Milli ittifak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye, MHP’ye, BBP’ye, CHP’ye, Saadet’e gönül verenlere çağrı yaptı: Gelin, 16 Nisan’da birlikte bir milli, yerli ittifak yapalım. Büyük Türkiye’yi birlikte inşa edelim, hissi değil hasbi davranalım...
Giriş Tarihi:
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Muhtarlar Buluşması, dün ilk kez Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. 37'nci kez muhtarlarla buluşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün yaklaşık 2 bin muhtara hitap etti. Erdoğan, özetle şöyle dedi:
Ana muhalefetin başındaki zat, '17 Nisan'da muhtarlıkları bu Cumhurbaşkanı kapatabilir' diyor. İnanın böyle bir yalan makinesi ben görmedim. Muhtarların nasıl seçildiğini dahi bilmiyor. Beni de millet seçti, sizleri de millet. Ne yazık ki muhtarı bu beyefendi hafife alıyor. Kim ne iş yapar haberi yok.
Bu zat 15 Temmuz'u karalar, şehitlerimizin aziz ruhlarını da muazzeb eder. Çok çirkin şu ifadeye bak, '15 Temmuz örtülü bir darbe' diyor. Sen şehitlerimize bu hakaret yetkisini nereden buldun? Örtülü darbeyse, zerre kadar haysiyetin, şahsiyetin varsa, çık dosyalarını ortaya koy. Dürüst ol, doğru ol.
Ben o gece geç saatlerde Yeşilköy'e indiğimde orada binlerce kardeşim çağrıya uymuş oraya gelmişti. Dediler ki saat 11.30 gibi Kılıçdaroğlu geldi ve ayrıldı dediler. Niye ayrıldın oradan? Sonra öğrendik ki Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitmiş. Milletinin arasında kalsaydın ya.
Hani tanklar oradaydı, sen neredeydin? Bu iş lafla olmaz, bu iş yürekle olur, yürekle. Bak, 36 yaşında Sabri, tankın altına kendini atıyor. Tank üzerinden geçiyor, 2. tank geliyor, yine altına kendini atıyor. Kolu, ayağı kırılıyor ama oradan yürekli bir gazi olarak çıkıyor. Şimdi Sabri mi, Kılıçdaroğlu mu? Sabri, Sabri... Mesele bu.
Türk tipi başkanlık sistemi dedim, bundan rahatsız olanlar var. Bizim kendi geleneklerimiz var, bizim geçmişten gelen bir siyaset anlayışımız var, ilm-i siyasetimiz var. Biz bunları bir kenara mı koyacağız.
Bir milletvekili, nasipsiz, evet diyenleri İzmir'de denize dökmekten söz ediyor. Kimsin sen, önce haddini bil. Seni Samsun, Samsun'a sokmaz. Amasya'ya, Sivas'a sokmazlar ya. Haddini bil. Oralarda yürüyemezsin be. Be terbiyesiz herif ya. Bu millet Yunan mı ya? Biz Yunan'ı denize döktük. Sen bu ülkede evet diyenleri denize dökeceksin. Genel başkanları konuşuyor, doğru bulmam diyor. Doğru bulmam deme, hemen sen kesin ihraç talebiyle bu adamı at. Atamıyorsan bu CHP gider. Bu nedir bu? Bunun adı bölücülüktür. Ama biz hayır diyenleri denize dökmeyiz.
Kulağımızın daha duymadığı çok zırvalar var. Milletimiz bunlara 16 Nisan'da gereken dersi verecek.
Tayyip Erdoğan'ı seven vardır, sevmeyen vardır. Beni bölücü terör örgüt sevmez, Beni FETÖ, DEAŞ, Batı, bir kısım liderler hiç sevmez. Zaten biz onların sevmesini beklemiyoruz. Ya bizi halkımız sevsin, bizi Hak kabul etsin, onun rızasını kazanalım yeter.
18 maddelik Anayasa değişikliği konusunda 180 tane yalan uydurarak milletin kafasını karıştırmaya çalışmanın adı muhalefet değildir. Türkiye böyle bir muhalefet anlayışla yola devam edemez. AK Parti'ye, MHP'ye, BBP'ye, CHP'ye, Saadet'e gönül veren kardeşlerimize, hepinize sesleniyorum. Gelin 16 Nisan'da birlikte bir milli, yerli ittifak yapalım. İnşallah. lider ülke Türkiye'yi, büyük Türkiye'yi inşallah farklı bir şeklide inşa etmenin, ihya etmenin gayreti içinde olalım.
Ana muhalefetin başındaki zat, '17 Nisan'da muhtarlıkları bu Cumhurbaşkanı kapatabilir' diyor. İnanın böyle bir yalan makinesi ben görmedim. Muhtarların nasıl seçildiğini dahi bilmiyor. Beni de millet seçti, sizleri de millet. Ne yazık ki muhtarı bu beyefendi hafife alıyor. Kim ne iş yapar haberi yok.
Bu zat 15 Temmuz'u karalar, şehitlerimizin aziz ruhlarını da muazzeb eder. Çok çirkin şu ifadeye bak, '15 Temmuz örtülü bir darbe' diyor. Sen şehitlerimize bu hakaret yetkisini nereden buldun? Örtülü darbeyse, zerre kadar haysiyetin, şahsiyetin varsa, çık dosyalarını ortaya koy. Dürüst ol, doğru ol.
Ben o gece geç saatlerde Yeşilköy'e indiğimde orada binlerce kardeşim çağrıya uymuş oraya gelmişti. Dediler ki saat 11.30 gibi Kılıçdaroğlu geldi ve ayrıldı dediler. Niye ayrıldın oradan? Sonra öğrendik ki Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitmiş. Milletinin arasında kalsaydın ya.
Hani tanklar oradaydı, sen neredeydin? Bu iş lafla olmaz, bu iş yürekle olur, yürekle. Bak, 36 yaşında Sabri, tankın altına kendini atıyor. Tank üzerinden geçiyor, 2. tank geliyor, yine altına kendini atıyor. Kolu, ayağı kırılıyor ama oradan yürekli bir gazi olarak çıkıyor. Şimdi Sabri mi, Kılıçdaroğlu mu? Sabri, Sabri... Mesele bu.
Türk tipi başkanlık sistemi dedim, bundan rahatsız olanlar var. Bizim kendi geleneklerimiz var, bizim geçmişten gelen bir siyaset anlayışımız var, ilm-i siyasetimiz var. Biz bunları bir kenara mı koyacağız.
Bir milletvekili, nasipsiz, evet diyenleri İzmir'de denize dökmekten söz ediyor. Kimsin sen, önce haddini bil. Seni Samsun, Samsun'a sokmaz. Amasya'ya, Sivas'a sokmazlar ya. Haddini bil. Oralarda yürüyemezsin be. Be terbiyesiz herif ya. Bu millet Yunan mı ya? Biz Yunan'ı denize döktük. Sen bu ülkede evet diyenleri denize dökeceksin. Genel başkanları konuşuyor, doğru bulmam diyor. Doğru bulmam deme, hemen sen kesin ihraç talebiyle bu adamı at. Atamıyorsan bu CHP gider. Bu nedir bu? Bunun adı bölücülüktür. Ama biz hayır diyenleri denize dökmeyiz.
Kulağımızın daha duymadığı çok zırvalar var. Milletimiz bunlara 16 Nisan'da gereken dersi verecek.
Tayyip Erdoğan'ı seven vardır, sevmeyen vardır. Beni bölücü terör örgüt sevmez, Beni FETÖ, DEAŞ, Batı, bir kısım liderler hiç sevmez. Zaten biz onların sevmesini beklemiyoruz. Ya bizi halkımız sevsin, bizi Hak kabul etsin, onun rızasını kazanalım yeter.
18 maddelik Anayasa değişikliği konusunda 180 tane yalan uydurarak milletin kafasını karıştırmaya çalışmanın adı muhalefet değildir. Türkiye böyle bir muhalefet anlayışla yola devam edemez. AK Parti'ye, MHP'ye, BBP'ye, CHP'ye, Saadet'e gönül veren kardeşlerimize, hepinize sesleniyorum. Gelin 16 Nisan'da birlikte bir milli, yerli ittifak yapalım. İnşallah. lider ülke Türkiye'yi, büyük Türkiye'yi inşallah farklı bir şeklide inşa etmenin, ihya etmenin gayreti içinde olalım.