İhanet etmeyin
Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye ve müteahhitleri uyardı: Kot farkıyla yolsuzluk yapılıyor. Kazanmak istiyorum derken, şehre ihanet ediyorlar
Giriş Tarihi:
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Şehircilik Şurası'nda çok sert mesajlar verdi: Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
Bizim için şehir hem vatandır, hem de Rabbimize yönelişimizin tezahürüdür. Bizler her alanda olduğu gibi şehircilik konusunda da tarihimizden ibret almak mecburiyetindeyiz. Batı ülkelerinde tek tipçi bir mimari anlayış hakimdir.
Dikey mimariden yana değilim, yatay mimariden yanayım. İnsan topraktan uzak değil, toprağa yakın olarak yaşamalıdır. Bugünün Türkiye'si böyle bir çirkinliği, böyle bir nobranlığı asla hak etmiyor. Dikey mimarinin altında yatan gerçek nedir, az topraktan çok büyük para kazanmak. Yapılan iş budur.
Beton, demir, tuğla yığınlarından oluşan o çirkin yapılar şehirlerimizi, yaylalarımızı, kıyılarımızı dahi işgal etmeye başlamıştır. Çirkinliklerden büyük üzüntü duyuyorum. Bu facialara bakanlık, belediyeler ve tüm birimlerle işbirliği halinde izin vermemeliyiz.
Sadece rant, sadece kar, sadece kazanç odaklı anlayışla şehir inşası gerçekleştiremeyiz. ABD'de Manhattan'ı düşünün. O devasa binaların arasına girdiğiniz zaman orada bir ruhsuzluğun olduğunu görürsünüz.
Kültürümüzde şehirlerinde zengin ile fakir, ümmi ile alim, zahit ile serkeş, patron ile işçi aynı mahallede bir ses işitimi mesafelerde oturabilmektedir. Bu birliktelik herkesin diğerinin halini görmesine, gerektiğinde yardım elini uzatmasını sağlar. Bu dokuyu öldüren yapılaşmalar medeniyetimizin o şehir kavramındaki 'dünya cennetini' ne yazık ki cehenneme çevirmiştir.
Ülkemizde süratle yıkılıp yeniden yapılması gereken 6 milyonun üzerinde konut, işyeri tespit edilmiştir. Depremin, selin, heyelanın ne zaman geleceği belli olmaz. Bunun için 6306 sayılı kanunu çıkardık. 49 ilimizde 187 yer riskli alan ilan edilerek, 400 bin konut ve işyerinin yenilenme süreci başlatıldı. 3 milyonun üzerinde vatandaşımızı ilgilendiren kentsel dönüşüme 2.5 milyar lira kaynak kullanıldı.
Kot denilen bir olay var. Bununla müteahhitler acımasız şekilde yolsuzluk yapıyorlar. Diyorum ki, kot olayında kesinlikle "kotu denizden verme" diye bir anlayışı bizim getirmemiz lazım. Bu işi bir defa kökünden kazımamız lazım.
Bodrum güneşi görmeyen yerdir. Bodrumu zemine dönüştüren anlayış da, bana göre ihanettir. "İşte efendim ne yapalım, şurdan kazanmak istiyoruz." geç o işleri. "Kazanmak" istiyorum derken şehre ihanet ediyorsun ihanet.
İstanbul Boğazı'nın hali ortada. Aramızda bunca mimar arkadaşlarım var, hepsi bilirler. Boğazı felç ettiler, İstanbul felç... Neden, bu yüzden. Bakıyorsun ki, o güzelim boğazda aman Yarabbi, 5 kat, 6 kat, 7 kat binalar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın, hükümetimizin kararlı bir adım atması gerekiyor. Ondan sonra da bunu sıfırlayalım demiyorum. Bu çirkin yapılaşmaların yıkılıp, onların yerine inşaat yapılsın, yapılsın ama dediğim gibi bunun bir adeta anayasası olsun.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ile birçok bakan ve birçok ilden gelen belediye başkanları katıldı.
TARİHİ DOKU KORUNACAK
Başbakan Yıldırım, Fatih Sultan Mehmet'in, "Hüner bir şehr bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir" sözü ile başladığı konuşmasında, "Yani asıl marifet, halkın kalbini, ruhunu, benliğini inşa edecek insana huzur verecek şehirler inşa etmektir. Tarihi dokuyu koruyan şehirleşmeye önem vereceğiz" dedi. Yıldırım, şöyle konuştu: Çanakkale 1915 Köprüsü'nün otoyollarıyla birlikte ihalesi gerçekleştirildi. Söz konusu yatırım 10,5 milyar dolar değerinde. Dünyada kriz, günden güne derinleşirken Türkiye ardı ardına büyük projelere ya başlıyor ya da hizmete alıyor. İşte Çanakkale 1915 Köprüsü de dünyada herkesin gıptayla izleyeceği mega bir projedir.
Bizim için şehir hem vatandır, hem de Rabbimize yönelişimizin tezahürüdür. Bizler her alanda olduğu gibi şehircilik konusunda da tarihimizden ibret almak mecburiyetindeyiz. Batı ülkelerinde tek tipçi bir mimari anlayış hakimdir.
Dikey mimariden yana değilim, yatay mimariden yanayım. İnsan topraktan uzak değil, toprağa yakın olarak yaşamalıdır. Bugünün Türkiye'si böyle bir çirkinliği, böyle bir nobranlığı asla hak etmiyor. Dikey mimarinin altında yatan gerçek nedir, az topraktan çok büyük para kazanmak. Yapılan iş budur.
Beton, demir, tuğla yığınlarından oluşan o çirkin yapılar şehirlerimizi, yaylalarımızı, kıyılarımızı dahi işgal etmeye başlamıştır. Çirkinliklerden büyük üzüntü duyuyorum. Bu facialara bakanlık, belediyeler ve tüm birimlerle işbirliği halinde izin vermemeliyiz.
Sadece rant, sadece kar, sadece kazanç odaklı anlayışla şehir inşası gerçekleştiremeyiz. ABD'de Manhattan'ı düşünün. O devasa binaların arasına girdiğiniz zaman orada bir ruhsuzluğun olduğunu görürsünüz.
Kültürümüzde şehirlerinde zengin ile fakir, ümmi ile alim, zahit ile serkeş, patron ile işçi aynı mahallede bir ses işitimi mesafelerde oturabilmektedir. Bu birliktelik herkesin diğerinin halini görmesine, gerektiğinde yardım elini uzatmasını sağlar. Bu dokuyu öldüren yapılaşmalar medeniyetimizin o şehir kavramındaki 'dünya cennetini' ne yazık ki cehenneme çevirmiştir.
Ülkemizde süratle yıkılıp yeniden yapılması gereken 6 milyonun üzerinde konut, işyeri tespit edilmiştir. Depremin, selin, heyelanın ne zaman geleceği belli olmaz. Bunun için 6306 sayılı kanunu çıkardık. 49 ilimizde 187 yer riskli alan ilan edilerek, 400 bin konut ve işyerinin yenilenme süreci başlatıldı. 3 milyonun üzerinde vatandaşımızı ilgilendiren kentsel dönüşüme 2.5 milyar lira kaynak kullanıldı.
Kot denilen bir olay var. Bununla müteahhitler acımasız şekilde yolsuzluk yapıyorlar. Diyorum ki, kot olayında kesinlikle "kotu denizden verme" diye bir anlayışı bizim getirmemiz lazım. Bu işi bir defa kökünden kazımamız lazım.
Bodrum güneşi görmeyen yerdir. Bodrumu zemine dönüştüren anlayış da, bana göre ihanettir. "İşte efendim ne yapalım, şurdan kazanmak istiyoruz." geç o işleri. "Kazanmak" istiyorum derken şehre ihanet ediyorsun ihanet.
İstanbul Boğazı'nın hali ortada. Aramızda bunca mimar arkadaşlarım var, hepsi bilirler. Boğazı felç ettiler, İstanbul felç... Neden, bu yüzden. Bakıyorsun ki, o güzelim boğazda aman Yarabbi, 5 kat, 6 kat, 7 kat binalar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın, hükümetimizin kararlı bir adım atması gerekiyor. Ondan sonra da bunu sıfırlayalım demiyorum. Bu çirkin yapılaşmaların yıkılıp, onların yerine inşaat yapılsın, yapılsın ama dediğim gibi bunun bir adeta anayasası olsun.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ile birçok bakan ve birçok ilden gelen belediye başkanları katıldı.
TARİHİ DOKU KORUNACAK
Başbakan Yıldırım, Fatih Sultan Mehmet'in, "Hüner bir şehr bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir" sözü ile başladığı konuşmasında, "Yani asıl marifet, halkın kalbini, ruhunu, benliğini inşa edecek insana huzur verecek şehirler inşa etmektir. Tarihi dokuyu koruyan şehirleşmeye önem vereceğiz" dedi. Yıldırım, şöyle konuştu: Çanakkale 1915 Köprüsü'nün otoyollarıyla birlikte ihalesi gerçekleştirildi. Söz konusu yatırım 10,5 milyar dolar değerinde. Dünyada kriz, günden güne derinleşirken Türkiye ardı ardına büyük projelere ya başlıyor ya da hizmete alıyor. İşte Çanakkale 1915 Köprüsü de dünyada herkesin gıptayla izleyeceği mega bir projedir.