Yakışıklı oyuncu, Türk yemeklerinin müdavimi çıktı! En çok sucuk ve Türk kahvesini seviyor. Türk Sineması hakkında ise hiçbir şey bilmiyor! Her yıl yeni bir ürününü, dünyaca ünlü bir yıldızın oynadığı reklam filmiyle tanıtan Magnum, yeni ürünü 'Magnum Gold'un reklamında da, dünyanın en iyi oyuncularından Benicio del Toro'yu oynatma kararı aldı. Yaklaşık iki ay önce yeni ürünün lansmanında del Toro'nun oynayacağıyla ilgili haberi, GÜNAYDIN'ın arka sayfası için hazırlarken, ne del Toro ile tanışacağım, ne onunla aynı kameraların önünde rol yapacağım aklıma gelmezdi! Yönetmenliğini Bryan Singer'ın yaptığı ve del Toro'ya Oscar kazandıran 'The Usual Suspects'te ünlü aktörün canlandırdığı 'Fred Fenster' rolünü hatırlayanlar, onun filmlerini takip edenler; geçen perşembe günü Magnum'un Barcelona'daki dünya lansmanında yaşadığım heyecanı çok daha iyi anlayacaktır.
"HI, HELLO, HOW ARE YOU?" Yakışıklılığıyla Brad Pitt'in neredeyse kopyası olan, muhteşem yüz hatlarına, karizmatik bakışlara ve bunların yanında olağanüstü bir oyunculuk yeteneğine sahip olan del Toro ile aynı karede yer almak ve onunla tanışma fırsatı yakalamak; benim gibi onun hayranı olan birçok kişinin kalbini durduracak kadar heyecanlı bir haberdi. Ve Benicio del Toro'yu ilk kez, W Hotel Barcelona'nın lobisinde gördüm. Bir anda heyecanlı bir atmosfer oluştu. Çığlıklar, fısıldaşmalar ve "Aman Tanrım!"lar arasında, del Toro asansörün kapısından yavaş yavaş bizim oturduğumuz masaya ilerledi. Hepimiz tamamen donmuş haldeyken, onun kendinden emin, etrafa gülücükler saçarak "Hi, Hello, How are you?" diye yanımızdan geçmesini izledik.
MÜTEVAZI VE SICAKKANLI BİRİ Orada oturduğu yaklaşık 10-15 dakikalık süre zarfında, hepimiz del Toro'ya kilitlenmiştik. Sonra ünlü aktör, yine el sallayıp, selam vererek yanımızdan uzaklaştı. Orada kaldığı kısa sürede bile mütevazı ve sıcakkanlı hali, benim gibi büyük bir heyecanla çekimleri bekleyen diğer gazeteci arkadaşlarımın da yüreğine su serpti. Ekip olarak öğleden sonra otelden ayrılıp, lansmanın yapılacağı 'El Principal' isimli restoranın yolunu tuttuk. Kapıda bizi, günün konseptine uygun giyinmiş, gizli ajan kılığındaki güvenlik görevlileri karşıladı. İçeride Magnum'un davet ettiği 26 ülkeden gazeteci ve televizyoncular ile firmanın üst düzey yetkilileri bulunuyordu. Çekim için sıramızı beklerken, başrolünde del Toro ve seksi oyuncu Caroline Correa de Souza'nın oynadığı, 'James Bond' ve 'Ocean' serilerini andıran aksiyon dolu yeni reklam filmini izledik! Sonra bizi, saç-makyaj hazırlığı ve canlandıracağımız sahne için rolümüze çalışmak üzere küçük bir odaya aldılar. Kostümlerimizi giydikten sonra, (ki bu başımıza geçirdiğimiz berelerden ibaretti), del Toro'nun ekibinden iki oyuncu koçu bize rollerimizi çalıştırdı. Birer cümleden oluşan repliklerimizi ezberlemek, gerektiği gibi söyleyebilmek ve rolümüzü layıkıyla yerine getirebilmek için birkaç tekrar yapmamız gerekti. "Rolüm neden bu kadar az" diye iç geçirirken, çekimler başlamadan ellerimin buz kestiğini ve kalbimin gittikçe daha hızlı bir şekilde çarptığını hissediyordum. Bir süre üzerimizde hırsız kostümümüzle bekledikten sonra, saat 14.15'te Türkiye ekibini çekim için sete çağırdılar. Karanlık ve kablolarla dolu sette 5-10 adım attıktan sonra karşımızda del Toro belirdi. Son derece sıcak bir şekilde, bize nereden geldiğimizi sordu. "TÜRKİYE'YE GELMEYİ İSTİYORUM" Daha önce hiç Türkiye'ye gelmediğini, ancak Türkiye'yi çok merak ettiğini ve gelmek istediğini söyleyen del Toro, meğerse Türk yemeklerinin olduğu bir restoranın müdavimiymiş! New York'ta bir Türk restoranına (ismini bir türlü hatırlayamadı) sıklıkla gittiğini söyleyen del Toro, bu restoranda en çok Türk kahvesi içmeyi ve 'baharatlı sosis' yemeyi sevdiğini söyledi. Baharatlı sosis dediği şey de, tahmin edeceğiniz üzere sucuktan başka bir şey değil. Türk yemeğini çok seven del Toro, Türk Sineması hakkındaysa neredeyse hiçbir bilgiye sahip değildi. Ona saydığımız Fatih Akın, Nuri Bilge Ceylan ve Ferzan Özpetek isimlerinin hiçbirini duymuşluğu yoktu. Efsanevi futbolcu Diego Maradona'nın hayatının anlatılacağı bir filmde başrolde yer alıp almayacağına dair sorumuza ise, "Maradona'yı çok iyi tanıyorum. Ama fiziklerimiz benzemiyor ki. Böyle bir projem yok" cevabını verdi.
15 DAKİKALIĞINA STAR OLDUM Caroline de Souza'nın da sete gelmesiyle sohbetimiz sona erdi ve çekim başladı. Bu arada Benicio senaryoyu birazcık değiştirdi. O kısa süre içinde bile ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Araya yeni replikler koyarak bizim konuşacağımız kısımları tekrarlattı. del Toro, tüm ekiple fotoğraf çektirdikten sonra da hepimizle tokalaşıp bizi uğurladı. Onunla tanışmak ve 15 dakikalığına bile olsa, aynı karede yer almak, gerçekten hayatımın en güzel deneyimlerinden biriydi!
BENICIO DEL TORO 43 yaşındaki Benicio del Toro, Hollywood'un oyunculuğundan övgüyle söz ettiği bir isim... 'The Usual Suspects' ve 'James Bond- License to Kill' filmleri, 2001'de 'Traffic' filmiyle 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' Oscar'ı alması, 2008'de Che Guevera'yı canlandırarak Cannes'da 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında ödül kazanması onu önemli bir aktör haline getirdi. En son 'The Wolfman' filminde oynadı.
TANRIM BANA 'ECE' DEDİ! Ünlü manken Ece Sükan, gazeteci ekibinden çok daha şanslıydı! Çünkü o, bizden hemen sonra, Benicio del Toro ve Carolien de Souza Correa ile tek başına mini bir sahne çekti. Bizim de oynadığımız senaryonun aynısını oynadı ama Benicio del Toro'nun karşısında tek başınaydı. Sükan, sahne çekiminden sonra yanımıza geldi. Kız kıza yaptığımız sohbette "Tanrım, bana 'Ece' diyerek ismimle hitap etti. Çok heyecanlıydı. Muhteşem bir oyuncu. Hayalim gerçek oldu. Çok güzel bir deneyimdi" dedi, heyecanla. Sükan'ın sahnesi, Magnum Türkiye internet sitesinde yayınlanacak!
BENİM ROLÜM NEYDİ? Benicio del Toro ile karşılıklı oynadığımız kısa sahnede hepimiz Benicio del Toro ile birlikte banka soyan azılı çetenin parçasıydık. Hürriyet'ten Cengiz Semercioğlu, Vatan'dan Sanem Altan, Habertürk'ten Elif Key, Milliyet'ten İlke Gürsoy ve Sabah'tan ben İdil Demirel, güzeller güzeli Caroline de Souza Correa ile Benicio'nun soygun ekibini oluşturduk. Senaryoya göre tam del Toro, kasayı patlatacağı anda Correa del Toro'ya sinirlenip, "Benny, bu düğmeye hep sen mi basacaksın! Bu işin en eğlenceli tarafı! Yıllardır senin işlerini hep biz yapıyoruz" diyor. Biz de ekibin diğer üyeleri olarak, ona destek olmak için teker teker 'patlattığımız' yerleri sayıyoruz!
İlke Gürsoy: Fort Knox Cengiz Semercioğlu: Miami Airport İdil Demirel: Texas Satate Trust Elif Key: Royal Bank, Liechtenstein Sanem Altan: Bob's Diner, Knoxville Birkaç kelimeden oluşan repliklerimizi del Toro'nun karşısında söylemek bile hepimizi heyecanlandırıyor!
HERKESİN KISKANDIĞI KADIN 1979 Brezilya doğumlu Caroline De Souza Correa, sinemanın yeni parlayan yıldızlarından...' The Fast and Furious' ve 'Stars Wars Episode III'te yer alan Correa, Angelina Jolie'ye benzerliğiyle de dikkat çekiyor.