buyurdu: - Ey insanlar! Büyük ve bereketli bir ay gölgesini üzerinize saldı.
Bu ayda bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah bu ayın orucunu farz kıldı.
Gecelerini ibâdetle (değerlendirmeyi de) öğütledi. Allah'ın sevgisine ermek için kim bu ayda bir hayır yaparsa Ramazan'ın dışında yetmiş hayır yapan kişi gibi sevap kazanır.
Kim de bu ayda bir farz yaparsa bu ayın dışında yetmiş farz yapan kişi gibi sevap alır. Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükâfatı ise Cennet'tir. Bu ay yardımlaşma ayıdır. Mü'minlerin rızıklarının artırılacağı aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının bağışlanmasına ve nefsinin Cehennem'den kurtulmasına sebep olur. Ayrıca oruçlunun sevabından bir kısmı eskitilmeksizin ona oruçlunun mükâfatı gibi mükâfat verilir." (Allah'ın Resûlü'nün öğütlerine karşılık sahâbîler) sordular: - İyi ama ya Resûlallah! Her birimiz oruçluyu iftar ettirecek yiyeceği bulamamaktadır. - Allah bu sevabı, oruçluyu bir hurma ile, bir yudum su ile veya su karıştırılmış süt ile iftar ettirene de verir. Bu ay, önü rahmet, ortası bağışlanma ve sonu da Cehennem'den kurtuluş olan bir aydır. Her kim yönetimi altındakinin işini azaltırsa Allah onu bağışlar ve onu Cehennem'den kurtarır. Bu ayda dört ameli çok çok yapınız. Bunlardan ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz. İkisini yapmaya ise daima muhtaçsınız. Rabbinizi hoşnut edeceğiniz iki amel, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şehâdet etmeniz ve O'ndan affınızı dilemenizdir. Yapmaya muhtaç olduğunuz iki amel ise Allah'tan Cennet'i istemeniz ve Cehennem ateşinden O'na sığınmanızdır.
Ramazan ayının bir özelliği de genelde yardımlaşma özelde fitre ayı olmasıdır. Dîni ölçülerimize göre zengin olanlar Kur'ân'ın ve Peygamberimiz'in pekiştirici emri gereği fitre vermekle yükümlüdür. Dinimizin rûhunu yansıtıcı katıldığımız görüşlere göre temel ihtiyaçları yanı sıra bayram günü ve gecesi gereksinimlerini karşılayabilecek kişi de, fitre vermekle mükelleftir. Bu kişi, fitre alabileceği gibi fitre de verebilir. Dînimiz zekâtla zenginleri, fitre ile de zenginlerin yanı sıra fakirleri de verici konumuna yükseltmektedir. Bir toplumun gerçek mutluluğu da ancak bütün fertlerinin güçleri ölçüsünde verici konumuna gelmeleri ile mümkündür. Bunun içindir ki Kur'ân'da Rabbimiz darlık içinde iken verebilenleri överken, Peygamberimiz de "en makbul yardımın ihtiyaç duyulurken yapılabilen" olduğunu duyurmuştur. Ramazan Bayramı'nın birinci günü görevleşirse de fitre, Ramazan ayına özgü ibadettir.
F- RAMAZAN İ'TİKÂF/İBADETE SOYUNMA AYIDIR
Ramazan İtikâf ayıdır. İtikâf merkezi camilerden birinde on gün süreyle bütün dünyevî meşgûliyetlerden soyutlayarak Allah'a yöneltmektir; tövbe, namaz, zikir, Kur'ân okuma ve tefekkürle rûhen arınmaya ve yücelmeye çalışmaktır. Sürekli vahiy alan ve Allah ile kalbî beraberlik içinde olan Peygamberimiz her yıl Ramazan ayının son on (10) gününde Medîne Mescidi'nde geceleriyle birlikte on gün itikâfa girerdi. Kur'ân ve Sünnet'le yönlendirildiğimiz bir ibâdet olduğu için İ'tikâf bizim için de Ramazan ayında öğütlenen bir görev olmuştur. Hayatın ardı arkası kesilmez problemleri içinde ezilen, bunalan ve yıllık seyahatlerle çözüm üretmeye çalışan insanlar olarak bizler, -unutulan değerlerimiz arasında olan- İ'tikâf ibadetine gerçekten muhtacız.
G- RAMAZAN AYI SEVAPLARIN BOLCA KAZANILACAĞI AYDIR
İslâm'a uygun olan ve Allah'ın rızası amaçlanan iradeli sözlerimiz, davranışlarımız, işlerimiz ve ilişkilerimize asgari on birim sevap verileceğini Rabbimiz Kur'ân'ımızda müjdelemektedir. Peygamberimiz de Ramazan ayında yaptığımız güzel amellerimize en az yetmiş kat mükâfat verileceğini açıklamaktadır. Alacağımız sevaplar katlanacağı içindir ki Ramazan ayı, İslâm tarihi boyunca hayırların çoğaltıldığı ve günahların azaltıldığı ay olmuştur.
Ğ- RAMAZAN BAĞIŞLANACAĞIMIZ AYDIR
Ramazan ayının bu özelliğini de Peygamberimiz'in sunacağımız hadislerinden öğreniyoruz.
Sevgili Peygamberimiz, "Ramazanın son gecesinde ümmetimin günahları bağışlanır" buyurunca O'na îman edenler sordular:
- Ya Resûlallah! Sözünü ettiğiniz bağışlanma gecesi Kadir Gecesi değil midir?
- Hayır; Kadir Gecesi ayrı bir rahmet gecesidir. Biliyorsunuz işçi işini bitirdiği zaman, ücretini tam olarak alır. Bu da öyle. Mü'min Ramazan'da yaptığı ibâdetlerin mükâfatını Ramazan'ın son gecesinde alır. Bu arada günahları da bağışlanır. HHH Sevgili okurlarımız! Açıklamaya çalıştığımız Ramazan ayının yüce ve yüceltici bereketlerini şimdi de Peygamberimiz'in özlü anlatımından aktaralım:
HZ. PEYGAMBER'İN DİLİNDEN RAMAZAN AYININ ÖZELLİKLERİ
Hz. Selman (R.) anlatıyor. Şa'ban ayının son günü Allah'ın Resûlü Hz. Muhammed bize şöyle hitap buyurdu: - Ey insanlar! Büyük ve bereketli bir ay gölgesini üzerinize saldı.
Bu ayda bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah bu ayın orucunu farz kıldı.
Gecelerini ibâdetle (değerlendirmeyi de) öğütledi. Allah'ın sevgisine ermek için kim bu ayda bir hayır yaparsa Ramazan'ın dışında yetmiş hayır yapan kişi gibi sevap kazanır.
Kim de bu ayda bir farz yaparsa bu ayın dışında yetmiş farz yapan kişi gibi sevap alır. Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükâfatı ise Cennet'tir. Bu ay yardımlaşma ayıdır. Mü'minlerin rızıklarının artırılacağı aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının bağışlanmasına ve nefsinin Cehennem'den kurtulmasına sebep olur. Ayrıca oruçlunun sevabından bir kısmı eskitilmeksizin ona oruçlunun mükâfatı gibi mükâfat verilir." (Allah'ın Resûlü'nün öğütlerine karşılık sahâbîler) sordular: - İyi ama ya Resûlallah! Her birimiz oruçluyu iftar ettirecek yiyeceği bulamamaktadır. - Allah bu sevabı, oruçluyu bir hurma ile, bir yudum su ile veya su karıştırılmış süt ile iftar ettirene de verir. Bu ay, önü rahmet, ortası bağışlanma ve sonu da Cehennem'den kurtuluş olan bir aydır. Her kim yönetimi altındakinin işini azaltırsa Allah onu bağışlar ve onu Cehennem'den kurtarır. Bu ayda dört ameli çok çok yapınız. Bunlardan ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz. İkisini yapmaya ise daima muhtaçsınız. Rabbinizi hoşnut edeceğiniz iki amel, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şehâdet etmeniz ve O'ndan affınızı dilemenizdir. Yapmaya muhtaç olduğunuz iki amel ise Allah'tan Cennet'i istemeniz ve Cehennem ateşinden O'na sığınmanızdır.