Sabaha kadar yaralı taşıdı, hain kurşunla şehit düştü
Mahmut Coşkunsu, 15 Temmuz gecesi tarih yazan kahramanlardan biriydi. Tayyip Erdoğan için Azerbaycan'dan gelen Coşkunsu "Bu gece ölmezsek, ne zaman öleceğiz" dedi, köprüye gitti. Sabaha kadar onlarca yaralıyı taşıdı. Bir kalleş kurşun onu şehit etti
Büyük aşkı eşi ve canından çok sevdiği 5 aylık oğluyla Mahmut Coşkunsu, Azerbaycan'dan İstanbul'a gelmişti. FETÖ'cü askerlerin hain darbe kalkışmasında Boğaziçi Köprüsü'nde sabaha kadar yaralıları sırtında taşıdı ancak hainler onu başından vurarak şehit etti. Minik Ali Rıza yetim, büyük aşk ise yarım kaldı. ''Eşimle gurur duyuyorum ama oğlum hiçbir zaman baba diyemeyecek. Ona üzülüyorum" diyen eşi Nigar Coşkunsu ve ağabeyi Murat Civan kahraman şehidi anlattı:
ERDOĞAN'A BABA DERDİ
Ramazan bayramı için gelmiştik. 20 Temmuz'da Bakü'ye dönecektik. Eşim o gece Kısıklı'ya sanki mitinge gider gibi gitti. Tayyip Erdoğan'ı çok sever ona "BABA" derdi. Erdoğan'ın tüm mitinglerine, etkinliklerine Bakü'den kalkıp gelirdi. Hiçbirini kaçırmazdı. Beni de birçok mitinge götürdü. İçinde vatan ve Reis sevdası çok büyüktü. 15 Temmuz gecesi aile ziyaretinden dönerken sosyal medyadan FETÖ'cü askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu öğrendi. Bizi Ümraniye'de evimize bıraktı, abdestini aldı hemen Kısıklı'ya koştu. Yanında eniştesi Murat Civan da vardı. Onun anlatmasına göre sabaha kadar yaralıları hastaneye taşımış. Kendisini insanlara siper etmiş. Onunla gurur duyuyorum. Murat Civan ise Kısıklı'ya gittiklerini ve Mahmut Coşkunsu'nun o gece neler yaptığını şöyle anlattı: Kısıklı'dayken sürekli olarak Cumhurbaşkanı'nı kast ederek "Baba nerede. Bir şey olmasın babaya" diye endişelendi. Cumhurbaşkanımızın çağrı yaptığını öğrenince köprüye resmen uçarak gitti. Köprüye geldiğimizde yaşlı bir amca ''Oğlum iyi ki geldiğiniz asker dipçikle öldürecekti bizi aracımıza zor sığındık" dedi. Her yer feryat figan. Köprüye gelen vatandaş, ağaçların dibindeki odunları söktü. Askerin üzerine yürüdü ve bulundukları otobüsün camlarını kırmaya başladı. Askerler "Biz tatbikat yapmaya geldik" dedi. Biz ise onlara bu bir "darbe" dedik. O zaman askerler silahını bıraktı ve teslim oldu. Bizde tankların üzerine yürüdük.
6.5 SAAT ARADIK
Köprü üzerine geldiğimizde ateş açıldı ve herkes yere yattı. O sırada Mahmut "Korkmayın! Kalkın! Biz bu gece ölmezsek ne zaman öleceğiz" dedi. Sabaha kadar yaralı kahraman vatandaşları sırtında taşıdı. Ancak hainler onu sabah kafasından tek kurşunla şehit etmiş. Birbirimizi kaybetmiştik. İstanbul'daki hastanelerde teker teker aramaya başladık. 6 buçuk saat sonra şehidimize ulaştık. Cenazesini almaya ben gittim. Onu toprağa vermeden önce son kez gördüğümde inanın gülüyordu. Tebessümü gözümün önünden gitmiyor. Bakü'de olduğundan hep mesajlaşırdık. Ondan hala mesaj gelecek diye bekliyorum.

OĞLUM BABA DİYEMEYECEK ONA ÜZÜLÜYORUM
Şehit Mahmut Coşkunsu'nun eşi Nigar Hanım, kocasının ardından şu sözleri söyledi: "Eşim şehit olduğu için gurur duyuyorum. Ancak 5 aylık oğlum hiçbir zaman baba diyemeyecek. Buna çok üzülüyorum. Ev alıp; eşim ailesinin, eşinin dostunun yanına gelmesinin hayalini kurardı. Bundan sonra oğlum için yaşayacağım. Onun adını babası koymuştu. Hem Haydar Aliyev'in babasının hem Atatürk'ün babasının adı olan Ali Rıza ismini vermişti oğlumuza. İnşallah oğlumuz da büyük bir adam olur vatanı, milleti için hayırlı işler yapar.
GÖZDE SANCI